Ortadoğu Gazetesi

Ezansız Semtler...

İhsan Muslu / 2018-02-03 07:34:30

1884'de Üsküp'te dünyaya gelen, 

1903'de Paris'e kaçan, orada Osmanlı tarihini inceleyen, 

1912'de edebiyat, şiir ve milliyet kül­türüyle daha şuurlu bir milliyetçi olarak Türkiye'ye dönen, 

1958'de de İstanbul'da vefat eden bir edibimiz, bir şairimiz vardır.

Yahya KEMAL.

Osmanlı batışını seyretmiş, bir KASIRGA'nın de­ğer adına ne varsa her şeyi yıktığına şahid olmuştur.

Sadece belli bir yaşa geldikten sonra İslamiyet'ten uzak yaşama­nın ıstırabını çekmeye başlamış, sonra da dine, imana, 

maneviyata dönme ihtiyacım duymuştur.

Şimdi onun bir ıstırabı, bir itirafı ve bir tevbesi sayılan; 

"EZANSIZ SEMTLER" başlıklı yazıs;

İlk defa 23 Nisan 1922'de Tevhid-i Efkar gazetesinde yayınla­nan bu yazı, 

camiye ve namaza küsmüş veya küstürülmüş bir nes­lin, 

tekrar camiye ve namaza ilticasını, hasretini ve dönüşünü dile getiriyor. 

Aldanmış veya aldatılmış nesillerin acısına, 

sancısına ter­cüman oluyor.

"Hatadan dönüş" faziletini gösterdiği için Yahya Kemal'in bu ya­zısı, 

belki de onun günahlarına keffaret olmuştur.

Kainatın Efendisinin (s.a.v.) ümid bahşeden bir sözü var. 

Bu­yurmuşlar ki; 

"İnsanoğlunun hepsi hata yapar. 

Ama hata yapanların en iyisi, tevbekârlardır."

Bir ayetin sonu da şöyle bitiyor; 

"Allah tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever."

Vicdan taşıyan herkesin tevbe etmesi ümidiyle sizi o yazı ile başbaşa bırakıyorum.

Ezansız Semtler:

Kendi kendime diyorum ki; 

Şişli, Kadıköy, Moda gibi semtler­de doğan, büyüyen, oynayan Türk çocukları milliyetlerinden tam bir derecede nasip alabiliyorlar mı.. 

O semtlerdeki minareler görül­mez, ezanlar işitilmez, 

Ramazan ve kandil günleri hissedilmez. 

Ço­cuklar müslümanlığm çocukluk rü'yasını nasıl görürler..

İşte bu rüya, çocukluk dediğimiz bu müslüman rüyasıdır ki bi­zi henüz bir millet halinde tutuyor. 

Bugünkü Türk babaları, hava­sı ve toprağı müslümanlık rüyası ile dolu semtlerde doğdular, do­ğarken kulaklarına ezan okundu, 

evlerinin odalarında namaza durmuş ihtiyar nineler gördüler, 

mübarek günlerin akşamları bir minderin köşesinden okunan Kur'an'ın sesini işittiler; bir raf üze­rinde duran Kitabullah'ı indirdiler, 

küçücük elleriyle açtılar, gülyağı gibi bir ruh olan sarı sahifelerini kokladılar. 

Tek ders olarak bes­meleyi öğrendiler; 

kandil günlerinin kandilleri yanarken, ramazan­ların, 

bayramların toplan atılırken sevindiler. 

Bayram namazlarına babalarının yanında gittiler, 

camiler içinde şafak sökerken Tekbir'leri dinlediler, 

dinin böyle bir merhalesinden geçtiler hayata girdiler. 

Türk oldular.

Bugünün çocukları büyük bir ekseriyetle yine müslüman semt­lerde doğuyorlar, büyüyorlar, eskisi kadar derin bir tahassüs ile de­ğilse bile yine müslümanlığı hissediyorlar. 

Fakat fazla medenileşen üst tabakanın çocukları ezansız yeni semtlerde alafranga terbiye ile yetişirken Türk çocukluğunun güzel rüyasını göremiyorlar. Bu ço­cukların sütü çok temiz, 

hilkatleri çok metin olmalı ki, 

ileride alaf­ranga hayat Türklüğü büsbütün sardıktan sonra milliyetlerine bağ­lı kalabilsinler, 

yoksa ne muhit ne yeni yaşayış, ne semt, hiçbir şey

bu yavrulara Türklüğü hissettirmez.

***

Ah! Büyük cedlerimiz! 

Onlar da Galata, Beyoğlu gibi frenk semtlerinde yerleşirlerdi, 

fakat yerleştikleri mahallede müslümanlığın nuru belirir, 

beş vakitte ezan işitilir, aşmalı minare, 

gölgeli mescid peyda olur; 

sokak köşesinde bir türbenin kandili uyanır, 

hasılı o toprağın o köşesi imana gelirdi; Beyoğlu'nu ve Galata'yı sa­ran yeni yapıların yığını arasında o mescidlerden, 

o türbelerden bir ikisi kaldı da gördük ki cedlerimiz o kefere frenk mahallelerinin toprağına böyle nüfuz ederlerdi. 

Biz bugünün Türkleri bilakis Şiş­li, Nişantaşı, Kadıköy, 

Moda gibi küçük bir şehri andıran yerlere yerleştik, 

fakat o yerler müslüman ruhundan ari, 

çorak ve kurudur. 

Bir Üsküdar'a bakınız bir de Kadıköyü'ne, 

Üsküdar'ın yanında Ka­dıköy Tatavla'yı andırır. 

Eski Türklerin ruhları ile yeni Türkle­rin rühları arasındaki farkı anlamak isterseniz bu son asırda peyda olan semtlerle İstanbul içlerini mukayese ediniz. Medenileştikçe müslümanlıktan çıktığımızı tabii ve hoş gören eblehler uzağa değil Balkan devletlerinin şehirlerine kadar gitsinler. 

Görürler ki baştan başa yenileşen o şehirlerin her tarafından çan kuleleri yükselir, pa­sszar ve yortu günleri çan sesleri işitilir. 

Manzara halkın dinini ve milliyetini hatırlatır. 

O şehirler bizim yeni semtlerimiz gibi milli ruhtan arı değildirler. 

Artık Türk milletinin ruhu bir rayiha gibi uç­tu mu.. 

Hayır, büyük kütlede yine o ruh var fakat biz son nesil bir sürü gibi büyük kaafileden uzaklaştık, kaybolduk, fakat daha uza­ğa gitmeyeceğiz, 

dönmeyeceğiz, tekrar büyük kaafileye iltihâk ede­ceğiz. 

Yeni tarzda yaşayışla cedlerimizin diyanetini meczedip, 

bizi bu çoraklıktan, bu karanlıktan, 

bu ufunetten kurtaracak mürşidler, 

şairler, edibler, hatibler yetişmedi fakat gayet tabii bir revişle büyük kaafileye kendi kendimize döneceğiz.

Dinsizliğin, kayıtsızlığın aksülameli başladı bile. 

Çocukluktan beri diyanet yolundan ayrılmamış olan kardeşlerimiz bizim gibi 

rü-cu hislerini itiraf edenlere henüz inanmıyorlar. 

Onlara tamamıyla iltica edeceğimiz zaman da bizi birden tanıyamayacaklar. Çünkü onlardan çok ayrı, çok uzak düştük.

***

Biz ki minareler ve ağaçlar arasında ezan seslerini işiterek büyü­dük. 

Fakat minaresiz ve ezansız semtlerde doğan, 

frenk terbiyesiyle yetişen Türk çocukları dönecekleri yeri hatırlayamayacaklar!

Ve Bir Şiir:

İftardan önce gittim Atik-Valde semtine,

Kaç def'a geçtiğim bu sokaklar, bugün yine, Sessizdiler.

Fakat Ramazan maneviyyeti Bir tatlı intizara çevirmiş sükuneti;

Semtin oruçlu halkı, süzülmüş benizliler,

Sessizce çarşıdan dönüyorlar birer birer;

Bakkalda bekleşen fikara kızcağızları

Az çok yakında sezdiriyor top ve iftarı.

Yahya Kemal.

Kaynak; aliramazandinc.blogcu.coml-ezansiz-semtler.




 



Diğer Makaleleri

- Karamanoğlu Mehmet Bey... / Tarih : 2018-07-15 09:52:18
- Sultan I. Abdülhamid... / Tarih : 2018-07-14 10:08:58
- Bosnalı Abdullah-ı Rumi... / Tarih : 2018-07-13 10:00:39
- Ordu Şeyhliği Ve Asker İmamlar... / Tarih : 2018-07-12 09:35:36
- İmam Ebu Hanife'nin Talebesine Nasihati... / Tarih : 2018-07-11 09:53:34
- Şekerci Cemil Bey... / Tarih : 2018-07-10 09:50:22
- Hz. Mevlana'nın Gönül İkliminden... / Tarih : 2018-07-09 09:52:45
- Tatlı sözlü ve güler yüzlü olalım... / Tarih : 2018-07-08 10:21:15
- Altuncan Hatun'un Eşi Tuğrul Bey'e Vasiyeti... / Tarih : 2018-06-12 09:38:17
- Yetim Malı Yemenin Haramlılığı... / Tarih : 2018-06-11 09:21:35
- Anne babanın yüzüne sevgiyle bakmak ibadettir... / Tarih : 2018-06-07 09:39:55
- Zeyneb Hatun, Zeynünnisa... / Tarih : 2018-06-06 10:27:34
- Abı hayat nedir, nerededir... / Tarih : 2018-06-05 10:00:22
- Gönül İkliminden... / Tarih : 2018-06-04 09:55:41
- Sümbül Efendi Camisi'nde yatan üç sultan... / Tarih : 2018-06-03 09:50:22
- Ahmed Fergani... / Tarih : 2018-06-02 09:23:39
- İmam Serahsi... / Tarih : 2018-06-01 09:10:45
- Ahh Minel-Fırak... / Tarih : 2018-05-31 09:29:32
- Hakim Nisaburi... / Tarih : 2018-05-30 09:13:11
- Şah-ı Nakşibend Hz.leri... / Tarih : 2018-05-29 10:12:02

Diğer İhsan Muslu Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »