PKK/PYD'nin Daha Çok Silahlandırılması ne Anlama Geliyor? İsmail Özdemir

Ortadoğu Gazetesi

PKK/PYD'nin Daha Çok Silahlandırılması ne Anlama Geliyor?

İsmail Özdemir / 2017-05-12 09:23:55

ABD Başkanı Trump imzaladığı talimat ile Suriye'de faaliyet gösteren terör örgütü PKK'nın kolu PYD'yi ağır silahlarla donatılmasının yolunu açtı.

Aylardan bu yana Rakka'nın nasıl ve hangi şekilde IŞİD'ten alınacağı konusunda etraflı tartışmaların yürütüldüğü, ABD'nin bu hedef için PKK/PYD'yi silahlandırmayı hedeflediği proje seçeneği de böylelikle devreye girmiş oldu.

Türkiye'nin her defasında dile getirdiği itirazlarının ABD tarafından dikkate alınmayarak, Türkiye için doğrudan ve açık tehdit oluşturan bir terör örgütünün desteklenmesinin Türkiye ve ABD ilişkilerinde çok büyük bir tahribat yaratacağı ve üstelik şimdiden yaratmış olduğu açıktır.

11 Eylül saldırılarında ABD'nin yaşadığı terörizm tehdidi karşısında Türkiye müttefik olmaya yarışır bir tutum içerisine girerek, ABD'nin yaşadığı tehdidin bertaraf edilmesi için her alanda Washington ile işbirliği yapmıştı.

Ne var ki Suriye krizinde böylesi bir sadakat örneğini müttefik olarak tanımlanan ABD'den göremedik.

Türkiye, ABD'nin terörizmle mücadelede yanında yer alırken, Türkiye'nin karşılaştığı terörizm tehdidinde ise ABD yanımızda değil, karşımızda durmayı seçti.

Zira PKK/PYD'nin mevcudunun 100 bin kişilik bir güce ulaştırılarak, aralarında tankların, zırhlı araçların, son nesil füze sistemlerinin ve belki de daha fazlasının yer aldığı bir şekilde silahlandırılması açıkça ve aleni şekilde Türkiye'ye karşı bu çabaların verildiğini gözler önüne seriyor.

Dolayısıyla ABD'nin PKK/PYD'yi silahlandırarak bırakın müttefikimiz olmayı, dostluk ilişkisinin dahi artık tartışmalı bir seviyeye düşmesi için çaba gösterdiği anlaşılıyor.

Sınırlarımızın hemen yanı başında Türkiye'nin milli güvenliğini açıkça tehdit eden terör örgütüne bunca silah yardımının yapılmasının Rakka operasyonun çapını fersah fersah aştığını söylememize zannediyorum gerek yok.

Kaldı ki terör örgütü PKK/PYD'ye verilmeye başlanan ve sonraki partilerde arkasının daha çok geleceği silahların, Rakka alınıp, IŞİD'ten temizlendikten sonra da PKK/PYD'li teröristlerde kalacağının ABD'li yetkili isimler tarafından duyurulması asıl niyetleri açığa çıkaran bir durumu her hali ile ortaya koyuyor.

Bugün Suriye'de ABD'nin görünürdeki hedefi IŞİD ve sözde başkenti olan Rakka'nın bu terör örgütünden kurtarılması olabilir.

Ama şimdilik açıkça ilan olunmayan fakat her yönüyle koşulların ona göre ayarlandığı bir başka önemli husus daha mevcut.

Hedef Türkiye'nin güney sınırları boyunca PKK'nın hakimiyet kuracağı bir alanda Akdeniz'e kadar uzanacak bir koridor devletçik kurabilmektir.

Böylesi bir senaryoya Türkiye'nin onay vermeyeceği elbette muhatapları tarafından biliniyor.

Zaten bir bakıma bilindiği için PKK/PYD'nin boyunu oldukça fazla aşmasına rağmen türlü imkanlar bu terör örgütünün hizmetine sunuluyor.

Buradaki sorunun yalnızca ABD yönetimiyle sınırlı olmadığını da söylemek gerekir. 

NATO'da bulunan neredeyse tüm sözde müttefiklerimiz ve bunlar içerisinde kalan AB üyesi ülkeler de, Irak ve Suriye kuzeyi boyunca oluşturulacak alandaki PKK/PYD hakimiyetinin fiili ve sonraki aşamada anlaşmayla hukuki boyut alması için uğraş veriyor.

Projenin bir başka "paydaş olmayan" ortağı ise Rusya.

Fakat Moskova'nın PKK/PYD ile ilgili politikalarının şimdilik daha çok bu terör örgütünü ABD güdümünden çıkararak kendi safına çekmeye çalışmakla sürdüğünü, meselenin muhatapları dile getiriyor.

Ancak Sincar ve Karaçok dağlarındaki terör hedeflerine yönelik düzenlenen hava taarruzunu Moskova'nın haber alır almaz, Washington'u arayıp, "Türkiye'yi biz durduramıyoruz, siz durdurabilirmisiniz?" şeklinde bir teklif sunması Rusya'nın durumunu da Türkiye nazarında samimiyet itibarıyla sorgulanır hale getiriyor.

Her ne kadar Soçi'de gerçekleştirilen son buluşmalarında Rusya devlet başkanı Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "Kuzey Suriye'de bir kürt devleti oluşturulmasına olumlu bakmıyoruz Bu Türkiye'yi rahatsız eder, bunun farkındayız" demiş olsa bile, uluslararası siyasette sözlerden daha ziyade fiillere bakarak pozisyon almak ok daha doğru olacaktır.

Afrin başta olmak üzere Suriye üzerinde PKK/PYD'yi destekleyen çevrelerden birisi olarak Moskova'nın tutumunun vaat etiklerinden daha çok, yaptıklarıyla değerlendirmek gerekecektir.

Böyle yapılınca da ABD gibi Rusya'nın da iki yüzlü siyaseti Türkiye'ye karşı uyguladığını görüyoruz.

ABD'nin tutumu karşısında, ilişkileri her seviyede ve şekilde kesin bir tavırla sorgulama ve yeniden ele alma durumunda kalacak olan Türkiye için Rusya'nın bundan sonraki süreçte PKK/PYD ile ilgili tavrının ne olacağını yaşayarak göreceğiz.

Peki bu gelişmelerin her birinin karşısında Türkiye ne yapacak? Nasıl hareket etmeli? 

Evvela kesin ve net olarak tüm kamuoyunun hemfikir olduğu gibi Suriye'nin kuzeyinde bir PKK koridoru oluşumuna kesinlikle müsaade edilmemeli.

Bunun için "son ana kadar" diplomasi merkezli çabalar sürdürülmeli, icap eden ve her senaryoyu hayata geçirebilecek askeri tedbirlerin tümü de alınmalıdır.

Umulur ki diplomasi sonuç versin. Ancak şimdilik böylesi bir durumun gözükmediği ortada.

Bu nedenle geriye kalan tek yol olan askeri seçeneğin hayata geçirilerek her yönüyle başarıya ulaşması için milli bir kararlılığın tesis edilmesine yönelik vakit kaybetmeksizin çalışmak gerekir.

Askeri tercih ama bölgede PKK/PYD'yi silahlandıran ve onlarla beraber sahada bulunan ABD'ye rağmen mi?

Evet! 

Gerektiği zaman, gerektiği yerde Türk'ün kudretini göstermek zaruriyeyse; Türkiye'nin rahat etmediği yerde kimsenin istirahat edemeyeceğinin anlaşılması gerekir.

İstiklal harbi bunun son örneğidir, güncellemek icap ediyorsa, gereği mutlaka yapılır.




 


Diğer Makaleleri

- FRANSA'NIN TÜRKİYE KARŞITI EYLEMLERİ ARTIYOR / Tarih : 2018-04-25 09:36:39
- BÖLGESEL HAMLELER VE TÜRKİYE'NİN KARARLILIĞI / Tarih : 2018-04-20 09:54:01
- SURİYE'DE OYUN YENİDEN KURULMAK İSTENİYOR / Tarih : 2018-04-16 09:05:55
- ORTADOĞU'DA YENİ HESAPLAR / Tarih : 2018-04-09 08:55:39
- ABD VE FRANSA'NIN TUTUMUNU NASIL OKUMALIYIZ? / Tarih : 2018-04-02 09:34:16
- RUSYA GERÇEKTE NEDEN HEDEFTE? / Tarih : 2018-03-30 09:10:50
- TERÖRLE MÜCADELEDE KANDİL VE SİNCAR'IN ÖNEMİ / Tarih : 2018-03-28 09:46:14
- AFRİN SONRASI ORTADOĞU'DAKİ YENİ DÖNEM / Tarih : 2018-03-23 08:18:25
- Dünya'da Güçlü Liderlik Dönemi Başladı / Tarih : 2018-03-21 08:03:36
- TÜRK MİLLETİ'NİN ŞAHLANIŞI / Tarih : 2018-03-18 09:01:19
- YUNANİSTAN SALDIRGANLIĞINI ARTIRIYOR / Tarih : 2018-03-16 08:08:45
- BU KEZ OYUNU TÜRKİYE KURUYOR / Tarih : 2018-03-12 08:21:03

Diğer İsmail Özdemir Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »