Ortadoğu Gazetesi

BIST
93,616
%0,34
USD
5,3323
%-0,22
EUR
6,0906
%0,42
Altın
209,3750
%0,38
SON DAKİKA

Bahadır ÇOBAN

Serbest Köşe / 2015-05-19 10:05:05

MENDERES ASILIRKEN MHP…

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu " Adnan Menderes asılırken MHP neredeydi?" diye sordu.

Bu soruyu iki farklı şekilde ele almak mümkün.

Birincisi, akademisyen olan Ahmet Davutoğlu'nun Adnan Menderes'in idamına yol açan 27 Mayıs 1960 askeri darbesinde Milliyetçi Hareket Partisi'nin henüz Türk siyasi hayatında yer almadığını bilmemesi ihtimali.  Soruyu bu eksende ele alırsak Ahmet Davutoğlu'nun bu şahane bilgi haznesiyle akademisyen unvanına nasıl sahip olduğunu da irdelememiz gerekecek. Zira Menderes'in idamıyla MHP'nin kuruluşu arasında 8 yıllık bir zaman farkı var.

İkinci ihtimalde ise Ahmet Davutoğlu'nun 1960 darbesinde Albay rütbesiyle yer alan rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş'i Adnan Menderes'in asılmasıyla ilişkilendirerek MHP'yi töhmet altında bırakmak istemesi var. 

Birinci ihtimalde akademisyen olduğu halde evlere şenlik tarih bilgisiyle memleket idare etmeye kalkan, ikinci ihtimalde ise tarihi gerçekleri oy kaygısıyla bilgi kirliliğine dönüştüren bir başbakanla karşılaşıyoruz. Sabah Gazetesi yazarlarından Engin Ardıç cumartesi günkü köşe yazısında  "Sayın Bahçeli mugalatayı bıraksın, Menderes'in asıldığı gün değil, devrildiği gün Türkeş'in nerede olduğuna baksın: Ankara Radyoevi'nde, "tok sesiyle" sabaha karşı darbe bildirisi okumaktaydı." ifadelerini kullanarak ikinci ihtimaldeki Ahmet Davutoğlu görüntüsünü destekleyen bir yazı kaleme aldı. 

Aşağıda verdiğim bilgiler rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş'in Tercüman gazetesine verdiği bir röportajdan alınmıştır. Dileyenler Cemal Anadol'un hazırladığı "Her türlü Emperyalizme Karşı: Alparslan Türkeş" adlı kitaptan bilgilerin doğruluğunu teyit edebilir.

***

O zamanlar Washington'da Kurmay Binbaşı olarak NATO'nun en yüksek karargâhında görevliydim. 1958 başlarında Washington'dan Elazığ'a Birinci tabur Komutanlığına tayin oldum. Rahmetli Talat Aydemir'den böyle bir teşkilatlanma olduğunu duydum. Bir gün beni ziyarete geldi ve hükümeti tenkit etti:  "Biz bu hükümeti devirmek istiyoruz. Siz de bizimle olur musunuz?" diye bana teklifte bulundu. Ben " Devirip ne yapacaksınız?" diye sordum. "Halk Partisi'ni, İsmet Paşa'yı getireceğiz. İsmet Paşa büyük adamdır vs." gibi şeyler söyledi. Ben ordunun politika dışı kalması görüşündeydim. "Atatürk'ün de bir gelenek olarak orduya tavsiye ettiği çok eskiden beri olmuştur.  Binaenaleyh bunu tasvip etmiyorum, ayrıca da bir siyasi partiyi tutup onunla beraber olmayı, diğer bir partinin iktidarına karşı hareket yapmayı da Türk Silahlı Kuvvetleri'nin şerefine uygun görmüyorum. Çünkü Türk Silahlı Kuvvetleri birliği, beraberliği temsil eden bir kuvvettir. Herhangi bir partiyle işbirliği yapıp milletin yarısından çoğunu temsil eden diğer bir partinin üstüne yürümesi, onun iktidarını devirmesi, o partiye karşı hareket etmesi milli birliği zedeler. Bu sebeplerden bu teklifinizi kabul edemem. Bu sözleri ne siz bana söylemiş olun ne de ben işitmiş olayım" diye cevap verdim.

Talat Aydemir çok üzüldü, rengi kaçtı. Daha sonra bu teklifler başkaları vasıtasıyla da bana geldi. Birçok olaylar, birçok hadiseler oldu. Sonra ben Elazığ'dan Ankara'ya tayin oldum. Ankara'ya geldiğim zaman burada birtakım hazırlıkların olduğunu öğrendim. Toplantılar yapılıyordu. Davetler aldım. Gördüm ki bir hareket yapmak isteyen ve bu maksatla teşkilatlanmış olan subayların birçoğunda memleketin siyasi durumu hakkında tam bir görüş yok. Aynı zamanda ifrata kaçan düşünceler mevcut.  Mesela, Demokrat Parti iktidarı hakkında çok ağır ithamlar yapılıyor. İleri-geri hakaret dolu sözler söyleniyor. "Bunları asmalı, kesmeli, şöyle olmalı, böyle olmalı." deniliyor. Bana teklifte bulunulduğunda "Ne yapacağız; nedir hedef, gaye?" dediğim zaman " Bunları yıkacağız. Ondan sonra da İsmet Paşa'yı getireceğiz, Cumhuriyet Halk Partisi'ni getireceğiz" gibi fikirler öne sürülüyordu. Bazen öyle ifrata kaçılıyordu ki " Bu Demokratların ocak bucak başkanlarına varıncaya kadar hepsi ağır bir şekilde ezilmeli, cezalandırılmalı aksi halde memleketin düzelmesi mümkün değildir" gibi görüşler yer alıyordu.  Gördüm ki memlekette bir huzursuzluk var, o günkü hükümet de duruma hakim değil. Gençlik nümayişleri oluyor, Ankara'da bulunan Süvari Alayı kılıç çekmiş olarak Kızılay'da bu gençlerin üstüne saldırıyor. Bu, kalabalığı dağıtmak şöyle dursun daha çoğaltıyor, çünkü halk adeta sinema, tiyatro gibi bu sahneleri seyrediyor. İdarenin gücünü kaybetmiş olduğu görülüyordu. Tanıdığım, güvendiğim arkadaşlarımla da görüştüm, dedik ki: "Memleket iyice karışmış, heyecan son haddini bulmuş. Buna yön vermek zarureti var. Yoksa bugünkü zihniyetle yapıldığı takdirde Demokrat Parti iktidarı yıkılacak ve İsmet Paşa'ya buyurun denilecek ve onun şahsında Cumhuriyet Halk Partisi'ne iktidar teslim edilecek, bu ise orduyu yaralayacak." Bu düşünceden hareket ederek şartlarımızı bize teklif yapanlara bildirdik. Şartımız şuydu " Demokrat Parti iktidarını devirip Cumhuriyet Halk Partisi'ni iktidara getirmek bir çözüm değildir. Türk Silahlı Kuvvetleri tüm milletin malıdır, bütün milletin birliğini temsil eder, bütün Türk milletinin koruyucusudur. Binaenaleyh ordunun yapacağı, bir hareket bir partiyle birleşip diğer bir partiyi tasfiye etmek olmamalıdır. Bütün partilere karşı iyi niyetli, adaletli, tarafsız bir tutum içinde davranılmalıdır." Buna karşı itirazlar yapıldı. Demokratların suçlulukları ileri sürüldü. Onlara "Böyle bir şey var ise suçlular mahkemeye verilir. Haklarındaki hüküm ancak bir mahkeme kararıyla tespit edilir" dedik.

***   

Akıl sağlığı yerinde olan herkes rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş'in 1960 darbesine katılma sebebinin ihtilal sonucunda ülkenin İsmet İnönü'ye teslim edilmesini engellemek olduğunu anlamıştır. İhtilalden sonra idarenin sivil yönetime devri bahanesiyle İsmet İnönü'ye bırakılmasını kabul etmeyen Başbuğ ve arkadaşları Milli Birlik Komitesi'nden tasfiye edilerek sürgüne gönderilmiştir.  Alparslan Türkeş'in Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'ye sürgün edildiği tarih 19 Kasım 1960'tır. Adnan Menderes'in idam edildiği tarih ise 17 Eylül 1961. Menderes idam edildiğinde Türkeş Türkiye'de bile değildir. Menderes ve arkadaşlarının idam kararı kesinleştiğinde Alparslan Türkeş, Cemal Gürsel'e bir mektup yazarak idama karşı olduğunu açık bir şekilde belirtmiştir. Bu mektup da geçtiğimiz günlerde basına yansımıştı. Başbakan Ahmet Davutoğlu bu bilgilerden yoksun olabilir. Onun MHP'ye yönelik afakî söylemlerini saldırı emri telakki ederek gazete köşelerinden iftira yağdıran kalemşorlar da bunları bilmiyor olabilir. Fakat cehalet iftiraya kılıf olmadığı gibi 46 yıllık köklü dava hareketi olan MHP'yi ucuz karalamalarla zan altında bırakmak da kolay iş değildir. Adnan Menderes asıldığında henüz iki yaşında olan Ahmet Davutoğlu'nun, 1980 darbesinde ülkücüler şehit olurken paralel evlerde maklube yiyen şakirt olarak boy göstermesi bizi alakadar etmese de yalan ve iftirayla MHP'yi zanlı, kendilerini de darbe mağduru olarak topluma pazarlamaları tahammül sınırlarını zorlamaktadır.

"Menderes asılırken MHP neredeydi" diye soran Davutoğlu bilmelidir ki MHP'nin ve Türk milliyetçilerinin geçmişinde tek bir kara leke dahi yoktur. Davutoğlu MHP ile uğraşmak yerine Türk devleti teröristlerin silah dayatmasına diz çöktürülürken nerede durduğunu irdelemeli, partisinin alet olduğu BOP planlarının Müslüman dünyasına açtığı yaralara odaklanmalı, bulduğu cevapları vatanseverlik süzgecinden geçirerek tuttuğu safı gözden geçirmelidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




 



Diğer Makaleleri

- Selim Han YENİACUN / Tarih : 2018-07-09 09:53:25
- Muhammet KUTLU / Tarih : 2018-07-07 09:41:31
- Murat KAÇAK / Tarih : 2018-06-29 10:26:45
- Erkan AKÇAY / Tarih : 2018-06-23 09:26:32
- İdris İSPİRLİ / Tarih : 2018-05-16 09:49:50
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-09 09:30:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-04 09:13:14
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-01 09:01:58
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-04-25 09:33:20
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-04-10 09:22:48
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-29 09:03:17
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-22 08:20:20
- Dr. M. Hanefi BOSTAN / Tarih : 2018-03-20 08:57:37
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-03-14 08:16:50
- Ahmet ERDOĞAN / Tarih : 2018-03-06 07:45:23
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-02 07:55:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-13 07:47:18
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-09 08:10:33
- Cumhur Bulut / Tarih : 2018-02-09 08:08:35
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-06 08:11:42

Diğer Serbest Köşe Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »