Ortadoğu Gazetesi

BIST
91,445
%-1,50
USD
5,4694
%0,04
EUR
6,1416
%-0,05
Altın
211,1520
%-0,53
SON DAKİKA

STATİK HESAP ZAMANI

Mazhar Gündoğ / 2018-01-07 08:42:38

İran'da meydana gelen olayları "Geldi-geçti" şeklinde görmek yanlış olur.

Olayların meydana geliş sebebinden ziyade; ABD, İsrail ve Suudi Arabistan'ın alenen gösterdikleri memnuniyet üzerinde durmak gerekir!

Belli ki özellikle ABD, İran'daki iç karışıklıklara önemli yatırımlar yapmış!

Bu durumu İran halkının haklı demokratik talepleri olarak nitelendirmesi ise özellikle Türkiye'nin artık ezberlediği nakarat oldu!

Gezi Parkı olaylarında da buna benzer ifadeler kullanmışlardı!

Bu anlayışın 15 Temmuz'u final gecesi yapma planı, MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin ön alışı, Türk milletinin cesareti ve kararlılığı ile başarısızlıkla neticelendi.

O zaman da ifade etmeye çalışmıştık! "Gezi Parkı olayları topluma dokunuştur, nabız ölçme taktiğidir, bunun arkası mutlaka gelecektir." demiştik.

Nitekim MHP'nin hedef alınması, partinin içine yönelik kargaşa hamleleri ve tarla kurultayı göstermiştir ki, MHP'yi güçsüzleştirmek de stratejinin önemli hamlelerinden biriymiş!

Ne zaman öncelikle MHP hedef alınmışsa, arkasından ve de çok geçmeden Türkiye'ye yönelik bir karanlık eylem teşebbüsü olabileceğini de defalarca yazmıştık.

Gerçekten de öyle oldu. 15 Mayıs tarla kurultayı gösterisinden iki ay sonra 15 Temmuz darbe teşebbüsü gerçekleşti.

Başarısızlıkla sonuçlandı, doğrudur. Ama bu amaca hizmet eden kuklaları oynatanların değişik taktiklerle ortaya koyacakları hamlelerin tamamen sona erdiğini düşünmek gafletin daniskası olmaz mı?

İşin ev sahibi ABD ve peykleri olduğuna göre bu tehlikeyi 15-16 Temmuz'la sınırlamak, karanlık düşünceli mihrakların değirmenine su taşımak anlamına gelmez mi?

Mor Beyin, By Lock ve ABD'deki rezalet yargılama tiyatrosu, 15 Temmuz teşebbüsünün farklı taktiklerle geliştireceği eylemlerde ısrarcı olacağını göstermeye yetmez mi?

ABD'nin, rezalet mahkeme üzerinden Türkiye Cumhurbaşkanı'nı, O'nun üzerinden de Türkiye'nin üniter vasıflı milli devlet yapısını hedef aldığını görmemek için kör olmak, yetmez bir de sağır olmak gerekir.

Ortadoğu'da İran ve Türkiye'nin de dahil olduğu yirmi üç ülkenin haritasını yeniden çizme inadı ve ısrarı devam ettiği süreçte ve Libya, Mısır, Suriye, Irak örnekleri de ortada iken; İran, Türkiye için, Türkiye, İran için oldukça önemlidir!

Bu iki ülke aslında böyle bir süreçte birbirinin tabi payandası durumundadır!

İki ülke açısından da dış politika ve savunma stratejilerinde, statik hesapların da çok hassas yapılması gereken bir durum söz konusudur.

ABD'nin bölge için tuzak olarak sunduğu mezhepçi ve etnikçi yanlışlardan iki ülke yöneticilerinin de acilen kurtulması gerekir.

Çünkü bu şeytani tuzak hem Müslümanlık hem de Türkiye ve İran'ın bekaları için en büyük tehlikedir.

O nedenle Türkiye, İran'daki olayları, o ülkede kırk milyona yakın soydaşının da yaşadığı gerçeğini gözeterek yakinen takip etmek zorundadır!

Zira İran'daki karışıklık asla İran'la sınırlı kalmaz! Önce Türkiye ve sonra bütün Asya yangın yerine döner!

Öncelikle siyasi yönetime karşı başlatılan kargaşa eylemlerinin, toplumu birbirine düşürdükten sonra, mezhepsel veya etnik kimliğe dönüştürülmek istendiği örnekleri asla ıskalanmamalıdır!..

Bütün bunlar yaşanırken 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, 3 Kasım'da bir özel üniversitenin açılış programında, birkaç gün önce de KHK üzerinden fikrini ifade ederek kendini gösterme ihtiyacı hissetmesi ise asla hafife alınmamalıdır!

Çünkü tanıdığımız Abdullah Gül, boş yere ortaya çıkıp yüzünü göstermez. Boşuna tepki almayı göze almaz!..

İki gün önce Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığının 1071 projenin açılış programı münasebetiyle konuşan MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin değindiği konular dikkatlice takip edilmeli!

MHP'nin insan odaklı belediyecilik anlayışının Adana'ya nasıl yansıdığını bütün Adanalılar yaşayarak biliyorlar!

Fakat Türkiye, bölge ve dünya siyasetini en iyi okuyan ve yorumlayan, ona göre görüşler oluşturan tek lider olan Sayın Bahçeli'nin üstüne basa basa, MHP'nin mevcut iktidarı terörle mücadele ve dış politika konularında desteklemeye devam edeceğini açıklaması çok önemli!

Bölge ülkelerinin ve özellikle Türkiye'mizin karşı karşıya olduğu meselelerin, milli menfaatlerimiz doğrultusunda çözüme kavuşması, MHP'nin hükümete desteğinin ana sebebidir.

Orta ve uzun vade de ise 18 Mart 2018, 31 Mart 2019 ve 3 Kasım 2019 tarihleri Türkiye'nin ve Türk Dünyası'nın kaderini tayin edecek tarihlerdir.

Çizilecek bu kaderin, Türklüğün, Müslümanlığın ve dünya insanlığının hayrına olması için daha yapılacak o kadar çok şey var ki!..




 



Diğer Makaleleri

- KANTARIN TOPUZU / Tarih : 2018-07-15 09:54:18
- YENİ DÖNEM BAŞLARKEN / Tarih : 2018-07-08 10:22:28
- VEREN EL! / Tarih : 2018-07-01 10:18:08
- MİLLET AKLI / Tarih : 2018-06-10 10:32:15
- SAHADAKİ İZLENİMLER / Tarih : 2018-06-03 09:53:20
- SEÇMEN / Tarih : 2018-05-27 10:04:06
- KADER MAHKÛMLARI / Tarih : 2018-05-20 09:44:55
- YILAN DELİĞİNE SOKULAN ÇOMAK / Tarih : 2018-05-13 09:39:50
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:19
- İNCE AYAR / Tarih : 2018-05-06 10:30:16
- YIKMAK MI YAPMAK MI? / Tarih : 2018-04-29 09:51:09
- Nişan Tamam Nikâh Ne Zaman? / Tarih : 2018-04-24 09:49:28
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 10:00:01
- 24 HAZİRAN VE CUMHUR İTTİFAKI / Tarih : 2018-04-22 09:59:57
- KIYAMET SAVAŞLARI / Tarih : 2018-04-15 10:01:30
- EKONOMİ ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN SALDIRI / Tarih : 2018-04-08 09:38:29
- YUNUS YÜREKLİ YAVUZ BİLEKLİ LİDER TÜRKEŞ / Tarih : 2018-04-07 09:22:18
- MAKRON YA DA MİKRON(!) / Tarih : 2018-04-01 10:08:25
- FİTNEYE DİKKAT !!! / Tarih : 2018-03-25 10:14:33
- MİLLİ DURUŞ- ŞÜHEDAYA VEFA- MİLLETE BEKA / Tarih : 2018-03-18 08:58:48

Diğer Mazhar Gündoğ Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »