Ortadoğu Gazetesi

BIST
98 466
%-0,17
USD
5,6788
%-0,12
EUR
6,5718
%-0,19
Altın
223,4214
%-0,11

AB'NİN TÜRKİYE KARŞITI TUTUMU KENDİSİNİ BİTİRİYOR

İsmail Özdemir / 2017-04-24 09:30:46

Avrupa Birliği (AB) seçim ve referandumla dolu bir sürecin içerisinden geçiyor.

Birlik genelinde yapılan seçimlerde aşırı uçtaki akımların siyasi gücünü artırmaya başlaması birliğe üye olan ülkelerdeki iktidarların da söylem olarak yabancı düşmanlığı çizgisine kayması mevcut dönemin en önemli göstergesidir.

Bununla beraber İngiltere'nin AB'den ayrılma sürecinin yaratmış olduğu etki yabancı düşmanlığı ya da karşıtlığı konusunu siyasi propaganda haline getiren çevreler için AB'den ayrılma bahsi kendi toplumları üzerinde etki yaratan bir başka siyasi kazanım kaygısına dönüşmüş durumda.

Bugün böylesi bir siyasi tabloyu AB ülkelerinin hepsinde görmek mümkün.

Bozulan ekonomi, artan güvenlik kaygıları ve AB ülkeleri arasındaki gelişmişlik farkı ile beraber geride kalan ülkeler üzerinde kurulan baskı Avrupa'nın ortak gelecek arayışında başat meseleler arasında geliyor.

Mevcut durumda Avrupa kıtası pek çok sorunla aynı anda yüz yüze kalmışken, kıtanın doğusunda yani Ukrayna ve Rusya yanlısı kesimler arasındaki sıcak çatışma, yine güneyden ve Balkanlar üzerinden gelen yoğun sığınmacı akını hala üstesinden tam manasıyla gelinememiş konular olarak öne çıkıyor.

Sorunların çoklu karşısında "Nasıl bir Avrupa?" sorusunun cevabı, ortak sıkıntılar yaşanıyor gibi gözlemlense de her ülkenin yaşadığı etkiyi farklı kıldığından, ortaya çıkan görüş ayrılıkları da derinleşiyor.

Yapısal reform yapma arayışında olan AB ise hala birliğin yeniden nasıl bir inşa ve yenilenme süreci içerisinden geçebileceği konusunda makul müşterek bir karar alabilmiş değil.

* * *

Almanya ve Fransa gibi gelişmiş AB üyesi ülkeler "çok vitesli yapı" türünden bazı değerlendirmelerle, hali hazırda üye konumunda olan kimi ülkelerin statülerini düşürme bahsi gündemdeyken, kıtanın doğusunda bulunan birlik üyesi Polonya gibi bazı ülkeler ise "dışlanmışlık" hissine git gide daha fazla kapılmaya başlıyor.

Bu çerçevede "Avrupa'ya karşı Avrupa" konusu gittikçe üzerinde daha çok durulan bir konu haline geliyor.

Avrupa'da seçim dönemine girmiş ülkeler kendi siyasi iktidarını koruyabilmek uğruna ana tartışma konusu haline gelen AB meselesinde şimdiki pozisyona göre "taviz vermek" durumunda kalırken, aşırı uçtaki akımlar ise yaklaşımlarını daha da sertleştirerek birliğin geleceğinin olmadığı konusunda geniş kesimleri ikna sürecinde oldukça fazla yol kat etmiş bulunuyor.

İngiltere'nin "Brexit" süreciyle başlayan domino etkisi AB'yi batı yakasından itibaren yıkıma tabi tutmuşken, son derece yanlış bir şekilde Türkiye karşıtlığı konusunda neredeyse ortak hareket eden AB üyesi ülkeler, ortada var olan gerçekliği bir türlü görmek istemiyorlar.

İstemiyorlar zira yaşanılan bunca ortak sıkıntıları varken, ekonomik ve güvenlik anlamında Türkiye gibi büyük ve önemli bir ülkenin desteğine muhtaçken, kendi sınırları içerisinde milyonlarca Türk kökenli vatandaşları bulunurken yapılması gereken en son şey Türkiye'yi karşılarına almak olmalıydı.

Ne var ki AB tarihi bir hataya düşerek, İngiltere'den boşalan gücü Türkiye ile takviye etmeye çalışmak yerine küçülmeyi ve bu haliyle de tehdit ve riskleri bertaraf etmek bir yana dursun, başa çıkamayacağı daha ciddi sorunlarla yola koyulmak gibi bir tavrı benimsiyor.

* * *

Türkiye, Suriye'den kaynaklanan yoğun bir terörizm tehdidiyle ciddi bir mücadele evresine girmişken, aynı şekilde ciddi seviyede bulunan Suriyeli sığınmacı sorunuyla başarılı bir mücadele verirken, şayet AB aklı başında davransaydı Türkiye'ye gerek terörizm, gerekse sığınmacı kriziyle mücadele anlamında destek olma yolunu seçerdi.

Ne var ki terörizmle mücadele anlamında Türkiye'ye bırakın destek vermeyi, hatta köstek olacak bir zihniyeti benimseyen Avrupa, sığınmacı krizinde de Türkiye'ye vermiş olduğu sözleri yerine getirmedi.

İlave olarak ticari yönden birliğin önemli bir ortağı konumunda olan Türkiye'ye karşı şimdilik "savunma sanayi" alanıyla başlamak üzere akıl almaz bir yol izleyerek işbirliği olanaklarını kendi eliyle sınırlandırmaya ve sonlandırmaya koyuldu.

AB'nin anlamadığı asıl husus, kendisi için tehdit oluşturan konularda Türkiye'nin tek başına kendi milli güvenlik perspektifiyle başarılı sayılacak adımlar attığıdır.

Son olarak Türk Milleti'nin kendi iradesiyle ortaya koyduğu referandumla ilgili çarpık bir yaklaşımı benimseyen AB'nin tutumu, 15 Temmuz FETÖ merkezli askeri darbe girişimi bahsinde sessiz kalmasıysa birleştirildiğinde Türk kamuoyu nazarında zaten kaybolan güven anlayışının üzerine daha fazla toprak atmaktan başka bir işe de yaramıyor.

AB ister kabul etsin, isterse etmesin referandum konusu sadece Türk Milleti'nin iradesine dayanan bir husustur. Başından beri milli iradenin tecellisini etkilemeye çalışmanın da Avrupa'ya zerre kadar bir katkısı olmamıştır.

Şayet AB birliğin devamını öngören bir yaklaşımı benimsemek istiyorsa, önündeki en makul seçenek Türkiye'nin hassasiyetlerini dikkate almasıdır.

Fakat bu durum ortada gözükmediğinden AB'nin yıkılacağına dair senaryolar ağırlık kazanıyor.




 



Diğer Makaleleri

- FRANSA'NIN TÜRKİYE KARŞITI EYLEMLERİ ARTIYOR / Tarih : 2018-04-25 09:36:39
- BÖLGESEL HAMLELER VE TÜRKİYE'NİN KARARLILIĞI / Tarih : 2018-04-20 09:54:01
- SURİYE'DE OYUN YENİDEN KURULMAK İSTENİYOR / Tarih : 2018-04-16 09:05:55
- ORTADOĞU'DA YENİ HESAPLAR / Tarih : 2018-04-09 08:55:39
- ABD VE FRANSA'NIN TUTUMUNU NASIL OKUMALIYIZ? / Tarih : 2018-04-02 09:34:16
- RUSYA GERÇEKTE NEDEN HEDEFTE? / Tarih : 2018-03-30 09:10:50
- TERÖRLE MÜCADELEDE KANDİL VE SİNCAR'IN ÖNEMİ / Tarih : 2018-03-28 09:46:14
- AFRİN SONRASI ORTADOĞU'DAKİ YENİ DÖNEM / Tarih : 2018-03-23 08:18:25
- Dünya'da Güçlü Liderlik Dönemi Başladı / Tarih : 2018-03-21 08:03:36
- TÜRK MİLLETİ'NİN ŞAHLANIŞI / Tarih : 2018-03-18 09:01:19
- YUNANİSTAN SALDIRGANLIĞINI ARTIRIYOR / Tarih : 2018-03-16 08:08:45
- BU KEZ OYUNU TÜRKİYE KURUYOR / Tarih : 2018-03-12 08:21:03

Diğer İsmail Özdemir Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »