Balkanlar'da Kimlik Bunalımı
Yunanistan, Ortadoks Arnavutların, Arnavutça konuşan Helenler olduğunu iddia ediyor. Böylece, 3,5 milyon nüfuslu Arnavutluk'un resmi rakamlarına göre yüzde 3 olan Yunan azınlık oranı Yunanistan'a göre yüzde 12'lere kadar tırmanıyor. Yunanistan, 1913'te Arnavutça konuşan binlerce insanın bulunduğu Tsamerya bölgesini Londra Konferansı ile sınırlarına katmış ancak "Kuzey Epir" olarak adlandırıldığı Arnavutluk'un güneyinde yer alan Gjirokaster ve Korçe bölgesini de almaya izin koparamamıştı. Bu nedenle resmi politikasının öncelikle başlıkları arasına bir de "Kuzey Epir Sorunu"nu olan Yunanistan, Arnavutluk'la ilişkilerini bu sorunun ekseninden ele almıştır. Yunanistan, bir yandan önce Ortadokslaştırma ardından Helenleştirme çalışmalarını sürdürürken, diğer yandan da etnik ve dini aidiyetlerin belirleneceği bir sayımın yapılmasını ve Makedonya'yadaki "kurucu halk" sayılan Arnavutlarınkine benzer bir statünün , Yunan azınlık için sağlanmasını resmi dille talep ediyor. Halbuki siyasi parti kurabilen, parlamentoda temsil edilen anadilde eğitim alabilen, üçgazetesi- iki dergisi, iki lisesi- on ortaokulu olan, gerekirse tek bir öğrenci için açık tutulan bir Yunan azınlıktan bahsediyoruz. Bundan sonra Yunan bayrağı çekmek, özerkleşmek belki sonrasında Yunanistan'a bağlanmak özlemi çeken bir azınlık grubu var Arnavutluk'un...
HER İKİ TARAFIN TEZLERİ
Sınrın doğu yakasındaki Arnavutlar kendilerince varlar, Yunanistan'a göre yoklar... Tıpkı Yunanistan'da Makedonların değil Slav dilini konuşan Helenlerin: Türklerin değil Müslüman Helenlerin yaşıyor olması gibi... Ama nedense o Helenlerin Slav dili konuşmalarından 40 binini sürmüş, Müslümanlaşmış Yunanlıların 60 binini vatandaşlıktan atmış, müslüman Arnavutları ve helenlerini ise soykırıma tabi tutup kalanlarının da 130 binini sınır dışı etmiştir.
Yunanistan'ın eski Cumhurbaşkanı Kostis Stefanopulos'un Arnavutluk ziyaretinde kendisini "Yaşasın Heleniz" pankartları ve Yunan bayrakları ile karşılayan Yunan kökenli Arnavutluk vatandaşlarına "Kuzey Epir Yunanlılar için uluslararası sözleşmelerin azınlık için öngördüğü hakları talep ediyoruz. Herkesin kendini tanımlama hakkı vardır. Adalet herkese eşit dağıtılmalıdır. Yalan söylüyorlarsa Arnavutluk, AB yüzü göremeyecektir" sözleriyle seslenmesi, Yunan politikalarındaki çift dilliliği sergilemektedir.
TARAF GÖZETİLMEMELİ
Tarihin her döneminde azınlıklar, zorunlu entegrasyondan soykırıma uzanan devlet politikalarının öznesi olmuşlardır. Uluslararası alanda ise devletlerin iç işlerine müdahale amacıyla kullanılan bir tür az masraflı diplomasi aracı/ silahı işlevi görmüşlerdir.
Azınlıkların ortaya çıkışının çizilen sınırlarla bağlantılı olması genel anlamda azınlıkların durumunun karşılıklı anlaşmalarla düzenlenmesi imkanını sağlıyor. Ne var ki devletlerin etkinlikleri ve imkanları, azınlıklar konusunda da hukukun güce ve siyasete dayalı bir biçimde şekillenmesine yol açıyor. Yani çifte standartlara... |