Ortadoğu Gazetesi

Bahadır ÇOBAN

Serbest Köşe / 2015-06-29 10:13:43

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ MODA DEĞİLDİR

 

Kumandayı eline al, herhangi bir televizyon kanalını aç. Siyaset temalı bütün programlarda MHP'yi sakız gibi çekiştirdiklerini göreceksin. Ahlak ölçüleriyle dedikoducu mahalle kadını tiplemesini bile melekleştiren boşboğazlar MHP düşmanlığı yapacağız diye ekranlarda görüntü ve ses kirliliğine neden oluyor.

Havuz medyasının kalemtıraş artığı yazarları siyaset temalı programlarda MHP'ye laf yetiştirmek adına şekilden şekle giriyor. Nedense MHP lafzı geçince üzerine su atılan kuduz köpek gibi cinnet geçiriyorlar.

Bu kuduzlar kim diyecek olursanız; isimleri anılmaya değmeyecek kadar gereksiz, sayıları ise sayılamayacak kadar çok olduğu için isim vermiyorum.

Hem "Söyleyene değil söyletene bak" demişler. Bunların hepsinin tasması aynı kapıya bağlı olduktan sonra isimlerinin ne önemi var?

Mahut tasmalılara son günlerde yüklenen önemli misyon, canhıraş şekilde MHP'nin ilkeli duruşunu yıpratmaya çalışmak.

İlkelinin dik duruşu kaypağa küfür olduğu için MHP milli duruş sergiledikçe hakarete uğramış gibi saldırıya geçen tasmalılar yandaş medya organlarından MHP'ye irin ve salya akıtıyor.

"MHP artık değişmeli" , "40 yıl önceki politikaların artık geçerliliği yok." diyorlar.

Taviz bekledikleri konu vatan, değişim arzuladıkları eksen Türk milliyetçiliği..

Türk milliyetçiliği bir moda akımı değil. Dün revaçta olup yarın önemini kaybedecek bir trend değil. Türk milliyetçiliği 2200 yıldır kök salıyor. Metehan'dan Göktürk Kitabelerine, Kaşgarlı Mahmut'tan Ali Şir Nevai'ye, Karamanoğlu Mehmet Bey'den Mustafa Kemal Atatürk'e kadar derin kökleri var. MHP'nin 40 yıl önce söylediklerini 40 yıl sonra da söylemeye devam edeceğinden kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü ahlakın zamanı yok, doğruluk yıllara göre yalpalamaz.

Şuraya bakın ki artık değişmeli dedikleri parti seçimden oylarını artırarak çıktı. Tasmalıların sahipleri ise yüzde 10'a yakın oy kaybederek iktidardan düştü. Seçmen değişim mesajını iktidardan düşürdüğü AKP'ye mi yoksa yükselişe geçirdiği MHP'ye mi verdi?

Bu basit soruyu cevaplamak 0-6 yaş zekâsı gerektirse de cevabı mertçe söylemek ahlaksal yeterlilik ve hür bir irade istiyor.

Ahlakları ticari mal gibi alınıp satılabilen tasmalılardan bu duruşu beklemek tabii ki mümkün değildir.

Değişim istedikleri partinin lideri Devlet Bahçeli tarihin acı bir tebessümle mütemadiyen haklı çıkardığı, tespitlerinde ıskalamayan ender devlet adamlarından birisidir.

Devlet Bahçeli'nin haklılığını ortaya koyan son gelişmelerden birisi de HDP'ye karşı olan öngörüleriydi.

Türkiye partisi martavalıyla zayıf zihinleri peşine takan HDP'ye karşı MHP liderinin takındığı sert tutum kimi çevreleri bir hayli rahatsız etmişti.

Lakin herkes gördü ki Türkiye partisi diye pompalanan HDP meclisin ilk günü İstiklal Marşı'mızı okumaktan imtina etti.  Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ise bir Alman gazetesine verdiği röportajda Apo'yu içerden çıkarmanın kendileri için onur borcu olduğunu söyleyerek cinsinin gereğini yaptı.

MHP liderinin ilkeli duruşu ilkesizlerin foyasını işte böyle meydana çıkarıyor. Şayet MHP HDP'nin adının geçtiği bir denkleme yeşil ışık yaksaydı "Türkiye Partisi" türkülerine kulak kabartan gafillerden farkı kalmayacak, HDP'nin bu öze dönüşü karşısında aldatılan konumuna düşecekti. Bu da en çok AKP'nin işine yarayacak, AKP medyası MHP'yi suçlayan yayınlarla algı operasyonları yürütecekti. Lider Devlet Bahçeli'nin bu öngörüsü kirli tuzakları boşa çıkardı. 

"Kürt sorunu vardır", "Kürt sorunu yoktur", "Teröristle görüşen şerefsizdir", "Görüşme emrini ben verdim" diyenlerin eğilip bükülme sebepleri de MHP lideri Devlet Bahçeli'nin dik duruşuydu. O dik durdukça vatan düşmanları sütre gerilerine gizlendi, o maskeleri düşürdükçe Türklük hasımları kılıktan kılığa girmek zorunda kaldı.

Bugün Türkiye'de AKP-CHP-HDP gibi geniş bir yelpazeden destek gören Çözüm Süreci'nin ne vaat ettiği, neleri hedeflediği hala açıklanamıyorsa bunun nedeni MHP ve Devlet Bahçeli korkusunda saklıdır. 

Bugün ekranlarda, meydanlarda, gazete köşelerinde MHP'ye saldıranların gayesiyse Çözüm Süreci'ne karşı MHP'yi tava getirmek, yumuşatmak, ilkelerinden caydırmaktır.

MHP tek başına vatanın bölünmez bütünlüğünü temsil etmekte, MHP lideri Devlet Bahçeli de "Çok taş kaldıran ya yılana uğrar ya çıyana" sözündeki gibi vatanın birlik ve bütünlüğüne engel olan taşları kaldırdıkça yılanların ve çıyanların saldırısına uğramaktadır. Fakat tarih yılan ve çıyanların bozkurt töresine hükmettiğini hiçbir zaman yazmamış, eğrinin doğru karşısındaki zaferine asla şahit olmamıştır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




 



Diğer Makaleleri

- Selim Han YENİACUN / Tarih : 2018-07-09 09:53:25
- Muhammet KUTLU / Tarih : 2018-07-07 09:41:31
- Murat KAÇAK / Tarih : 2018-06-29 10:26:45
- Erkan AKÇAY / Tarih : 2018-06-23 09:26:32
- İdris İSPİRLİ / Tarih : 2018-05-16 09:49:50
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-09 09:30:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-04 09:13:14
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-01 09:01:58
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-04-25 09:33:20
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-04-10 09:22:48
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-29 09:03:17
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-22 08:20:20
- Dr. M. Hanefi BOSTAN / Tarih : 2018-03-20 08:57:37
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-03-14 08:16:50
- Ahmet ERDOĞAN / Tarih : 2018-03-06 07:45:23
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-02 07:55:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-13 07:47:18
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-09 08:10:33
- Cumhur Bulut / Tarih : 2018-02-09 08:08:35
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-06 08:11:42

Diğer Serbest Köşe Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »