Ortadoğu Gazetesi

BIST
96 455
%-1,03
USD
5,6440
%0,01
EUR
6,4993
%0,76
Altın
222,5084
%0,08

Kore Yarımadasında Askeri Çatışma Riski Artıyor

İsmail Özdemir / 2017-05-03 10:06:34

Uzun süreden bu yana Kuzey Kore yönetiminin bir yandan balistik füze denemeleri gerçekleştirmesi, diğer taraftan nükleer bombalar test etmesi, Asya'nın kıyı şeridinde aralarında Çin, Güney Kore, Japonya ve Rusya'nın bulunduğu ülkeler arasındaki ilişkileri gerdi.

Bu gerginliğe bölgede önemli seviyede askeri üssü bulunan ve Kuzey Kore'nin askeri faaliyetlerine her fırsatta karşı çıkan ABD'nin de dahil olmasıyla kriz hali günden güne büyüyor.

Kuzey Kore'nin hiçbir şekilde kural tanımaz bir tutum içerisinde olması, aynı şekilde bölgede ABD ve müttefikleriyle beraber Çin'in de çıkar çatışması içerisine girmesi, sorunu daha da büyütmüştü.

Son zamanlarda yine bu bölgede yaşanan gergin hal, aradan geçen her gün diplomasi kanallarının biraz daha kapanmasına yol açıyor.

Bölgedeki askeri hareketlilikse mümkün olan en üst seviyeye çıkmış durumda.

ABD yönetimi aralarında uçak gemileri filosu ve nükleer füzeler de taşıyabilen diğer deniz araçlarını ve denizaltıları göndermişken, Kuzey Kore ise bu durumu tehdit sayarak daha fazla füze denemesi gerçekleştireceğini açıkladı.

Buna karşın Çin ise Kuzey Kore sınırına askeri yığınak yapmayı sürdürürken, Pasifik okyanusundaki donanma gücünü aradan geçen her gün biraz daha artırmaya koyuluyor.

Benzer şekilde Güney Kore ve Japonya da şimdiki günlerde askeri harcamalarını ve hareketliliğini yükseltmişe benziyor.

Bir yandan Kuzey Kore ülkede ordusunun kuruluş yıl dönümünü askeri güç gösterisine çevirip son derece geniş ve büyük kapsamlı bir askeri tatbikat yaparken, ABD ve müttefikleri olan Güney Kore ve Japonya ise karşı hamleyle ortak tatbikatlar yapmayı sürdürüyor.

Dolayısıyla kitle imha silahlarının güç gösterisine döndüğü bir bölge haline gelen Kore yarım adası ve çevresi tüm dünyanın dikkatle gelişmeleri takip ettiği bir alan haline geldi.

Böylesi bir süreçte ABD'nin taahhütleri gereğince müttefik gördüğü Güney Kore'ye bölge hava savunma sistemi THAAD'ı yerleştirmesi ise bir başka sorun yaratan kriz alanı haline geldi.

Zira Çin, ABD ile son dönemlerde giriştiği diplomasi trafiği gereğince ortak bir zemin yakalama çabası ve arayışına yönelik istekli olduğunu gösterip, yaşanan krizin aşılması yolunda diplomatik kanalların kullanılması yolunda çalışma arzusunda olduğunu göstermişti.

Hatta ABD Başkanı Trump ve Çin Devlet Başkanı Jinping'in Florida'da gerçekleştirdiği buluşmada ABD yönetiminin de bu izlenimde olduğu yine kendi açıklamalarıyla bahse konu olmuştu.

Ancak Kore yarım adasındaki gerginliğe ilave olarak Güney Çin Denizi'ndeki yaşanan anlaşmazlık gereğince, Çin'in "kuşatılmıştık" hissine kapılması, THAAD sistemlerinin Güney Kore'ye gönderilmesiyle daha fazla ortaya çıkmasına sebep oldu.

Böylelikle Kuzey Kore bahsindeki krizin diplomatik yollardan aşılmasına yönelik girişimler belki de daha başlamadan, iyi niyet göstergelerinin sergilendiği bir zaman diliminde akamete uğrama tehlikesi yaşıyor.

Herhalde ABD Başkanı Trump, bir yandan diplomasiyi kullanıp, diğer yandan bölgedeki askeri mevcudiyetini artırmanın oluşturduğu sorunu görmüş olacak ki geride bıraktığımız gün ilginç bir çıkış yaparak, "Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile doğru şartlar altında bir araya gelmekten onur duyacağını" söyledi.

Bu çağrının içeriğindeki "doğru şartlar" bahsinin ne olduğu sır değil.

Ancak Kuzey Kore'nin de nükleer denemeler ve balistik füze testlerinden vazgeçeceğine dair şuan için gözle görünür bir durum mevcut değildir.

Bu nedenle Kore yarımadasında yaşanan gerginliğin ani bir krize ve çatışmaya dönüşme riski sürdüğü gibi bu halin artarak devam etmesi de söz konusudur.

Şayet sorun aşılamaz ve bir çatışma haline dönüşürse, bunun çapının ne olacağı, nasıl bir genişleme ve küresel bir krize yol açabileceği belli değildir.

Herhalde bu sebepten ötürü ABD geride bıraktığımız hafta çok sayıda senatörü alışılagelmedik şekilde Beyaz Saray'da toplayarak, kendilerine Kore kriziyle ilgili önemli mahrem bilgileri içerdiği ifade edilen bir brifing verdi.

Yapılan bu toplantıda heyete bilgi veren isimler arasında ABD Dışişleri Bakanı, Savunma Bakanı ve Genel Kurmay Başkanı'nın olması ise daha ok askeri yöntemlerin ABD nazarında masada bulunduğunu gösterdi.

Nitekim aynı toplantıdan sonra Trump'ın, "Kuzey Kore ile ciddi çatışmaya girme olasılığı var" sözünü kullanması da bunun göstergesidir.

Neresinden bakılırsa bakılsın, dünyanın geçmişe nazaran birbirine bu derecede entegre haline geldiği bir dönem içerisinde Kore yarımadasında yaşanacak, aralarında kitle imha silahlarının da bulunduğu savaş gereçlerinin kullanılması tüm insanlık için içerisinden çıkılmaz yeni bir buhran dönemini ortaya çıkarabilir.

NOT: 3 Mayıs Milliyetçiler Günümüz kutlu olsun.




 



Diğer Makaleleri

- FRANSA'NIN TÜRKİYE KARŞITI EYLEMLERİ ARTIYOR / Tarih : 2018-04-25 09:36:39
- BÖLGESEL HAMLELER VE TÜRKİYE'NİN KARARLILIĞI / Tarih : 2018-04-20 09:54:01
- SURİYE'DE OYUN YENİDEN KURULMAK İSTENİYOR / Tarih : 2018-04-16 09:05:55
- ORTADOĞU'DA YENİ HESAPLAR / Tarih : 2018-04-09 08:55:39
- ABD VE FRANSA'NIN TUTUMUNU NASIL OKUMALIYIZ? / Tarih : 2018-04-02 09:34:16
- RUSYA GERÇEKTE NEDEN HEDEFTE? / Tarih : 2018-03-30 09:10:50
- TERÖRLE MÜCADELEDE KANDİL VE SİNCAR'IN ÖNEMİ / Tarih : 2018-03-28 09:46:14
- AFRİN SONRASI ORTADOĞU'DAKİ YENİ DÖNEM / Tarih : 2018-03-23 08:18:25
- Dünya'da Güçlü Liderlik Dönemi Başladı / Tarih : 2018-03-21 08:03:36
- TÜRK MİLLETİ'NİN ŞAHLANIŞI / Tarih : 2018-03-18 09:01:19
- YUNANİSTAN SALDIRGANLIĞINI ARTIRIYOR / Tarih : 2018-03-16 08:08:45
- BU KEZ OYUNU TÜRKİYE KURUYOR / Tarih : 2018-03-12 08:21:03

Diğer İsmail Özdemir Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »