Ortadoğu Gazetesi

BIST
94,392
%0,83
USD
5,3208
%-0,22
EUR
6,0851
%-0,22
Altın
208,7900
%-0,34

Ali YETGİN

Serbest Köşe / 2017-04-09 10:01:44

Referanduma Doğru

Mensubiyet şuurunu ve bizi biz yapan kavramlarımızı yitirdiğimiz zaman, çizgilerimizi kaybetmişiz demektir. 

 

İnsan, sahih sıfatı gereği hayatına dair sınırlar çizer. Mesela istek ve arzularımıza sınır çizeriz, eşrefi mahlukattan oluruz, kamil manada insan oluruz. 

Üzerinde yaşadığımız topraklarımıza sınır çizeriz, kendimize vatan ediniriz. 

Eşyaya isim vermek, kavramları oluşturmak, bilgiye sahip olmak, aslında birer sınır çizmedir; belirginleştirmedir, tanımlamadır, sahip olmadır. 

 

Sınırların olmadığı yerde belirsizlik, başıboşluk hakimdir. Dolayısıyla insan nereye savrulacağını tahmin bile edemez. 

Dalından kopan yaprağın akıbetini rüzgar belirler.

 

Sınır çizmek, belirginleştirmek insana güven duygusu verir. Güven duygusunu yitirmiş endişeli kimseler ise kararlarını kontrol edemezler. Doğru ve akılcı çözümler üretemezler.

 

Bakınız, bugün Türkiye'nin en büyük sorunu, kavramlarını yitirmiş olma sorunudur. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma hastalığıdır.

 

Önümüzde devam eden referandum süreci bize bu gerçeği en net bir biçimde gösteriyor. Toplumun büyük çoğunluğu irdelendiğinde; "Evet" diyen de "Hayır" diyen de bunu niçin yaptığını bilmiyor. 

 

Mensubiyet şuuru, Milli şuur sulandırılmış durumda.İnsanlar kavramlarını yitirmişler ve bir belirsizlik içindeler. Bu duruma gelmiş bir kişinin doğru bakabilmesi, doğru düşünebilmesi, belirli bir mantık örgüsü içerisinde kararlar alması mümkün değildir. 

 

Toplum mühendisleri eliyle güven duygusunu yitirilmiş ve belirsizlik içerisinde bırakılmış bu kişileri kontrol etmek için sloganlar kafi gelecektir. 

 

Dün dündür, bugün bugündür anlayışı hayat felsefesi olacak, bugün söylediği, yarınki söylediğini tutmayacaktır. Zihni ve dış dünyası belirsizlikler yumağına dönecektir. 

 

Sürüye saldıran arslanlar önce sürüye dalarlar, sürüyü dağıtırlar. Sürüdekiler nereye gideceğini ve ne yapacaklarını şaşırırlar. Birlik ve bütünlüğü bozulan sürü avolur. İnsanın da zihni dağınık olursa kendisine ve değerlerine yapılan saldırılar karşısında av olur, kalelerini kaybeder. 

 

15 Temmuz gerçeği ortadadır. Saldırı gerçekleşmiştir. Ya dağılacağız ya birleşeceğiz. Ayrılıkta her zaman azap birlikte ise rahmet vardır.

 

İfade etmeye çalıştığımız şeyler, referandum değerlendirilmesinden öte şeyler. Bu şimdinin veya dünün mevzusu olmaktan çok öte. Belki yüzyılları aşkın bir sürecin sonucu, yüzyıllar sonrasının öngörüsüdür.

 

Kavramlarını kaybetmiş, mensubiyet şuurunu yitirmiş, Töresi yok olmuş kültürün, emperyal baskın kültüre benzemekten başka çaresi yoktur. 

 

Bugün bu ülke ve Avrupa kıtasından hangisinin galib kültür olduğunu anlamak için çok ileri görüşlü, bilgin yada alim olmaya lüzum yok. 

 

Direnmek, başkalaşmamak ve kendin olarak kalmak için öncelikle bilgiye sahip olmanız gerekir. Bilgiye sahip olan yönetir, şekillendirir, sınır çizer... 

 

Teknoloji çağı artık kapanmış bilgi çağı kendini iyiden iyiye hissettirmeye başlamıştır. Bilgi artık en büyük silah, en büyük güç haline gelmiştir.

 

Avrupa'nın, bu coğrafyanın geleceğine yön vermek için oryantalistik çalışmaları ne zaman başlattığı; bizi tanımak, tanımlamak için verdikleri çabalar ortadadır. 

 

Bizler belki bir süredir aidiyetlerini, kavramlarını yitirmiş; zihni ve dış dünyası belirsizlikler içinde kalmış bir toplum haline geldik. Ancak onların da bu halde olduğuna -şu an için- tam manasıyla kanaat getirmek biraz zor. 

 

Onlar bu referandum sonucunun neler getireceğini duygusal ve sloganik olarak değil, akılcı bakarak kestirmeye çalışıyorlar. Kafası karıştırılmış ve belirsizlik içerisinde bırakılmış bu toplum için -referandum sürecinde- en azından onların durduğu yeri ve maksatlarını kavramak, durmamız gereken yeri tespit etmek için bir adım olacaktır.

 

Türk Milleti kararını verirken dünya siyasetindeki ve dengelerindeki gelişmeleri dikkate almalı. Demokrasilerin yeniden nasıl şekillendiğini göz ardı etmemelidir.

 

Yarın telafisi mümkün olmayan açmazlardan kurtulmak bugün alınacak kararla mümkün olacaktır. Varlığımıza kast eden düşmanların bertaraf edilmesi doğru yerde durmakla sağlanacaktır. 

 

Eskimiş, köhnemiş, darbeyle Türk Milletine dayatılmış bir sistemin Türk Milletinin menfaatlerine ve Milli Kimliğine göre yeniden şekillenmesi bugün alınacak kararla mümkündür.

 

Ne Mutlu Türküm Diyene!

En içten saygılarımla...

 

 




 



Diğer Makaleleri

- Selim Han YENİACUN / Tarih : 2018-07-09 09:53:25
- Muhammet KUTLU / Tarih : 2018-07-07 09:41:31
- Murat KAÇAK / Tarih : 2018-06-29 10:26:45
- Erkan AKÇAY / Tarih : 2018-06-23 09:26:32
- İdris İSPİRLİ / Tarih : 2018-05-16 09:49:50
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-09 09:30:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-04 09:13:14
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-01 09:01:58
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-04-25 09:33:20
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-04-10 09:22:48
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-29 09:03:17
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-22 08:20:20
- Dr. M. Hanefi BOSTAN / Tarih : 2018-03-20 08:57:37
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-03-14 08:16:50
- Ahmet ERDOĞAN / Tarih : 2018-03-06 07:45:23
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-02 07:55:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-13 07:47:18
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-09 08:10:33
- Cumhur Bulut / Tarih : 2018-02-09 08:08:35
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-06 08:11:42

Diğer Serbest Köşe Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »