Ortadoğu Gazetesi

Verilen söz, bir güvence ve teminattır...

İhsan Muslu / 2017-11-10 08:31:36

''Verdiğiniz sözü ve yaptığınız antlaşmayı yerine getirin. 

Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.''

İsra suresi; 17-34

''Antlaşma yaptığınızda, Allah'a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin.''

(Nahl suresi;16-91.)

Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre 

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu;

Münafığın alameti üçtür: 

''Konuşunca yalan söyler. 

Söz verince sözünde durmaz. 

Kendisine bir şey emanet edilince hiyanet eder.''

(Buhari)

Müslim'in bir rivayetinde şu ilave vardır:

''Oruç tutsa, namaz kılsa, müslüman olduğunu söylese de'' 

(Müslim)

Abdullah İbni Amr İbn. As radıyallahu anhüma'dan rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu;

''Dört huy kimde bulunursa, o adam tam münafık olur. 

Bir kimsede bu huylardan biri bulunursa, 

o huydan vazgeçinceye kadar onda münafığın özelliklerinden biri var demektir. 

O dört huya sahip olan kimse;

''Kendisine bir şey emanet edilince hiyanet eder. 

Konuşunca yalan söyler. 

Bir antlaşma yapınca sözünde durmaz. 

Düşmanlık yapınca da aşırı gider.'' 

(Buhari)

''Verdiğiniz sözü de yerine getirin. 

Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.''

(İsra; 34.)

İnsan, iman ve küfür de dahil her şeyi içten karar verdikten sonra sözüyle dışa vurur. 

Buna göre söz ve fiiller insanın kişiliğini, 

kimliğini, ne olup olmadığını ve karakterini yansıtır. 

Herkes kendi durum ve mizacına uygun olarak söz söyler ve iş yapar. 

Bu durum Kur'an'da şöyle ifade edilir;

"De ki: "Herkes kendi karakterine yapısına uygun işler görür."

(İsra; 84.)

Söz vermek ise, bir işi yapacağını söz verdiği insana kesinlikle bildirmek demektir. 

Verdiği sözü yerine getiren insan, doğru, dürüst, güvenilir, 

dini hassasiyeti bulunan ahlak sahibi ve sözünün eri bir insandır. 

Sözünde durmayan ise, ahlaki özelliklerden yoksun, 

doğruluktan uzak, kendisine itimat edilmeyen, 

her davranışında insanları kandırmaya yönelik davranışlar sergileyen, kişilik özellikleri oturmamış, şahsiyetten yoksun kimsedir. 

Söz, karşı tarafa verilen bir güvence ve teminattır. 

Söylediğimiz söze sahip çıkmak, kendimize duyduğumuz saygımızı ifade eder. 

Söz verdiğimizde onu tutmak, en azından kendimize olan saygının bir gereğidir. 

Kişinin verdiği sözü tutması kendisine saygı duyduğunun göstergesi, kendisi üzerine doğru, dürüst ve güvenilir olduğuna dair şahitlikte bulunmasıdır. 

Hz. Peygamber (SAV)'in "EL-EMİN" "GÜVENİLİR" sıfatıyla düşmanları tarafından bile anılması verdiği sözü tutması sebebiyledir.

Söylediğimiz her söz ve yaptığımız her şeyden dünyada veya ahirette mutlaka hesaba çekileceğiz. 

Söylediğimiz tüm sözler, sergilediğimiz tüm davranışlar Allah Te'aala tarafından işitilmekte ve bilinmektedir;

"Peygamber dedi ki; Rabbim, yerde ve gökte söylenmiş her sözü bilir. 

O, hakkıyla işiten ve bilendir. (Enbiya;4.)

Gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediği şeyleri dahi bilen Allah'a, 

hiçbir şey gizli kalmadığı gibi;

"Allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir."

(Mü'min Suresi;19.)

Kesinlikle dinimiz, mensuplarına sözünde durmayı emreder. 

Kur'an'da iman, yalnızca zihni bir inanma değil, 

bunun yanında kişinin ilahi emirlere gönüllü bir şekilde uyacağına dair taahhüdü olarak değerlendirilmek suretiyle iman ile ahid, söz verme arasında sıkı bir irtibat kurulmuştur. 

Hz Peygamber (SAV) şöyle buyuruyor;

"Ahde vefa, sözünde durmak imandandır."

Hz. Peygamber (SAV)'de şöyle buyuruyor;

"Mümin kardeşine yerine getirmeyeceğin bir söz verme."

"Sana itimat edene verdiğin sözü tut."

"Kişinin imanı doğru olmaz, kalbi doğru olmadıkça. 

Kalbi doğru olmaz, dili doğruları söylemedikçe. 

Kişi cennete giremez, komşusu kötülüğünden emin olmadıkça."

Buyurarak doğruluğa, doğru sözlülüğe ve sözünde durmanın önemine dikkat çekmiştir. 

Yine aynı şekilde Hz. Peygamber (SAV):

"Bana İslam'ı öylesine tanıt ki, onu bir daha senden başkasına sormaya ihtiyaç hissetmeyeyim", diyen bir sahabeye; 

"Allah'a inandım de, sonra da dosdoğru ol!", 

diye cevap vermiştir.




 



Diğer Makaleleri

- Karamanoğlu Mehmet Bey... / Tarih : 2018-07-15 09:52:18
- Sultan I. Abdülhamid... / Tarih : 2018-07-14 10:08:58
- Bosnalı Abdullah-ı Rumi... / Tarih : 2018-07-13 10:00:39
- Ordu Şeyhliği Ve Asker İmamlar... / Tarih : 2018-07-12 09:35:36
- İmam Ebu Hanife'nin Talebesine Nasihati... / Tarih : 2018-07-11 09:53:34
- Şekerci Cemil Bey... / Tarih : 2018-07-10 09:50:22
- Hz. Mevlana'nın Gönül İkliminden... / Tarih : 2018-07-09 09:52:45
- Tatlı sözlü ve güler yüzlü olalım... / Tarih : 2018-07-08 10:21:15
- Altuncan Hatun'un Eşi Tuğrul Bey'e Vasiyeti... / Tarih : 2018-06-12 09:38:17
- Yetim Malı Yemenin Haramlılığı... / Tarih : 2018-06-11 09:21:35
- Anne babanın yüzüne sevgiyle bakmak ibadettir... / Tarih : 2018-06-07 09:39:55
- Zeyneb Hatun, Zeynünnisa... / Tarih : 2018-06-06 10:27:34
- Abı hayat nedir, nerededir... / Tarih : 2018-06-05 10:00:22
- Gönül İkliminden... / Tarih : 2018-06-04 09:55:41
- Sümbül Efendi Camisi'nde yatan üç sultan... / Tarih : 2018-06-03 09:50:22
- Ahmed Fergani... / Tarih : 2018-06-02 09:23:39
- İmam Serahsi... / Tarih : 2018-06-01 09:10:45
- Ahh Minel-Fırak... / Tarih : 2018-05-31 09:29:32
- Hakim Nisaburi... / Tarih : 2018-05-30 09:13:11
- Şah-ı Nakşibend Hz.leri... / Tarih : 2018-05-29 10:12:02

Diğer İhsan Muslu Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »