Ortadoğu Gazetesi

BIST
93,616
%0,34
USD
5,3323
%-0,22
EUR
6,0906
%0,42
Altın
209,3750
%0,38
SON DAKİKA

FIRTINA SONRASI

Mazhar Gündoğ / 2015-01-04 11:40:33

 

2014 yılı, tabiri caizse rüzgârdan da öte, fırtına gibi geçti.

Gazete ve televizyonların gündem zenginliği içerisinde boğulup kaldığı, havuz medyasının her zaman olduğu gibi görevini telkin ve tembih dairesinde kalarak yaptığı bir yılı geride bıraktık.

2014 fırtınasının dinip, dinmediği henüz belli değil. Ama yılsonu itibarıyla fırtına sonrası manzara da bir o kadar düşündürücü.

2014 henüz doğarken bütün sancı çeşitlerini de kendiyle getirdi.

2013 den devraldığı 17-25 Aralık tufanı başlı başına koca bir yıla damgasını vurdu.

Ardından AKP iktidarı ile "Paralel Yapı" diye adlandırılan "Gülen Hareketi" arasındaki sürtüşmelerin aleni hale gelmesi; karşılıklı çekilen kılıç şakırtıları arasında hakkın, hukukun ve adaletin sesinin kısılıp kaybolması 2014 e damgasını vuran önemli olayların başında geldi.

Öncelikle 30 Mart'ta yapılan mahalli idareler seçimleri, bu seçimler münasebetiyle CHP- Gülen Hareketi yakınlaşması ve bu yakınlaşmanın CHP'nin yumuşak karnında oluşturduğu sancı da gündemde kalan olaylar arasındaki yerini epeyce muhafaza etti.

MHP'li Mansur Yavaş'ı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı adayı gösteren CHP, daha önce parti disiplin kurulu kararı ile ihraç ettiği Mustafa Sarıgül'ü de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı yaparak, iki büyük sürpriz adayla çıktığı her iki ilde de seçimleri kaybetti.

30 Ocak 2014 tarihinde yapılan mahalli idareler seçimleri sonrasında oylarını makul oranda artıran tek parti MHP oldu.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin il il, ilçe ilçe, gezerek gerçekleştirdiği seçim kampanyaları aslında MHP'nin ciddi bir oy artışı gerçekleştireceğini gösteriyordu.

Elbette 2014 yılına damgasını vuran bir diğer büyük olay, Cumhurbaşkanlığı seçimi oldu. İlk defa halkın oylarıyla yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri AKP Genel Başkanı ve Başbakan Sayın Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesi ile neticelendi.

Ardından Dışişleri Bakanı Sayın Davutoğlu AKP Genel Başkanlığı ve Başbakanlık koltuğuna oturdu.

Böylece mevcut Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'ün doğrudan yer almadığı yeni bir süreç başlamış oldu.

Bu süreç Sayın Cumhurbaşkanının "Ben farklı Cumhurbaşkanı olacağım" ifadesiyle siyasete farklı bir anlam yükledi. Gerçekten de öyle oldu ve Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan bütün partilere aynı mesafede, tarafsız bir Cumhurbaşkanı olmak yerine, partili bir Cumhurbaşkanı gibi çalışmaya başladı.

Köşke taşınmayıp, Saray'a yerleşmeyi tercih etmesi, AKP'yi en üst seviyeden sevk ve idare etmeye devam etmesi, Türk siyasi tarihinde farklı bir dönemin başladığını gösterdi.

Bu durumu defakto partili Cumhurbaşkanlığı döneminin başlangıcı olarak nitelemek hata olmaz diye düşünüyorum.

 

Ve "Yeni Türkiye" vurgularındaki sıklık…

"Türk Milleti" yerine "Türkiye Toplumu" ifadesinin kullanılmasındaki ısrar…

PKK'nın onca çılgın ve kanlı eylemlerine rağmen, BDP- HDP, Kandil ve İmralı'nın aleni meydan okumalarından rahatsız olmadan "Çözüm" tuzağına sıkı sıkı yapışmak.

HDP sözcülerinin "Çözüm sürecini açıklarız" tehdidine mahkûm olmak…  

6-7 Ekim olayları ve bu olaylarda hayatını kaybeden kırkın üzerindeki vatandaşımızdan geriye kalan acılar…

"Paralel Yapı" diye adlandırılan cepheye açılan kararlı savaşın yanı sıra, PKK ve yandaşlarından esirgenmeyen koruma, şefkat ve hoşgörülü tutum ve davranışlar…

Soma ve Ermenek'te toprağın altından cansız bedenlerini anca çıkarabildiğimiz maden şehitleri…

Asansör faciasında hayatını haybeden kaybeden işçilerimizden geriye kalan acılar…

Ve peşi peşine devam eden operasyonlar…

İşte 2014 fırtınasından geriye kalan görüntüler. Unuttuklarımız da cabası…

Bütün duamız ve temennimiz 2014 kâbusunun 2015 e sirayet etmemesi. Vatandaşlarımızın daha mutlu, daha huzurlu bir yıla merhaba demiş olmaları. Terör, adaletsizlik, ekonomik sıkıntılar, işsizlik ve düşük gelir seviyesi gibi vatandaşımızın dünyasını cehenneme çeviren illetlerin tek tek kuruyup yok olması.

Bu illetlerden kurtulmak için 2015 yılının sunacağı en büyük imkân ise hiç şüphesiz ki 7 Haziran'da yapılacak olan "GENEL SEÇİMLER" olacaktır.

Halk, mutlaka iktidarın yol açtığı fırtına ve fırtına sonrası manzarayı dikkate alacak, bu kâbustan uyanmak hususundaki kararlılığını sandıkta da gösterecektir.

Çünkü demokrasilerde tek yol vardır. O da milli iradenin sandığa vuracağı mühürdür.

 

 

 




 



Diğer Makaleleri

- KANTARIN TOPUZU / Tarih : 2018-07-15 09:54:18
- YENİ DÖNEM BAŞLARKEN / Tarih : 2018-07-08 10:22:28
- VEREN EL! / Tarih : 2018-07-01 10:18:08
- MİLLET AKLI / Tarih : 2018-06-10 10:32:15
- SAHADAKİ İZLENİMLER / Tarih : 2018-06-03 09:53:20
- SEÇMEN / Tarih : 2018-05-27 10:04:06
- KADER MAHKÛMLARI / Tarih : 2018-05-20 09:44:55
- YILAN DELİĞİNE SOKULAN ÇOMAK / Tarih : 2018-05-13 09:39:50
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:19
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:16
- YIKMAK MI YAPMAK MI? / Tarih : 2018-04-29 09:51:09
- Nişan Tamam Nikâh Ne Zaman? / Tarih : 2018-04-24 09:49:28
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 10:00:01
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 09:59:57
- KIYAMET SAVAŞLARI / Tarih : 2018-04-15 10:01:30
- EKONOMİ ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN SALDIRI / Tarih : 2018-04-08 09:38:29
- YUNUS YÜREKLİ YAVUZ BİLEKLİ LİDER TÜRKEŞ / Tarih : 2018-04-07 09:22:18
- MAKRON YA DA MİKRON(!) / Tarih : 2018-04-01 10:08:25
- FİTNEYE DİKKAT !!! / Tarih : 2018-03-25 10:14:33
- MİLLİ DURUŞ- ŞÜHEDAYA VEFA- MİLLETE BEKA / Tarih : 2018-03-18 08:58:48

Diğer Mazhar Gündoğ Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »