Ortadoğu Gazetesi

BIST
91,686
%-3,05
USD
5,3742
%1,16
EUR
6,1275
%0,65
Altın
211,8550
%1,26
SON DAKİKA

Ali YETGİN

Serbest Köşe / 2017-05-20 09:44:50

Hedefteki Ülke Türkiye

Ortadoğu'da temel oyun kurucu olan ABD yüz yıllık, iki yüz yıllık hedeflerinden vazgeçer mi? Benim kanaatim elbette vaz geçmez, geçmeyecek. Şayet böyle bir niyeti olmuş olsaydı savaşın bu boyutlara gelmesine bir şekilde engel olurdu.

Bölgede ABD'nin kurguladığı oyunun dengelerini Rusya bozdu. Mevcutkonjonktürde ABD planlarını biraz revize etme ihtiyacı duydu.Hiç şüphesiz bu bölge yeniden dizayn edilmek isteniyor.

Suriye'de istihbarat birimleri ve terör örgütleri üzerinden yürütülen büyük savaş herkesi bir yerlerde konumlandırdı. ABD Suriye'de PYD'ye silah yardımı yapmaya devam edeceğini en yetkili ağızdan dile getirdi. 

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Jonathan Cohen, ABD'nin terör örgütü PKK'nın Suriye bağlantısı YPG ile ilişkisinin "geçici ve taktiksel" olduğunu söyledi.Savaş ortamının getirdiği şartlardan dolayı YPG ile ilişkileri olduğunu dile getirdi.

Anlaşılan ABD bölgede kendine yeni üstler oluşturuyor. Elbette burada kullanabileceği, çıkarlarının örtüştüğü en uygun müttefik PYD'dir.  

ABD'nin Suriye topraklarında özerk bir Kürdistan kurulması konusunda PYD ile anlaştığı iddiaları gün geçtikçe artmakta. Rakka ve Tabka'nın geri alınmasının hemen ardından söz konusu anlaşma yürürlüğe girebilir mi? Rakka operasyonunda ABD'nin PYD konusundaki ısrarı bu sorulara cevap veriyor sanırım.

"Geçici ve taktiksel" ne kadar da inandırıcı değil mi? Peki Türkiye'nin tutumu bu durumda ne olacak? ABD'ye rağmen, bölgede gücünü hissettiren ve bu oyunda ben de varım diyen Rusya'ya rağmen kendi dengeleri olacak mı?

Sayın Cumhurbaşkanının ABD ziyareti sonrasında "YPG ve PYD'den Türkiye'ye herhangi bir saldırı olursa hiç kimseye sormadan angajman kurallarını uygularız" ifadesi talihsizliktir. Bu bir kabullenme midir? Bu sorular ister istemez akıllara geliyor. Angajman kuralları meşru devletler arasında uygulanır. 

Terör örgütlerinden herhangi bir saldırı olduğu taktirde ulusal güvenliğimiz tehdit edildiği için anında ve hiç kimseye sormadan gereken zaten yapılmalıdır.

"Fırat Kalkanı" operasyonu son değil ilktir, devamı gelecektir denmişti. Sınırlarımızda kurulan tuzak ve kurgulanan oyun ancak ve ancak Milli hamlelerle bertaraf edilir. "Fırat Kalkanı" bu anlamda çok önemlidir.

Ergenekon, Balyoz gibi kumpaslarla sarsılan, 15 Temmuz darbe girişimiyle yıpratılan TSK moral bulmuş, yeniden Türk Milletinin gönlünde taht kurmuştur. 

TSK'nın bölgeye girmesiyle Bölgede PYD/PKK/IŞİD gibi terör örgütlerinin zulmüne uğramış insanlara umut olmuştur. Canına, malına, namusuna kast edilen bu insanlar "Vefalı Türk Geldi Yine" diyerek huzura kavuşmuştur.

FETÖ…

Türkiye'de gerçekleşen 15 Temmuz darbe girişimi henüz tüm yönleriyle açıklığa kavuşmamıştır. Tabiri caizse at izi iti izine karışmış durumda. Büyük umutlar besleyerek FETÖ elebaşı Gülen'in iadesini beklemek hayal kırıklığıdır.

ABD'nin Gülen'i Türkiye'ye teslim etmesi mümkün değil. 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında sadece FETÖ yok, ABD'nin kendisi de var. Eğer Gülen Türkiye'ye iade edilirse bildiklerini ister istemez Türkiye'ye aktarmak zorunda kalacaktır. Bunu yapmasa da yapabilme ihtimali bile iade edilmemesi için yeterli.

ABD Türkiye üzerinde kurguladığı onlarca yıllık planlarını, kadrolarını deşifre edecek kara kutusu Gülen'i Türkiye'ye göndermez.

ADALET…

FETÖ terör örgütünün siyasi ayağı hala muallakta. Son günlerde tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan FETÖ soruşturmasında hakkında 15 yıl hapsi istenen Kadir Topbaş'ın damadı Ö. Faruk Kavurmacı ve ünlü baklavacılar Mustafa Seyidoğlu, Serdar Seyidoğlu gibi isimler iyice mide bulandırmaktadır. "Adalet mülkün temelidir" yazan mahkemelerden zengin teröristin, hainin, tecavüzcünün, katilin hak ettiği cezayı almaması maalesef adalet duygusunu zedeliyor.

Yusuf Has Hacip'in asırları aşıp gelen şu haykırışına kulak vermeliyiz: "İster oğlum olsun, ister yakınım veya hısmım olsun; ister yolcu ister geçici misafir

olsun. Kanun karşısında benim için bunların hepsi birdir. Hüküm verirken, hiçbiri beni

farklı bulmaz. Bu beyliğin temeli doğruluktur; beyler doğru olursa, dünya huzura

kavuşur. Beyliğin temeli doğruluk üzerine kurulmuştur; doğruluk yolu beyliğin esasıdır.

Bey doğru olur ve ülkeye böyle hüküm ederse, bütün dileklerine kavuşur."

 

Burada net bir şekilde adaletin tecellisinden sorumlu olanların karşısındaki kişinin parası, makamı, ailevi bağları ve mesleği ne olursa olsun bunların hiçbirini gözetmeden dosdoğru hükmetmesi gerektiğini belirtir. 

Devletin temellerinin en önemli noktası dürüstlük ve adalettir. Bir devlet adaletle hükmettiği takdirde ayakta kalır. Onun için Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde "Adalet Mülkün Temelidir" yazar.

Adalet cemiyet hayatının mihveridir. Halk arasında adaletin sağlanması huzur ve

refahın devamlılığı için çok önemlidir.

Ne Mutlu Türküm Diyene! 

En içten saygılarımla.




 



Diğer Makaleleri

- Selim Han YENİACUN / Tarih : 2018-07-09 09:53:25
- Muhammet KUTLU / Tarih : 2018-07-07 09:41:31
- Murat KAÇAK / Tarih : 2018-06-29 10:26:45
- Erkan AKÇAY / Tarih : 2018-06-23 09:26:32
- İdris İSPİRLİ / Tarih : 2018-05-16 09:49:50
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-09 09:30:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-04 09:13:14
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-05-01 09:01:58
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-04-25 09:33:20
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-04-10 09:22:48
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-29 09:03:17
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-22 08:20:20
- Dr. M. Hanefi BOSTAN / Tarih : 2018-03-20 08:57:37
- Cumhur BULUT / Tarih : 2018-03-14 08:16:50
- Ahmet ERDOĞAN / Tarih : 2018-03-06 07:45:23
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-03-02 07:55:06
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-13 07:47:18
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-09 08:10:33
- Cumhur Bulut / Tarih : 2018-02-09 08:08:35
- Ali YETGİN / Tarih : 2018-02-06 08:11:42

Diğer Serbest Köşe Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »