Ortadoğu Gazetesi

TÜRK'ÜN ŞEYTANLA İMTİHANI

Mazhar Gündoğ / 2016-04-17 11:37:02

Kömürün kor ateşi, demirin kara sevdasıyla kucaklaştığında; Güneş de tertemiz aşkı, buharı bulutlarla birleştirdi. Adını YAĞMUR koydukları damlalar, kor aleve sıkı sıkı sarılan, kara sevdalı demire dokununca, dünyaya nur topu gibi ÇELİK geldi…

O nur topu, önce bir bilye gibi döndü, döndü.. Döndükçe mavileşti, mavileştikçe sertleşti ve irileşti…

Sonra insanı döndürdü pervane gibi.

İnsanın nur topu ile tanışmasından dünyaya gelen ilk çocuğa "Medeniyet" adını koydular. İkinci çocuğa da "Teknoloji" dediler…

Medeniyet, insanla insanlık arasına Çin seddine benzer bir duvar örmeye devam ederken; Teknoloji de insanla insan arasındaki ÇELİK duvarın adı oldu.  

Çünkü her ikisi de henüz "Ahlak, Erdem, Fazilet" isimli güzellerle tanışmamışlardı.

O nedenle insan, Şeytan'ın nur topu ile sokaklarda top gibi oynamasını seyrediyor, O'nun oyun maharetlerinin büyüsünde adeta sarhoşa dönüyordu.

İnsan, aynaya baktığında vefasızlığı görüyordu. 

Suya baktığında, kendi çehresine bürünmüş farklı bir mahlûkla burun buruna geliyordu.

Döven, söven, gasp eden, tecavüze yeltenen, tuzak kuran, kitle katliamlarını zevkle gerçekleştirebilen katil ve vampire dönüşebildiği hakikatiyle yüzleşiyordu…

İnsan bu halinden utandığında, güneşin zaman zaman bulutların arkasına saklandığı gibi, gökyüzünün gri renginin arkasına saklıyordu kendisini…

Ya da toprağın anaç kucağına teslim oluyordu.

Ama her nedense düşündüğünde, bir halt olduğunu sanıyordu…

Nur topu; Ahlak, Erdem ve Fazilet adlı güzellerle buluşunca dünyamız TÜRK'LE tanıştı.

Türk, merhametli, azametli, asaletli ve adaletli demekse; ki öyle! 

Nur topu, Türk'le huzura, barışa ve sükûnete kavuştu.

Şeytanı taşladı, canavarı yok etti… Böylece Medeniyet ve Teknoloji arınmış bir ruhla yeniden madde ve mana boyutunda şekillendi.

Odur, budur Türk'ün şeytanla, vampirle, katille; ahlaksızlık, vefasızlık ve hukuksuzlukla mücadelesi devam eder. Belli ki kıyamete kadar da devam edecektir…

Avrupa Parlamentosu (AP) raporu bütün yönleri ile bir de bu perspektiften incelenmeli;

Ülkemizde, son zamanlarda sıkça tartışılan Yeni Anayasa, sistem arayışı ve dokunulmazlıkların kaldırılması tartışmaları bu mantık süzgecinden geçirilmeden yorumlanmamalı.

Ev sahipliğimizde gerçekleşen İslam İşbirliği (İİB) Toplantısı ve toplantıda öne çıkan İslam ülkeleri için en büyük tehdit olarak kabul edilen "Mezhepçilik, Etnikçilik ve Terör" ün neden iblisin en büyük silahı haline geldiğine bir de bu gözle bakılmalıdır.

Son zamanlarda, özellikle son beş yılda Sünni İslam, Şii İslam tartışmalarının İslam coğrafyasında kimler ve hangi güçler tarafından özendirildiği dikkatlerden kaçmamalıdır.

KCK Paralel yapılanmasına, bu yapılanmanın PKK terör unsurları ile kazandığı mevzilere dikkat çeken, bu hususta AKP iktidarını "Terörle müzakere değil, mücadele yapılır" diye uyaran;

Gül"en hizmet hareketi" adı altında devlet içinde örgütlü güç kazanan, şimdi "Paralel Yapı" dedikleri teşkilata dikkat çeken;

Belki de o nedenle 2011 seçimleri öncesi "Kaset Kumpası" na muhatap olan MHP'nin şimdi de mahkeme kapılarına taşınmasına bir de bu zaviyeden bakmak icap eder.

O MHP ki, 12 Eylül İhtilalı ile mahkemeye ihtilal generalleri tarafından taşınmıştı!

1997 Kurultayında kürsüsü devrilmiş, sandalyeler havalarda uçuşmuştu!

Şimdi de bir dip dalga hareketiyle tekrar mahkeme salonlarına taşınmak isteniyorsa; bir de bu pencereden olaya bakmakta fayda yok mudur?

Ortak ülküye, ortak dava anlayışına, ortak mensubiyet duygusuna ve ortak hedeflere göre saf tutan Bozkurt duruşlu gönül erleri bir an önce saflarda aralarına sızan şeytanın fitnesine karşı yeniden omuz başı yapmalıdır.

Küresel menfaatleri gereği Türkiye'mizi bölmek, İslam âlemini mezhepçilik ve terör üzerinden parçalamak isteyenlere karşı oluşturulan safın siyasi adıdır MHP…

Şeytan, Irak'ta, Suriye'de, Afganistan'da, velhasıl özellikle de Ortadoğu'da fink atmakta; Türkiye üzerinden İran, Azerbaycan ve Türk Dünyasına ne oyunlar oynayacağının ince ayarlarını yapmaktadır.

Bu nedenlerden dolayı Emin Çölaşan'ların, Mehmet Metiner'lerin, Nazlı Ilıcak'ların, Fatih Portakal'ların ve benzerlerinin suya yansıyan görüntüleri ile yüzleşip, kendilerine kafa yormaları gerekirken; MHP'ye lider tayin etme cüretini nereden ve kimlerden aldıkları da gözlerden kaçmamalıdır.

TÜRK'ÜN milli dinamiği olan MHP'nin hedefe konmasının ve tam da böyle bir zamanda saldırıların şiddetlenmesinin başka izahı var mıdır? 




 



Diğer Makaleleri

- KANTARIN TOPUZU / Tarih : 2018-07-15 09:54:18
- YENİ DÖNEM BAŞLARKEN / Tarih : 2018-07-08 10:22:28
- VEREN EL! / Tarih : 2018-07-01 10:18:08
- MİLLET AKLI / Tarih : 2018-06-10 10:32:15
- SAHADAKİ İZLENİMLER / Tarih : 2018-06-03 09:53:20
- SEÇMEN / Tarih : 2018-05-27 10:04:06
- KADER MAHKÛMLARI / Tarih : 2018-05-20 09:44:55
- YILAN DELİĞİNE SOKULAN ÇOMAK / Tarih : 2018-05-13 09:39:50
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:19
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:16
- YIKMAK MI YAPMAK MI? / Tarih : 2018-04-29 09:51:09
- Nişan Tamam Nikâh Ne Zaman? / Tarih : 2018-04-24 09:49:28
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 10:00:01
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 09:59:57
- KIYAMET SAVAŞLARI / Tarih : 2018-04-15 10:01:30
- EKONOMİ ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN SALDIRI / Tarih : 2018-04-08 09:38:29
- YUNUS YÜREKLİ YAVUZ BİLEKLİ LİDER TÜRKEŞ / Tarih : 2018-04-07 09:22:18
- MAKRON YA DA MİKRON(!) / Tarih : 2018-04-01 10:08:25
- FİTNEYE DİKKAT !!! / Tarih : 2018-03-25 10:14:33
- MİLLİ DURUŞ- ŞÜHEDAYA VEFA- MİLLETE BEKA / Tarih : 2018-03-18 08:58:48

Diğer Mazhar Gündoğ Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »