Ortadoğu Gazetesi

Haris bin Hişam (r.a.)...

İhsan Muslu / 2017-12-16 08:48:59

Mekke'nin fethi günüydü... 

Haris bin Hişam, arkadaşı Zübeyr bin Ebu Ümeyye ile birlikte Peygamberimizin halası Ümmühani'nin evine geldiler. 

''Himayeni­ze sığınıyoruz'', dediler.

Bu arada Hz. Ali, gördüğü herkesi İslam'a çağırıyordu. 

Müslüman olmayanla­rın, İslam'a karşı gelenlerin cezalandırılmaları lüzumuna inanıyordu. 

Zaten sa­vaş halindeydiler. 

Hz. Ümmühani'nin evine geldi. 

Haris ve Zübeyr'i görünce şaşırdı. 

Her ikisi de birer İslam düşmanıydılar. 

Üzerlerine yürüdü. 

Fakat Hz. Ummühani, evine sığınan insanla­rın öldürülmesine müsaade etmedi. ''Vallahi beni öldürmedikçe onlara el süremezsiniz!'' diyerek, 

Hz. Ali'ye mani oldu. 

Hz. Ummühani, onların halinden gönüllü olarak İslam'ı kabul edeceklerini tahmin etmişti.

Hz. Ummühani, ''Ali neden böyle yapıyor...! 

Kocamın akrabası olan bu iki kişiyi himaye ettiğim halde öldürmek istiyor!'' diyerek, Hz. Ali'nin durumunu Re­su­lul­lah'a haber verdi. 

Gerçi Hz. Ali'nin haklı bir gerekçesi vardı. 

Çünkü Haris bin Hişam, Bedir Harbi'nde Müslümanlara kan kusturmuştu. 

Buna rağ­men Peygamber Efendimiz, Hz.Ali'den böyle davranmamasını istedi. Hima­yesine girmiş, kendilerine sığınmış bir kimsenin öldürülemeyeceğini beyan et­ti. 

Peygamberimizin bu müsamahası, 

birer İslam düşmanı olan Haris ve Zübeyr üzerinde büyük tesir bıraktı, 

kalplerinin İslam'a ısınmasına sebep oldu. 

Onların bu kalbî taraftarlıkları bir müddet sonra İslam'la müşerref olmalarını netice ver­di.

Haris'in Müslüman oluşu:

Mekke'nin Fethi üzerinden henüz bir sene geçmemişti. 

Resul-i Ekrem Efendimiz bir gün Hz. Bilal'le beraber Kabe'ye girdi. 

Bilal'in ezan okumasını istedi. 

Ebu Süfyan bin Harb, Attab bin Esid ve Haris bin Hişam da Kabe'nin avlusunda oturuyorlardı. 

Attab bin Esid, "Babam bahtiyardı ki, bugünlere kalmadı!" dedi. 

Haris bin Hişam ise, "Neden böyle konuşuyorsun... 

Yemin ederim ki, Muhammed'in hak söylediğini bilsem ona inanır, 

tabi olurum!" dedi. 

Ebu Süfyan ise, korkak bir eda ile, "Hiçbir şey söy­leyemem. 

Çünkü ne söylersem şu civarın taşları, çakılları ona haber verir!" de­di.

Onlar böyle sohbetlerine devam ederken, Peygamber Efendimiz ansızın 

yan­larına gel­di. 

"Söylediklerinizin hepsini biliyorum!" buyurarak, 

konuştuklarını teker teker anlat­tı. 

Bunun üzerine Haris ve Attab, 

"Vallahi bu söylediklerimizi bizden başka kimse bilmiyordu. 

Sen bunları bir insandan duy­muş olamazsın. 

Senin Peygamber olduğuna şahitlik ederiz," dediler ve Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldular.

Böylece, Resul-i Ekrem Efendimizin en büyük arzusundan birisi ger­çek­leş­miş oldu. 

Hatta onun için, "Allah'ım, Haris'in İslamiyet'e girmesini ne kadar istiyorum, 

ona hidayet nasip et!" diye dua ediyordu. 

Haris'in Müslüman olmasından sonra Efendimiz, ona iltifatta bulundu ve 

"Seni İsla­­miyet'le şereflendiren ve sana doğru yolu gösteren Yüce Allah'a hamd olsun. 

Zaten se­­nin gibi bir insanın İslam'ı bilmemesi ve takdir etmemesi müm­kün değildi," buyurdu.

Sonunda cihada çıkma kararını verdi. 

Yakınları ve dostları, kendisini yolcu etmek üzere geldiklerinde Haris, 

Mekke ve Medine dışına çıkmasının tek sebe­binin cihat aşkı olduğunu bildiren şu veciz konuşmasıyla onlara veda etti;

"Kardeşlerim, dostlarım! 

Yemin ederim ki, ne sizden fazla kendimi düşündü­ğüm ne de başka bir yurdu bu yurda tercih ettiğim için gitmiyorum. 

Başka in­sanları sizlere tercih ediyor da değilim. 

Bu yolculuğum sadece Allah yolunda ve Allah rızası için bir yolculuktur."

Hz. Hâris'in bundan sonraki hayatının çoğu cihat meydanlarında geçti. 

"Mekke dağları kadar altınım olsa, hepsini Allah yolunda harcasam, yine onlara yetişemem!" diyordu. 

Nihayet Yermuk Savaşı'nda ağır bir şekilde yaralandı. 

Arkadaşlarından su is­tedi. Getirdiler. 

Tam içeceği sırada, kendisi gibi yaralı olan İkrime bin Ebu Cehil'in suya baktığını gördü. 

Hemen suyu ona gönderdi. 

"Suyu İkrime'ye götür," dedi. 

İkrime, içmek için suyu eline aldı. 

Ayyaş bin Ebi Rebia'nın suya baktığını gördü. 

Hz. Ayyaş da yaralıydı. İkrime suyu ona gönderdi. 

Sucu Hz. Ayyaş'a gittiğinde onun şehit olduğunu gördü. 

İkrime'ye yetişmek istedi. Yanına geldiğinde o da şehit olmuştu. 

Hemen Hz. Haris'e koştu. 

Fakat o da şehadet mertebesine ermişti…

Hz. Haris'in Re­su­lul­lah ile çok tatlı hatıraları vardı. 

Bunlardan birisi şöyle­dir:

"Bir gün Re­su­lul­lah'ın huzuruna vardım; 

bana nasihat etmesini, birtakım tav­siye­ler­de bulunmasını istedim. 

Re­su­lul­lah, ''Dilini korumaya çalış,'' buyurdu. 

Sadece bunu tav­­siye etti. 




 



Diğer Makaleleri

- Karamanoğlu Mehmet Bey... / Tarih : 2018-07-15 09:52:18
- Sultan I. Abdülhamid... / Tarih : 2018-07-14 10:08:58
- Bosnalı Abdullah-ı Rumi... / Tarih : 2018-07-13 10:00:39
- Ordu Şeyhliği Ve Asker İmamlar... / Tarih : 2018-07-12 09:35:36
- İmam Ebu Hanife'nin Talebesine Nasihati... / Tarih : 2018-07-11 09:53:34
- Şekerci Cemil Bey... / Tarih : 2018-07-10 09:50:22
- Hz. Mevlana'nın Gönül İkliminden... / Tarih : 2018-07-09 09:52:45
- Tatlı sözlü ve güler yüzlü olalım... / Tarih : 2018-07-08 10:21:15
- Altuncan Hatun'un Eşi Tuğrul Bey'e Vasiyeti... / Tarih : 2018-06-12 09:38:17
- Yetim Malı Yemenin Haramlılığı... / Tarih : 2018-06-11 09:21:35
- Anne babanın yüzüne sevgiyle bakmak ibadettir... / Tarih : 2018-06-07 09:39:55
- Zeyneb Hatun, Zeynünnisa... / Tarih : 2018-06-06 10:27:34
- Abı hayat nedir, nerededir... / Tarih : 2018-06-05 10:00:22
- Gönül İkliminden... / Tarih : 2018-06-04 09:55:41
- Sümbül Efendi Camisi'nde yatan üç sultan... / Tarih : 2018-06-03 09:50:22
- Ahmed Fergani... / Tarih : 2018-06-02 09:23:39
- İmam Serahsi... / Tarih : 2018-06-01 09:10:45
- Ahh Minel-Fırak... / Tarih : 2018-05-31 09:29:32
- Hakim Nisaburi... / Tarih : 2018-05-30 09:13:11
- Şah-ı Nakşibend Hz.leri... / Tarih : 2018-05-29 10:12:02

Diğer İhsan Muslu Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »