Ortadoğu Gazetesi

Vefasız dünyanın aynalarımı yalan söylüyor...

İhsan Muslu / 2017-09-06 09:39:12

Bu benmiyim...!

Deve çobanı bedevi, cebinden aynasını çıkarıp yüzüne bakıyor.

Gözlerinin çukura gömüldüğünü, saçlarının beyazladığını gücünün azaldığını görünce;

''Bu benmiyim, keşke eski gençliğim tekrar dönsede yaşlılığın getirdiği felaketi hatırlatsaydım,'' diyor. 

Dünya bir imtihan diyarıdır: 

İlk nazarda kokusu, hoş ve tatlı gelir. 

Nefse tazelik ve canlılık verir. 

Lakin dünya öylebir tuzak ki, nefs engelini aşamayanların girdabıdır. 

Su gibi görünen aldatıcı bir serap veya, 

çocukların heves ettiği bir elma şekeridir ki, 

dışı rengarenk boyalar ve renkler cümbüşü, 

içi ise, harabat ve ekşidir. 

Aşıkını büyüleyerek sefih eder. 

Dünya'ya aldananlar, ebedi alemlerini ziyana uğratır. 

Neticesi, sonsuzluğa dek nedamettir.

İnsan da büyük bir alemin küçük bir modelidir. 

Onun bu basit görünen yapısına Allah'ın halifesi olmak şerefi ikram edilmiştir. 

Lakin insan, ruhani ve manevi gıdalarla beslendiği takdirde mahlukatın en şereflisi olur. 

Aksi halde nefsani yapısının esiri olursa, 

iflasların en acısı olan ebediyet bedbahtlığına düçar olur. 

Mevlana bu hususu ''Efendi nefsinin emiri, 

köle ise, esiri olandır'' diyerek ne güzel ifade etmiştir.

Gafletle çiğnediğimiz toprakta işlediğimiz masiyetlere, kıyamet ekranında seyirci olacağımız muhakkaktır. 

Sabahı mahşere dayanan ölüm gecesi, 

herkesin müstakbel akıbetidir. 

İbret olarak dünya sahnesinde gösteriliyor ki, 

cesede, ten planına ait her şey pörsümeğe mahkumdur. 

Mazide kalan günler, Ahiret hesabına kaydedilmektedir.

"Dünya'ya geliş ve Dünya'dan gidiş" gibi iki muazzam meçhulün arasına sıkışan idrak, 

Dünya'ya aid gerçek bir değer hükmüne ulaşıp hal ve hareketler buna göre tanzim edilmedikçe, izafi gölgeler aleminden gerçekler yurduna doğru manevi bir yolculuğa gidilemez..

Dünyaya gelirken çıplak geliriz ve ağlarız.

Birçok servete ve şöhrete sahipken yine çıplak olarak, ve ağlayarak geri gideriz.

Her insan dünyanın vefasına güvenmez ama, 

ondan ayrılmakta istemez.

Buna rağmen insanoğlunun gözü dünyada bir türlü doymaz.

İnsanoğlunun gözünü bir avuç toprak doyurur.

''Kime uzun ömür verirsek, biz onun gelişmesini tersine çeviririz. 

Hiç bu manzarayı düşünmüyorlar mı.. 

Bu ibretli yolculuğu idrak etmiyorlar mı''

(Ayet:68)

Ayet-i kerime'de, insana en güzel şekilde nasihat edilmektedir. 

Ariflerden biri, hikmetler ve ibretler sergisi olan bu alemi, akiller için seyr-i bedayi, ahmaklar için yemek ile şehvet olarak tarif etmiştir.

Nefsani olarak yaşanan bir dünya hayatı, 

helake götüren hile ve desiselerle doludur. 

Hz. Mevlana, insanın gençlik, zindelik ve dinçlik mevsimleri ile ardındaki süprizler cümbüşünü ve gel-geç maceralarını şu misaller ile anlatır;

"Sen, ey ilkbahar güzelliğine karşı dudak ısıran, hayran olan kimse! 

Bir de sonbaharın sararmış haline ve soğukluğuna bak!"

"Şafak vaktinde güzel Güneş'in doğuşunu görünce, gurub zamanı, O'nun ölümü demek olan batışını hatırla!"

"Bu hoş çardakta yani mehtaplı bir gecede bedir halindeki Kamer'in letafetim görürsün; 

O'nun bir de ay sonlarında uğradığı zaaf ve bedir hatme olan hasretini düşün.''

İnsan da aynı bu macerayı yaşar. 

Kemali ve cemali, zevale mahkumdur.

"Güzel bir çocuk, bakarsın, güzelliği ile halkın sevgilisi olmuştur. 

Bir müddet sonra, ihtiyar bir bunak haline gelir ve halka rezil olur!"

Eğer gümüş tenli güzeller seni avladıysa, ihtiyarlıktan sonra bir de pamuk tarlasına dönen o bedene bak!

"Ey yağlı, ballı yemekler ve nefis gıdalar görüp imrenen, kalk helaya git de, onların akıbetini orada gör!"

Keza cam gibi nergis bakışlı mahmur bir gözü, sonunda çipil olmuş ve suları akmağa başlamış bir halde görürsün!..

"Keza, akılları baştan alan misk kokulu ve kıvırcık bir zülüf, ihtiyarlıkta, kır merkebin kuyruğu gibi çirkinleşir!"...

Bütün bunca şeylerin ilk ve letafetli hallerine bak! Sonra da onların nasıl pörsüdüklerine ve ne hallere girmiş olduklarını gör!.

"Çünkü bu Alem, sana tuzağını kurmuş ve o vasıta ile nice ham ervahı aldatıp perişan etmiştir."

Hadis-i şerifte:

"Dünya ve Ahiret, ortak iki zevce gibidir. 

Birisini ne kadar hoşnut edersen, öbürünü o kadar kızdırırsın!.." buyurulmuştur.

Aziz Mahmud Hüdayi, şu dünya'nın hal ve keyfiyetini ne güzel tasvir eder:

''Kim umar senden vefayı,

Yalan Dünya değil misin

Muhammedü'l-Mustafa'yı

Alan Dünya değil misin

Yürü hey bi-vefa yürü,

Sensin hod bir köhne karı.

Nice yüz bin erden geri

Kalan Dünya değil misin..''




 



Diğer Makaleleri

- Karamanoğlu Mehmet Bey... / Tarih : 2018-07-15 09:52:18
- Sultan I. Abdülhamid... / Tarih : 2018-07-14 10:08:58
- Bosnalı Abdullah-ı Rumi... / Tarih : 2018-07-13 10:00:39
- Ordu Şeyhliği Ve Asker İmamlar... / Tarih : 2018-07-12 09:35:36
- İmam Ebu Hanife'nin Talebesine Nasihati... / Tarih : 2018-07-11 09:53:34
- Şekerci Cemil Bey... / Tarih : 2018-07-10 09:50:22
- Hz. Mevlana'nın Gönül İkliminden... / Tarih : 2018-07-09 09:52:45
- Tatlı sözlü ve güler yüzlü olalım... / Tarih : 2018-07-08 10:21:15
- Altuncan Hatun'un Eşi Tuğrul Bey'e Vasiyeti... / Tarih : 2018-06-12 09:38:17
- Yetim Malı Yemenin Haramlılığı... / Tarih : 2018-06-11 09:21:35
- Anne babanın yüzüne sevgiyle bakmak ibadettir... / Tarih : 2018-06-07 09:39:55
- Zeyneb Hatun, Zeynünnisa... / Tarih : 2018-06-06 10:27:34
- Abı hayat nedir, nerededir... / Tarih : 2018-06-05 10:00:22
- Gönül İkliminden... / Tarih : 2018-06-04 09:55:41
- Sümbül Efendi Camisi'nde yatan üç sultan... / Tarih : 2018-06-03 09:50:22
- Ahmed Fergani... / Tarih : 2018-06-02 09:23:39
- İmam Serahsi... / Tarih : 2018-06-01 09:10:45
- Ahh Minel-Fırak... / Tarih : 2018-05-31 09:29:32
- Hakim Nisaburi... / Tarih : 2018-05-30 09:13:11
- Şah-ı Nakşibend Hz.leri... / Tarih : 2018-05-29 10:12:02

Diğer İhsan Muslu Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »