Ortadoğu Gazetesi

SON DAKİKA

Bahadır ÇOBAN

Serbest Köşe / 2015-03-27 09:46:16

YASAK AŞKIN MEYVELERİ

 

 

Türkiye 2002 yılından beri belgesellere konu olacak garabeti ve ucu bucağı görünmeyen derinliğiyle yasak bir aşka tanık oluyor. Yasak aşk diyorum çünkü bu sevdanın muhatapları birlikteliklerini uzun yıllar sakladılar, hatta çoğu kez inkar ettiler. AKP ve PKK isimli iki sevdalı ekseninde gelişen bu aşkın tohumları 2002 yılında AKP'nin iktidara gelmesiyle ekildi.

 

 

 

Bu aşk uğruna neler feda edilmedi ki!

 

 

Oslo'da kurulan şeref masalarında pazarlanan ulusal çıkarlar, Kandil eteklerinde yere düşürülen milli haysiyet, İmralı yollarına paspas edilen Türk devlet geleneği hep bu aşkın uğruna feda edilen değerlerimizdi. PKK nazlı bir gelin gibi canı ne isterse çekinmeden söyledi, AKP telaşlı damat gibi emir telakki edip seferber oldu.

 

 

"Ne istediler de vermedik." demeleri bu yüzdendi. Gerçekten de her istediklerini verdiler. Türk milletinin milli değerlerini çeyiz,  vatan uğruna dökülen şehit kanını meze yaptılar sevdalarına.

 

 

AKP ve PKK isimli iki aşık uzun yıllar süregelen gizli aşklarını sonunda resmiyete kavuşturdular. İmzaladıkları 10 maddelik nikah sözleşmesiyle Dolmabahçe Sarayında dünya evine girdiler. Fakat,  Dolmabahçe Sarayında resmiyete döktükleri birlikteliklerini şimdi yeniden inkara kalktılar. Sürecin baş aktörü Cumhurbaşkanı olayın üzerinden 20 gün geçtikten sonra Dolmabahçe'de kıyılan nikahı tasvip etmediğini açıkladı. Kendisi AKP hükumeti ile PKK'nın mutabakata vardığı İzleme Heyetine de karşıymış. Hatta süreç hakkında kendisine bilgi verilmemiş!

 

 

Sözün özü Tayyip Erdoğan AKP-PKK aşkından doğan çocuğu reddediyor. Oysa bu zamana kadar sürecin her adımını bizzat kendisi yönetmiş, "Kürt sorunu benim sorunum." demişti. Şimdi bu aşktan peyda olan çocuğa DNA testi yapmaya gerek var mı, siz söyleyin.

 

Erdoğan'ın inkarının sebebi belli: Yaklaşan seçimler. Seçim yaklaştıkça AKP eriyor, eridikçe başkalaşım geçiriyor, 13 yıllık politikalarını inkar ediyor.

 

 

Oysa bir siyasi parti politika esaslarını kendisine oy veren seçmenlerinin görüşleri temelinde belirler  değil mi?

 

Bir siyasi parti kendi seçmeninin cevaz vermeyeceği, hatta karşı çıkacağı ilişkiler içerisine girmez değil mi?

 

 

Halbuki AKP, PKK ile olan ilişkilerini yıllarca bir sır gibi sakladı kendi seçmeninden.  Hatta Tayyip Erdoğan bu aşkın varlığını dillendirenlere ne demişti?

 

 

"PKK ile görüştüğümüzü iddia edenler bu iddialarını kanıtlamazlarsa alçaktır, şerefsizdir"

 

Yaptıkları doğruysa neden kabul etmiyorlardı?  Yok, izledikleri yol yanlışsa kendilerine oy veren insanların tasvip etmeyeceği politikaları neden yıllarca sürdürdüler?

 

Herhalde bu soruların cevabını Eroğan'ın Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında kendilerine bir görev verildiğini, bu projenin eşbaşkanı olduklarını beyan ettiği sözlerinde aramak lazım.

 

 

AKP kendi seçmeninin onay vermeyeceği politikaları ABD-İsrail patentli BOP projesi kapsamında yıllarca uyguladı. Her seçim arifesindeyse bilindik teranelerle masum insanları uyutmaya çalıştı. Lakin, mızrak çuvala artık dar geliyor. Son kullanma tarihi çoktan geçen bozuk ve ucuz politikalara milletin ne sabrı kaldı ne de onayı.  Milletin hissiyatı anketlere sirayet ettikçe AKP'liler yok olan itibarlarını görüp çılgına dönüyorlar. Bu sebepledir ki birbirlerini yemeye başladılar. 

 

Melih Gökçek Bülent Arınç'ı "Paralelci" olmakla itham edip istifaya çağırıyor, Bülent Arınç Melih Gökçek'i yolsuzluk yapmakla, rüşvet vermekle suçluyor. Sözde dava arkadaşları ağza alınmayacak hakaretlerle birbirini itham ediyor.

 

Öyle bir yola girdiler ki ne geri dönüşü var ne de yolun açıldığı bir sokak.

 

Çıkmaz sokaktalar.

 

AKP'nin yok oluşuna müteakip kara kutusu ifşa olacak. İhanetin şifreleri ortaya çıktığında toplum içine çıkacak yüzleri olacak mı? Sanmıyorum. Kuvvetle muhtemeldir ki ülkeyi terk edecekler. Türkiye kronik rahatsızlık haline gelen AKP hastalığından kurtulurken ülkenin solgun yüzü gülecek,  sararmış benzinde hilaller açacak.  Türkiye, kardeşliğe yürüyecek, selamete koşacak, dirliğe ve birliğe kucak açacak ve yeni bir Türk destanı için şafak sökecek, fırtına kopacak.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 




 



Diğer Makaleleri

- Selim Han YENİACUN / Tarih : 2018-07-09 09:53:25
- Muhammet KUTLU / Tarih : 2018-07-07 09:41:31
- Murat KAÇAK / Tarih : 2018-06-29 10:26:45
- Erkan AKÇAY / Tarih : 2018-06-23 09:26:32
- İdris İSPİRLİ / Tarih : 2018-05-16 09:49:50
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-09 09:30:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-04 09:13:14
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-01 09:01:58
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-04-25 09:33:20
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-04-10 09:22:48
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-29 09:03:17
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-22 08:20:20
- Dr. M. Hanefi BOSTAN / Tarih : 2018-03-20 08:57:37
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-03-14 08:16:50
- Ahmet ERDOĞAN / Tarih : 2018-03-06 07:45:23
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-02 07:55:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-13 07:47:18
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-09 08:10:33
- Cumhur Bulut / Tarih : 2018-02-09 08:08:35
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-06 08:11:42

Diğer Serbest Köşe Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »