Ortadoğu Gazetesi

BU BÖYLE GİTMEMELİ

Mazhar Gündoğ / 2016-02-21 10:37:29

"Artık sözün bittiği yerdeyiz" sözünü hatırlıyorsunuzdur elbette.

Genellikle, devleti yönetenlerin, bir terör eyleminden sonra, şehitlerimizin cennete uğurlandığı törenlerde sıkça söyledikleri bir sözdü.

Şimdi, artık kimsenin ağzından duymaz olduk.

Demek ki söz bitmiş…

Söz bitmiş ama ne başlamış? Onu hiçbir yetkilinin ağzından duymadık.

Biz söyleyelim: "Bu böyle gitmez" noktasındayız şimdi.

11. Cumhurbaşkanı Sayın Gül: Cumhuriyet döneminin en zor ve sıkıntılı günlerinden geçtiğimizi söylüyor. Ama nedense bu günlere nasıl geldiğimize hiç değinmiyor.

Unutmuş olanlara hatırlatalım.

Sayın Gül'ün Başbakanı olduğu 58. hükümet, MHP'nin de ortak olduğu 57. hükümetten sıfır noktasına indirgenmiş, %99 oranında pasifize edilmiş bir terör karnesini teslim aldı.

Sonra, Erdoğan Başbakan, Gül Dışişleri Bakanı: Sözde aydınların deklarasyonları ve Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır konuşması..

Erdoğan Başbakan, Gül Cumhurbaşkanı: "Her şey çok güzel olacak" temennisiyle basılan düğme ve açılan Pandoranın kutusu.. Kutudan çıkan ise nur topu gibi bir Açılım- Çözüm projesi..

Sonra, dönemin Cumhurbaşkanı Gül'den "Biz yapmazsak, başkaları yapar" uyarısı(!)

Ardından meşhur Habur çıkartması.. Derken Oslo görüşmeleri, İmralı buluşmaları ve T.C devleti mahkemelerinin Türk Milleti adına idama mahkûm ettiği Öcalan'ın kaleme aldığı (!) metnin, PKK sözcüleri vasıtasıyla, Diyarbakır'da Nevruz Bayramında, meydanda okutulması..

Ve o Dolmabahçe mutabakatı..

İşte, sözün bittiği yere böyle gelindi beyler.

Hem de göz göre göre.

Bunun bir demokratik açılım olmadığını, bir ihanet projesi olduğunu, Türkiye'yi bölünme noktasına getireceğini her fırsatta anlatan; bu konudaki ikaz ve uyarılarını sürekli dillendiren MHP'ye kulak tıkaya tıkaya..

Şimdi, Türkiye'yi 14 yılda getirdiğiniz nokta "Sözün bittiği yer" öyle mi?

Peki, sözün bittiği yerde ne başlar, onu bilen ve söyleyen var mı?

Terör, başkent Ankara'da, hem de Merasim sokakta, devleti hedef alan hain bir saldırı gerçekleştirebiliyor;

Diyarbakır Sur ve Cizre'de devam eden terörle mücadelede şehitler veriyoruz;

Güney hattındaki ileri karakollarımızda Rusya destekli, Suriye ve PYD güçleri her gün yeni mevziler kazanıyor;

Ve Hükümet "Biz bu günlere nasıl geldik?" sorusunu bir türlü kendine sormuyor..

Nedense adam gibi bir özeleştiri yapamıyor..

Öyleyse yine biz hatırlatalım bari! "Hani komşularla sıfır sorun" sloganı vardı ya.. Sahi ne oldu o slogan?

Beyler; Diplomaside "Kara sevda" yoktur. Karşılıklı menfaatlere dayalı iyi ilişkiler vardır. Türkiye BM üyesi, NATO mensubu bir ülkedir. ABD bu anlamda davranır. O'nun için "Stratejik Ortak" yoktur. Dönemsel menfaat ortağı vardır.

Şu anda bir Türkiye- Rusya savaşı ABD'nin işine geliyorsa; gözümüzün yaşına bile bakmadan bunun alt yapısını hazırlar. Gelişmeler de bu noktaya doğru gidişe işaret etmektedir.

O nedenle Türkiye, PYD konusunda bile göz ardı edilmiş, adeta bölgenin en yalnız ülkesi haline getirilmiştir.

Türkiye'yi yönetme sorumluluğu ve yetkisinde olanlar, bir an önce AB, ABD, Rusya ve komşu ülkelerle iyi ilişkiler dengesini oluşturmalı, yeniden ekonomik seviyedeki irtibatları zenginleştirmelidir.

Türkiye- Rusya gerginliği, küresel emperyalizmin sabırsızlıkla beklediği bir noktadır ki; bu nokta her iki ülke içinde sonun başlangıcı olur..

Neden mi?

2003 de Irak'ı sudan sebeplerle işgal eden ABD "Müdahalesizlik müdahalesi" ile işgal ettiği toprakları, sosyal ve siyasal dengelerin oluşmasını beklemeden terk ederek, bölgeyi adeta bataklığa çevirmiştir.

Irak'taki otorite boşluğu, yine ABD'nin o meşhur "Arap Baharı" ile tamamen Müslüman bölgesine yayılmış, Kuzey Afrika'yı da içine almıştır.

Suriye belası bu durumun tabi bir neticesidir.

Mezhep kavgaları ile Müslümanlar birbirine düşürülmüştür.

Son olarak da, Suriye Kürtleri üzerinden, Türkiye'ye karşı, Rusya- İran- Suriye- Irak bloğu tezgâhlanmıştır.

Adı geçen bu ülkeler, bir ABD kıskacında olduklarını anladıklarında çoktan iş işten geçmiş olabilir…

Böyle bir dönemde içimiz de ne yazık ki karma karışık bir görüntü vermektedir.

Anayasa Komisyonu masası devrilmiştir. Cumhurbaşkanı'nın "O halde millete gideriz" çağrısı aslında bir "Erken seçimin" işaret fişeğidir.

Bu çağrı Ankara'da patlayan bombanın şiddetinin altında kalmış, gündemden düşmüştür. Ama, MHP, muhalif kanat vasıtasıyla mahkeme koridorlarına çekilmek istenirken; CHP'de yine Baykal krizi gündeme gelmişken ve Ankara'nın göbeğinde bombalar patlarken, muhalefet partilerinin durumunu fırsata dönüştürerek bir erken seçim neticesi ile BAŞKANLIK planı yapmak, Türkiye'nin bölgesel gerçeklere göre asla menfaatine değildir.

Çünkü gün, birlik ve beraberlik günüdür.

Allah korusun, belki de akıllar uçup giderse, gün seferberlik günüdür…

   




 



Diğer Makaleleri

- KANTARIN TOPUZU / Tarih : 2018-07-15 09:54:18
- YENİ DÖNEM BAŞLARKEN / Tarih : 2018-07-08 10:22:28
- VEREN EL! / Tarih : 2018-07-01 10:18:08
- MİLLET AKLI / Tarih : 2018-06-10 10:32:15
- SAHADAKİ İZLENİMLER / Tarih : 2018-06-03 09:53:20
- SEÇMEN / Tarih : 2018-05-27 10:04:06
- KADER MAHKÛMLARI / Tarih : 2018-05-20 09:44:55
- YILAN DELİĞİNE SOKULAN ÇOMAK / Tarih : 2018-05-13 09:39:50
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:19
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:16
- YIKMAK MI YAPMAK MI? / Tarih : 2018-04-29 09:51:09
- Nişan Tamam Nikâh Ne Zaman? / Tarih : 2018-04-24 09:49:28
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 10:00:01
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 09:59:57
- KIYAMET SAVAŞLARI / Tarih : 2018-04-15 10:01:30
- EKONOMİ ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN SALDIRI / Tarih : 2018-04-08 09:38:29
- YUNUS YÜREKLİ YAVUZ BİLEKLİ LİDER TÜRKEŞ / Tarih : 2018-04-07 09:22:18
- MAKRON YA DA MİKRON(!) / Tarih : 2018-04-01 10:08:25
- FİTNEYE DİKKAT !!! / Tarih : 2018-03-25 10:14:33
- MİLLİ DURUŞ- ŞÜHEDAYA VEFA- MİLLETE BEKA / Tarih : 2018-03-18 08:58:48

Diğer Mazhar Gündoğ Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »