Ortadoğu Gazetesi

BIST
93,641
%0,38
USD
5,3993
%-1,09
EUR
6,1158
%-1,14
Altın
209,8890
%-1,37
SON DAKİKA

ŞAHSİYETÇİLİK

Mazhar Gündoğ / 2015-04-26 10:56:56

9 Işık ilkelerinden biri de Hürriyetçilik ve Şahsiyetçiliktir.

Esasen bir toplumun bireyleri şahsiyet açısından yükselmeden o toplumun hürriyet ateşini tutuşturması da mümkün olmaz.

Bazılarının sandığı gibi Şahsiyetçilik, bencillik, nemelazımcılık veya menfaatçilik hiç değildir.

Tam tersi, iyi bir şahsiyete sahip olabilmek için toplumsal menfaatleri gözetip, fedakâr olabilmeyi başarabilmek gerekir.

Dengeli bir davranış ve doğru oluşmuş bir karakterin, ölçülü bir şekildeki sentezi yüksek şahsiyetin olmazsa olmazıdır.

Büyük devletlerin bilime, eğitime ve öğretime büyük yatırımlar yapmalarının önemli sebeplerinin başında, aynı zamanda şahsiyetli bireylerin topluma kazandırılması gelir.

Özellikle devleti yönetme ve devletin herhangi bir kademesinde görev alma sorumluluğunu üstleneceklerde aranacak en önemli özellik ŞAHSİYET olmalıdır.

Günümüzde anlayışlar farklılaşmış, kanaatler değişmiş, öncelik sıraları alt üst olmuştur.

Küresel Kapitalizm ve uygulanan Neoliberal politikalar, uygulandıkları toplumların geleneksel ve dinsel ahlak anlayışlarını değiştirmekle kalmamıştır. Aynı zamanda Sosyo- Ekonomik kabullerini baskınlaştırarak, kendi genetiğine uygun insan tipini de, yani uygun şahsiyetlerini de türetmeyi başarabilmiştir.

İnsanoğlunun ve onun oluşturduğu insan topluluklarının Allah inancı, Allah tarafından gönderilen elçilerin ve kutsal kitapların mesajları bile çarpıtılmıştır.

Neredeyse birey sınırsız ve sonsuz olan Allah'ın gücüne değil de, kâğıt parçasından gayri bir şey olmayan paranın gücüne tapar hale getirilmiştir.

Daha önceleri büyük dava ve devlet adamlarında, saltanata, paraya ve zenginliğe hükmedebilen şahsiyet özellikleri aranırken; şimdilerde saltanat, zenginlik ve para gücün kendisi olarak algılanır olmuştur.

Oysa Kapitalist gücün temel argümanları olan faiz, rüşvet ve fuhuş, inançlı toplumların yok olması için kurulu en etkili tuzak değil midir?

Yüksek şahsiyetli bireyleri yetiştirip topluma kazandırmayı başarabilen devletler temel sıklığını başarırlar.

Bu tür devletlerde yöneticiler ve şahsiyetler olayları kendi durum ve konumlarına göre değil, bilimsel metotlar ve toplumsal menfaatler perspektifi üzerinden okurlar.

Şahsiyetçilik çağa ve gelişmelere körü körüne uymayı değil, sorgulayıp, araştırarak doğrular lehine davranmayı ve hatta çağa mühür vurabilmeyi gerektirir.

1071 Yılında Malazgirt'te, Sultan Alparslan'la, 1453 yılında İstanbul'un fethi ile Fatih Sultan Mehmet Han'la çağa iki mühür vuran Türk Milleti, üçüncü mührü de 19 Mayıs 1919 da Mustafa Kemal Atatürk ile vurmayı başarmıştır.

Yolu ve yordamı ne olursa olsun, ister helal olsun, ister haram olsun param olursa her şeyi satın alırım, Belediye Başkanı da, Milletvekili de, Bakan da, Başbakan da ben olurum anlayışı hastalık halidir.

Maalesef bu hastalık 12 Eylül 1980 tarihinden itibaren veba gibi bulaşarak Türk Milletinin bütün bireylerini tehdit eder hale gelmiştir.

Şahsiyetçilik, bencillik ve menfaatçilik manasında algılanır olmuş, hürriyet, kimilerine göre bir reklam arasının konu mizanseni olarak nitelendirilmiştir.

Oysa idrak etmekte olduğumuz TBMM'nin 95. yaş günü ve Çanakkale Zaferinin 100. yılı anma etkinlikleri bile Şahsiyetçiliğin bu başarıların temel taşları olduğu gerçeğini göstermeye yetmiştir.

"Bizim içimizde vurguncu, talancı, mafyacı bulamazsınız" diyebilenler, başlarını kaldırıp tepelerine bakmaya cesaret bile edemezlerse, sebebi şüphesiz ki şahsiyet fakirliğidir.

Keza şahsiyet, öyle ayakkabı kutularına sığacak, gemiciklerde taşınabilecek, sarayların ihtişamlı parıltısında gösterişe gelebilecek türden değildir.

İnançların yoğunlaştığı, dava adamlarının nefis cihadına hazırlandığı taburların arasına sızma teşebbüsleri bile küresel kapitalizmin temsilcilerinin açıkgözlülüğüdür.

Bencillikleri nedeniyle kişisel çıkarlarına ve paraya tapanlar, Ermenekli Recep amcanın sahip olduğu Şahsiyet'ten ne anlayabilir ki?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




 



Diğer Makaleleri

- KANTARIN TOPUZU / Tarih : 2018-07-15 09:54:18
- YENİ DÖNEM BAŞLARKEN / Tarih : 2018-07-08 10:22:28
- VEREN EL! / Tarih : 2018-07-01 10:18:08
- MİLLET AKLI / Tarih : 2018-06-10 10:32:15
- SAHADAKİ İZLENİMLER / Tarih : 2018-06-03 09:53:20
- SEÇMEN / Tarih : 2018-05-27 10:04:06
- KADER MAHKÛMLARI / Tarih : 2018-05-20 09:44:55
- YILAN DELİĞİNE SOKULAN ÇOMAK / Tarih : 2018-05-13 09:39:50
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:19
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:16
- YIKMAK MI YAPMAK MI? / Tarih : 2018-04-29 09:51:09
- Nişan Tamam Nikâh Ne Zaman? / Tarih : 2018-04-24 09:49:28
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 10:00:01
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 09:59:57
- KIYAMET SAVAŞLARI / Tarih : 2018-04-15 10:01:30
- EKONOMİ ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN SALDIRI / Tarih : 2018-04-08 09:38:29
- YUNUS YÜREKLİ YAVUZ BİLEKLİ LİDER TÜRKEŞ / Tarih : 2018-04-07 09:22:18
- MAKRON YA DA MİKRON(!) / Tarih : 2018-04-01 10:08:25
- FİTNEYE DİKKAT !!! / Tarih : 2018-03-25 10:14:33
- MİLLİ DURUŞ- ŞÜHEDAYA VEFA- MİLLETE BEKA / Tarih : 2018-03-18 08:58:48

Diğer Mazhar Gündoğ Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »