Ortadoğu Gazetesi

SON DAKİKA

Bahadır ÇOBAN

Serbest Köşe / 2015-07-09 10:51:35

PKK'NIN HINCINI MHP'DEN ALAN YANDAŞ HINCAL ULUÇ

 

MHP hakkında kaleme aldığı asılsız yazılardan dolayı birçok defa okkalı cevapların muhatabı olan ihtiyar yandaş Hıncal Uluç kronikleşen MHP ve Devlet Bahçeli düşmanlığında sınır tanımıyor.

2007 Genel Seçimlerinden önce yazdığı bir köşe yazısında MHP'ye oy vereceğini açıklayıp "En önemli kurumlar, Milli Eğitim düştü. Emniyet düştü. Spor kurumları, federasyonlar ele geçirildi. Zenginler daha zengin olduklarından, AKP'nin fena halde dümen suyuna girdiler. En kötüsü de medya teslim oldu. Böyle olunca, seçmenin beynini yıkamak kolaylaştı. Bir seçim dönemi daha, nerelere gideceğimizi, 50 yıllık gazetecilik deneyimlerim gösteriyor." sözleriyle AKP'yi eleştiren Hıncal Uluç yıllar geçtikçe sarf ettiği bu sözlerin altında defalarca kez ezilmiştir.

AKP'yi en ağır ifadelerle eleştiren bu yazar bozuntusunun kalemine olan sadakati 2007 yılında TMSF'nin el koyduğu SABAH gazetesinin 2008 yılında AKP yandaşı Çalık Gurubu'na peşkeş çekilmesiyle son bulmuştur.

Hıncal Uluç "Laik, demokratik, sosyal hukuk devleti, Atatürk Cumhuriyetinin devamı için, AKP'nin durdurulması, hatta geriletilmesi gerektiğine inanıyorum. "   sözleriyle AKP'ye nasıl hücum ettiğini unutmuş, satın alınan SABAH gazetesinin promosyon ürünü gibi fikirlerini ve kalemini yeni sahibinin kullanımına açmıştır. 

Bir insanın AKP gibi bir partinin Türkiye'nin bölünmez bütünlüğünde ve milli değerlerimizde yol açtığı tahribatı görüp buna inandıktan sonra o partinin dümen suyuna girmesi siyaset derslerinde okutulmaya layık bir dönekliktir.

Atalar " Edebi edepsizden öğren" demişler. Biz de kalem namusunu ve dik duruşu Hıncal Uluç gibi dönekliği meslek edinmiş ilkesizlere bakarak öğreniyoruz.

Gazete köşesinde beyin fesadı ve düşünce kangrenliği geçirerek yazılar yazan Hıncal Uluç zırvalamalarına yenisini kattığı son yazısında "HDP, bu ülkede "Lozan anlaşmasında bile azınlık sayılmayan" bir azınlığın, eşit haklar elde etmek için başvurduğu siyasal yolun partisidir." sözleriyle teröre kurban verdiğimiz binlerce şehidimizin katillerini meşrulaştırarak nasıl bir sakat düşüncenin mahsulü olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

Lozan Anlaşması'nda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde yaşayan herkes Türk milleti sayılmış ve milletin bütünü eşitlikçi bir statüye kavuşturulmuştur.  Bunun aksini iddia edenler Türk devletini parçalamaya ant içmiş PKK'lılar ve Hıncal Uluç gibi terör sempatizanı olan entelektüel liboşlardır.

Bir zamanlar "Cumhurbaşkanlığını da ele geçirecek AKP'nin işi nerelere vardıracağını tahmin edebiliyorum"  ifadelerini kullanarak AKP'yi eleştiren Hıncal Uluç Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 7 Haziran seçimlerine dair yaptığı açıklamayı  "Sağlıklı ve gerçekçi bir değerlendirme. "Sorumlu bir davranış" sözleriyle cilalayan kişi olmuştur. Hıncal Uluç sen bilmez misin ki gazete köşelerinden selam çaktığın açılım mimarı Recep Tayyip Erdoğan bile "Ne Kürt sorunu ya. Senin neyin eksik kardeşim" sözleriyle Türkiye'de bir azınlık statüsünün bulunmadığını deklare etmiştir.

PKK'nın kasığından fırlayan HDP'yi meşrulaştırmak adına Türk milletinin bölünmez bütünlüğünü bir kale duvarı gibi koruyan MHP lideri Devlet Bahçeli'ye şuursuzca ithamlarda bulunan Hıncal Efendi  "HDP, siyasi çözümü sağlamak üzere kuruldu. AKP iktidarı da, 30 yıldan beri süren savaşın artık bitmesinden yana olunca, millete büyük nefes aldıran "Çözüm Süreci" iki partiyle başladı ve ilk sonuç hemen alındı." dedikten sonra MHP'yi çatışma yanlısı parti gibi göstermeye çalışmıştır.

Madem memlekette her şey güzel güllük gülistanlık, madem çözüm denilen süreç tıkırında ilerliyor… O halde MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin altını çizdiği; AKP-CHP-HDP üçlüsünü bir koalisyona ikna eden yazılar yazması gereken Hıncal Uluç bu konuda en ufak bir çalışma yapmayıp sırf MHP'ye olan kinini rahatça kusabilmek için gazete köşelerinden yırtık don gibi fırlamaktadır.

Hıncal Efendinin  "Büyük nefes aldırdı" dediği süreç PKK'nın çatışmasızlık ortamını fırsat bilip bütün gücüyle Suriye'nin kuzeyinde bir Kürdistan kurma şeytanlığıyla geçmektedir.

PKK temsilcileri "Öcalan istese bile silah bırakmayız" diyerek tek muhatabın kendileri olduğu dayatmasını yaparken Hıncal Uluç gibiler HDP'yi şirin göstererek PKK'nın kirli oyununa alet olmaktadır.

MHP'nin kararlı siyasetiyle muhkemleşen milli bütünlük kalesini lağımcılık yaparak yıkmaya çalışan Hıncal Efendi yazısında "Devlet Bahçeli daha seçim sonuçlarının belli olduğu 7 Haziran gecesinden başlayarak ve yetkili hiç bir parti kurumu ile görüşme gereği de duymayarak, tam bir diktatör gibi tek başına birbiri ardına kararlarını açıklamaya başladı."  ifadelerini kullanmıştır.

Hıncal Efendi şimdi sana ne demeli? 

Sana nasıl hitap etmeli?

2007'deki yazında "AKP'yi durdurmanın yolu, benim için MHP'den geçiyor. Seçim öncesi en demokrat davranan lider oldu, Bahçeli"  diyordun. MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin siyasi çizgisinde en ufak bir değişim olmamışken sendeki bu değişimi neye yormalı?

Örf ve adetlerimiz yaşlılara hürmeti emreder. Yaşlıları hürmete yaraşır kılan ise çok yaşamaları değil; oturmuş kişilikleri ve olgunluklarıdır. Sırf yaşlı diye ahlakla bağdaşmayan meziyetleri bulunan bir kişiye saygı duyulmaz. Zira cezaevleri yaş sınırı tanımayan cinsi sapıklarla, katillerle, ahlaksızlarla doludur. Hıncal Efendi seni saygıdeğer kılan özelliğin nedir?

Gazetecilik patron değişikliğinde fikir ve çizgi değiştirip önceden savunduğu değerlere küfretmekse bir gazeteciyi önüne kemik atan herkese cilve yapan köpekten ayıran fark nedir?

PKK'nın hıncını MHP'den alan Hıncal, yazının sonunda demişsin ki:

"Her şeye hayır diyenin bir evet'i olmalı, Bay Bahçeli. Sizin "Evet"iniz nedir? Nasıl bir çözüm düşünce ve vaadiniz var?" 

Seni güzellik yarışması gibi içi boş faaliyetlerde jüri üyesi yapmalarına şaşmamak gerekir Hıncal Uluç. O kadar boşsun ki her konuda bir fikrin var ama 7 buçuk milyon oy almış MHP'nin seçim vaatlerinden bihabersin.

Üstelik Türkçe bir sözcük olan "aşçı" kelimesini "ahçı" yazacak kadar da bilgisizsin. Bu bilgisizliğine ve siyasi dönekliğine bakılırsa seni hiç ciddiye almamak gerekir.

Hıncal Uluç aynanın karşısına geç ve karşında beliren sıfata şu soruyu sor: 

Sen kim, Türklüğün liderine ahkâm kesmek kim?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




 



Diğer Makaleleri

- Selim Han YENİACUN / Tarih : 2018-07-09 09:53:25
- Muhammet KUTLU / Tarih : 2018-07-07 09:41:31
- Murat KAÇAK / Tarih : 2018-06-29 10:26:45
- Erkan AKÇAY / Tarih : 2018-06-23 09:26:32
- İdris İSPİRLİ / Tarih : 2018-05-16 09:49:50
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-09 09:30:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-04 09:13:14
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-01 09:01:58
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-04-25 09:33:20
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-04-10 09:22:48
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-29 09:03:17
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-22 08:20:20
- Dr. M. Hanefi BOSTAN / Tarih : 2018-03-20 08:57:37
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-03-14 08:16:50
- Ahmet ERDOĞAN / Tarih : 2018-03-06 07:45:23
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-02 07:55:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-13 07:47:18
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-09 08:10:33
- Cumhur Bulut / Tarih : 2018-02-09 08:08:35
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-06 08:11:42

Diğer Serbest Köşe Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »