Ortadoğu Gazetesi

Abdullah İbn. Ümmi Mektum...

İhsan Muslu / 2017-08-24 09:52:33

Peygamber'imizin ilk eşi Hz Hatice validemizin dayısı Kays İbni Zaide'nin oğludur. 

Annesinin adı Atike binti Abdullah'tır.

Cennetle müjdelenen ilk ama sahabi Abdullah İbn. Ümmü mektum, 

Kendisi annesine nispetle ''Ümmi Mektum'un oğlu'' anlamında İbn. Ümmi Mektum ismiyle meşhurdur. Çocukken gözlerini nasıl kaybettiğini şu sohbetten öğrenmekteyiz; 

Hz. Enes'in rivayet ettiğine göre, bir defasında 

Hz. Cebrail, Peygamber'imizin huzuruna geldiğinde İbn. Ümmi Mektum da orada bulunmaktaydı. 

Cebrail, "Gözünü ne zaman kaybettin".. 

diye sorunca o da "Çocukken" cevabını vermiştir. Bunun üzerine Cebrail kendisine şu müjdeyi vermiştir: "Allah, buyuruyor ki; 

''Ben bir kulumun gözünü aldığım zaman ona cenneti mükâfat olarak veririm''. 

Bu hadis-i kudsi sayesinde Abdullah İbn. 

Ümmi Mektum, dünyada iken cennet müjdesini almış oluyordu. 

Bir Kur'an aşığı olan Abdullah, Peygamber'imizin huzurunda bulunmak, O'nun manevi atmosferinden istifade etmek ve O'ndan Kur'an'dan ayetler öğrenmek için, sık sık Resulullah'ın yanına giderdi. 

Bir gün Abdullah, bu niyetlerle Peygamber'imizin huzuruna gelir. 

Bu esnada da Resulullah, belki içlerinden birkaçı imana gelir ümidiyle Kureyş müşriklerinin ileri gelenlerine canla başla İslam'ı anlatmaktaydı. Abdullah, meclise gelerek, 

Peygamber'imize hitaben, "Ya Resulallah, bana Kur'an okut Allah'ın sana öğrettiğinden bana da öğret", dedi.

Resulullah, müşriklerin üzerinde daha fazla durma gereği duyduğundan, O'nunla yeterince ilgilenemedi Abdullah, arzusunu birkaç defa tekrar etti. 

Resulullah, ona aldırmayıp yüzünü buruşturup döndü, sözünün kesilmesini istemedi ve misafirlerle sohbet etmeye devam etti. 

Fakat çok sürmedi, tam sözünü bitirip kalkacağı sırada İlahi ikaz geldi; 

"Yanına ama geldi diye yüzünü ekşitip döndü! Nereden bileceksin, belki de o günahlarından arınacaktı! 

Yahut o öğüt alacak ve o öğüt kendisine fayda verecekti! 

Öğüde ihtiyaç duymayan kimseye gelince sen ona yöneliyorsun Onun inkar ve isyan pisliği içinde kalmasından sen mesul değilsin! 

Sana koşarak gelen ve Allah'tan korkan kimseyi ise ihmal ediyorsun! Sakın! O Kur'an bir öğüttür" (Abese Suresi; 1, 10)

Bu hadiseden sonra Resulullah, Abdullah'a daha çok iltifat ve ikramda bulunmuştur. 

Ne zaman onu görse, o hadiseyi hatırlatarak, 

"Ey Rabb'imin beni ikazına sebep olan kardeşim, merhaba!" diye onun gönlünü alırdı. 

Abdullah, ilk Müslümanlardan olduğu gibi, 

ilk muhacirlerden olma şerefine de nail olmuştu Peygamber'imizden önce, Medine'ye Musab b Umeyr ile ilk hicret edenlerdendi Peygamber'imizden Kur'an ayetlerini ezberleyen ve bu şekilde hafız olan Abdullah, Musab ile birlikte Medineli Müslümanlara Kur'an öğretmiştir. 

Görme özürlü olmasına rağmen, Hz. Peygamber onu Bilal ve Ebu Mahzure ile birlikte Mescid-i Nebevi'de müezzinlikle görevlendirmiştir. 

Hz Bilal-i Habeşi olmadığı zaman Eb'u Mahzure, 

o da bulunmadığı zaman Abdullah ezan okurdu. Ramazan aylarında ise, sahurun bittiğini ilan etmek için ayrıca ezan okurdu. 

Abdullah Bunun için Resulullah mü'minlere 

"Bilal ezanı gece okuyor, İbni Ümmi Mektum ezan okuyuncaya kadar yiyip içiniz", buyurmuştur.

Abdullah, dinde çok hassastı Mesela cihadın fazileti ile ilgili ayetler indiğinde, sanki bu ayetlerin kendisini muhatap kıldığı kaygısı ile bir gün Peygamber'imize gözyaşları ile gelerek; 

"Ya Resulallah! 

Vallahi, cihat etmeye imkanım olsa, ederdim!" diyerek Rabb'ine yönelmiş ve "Ya Rab; 

Özrümü beyan eden ayet indir! 

Özrümü beyan eden ayet indir!" diye yalvarmıştır. Peygamber'imizin katibi, Zeyd İbn. Sabit bu hadiseyi şöyle rivayet etmektedir: 

"İbni Ümmü Mektum, Resulullah bana vahyi yazdırırken gelmiş ve bu sözleri söylemişti. 

Bu sırada Resulullah'ın dizinin bir kısmı dizimin üzerine geliyordu. 

Birden dizi ağırlaşmaya başladı Vahiy başlamıştı. Dizim ezilecekti zannettim. 

Biraz sonra hafifledi. 

Bana dönerek, "Zeyd, yazdığını oku!" buyurdu. Okudum; 

"Müminlerin savaşa katılmayıp oturanlarla, malları ve canlarıyla Allah yolunda cihat edenler bir değildir". 

Resulullah ilave etti ve yazmamı söyledi; 

"Özürlü olanlar hariç" (Nisa; 4, 95, 96)

Hakkında ayet inerek muaf tutulmasına rağmen, cihada katıldı ve sancak taşıdı. 

Ancak, Resulullah döneminde her sefere katılamazdı. Çünkü Efendimiz onu Medine'de vekil bırakarak, imamlığı ona veriyordu. 

Hz Ömer'in halifelik döneminde İran'ın fethinde bulundu ve şehid oldu. (Miladi 636) 




 



Diğer Makaleleri

- Karamanoğlu Mehmet Bey... / Tarih : 2018-07-15 09:52:18
- Sultan I. Abdülhamid... / Tarih : 2018-07-14 10:08:58
- Bosnalı Abdullah-ı Rumi... / Tarih : 2018-07-13 10:00:39
- Ordu Şeyhliği Ve Asker İmamlar... / Tarih : 2018-07-12 09:35:36
- İmam Ebu Hanife'nin Talebesine Nasihati... / Tarih : 2018-07-11 09:53:34
- Şekerci Cemil Bey... / Tarih : 2018-07-10 09:50:22
- Hz. Mevlana'nın Gönül İkliminden... / Tarih : 2018-07-09 09:52:45
- Tatlı sözlü ve güler yüzlü olalım... / Tarih : 2018-07-08 10:21:15
- Altuncan Hatun'un Eşi Tuğrul Bey'e Vasiyeti... / Tarih : 2018-06-12 09:38:17
- Yetim Malı Yemenin Haramlılığı... / Tarih : 2018-06-11 09:21:35
- Anne babanın yüzüne sevgiyle bakmak ibadettir... / Tarih : 2018-06-07 09:39:55
- Zeyneb Hatun, Zeynünnisa... / Tarih : 2018-06-06 10:27:34
- Abı hayat nedir, nerededir... / Tarih : 2018-06-05 10:00:22
- Gönül İkliminden... / Tarih : 2018-06-04 09:55:41
- Sümbül Efendi Camisi'nde yatan üç sultan... / Tarih : 2018-06-03 09:50:22
- Ahmed Fergani... / Tarih : 2018-06-02 09:23:39
- İmam Serahsi... / Tarih : 2018-06-01 09:10:45
- Ahh Minel-Fırak... / Tarih : 2018-05-31 09:29:32
- Hakim Nisaburi... / Tarih : 2018-05-30 09:13:11
- Şah-ı Nakşibend Hz.leri... / Tarih : 2018-05-29 10:12:02

Diğer İhsan Muslu Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »