Ortadoğu Gazetesi

BIST
93,616
%0,34
USD
5,3323
%-0,22
EUR
6,0906
%0,42
Altın
209,3750
%0,38
SON DAKİKA

SÜLEYMAN DEMİREL'İN ARDINDAN

Mazhar Gündoğ / 2015-06-21 12:18:29

Süleyman Demirel ismini ilk defa bir gazetede okuduğumda dokuz ya da on yaşlarımdaydım.

Aynı gazeteden aklımda kalan bir diğer isim da Ragıp Gümüşpala idi.

1960 İhtilalinin sonrasında sivil siyasetin yeniden dizayn edildiği yıllardan bahsediyorum.

İlkokul öğrencisi olduğum yıllar…

Sonra DEMİREL olarak girdi hayatımıza. Demokrat Parti'nin amblemi olan "el" ile Süleyman Demirel'in soyadının siyasi bir bağını kurmaya çalıştığımı çok iyi hatırlıyorum.

Bizim kuşak Demirel'le büyüdü, onunla okudu, meslek sahibi oldu.

68 Kuşağının hiç sevmediği bir siyasetçiydi.

Oysa "Yollar yürümekle aşınmaz" sözü ile o kesime de ne kadar toleranslı olduğunu gösterdi.

Sol fraksiyonların en diri ve acımasız olduğu zamanlarda "Bana sağcılar cinayet işliyor dedirtemezsiniz" demişti. Bir denge siyasetçisinin ustalığını, ne zaman, neyi, ne için söyleyeceğini çok iyi bilen biri olduğunu daha o yıllarda gözledim.

O'nun Başbakanlığında ilk zam haberinin "Zeytinyağına" olduğunu hatırlıyorum. Sonra mazota ve kamyon lastiklerine…

Sadettin Bilgiç'le gelişen ve Ferruh Bozbeyli'nin genel başkanlığında kurulan "Demokratik Parti" hareketiyle güçsüzleştirildiğini…

Ve 12 Mart muhtırası ile iktidardan uzaklaştırıldığını…

Süleyman Demirel'in 1. MC Hükümetini kurması, 1977 seçimlerinde Ecevit'in liderliğindeki CHP'nin seçim başarısına engel olamaması, ama şapkadan tavşan çıkartırcasına, yine de hükümeti Ecevit'e "gaptırmadan" 2. MC hükümetini kurmayı başarabilmesi, siyaset adına oldukça önemli hamlelerdi.

Güneş Motel pazarlığının el sıkışması ile bitmesinin ardından, CHP'ye teslim ettiği hükümeti tekrar teslim alacağından da en az adı kadar emindi.

Biz, o yılların üniversite gençliği idik. Başbuğumuz Alparslan Türkeş, partimiz MHP, teşkilatımız ise Ülkü Ocakları…

En ağır polis baskısını Korkut Özal'ın İçişleri Bakanı olduğu 2. MC Hükümeti döneminde yaşamıştık. Ama Güneş Motel modeli Ecevit iktidarı, tabiri caiz ise, baskının, işkencenin her türüyle tanıştığımız, adeta canlı canlı toprağa gömüleceğimizi düşündüğümüz bir dönemdi.

"Kırk beş günlük öğretmenler" kavramı o yılların ürünüdür.

Her iktidar değiştikçe, karşılıklı sürgün tayin kaderine mahkûm memurlar bile o kadar politizeydi ki!

Sonra, Kahramanmaraş ve Çorum olayları, günlük anarşi raporları, yürümekten aşınmayan yollara rağmen bir türlü alanına çekilemeyen gençlik ve ASKER…

Sonuç: 12 Eylül 1980 ihtilali…

Demirel. Ecevit, Erbakan ve Türkeş'in tutuklanmaları…

Diğerlerinin kısa zamanda tahliye olmasına rağmen Başbuğ Türkeş'in idamla yargılanıyor olması Türk Milliyetçilerinin yüreğine oturuyordu.

Sanki anarşinin bütün faturası ülkücülere kesilmişti.

"Devleti, Milleti, Bayrağı sevmenin bedeli bu mu?" sorusunu her ülkücü sorgulamaya başladı.

Türkiye'de Özal'lı yıllar başlamıştı. Referandum neticesinde siyaseten yasaklı olan bu dört liderin siyaset yasağı kaldırıldı.

Demirel DYP nin, Erbakan RP nin, Türkeş MHP nin, Ecevit ise DSP nin genel başkanları olarak siyasete uzun bir aradan sonra tekrar başladılar.

Demirel'in "GAP'ı gaptırmam" sözü o yıllarda Demirel- Özal siyasi çekişmesinin işareti olmuştu.

İhtilale maruz kalmalarına, partilerinin kapatılmasına, uzun süre tutuklu kalmalarına ve siyaseten yasaklanmalarına rağmen; asla "Mağduriyet edebiyatı" yapmadılar. İhtilal Konseyi ile rövenşist bir dönem başlatmadılar, ağlamadılar, sızlamadılar.

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de vefatı üzerine şimdi o dört liderin dördü de hakikat âlemindeki yerlerindeler. Allah rahmet eylesin, mekânları cennet olsun.

Onlara ihtilal yapmak için pusuya yatan, binlerce canın katledilmesi ile ihtilali olgunlaştırıp meşrulaştırmayı planlayan çetenin başı olan Kenan Evren'de geçenlerde öldü.

Bir Evren'in cenaze törenini hatırlayın; kim vardı?

Neredeyse saklı, gizli tören yapıldı.

Bir de gökten bütün üzüntüsü ve hışmı ile yeri işgal edercesine yağan kara rağmen Başbuğ Türkeş'in cenazesini;

Mücahit Erbakan'ın, Halkçı Ecevit'in cenazelerini… 

Şimdi de Çoban Sülü'nün cenazesini…

Demokrasi, insan hakları, millete hizmet, yönetimde adalet ve parlamentodan taviz vermemek, siyaset adamını devlet adamı yapar.

Türkeş'i BAŞBUĞ, Erbakan'ı Mücahit, Ecevit'i Halkçı, Çoban Sülü'yü de Cumhurbaşkanı yapar. Ve iktidarlarında onlara karşı olanlar bile vefatlarında içten dualarını eksik etmemişlerdir.

Onlar, Dört ayaklı Türkiye tablosunun her bir ayağı olarak üzerlerine düşeni yaptılar ve tarihteki yerlerini aldılar.

Siyasetin ders alacağı önemli hizmetlere imza attılar ve geriye büyük bir birikim bıraktılar.

Şimdi ise Sayın Davutoğlu, Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Bahçeli ve Sayın Demirtaş mecliste grubu olan parti genel başkanları…

Sayın Davutoğlu'nu başındaki vesayete rağmen lider olarak düşünmek mümkün değil. Demirtaş'ta öyle… Adeta 7 kocalı Hürmüz, mübarek. İmralı, Kandil, Barzani, Talabani, Oslo, AB ve ABD… CHP Genel Başkanı ise hangi akla hizmetle HDP'ye baraj aşırma misyonu üslendi ve bu misyonu O'na kim biçti, belli değil. Şimdi de Sayın Bahçeli'ye Başbakanlık koltuğu teklif ediyor. Maksadı belli. Bir yolunu bulup, PKK'nın meclisteki siyasal uzantısını meşrulaştırmak. Bunun için de MHP'yi HDP ile hizaya sokmak. İlahi Kılıçdaroğlu, bu aklı sana kimler veriyor acaba? Üstelik okul arkadaşın da olan Sayın Bahçeli'yi daha ne zaman tanıyacaksın?

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli lider olan tek genel başkan. Türk Milletinin âli menfaatlerinin, Türk Devletinin sonsuza dek bekasının, ülkede ve dünyada sulh ve sükûnun tek temsilcisi, sözün sahibi, sorumluluğun adresi. "Önce ülkem" düsturunu, koltuk sevdası yerine ülke ve millet sevdasını cümle âleme öğreten lider. Prensiplerin, olmazsa olmazların, dik duruşun, başta milleti olmak üzere insanlık âleminin mutlu geleceğine nasıl endeksleneceğini gösteren devlet adamı.

AKP'nin de, CHP'nin de iktidar ortağı olmak istedikleri MHP'nin ve Milliyetçi- Ülkücü Hareketin lideri.

Türk Dünyasının yeni umudu…

 

NOT: Türk- İslam âlemi için 11 ayın sultanı olan Ramazanınız mübarek olsun. Allah hayırlara vesile etsin.    




 



Diğer Makaleleri

- KANTARIN TOPUZU / Tarih : 2018-07-15 09:54:18
- YENİ DÖNEM BAŞLARKEN / Tarih : 2018-07-08 10:22:28
- VEREN EL! / Tarih : 2018-07-01 10:18:08
- MİLLET AKLI / Tarih : 2018-06-10 10:32:15
- SAHADAKİ İZLENİMLER / Tarih : 2018-06-03 09:53:20
- SEÇMEN / Tarih : 2018-05-27 10:04:06
- KADER MAHKÛMLARI / Tarih : 2018-05-20 09:44:55
- YILAN DELİĞİNE SOKULAN ÇOMAK / Tarih : 2018-05-13 09:39:50
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:19
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:16
- YIKMAK MI YAPMAK MI? / Tarih : 2018-04-29 09:51:09
- Nişan Tamam Nikâh Ne Zaman? / Tarih : 2018-04-24 09:49:28
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 10:00:01
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 09:59:57
- KIYAMET SAVAŞLARI / Tarih : 2018-04-15 10:01:30
- EKONOMİ ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN SALDIRI / Tarih : 2018-04-08 09:38:29
- YUNUS YÜREKLİ YAVUZ BİLEKLİ LİDER TÜRKEŞ / Tarih : 2018-04-07 09:22:18
- MAKRON YA DA MİKRON(!) / Tarih : 2018-04-01 10:08:25
- FİTNEYE DİKKAT !!! / Tarih : 2018-03-25 10:14:33
- MİLLİ DURUŞ- ŞÜHEDAYA VEFA- MİLLETE BEKA / Tarih : 2018-03-18 08:58:48

Diğer Mazhar Gündoğ Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »