Ortadoğu Gazetesi

BIST
93 469
%-1,28
USD
5,7738
%0,61
EUR
6,6248
%-0,23
Altın
228,9585
%-0,09

Fransa Seçimleri AB Yanlılarına Umut Oldu

İsmail Özdemir / 2017-05-10 09:58:25

Pazar günü Fransa'da yapılan seçimler sonucunda Emmanuel Macron ülkenin yeni cumhurbaşkanı olarak seçildi.

Karşısındaki diğer aday, aşırı sağcı olarak tanınan Marine La Pen ise seçimi kaybetmesine karşın, 11 milyon oy alarak Avrupa'da değişmeye başlayan rüzgarın Fransa'daki ayağının sanıldığının aksine hala etkisini koruyacağını göstermiş oldu.

Macron %60'ın üzerinde oy almasına karşın Fransızlar tarafından gönül rahatlığıyla seçilmiş bir isim olarak durmuyor.

Zira Fransa'daki genel eğilimin La Pen nefreti ve kızgınlığı karşısında, istemeyerek de olsa Macron'un tercih edildiğine yönelik değerlendirmelerin sayısı oldukça fazla.

Ancak neresinden bakılırsa bakılsın, 39 yaşında yani Cumhurbaşkanlığı için oldukça genç kabul edilebilecek bir yaşta ülkesinin cumhurbaşkanı olarak seçilmeyi başaran Macron'ın gerek siyasi serüveni, gerekse ailesi ve özellikle de eşi seçimlerin en çok dikkat çeken konularındandı.

Dışarıdan bakıldığında çekingen bir yapısının olduğu gözlemlenen Macron'un, kendisinden yaşça oldukça büyük eşi ve geçmişleriyle ilgili algılamalar onu bir noktada "genç ama tutkuları olan ve hedeflerinin peşinden koşan bir kişiliğe sahip" olarak Fransızlar nezdinde tanıttı.

Bizim milli kültürümüze aykırı bir ailevi tercihte bulunmuş olsa da Macron'un bu hali ve yaşantısı, özellikle böylesi bir dönem içerisinde yaşayan Fransızlar nazarında cumhurbaşkanlığı için tercih sebeplerinden birisi oldu.

Bu durum bir bakıma La Pen'in aşırılık yanlısı fikirlerinden uzak duran seçmen için, daha ılımlı ama aynı şekilde kararlı bir aday arayanlar için Macron sanki özellikle seçilmiş bir isim olarak öne çıktı.

Normal bir siyasi partiden gelmemesi de dikkat çekici bir başka yönü oldu.

Böylelikle Fransa tarihinde ilk kez ilk turda elenen Cumhuriyetçiler ve Sosyalistler için de alternatif tercih arasına girdi ve seçimi kazanmasıyla bu hesabın tuttuğunu da gözler önüne serdi.

Macron'un seçimleri kazanmasının Fransa haricinde Avrupa'nın birliğini muhafaza etmeye çalışan AB yanlısı çevreler için de umut doğurduğu, aynı çevrelerin büyük bir sevinç ve memnuniyetle Fransa'daki seçimleri karşılamalarına bakıldığında anlaşılıyor.

Özellikle Fransa gibi kendi bünyesinde son zamanlarda aşırılık yanlısı, ırkçı ve AB karşıtı siyasi çevrelerin artmaya başladığı Almanya, Macron'un seçilmesini mutlulukla karşıladı.

Merkel ve çevresindeki siyasi ortakları, Macron'un seçiminden sonra kendisine mutlaka destek olunması görüşünü daha ilk anlardan itibaren duyurmaya koyuldu.

Üstelik seçim kampanyaları döneminde Macron'un, normal şartlarda Almanya'nın pek de hoşuna gitmeyecek fikirleri bulunmasına rağmen.

Ancak Fransa'nın yeni cumhurbaşkanının AB projesinin güçlendirilmesi gerektiğine dair fikirleri savunması ve seçim dönemi boyunca La Pen'in Euro'dan çıkılması gerektiği, AB projesinin öldüğü ve Fransa'nın da İngiltere gibi AB'den ayrılık sürecini başlatmasına yönelik söylemleri karşısında AB yanlısı tüm çevrelerin tek tercihi haline gelmesine sebep oldu.

AB'nin iki önemli ülkesi olan Almanya ve Fransa'nın, birlik genelinde yoğun bir sorun dönemi yaşanırken Macron'un seçilmesiyle beraber yeni ve yoğun bir temas trafiğine girmesi muhtemeldir. 

Nitekim seçim sonuçlarının belli olmaya başladığı ilk saatlerde Macron'a tebriklerini ileten Alman yetkililerin, Fransa'nın yeni cumhurbaşkanının ilk ziyaretini Berlin'e yapacağını duyurmaları bunun bir göstergesidir.

Diğer taraftan bu sonuç Almanya'daki Merkel iktidarı için umut vaat eden bir gelişme olsa da, önümüzdeki aylarda bu ülkede de genel seçimlerin yapılacak olması hala bir dizi belirsizliği bünyesinde barındırıyor.

AB projesinin devam etmesi yolunda fikir sahibi olan çevreler için Macron'un zaferi önemli sayılacak pozitif bir etki yaratmış olsa bile, rüzgarın bundan sonra nereden ve nasıl eseceği de tam olarak belli değildir.

Örneğin Fransa'daki seçime saatler kala tıpkı ABD başkanlık seçimlerinde olduğu gibi bazı sanal korsanların Macron'un seçim kampanyasıyla ilgili bilgileri internette paylaşması, hala bazı çevrelerin ülkelerin seçimlerine müdahale etmeye çalıştığını gösteriyor.

Bu çevreler diğer devletler olabileceği gibi devlet dışı ve gizli kalmaya özen gösteren diğer aktörler de olabilir.

Dünyanın geri kalanında yaşanılanlar da birlikte düşünüldüğünde bundan sonraki sürecin son derece önemli olduğu ortaya çıkıyor.

Sadece Avrupa ülkeleri değil, önemli konumdaki diğer pek çok ülkede seçim dönemine girilmişken, dünyanın geleceğinin nasıl şekilleneceği bir bakıma bu seçim sonuçlarından çıkacak sonuçlara göre oluşacak iktidarlara ve tercihlerine bağlı olacak.

Anlaşmazlıkların arttığı bir dönemde toplumların hangi yönde eğilim gösterecekleri de elbette insanlığın gelecek arayışı açısından öncül konumda olan bir etkiyi doğuracaktır.




 



Diğer Makaleleri

- FRANSA'NIN TÜRKİYE KARŞITI EYLEMLERİ ARTIYOR / Tarih : 2018-04-25 09:36:39
- BÖLGESEL HAMLELER VE TÜRKİYE'NİN KARARLILIĞI / Tarih : 2018-04-20 09:54:01
- SURİYE'DE OYUN YENİDEN KURULMAK İSTENİYOR / Tarih : 2018-04-16 09:05:55
- ORTADOĞU'DA YENİ HESAPLAR / Tarih : 2018-04-09 08:55:39
- ABD VE FRANSA'NIN TUTUMUNU NASIL OKUMALIYIZ? / Tarih : 2018-04-02 09:34:16
- RUSYA GERÇEKTE NEDEN HEDEFTE? / Tarih : 2018-03-30 09:10:50
- TERÖRLE MÜCADELEDE KANDİL VE SİNCAR'IN ÖNEMİ / Tarih : 2018-03-28 09:46:14
- AFRİN SONRASI ORTADOĞU'DAKİ YENİ DÖNEM / Tarih : 2018-03-23 08:18:25
- Dünya'da Güçlü Liderlik Dönemi Başladı / Tarih : 2018-03-21 08:03:36
- TÜRK MİLLETİ'NİN ŞAHLANIŞI / Tarih : 2018-03-18 09:01:19
- YUNANİSTAN SALDIRGANLIĞINI ARTIRIYOR / Tarih : 2018-03-16 08:08:45
- BU KEZ OYUNU TÜRKİYE KURUYOR / Tarih : 2018-03-12 08:21:03

Diğer İsmail Özdemir Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »