Ortadoğu Gazetesi

BIST
93,297
%0,00
USD
5,3804
%0,67
EUR
6,1007
%0,64
Altın
208,7870
%-1,89
SON DAKİKA

Rıfat PAÇA

Serbest Köşe / 2015-09-20 10:41:13

SORUYORUM; PKK TERÖR ÖRGÜTÜNÜN AZDIRILMASINDAKİ VE ŞEHİTLERİN SORUMLUSU KİM?
 
 
2002 yılında bitme noktasına gelen PKK terör örgütü, siyasi iktidar AKP'nin beceriksizliği ve adına ''açılım, demokratikleşme, barış ve çözüm süreci'' dedikleri ihanet ve çözülme süreci sayesinde yeniden güçlenmesine ve kadrolaşmasına sebep olmuştur.
 
PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan 15.02.1999 tarihinde yakalanırken uçakta ne diyordu; ''Ben ülkemi severim. Annem de Türk'tü. Türkiye'yi seviyorum ve Türk halkını da seviyorum. Onlar için iyi hizmet edeceğime inanıyorum. Fırsat verilirse yaparım.''
 
Türkiye Cumhuriyetinin üst düzey devlet görevlileri Apo canisini maymuna çevirmiş, PKK terör örgütünün kamp yerlerini, lojistik yığınaklarını, stratejilerini ve hedeflerini tek tek öğrenmekteydi. Can korkusu caniye her şey yaptırmaktaydı. Hedef, PKK terör örgütünü bitirmekti. Nitekim öyle de oldu. 1999 yılından 2002 yılına kadar PKK terör örgütüne karşı yapılan etkin ''mücadele'' sonucu dağılma ve bitme noktasına getirilmişti.
 
2002 yılından sonra AKP'nin iktidar olmasıyla birlikte her şey tersine dönmeye başladı!
 
13 yıllık AKP iktidarının ''Yeni Türkiye''sin de neler olduğuna özetle değinelim.
 
''Açılım ve Demokratikleşme Paketi'' denilerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin temel ilkeleri, milli devlet ve üniter yapısı hedef alınmaktaydı.
''Barış ve Çözüm süreci'' denilerek ve 36 etnik unsurlar kaşınarak, ülkemizi kardeş kavgasına ve iç çatışma zemini hazırlanmaktaydı.
 
Bitmedi dahası var!
 
Siyasi iktidar AKP ve dönemin Başbakanı AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, PKK terör örgütüne karşı etkin mücadeleyi terk edip müzakere yolunu seçtiler.
 
PKK terör örgütü uzantılarını ''ülkeye barış geliyor'' diyerek Habur'dan davul zurna ile karşıladılar. Yetmedi ''barış güvercinleri'' olarak takdim ettiler.
Şehide ''kelle'', Apo canisine ''Sayın'' dediler. Demekle de yetinmeyip, bir de suç olmaktan çıkardılar.
Diyarbakır'a ''başkent'' diyip, ''Kürdistan''a selam gönderdiler.
''Musul'a karışırsanız bende Diyarbakır'a karışırım'' diyen çapulcu Barzani ile kol kola girip yol arkadaşlığı yaptılar. Yetmedi Türkiye Cumhuriyeti Devletine ''terörist devlet'' diyen çapulcuların sanatçısı Şivan Perver'i de yanlarına alarak düet yaptılar.
 
Oslo'ya özel temsilci göndererek, PKK terör örgütü uzantıları ile bir araya gelip müzakere yaptılar.
Peşmerge'nin Türkiye'den PKK terör örgütünün Suriye kolu olan PYD'ye silah yardımı yaparken bırakın izlemeyi eskortluk yaptılar.
Başbakan yardımcısı Yalçın Akdoğan ile HDP yetkilileri Dolmabahçe'de 10 maddelik mutabakata vardılar.
 
Daha vahimi olan ise PKK terör örgütü elebaşı Apo canisi ''barış elçisi'' ilan edilerek, AKP'li üst düzey yetkililer tarafından şu sözler sarf ediliyordu;
 
Beşir Atalay: ''Öcalan'ın düşüncesi bizim düşüncemiz. Öcalan Kürtler'in lideridir.''
 
Yalçın Akdoğan: ''Öcalan'ın olayları ve süreci okuma kabiliyeti var. Mesajları sürecin geleceğini düşünen bir hassasiyeti yansıtıyor.''
 
Mehmet Metinder: ''Öcalan'ın durduğu yer, Türkiye'nin demokratikleşme sürecine katkı sağlayan bir yer. İmralı'da çok anlamlı, çok değerli şeyler söylüyor.''
 
Yiğit Bulut: ''Öcalan Türkiye'nin önünü açıyor.''
 
Sadullah Ergin: ''Öcalan bölgenin ve Türkiye'nin reel politiğini daha sağlıklı değerlendiriyor.''
 
Yasin Aktay: ''Öcalan, dünyanın geleceğini iyi okuyup Kürtler'in, PKK'nın önüne yeni hedef koymuştur. Şartlarının iyileştirilmesi talepleri var. Bu talepler normaldir, meşrudur.''
 
Bülent Arınç: ''Dağa çıkışlar daha nitelikli hal aldı. Bende olsam dağa çıkardım.''
 
KCK tutuklularını serbest bırakıp siyasi yasaklarını kaldırarak, milletvekili seçilmelerini ve TBMM'de olmalarını sağladılar. Dönemin adı ile Barış ve Demokrasi Partisi'nin (BDP) oy oranı %2.5 iken, siyasi iktidar AKP döneminde bugünün adı ile Hakların Demokratik Partisi (HDP) %13 oy oranına yükseldi. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde TSK'nın ve Emniyet güçlerinin elini kolunu bağlayıp, PKK terör örgütüne ve şehir uzantılarına, siyasi uzantısı HDP'ye peşkeş çektiler.
 
Hatta AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan kendi ağzı ile Güneydoğu Anadolu Bölgesini nasıl PKK terör örgütüne ve uzantılarına peşkeş çektiklerini itiraf ediyor ve diyor ki; ''Çözüm Süreci içerisinde tabi valilerimiz kendilerine verdiğimiz talimatlar gereği ciddi manada bu terör örgütlerine karşı şu andaki operasyonlara girmiyorlardı. Belki kendilerine çekidüzen verirler, belki bu şekilde devam etmezler ama maalesef kendilerine çekidüzen vermediler tam aksine bu süreç içerisinde ne yazık ki bir hazırlık safhasının içerisine girdiler.''
 
Diğer itiraf dolu sözleri hatırlayalım.
 
Yasin Aktay: ''PKK, çözüm sürecinde yığınak yaptı.''
 
Burhan Kuzu: ''Çözüm sürecinde PKK dağdan şehre indi.''
 
Numan Kurtulmuş: ''PKK, uzunca bir süre yığınak yaptı.''
 
Bülent Arınç: ''PKK'nın eylemlerinden haberimiz vardı.''
 
Başbakan Ahmet Davutoğlu: ''PKK çözüm sürecinde silahlanmış.''
 
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan ise ''Bunlar (PKK) çözüm sürecini silah stoklama süreci olarak değerlendirdi. Çok ciddi bir silah stoklaması yaptılar'' dedi.
 
Bütün bu olup bitenler yetmiyormuş gibi;
Şehidin babasını ''karaktersiz'', annesini ise ''yaygaracı'' ilan ettiler.
Şehit ablasına da ''abinizde o mesleği seçmeseydi'' dediler.
 
Şimdi gelelim en önemli kısma!
 
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Haziran 2015 genel seçimleri öncesinde namusu ve şerefi üzerine ettiği yemine ve tarafsızlık ilkesine sadık kalmayarak, Gaziantep'de miting meydanında Başkanlık sistemi ve Türk ibaresinin olmadığı Yeni Anayasa için "400 milletvekilini verin ve bu iş huzur içinde çözülsün" diyerek büyük Türk milletine aba altından sopa gösterdi.
 
Peki, seçim arifesin de terör olayları var mıydı, şehitler geliyor muydu? HAYIR!
 
Nihayetinde 7 Haziran 2015 genel seçimleri gerçekleşti. Büyük Türk Milleti AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talep ve isteklerine hayır dedi. AKP'nin tek başına iktidarlığına son vererek hatalarından ders çıkartıp koalisyon kurmasını istedi.
 
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim sonrası bir kaç gün sessiz kalıyor, Başbakan Davutoğlu ise KaçAk saraydan talimatları bekliyordu.
 
Terör olayları, şehit haberleri ve iç karışıklık var mıydı? HAYIR!
 
Koalisyon kurma sürecinde büyük Türk Milleti AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talep ve isteklerine hayır demesine rağmen, aynı argümanlarla koalisyon kurulmasını istedi. Daha doğrusu kendileri istiyormuş gibi yapıp esasında koalisyonu tıkayan bizzat kendileriydi.
Hatta Bülent Arınç'a sorulan ''koalisyonun kurulamamasında sorumlu kim'' sorusuna aynen şu cevabı verdi; ''Onu söyleyemem. Söylersem başka yerlere gider'' diyerek KaçAk Saray'da ki AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı işaret ediyordu.
Bu süre zarfında PKK terör örgütü Dağlıca'ya 400 kilo patlayıcı, Iğdır'a 1 ton patlayıcı ve Ağrı'ya ise 2 ton patlayıcı taşıyordu.
Oslo'da PKK terör örgütü uzantılarına "Metropolleri silah ve patlayıcılarla doldurduğunuzu biliyoruz" diyen AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "sır küpü" olan MİT Müsteşarı Hakan Fidan ise kayıplara oynuyordu.
Peki sonuç? 13 yılda yaklaşık 1310 civarında şehit. Son 2 ay içinde ise 130 şehit!
PKK terör örgütünün gerçekleştirdiği hain saldırılar sonucu Dağlıca'da 16 askerimiz ve Iğdır'da 14 polisimiz şehit edildi. Yani iki gün içinde tam 30 şehit!
Ardından AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle bir açıklama yapıyor ve diyor ki; "Eğer 400 milletvekilini elde edebilecek sayıyı bir siyasi parti yakalasaydı, durum bugün çok farklı olurdu.''
Ne yani, büyük Türk milleti istediğin 400 milletvekilini vermediği için mi bütün bunlar oldu!
Soruyorum; PKK terör örgütünü azdırılmasındaki ve şehitlerin sorumlusu kim?
 




 



Diğer Makaleleri

- Selim Han YENİACUN / Tarih : 2018-07-09 09:53:25
- Muhammet KUTLU / Tarih : 2018-07-07 09:41:31
- Murat KAÇAK / Tarih : 2018-06-29 10:26:45
- Erkan AKÇAY / Tarih : 2018-06-23 09:26:32
- İdris İSPİRLİ / Tarih : 2018-05-16 09:49:50
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-09 09:30:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-04 09:13:14
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-01 09:01:58
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-04-25 09:33:20
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-04-10 09:22:48
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-29 09:03:17
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-22 08:20:20
- Dr. M. Hanefi BOSTAN / Tarih : 2018-03-20 08:57:37
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-03-14 08:16:50
- Ahmet ERDOĞAN / Tarih : 2018-03-06 07:45:23
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-02 07:55:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-13 07:47:18
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-09 08:10:33
- Cumhur Bulut / Tarih : 2018-02-09 08:08:35
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-06 08:11:42

Diğer Serbest Köşe Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »