Ortadoğu Gazetesi

SURİYE'DE İŞLER NİYE KIZIŞTI?

İsmail Özdemir / 2018-02-09 08:11:49

Suriye'de asıl gündemin IŞİD sonrasındaki süreçte yaşanacağını defalarca vurgulamıştık.

Zira bu mesele yalnızca barbar bir terör örgütü olan IŞİD'in varlığının sonlandırılmasından daha ziyade, Suriye ile beraber bölgesel politikalarını şekillendirmek isteyen ülkelerin çabalarını "IŞİD'le mücadelenin" arkasına saklamalarından kaynaklanıyordu.

Bu kapsama girenler de sadece Suriye krizine taraf olmuş ülkeler değil, aynı zamanda onların Suriye'deki vekâletini taşıyan gruplardı.

Dolayısıyla IŞİD'in varlığının sona erdirilmesine karşın son dönemlerde Suriye'de giderek kızışan hesapların varlığını bu düzlemde okumak daha doğru olacaktır.

Özellikle krize taraf olmuş ülkelerin mevcut durumda almış oldukları pozisyonun doğru ve yerinde tahlilinin yapılması gerekiyor. Çünkü bir bakıma her ülke açısından referans alından politikalar benzer bir düzlemde şekillenirken, öncelikler de ortaya çıkmış oluyor.

Öncelikle bir durum değerlendirmesi yaparsak:

1-Türkiye sınırları boyunca uzanan hiçbir sahada PKK/PYD terör örgütünün varlığını kesinlikle kabul etmediğini, etmeyeceğini ilan ederek, bunun gereği olan meşru ve hukuki adımları atmaya devam ediyor. Fırat Kalkanı Harekâtı ile başlattığı süreci Afrin'e yönelik düzenlenen Zeytin Dalı Harekâtı ile bir üst aşamaya taşımış vaziyette. Kuşku yok ki Afrin'in ardından önce Menbiç, sonrasında ise Fırat Nehri'nin doğu yakasında kalan diğer sahalar gelecek. Türkiye'nin temel yaklaşımı PKK/PYD'li teröristlerin kontrol ettiği sahaların temizlenerek bir an evvel bu bölgelere asıl sahipleri olan, ülkelerinden kaçan Suriyelilerin geri dönerek istikrarın sağlanmasıdır. Azez-Cerablus arasında kalan iki bin kilometrekarelik sahada hayatın normal seyrine dönülmüş olması da Türkiye'nin tezinin başarısını gösteren bir neticedir.

2-ABD, Suriye krizine dâhil olduğu ilk andan itibaren PKK/PYD terör örgütünü güçlendirme ve desteklemeye dayalı bir strateji izledi. Bir süre sonra ise muhalif kesime verdiği desteği keserek tüm çabasını Türkiye'nin itirazlarına rağmen PKK/PYD terör örgütüne kaydırdı. Neticede Suriye'nin Fırat Nehri üzerine kurulu üç büyük barajı ile Deyr Ez Zor kırsalında bulunan ülkenin en önemli petrol ve doğalgaz sahalarının PKK/PYD kontrolüne girmesini sağladı. Mevcut durumda aynı terör örgütü ABD desteği sayesinde Suriye topraklarının dörtte birlik kısmını işgal etmiş durumda. Aynı bölgede ABD'nin 12 civarında askeri üssü bulunuyor. Bu şartlar altında başta su ve enerji olmak üzere Suriye'de yaşamsal ihtiyaçların neredeyse tamamı ABD desteğinde bulunan PKK/PYD terör örgütüne verildi. ABD aynı örgütü artık yasal bir kılıf altına sokma arayışı içerisine girdi. ABD'nin yaklaşımının Suriye'nin bölünmesi sürecini hızlandırmak olduğu ise her yönü ile belli oldu. Nihai aşamada ABD, PKK/PYD terör örgütünü İran'ın bölgesel etkinliğini kısıtlamak için kullanacağını da açığa çıkarmış durumdadır. Elbette aynı çaba doğrudan ve doğal olarak Türkiye'yi de tehdit etmektedir.

3-Rusya, Suriye krizine dahil olarak Esad rejiminin görevde kalmasının yolunu açmayı başardı. Ayrıca ülkede Tartus ve Hmeymim'de bulunan deniz ve hava üssünün sahibi haline gelerek Ortadoğu ile Doğu Akdeniz denkleminde kendisine sağlam bir yer açtı. Bölgesel ağırlığını güçlendirerek yalnızca Suriye ile kalmayıp, diğer meselelerde de taraf haline geldi. Esad rejiminin varlığını şimdilik koruyan Rusya, Suriye krizine siyasi çözüm bulma çabalarında da öne çıkan bir ülke oldu ve bu alanda ABD'nin kaybettiği ağırlığı kendi hanesine yazdırdı. PKK/PYD terör örgütünü ABD güdümünden çıkarmaya yönelik bazı çabalar yürütmüş olsa da bunda başarılı olduğu söylenemez.

4-Rusya ile beraber Esad rejiminin yanında yer alan ve ülkeye dışarıdan çok sayıda silahlı grubu sokarak önemli bir kara gücü oluşturan İran da rejimin varlığını koruyan bir başka güç olarak kendisini gösterdi. Kendi topraklarından başlamak üzere Irak-Suriye düzlemini kontrolü altında bulunan silahlı güçlerle birleştirmeyi başaran İran, Lübnan'a kadar uzanan geniş bir sahayı kendi hassasiyeti ölçüsünde birleştirmenin arayışı içerisinde. Bununla beraber İran'ın mevcut durumdaki temel yaklaşımı Deyr Ez Zor ve Rakka'nın, PKK/PYD kontrolünden alınmasıdır. İran ayrıca Esad rejiminden Şam yakınlarında bir askeri üs alarak, ülke içerisindeki faaliyetlerini ve ağırlığını artırmanın arayışında.

5-İran'ın Suriye'deki faaliyetlerinden rahatsız olan ve kendi güvenliğini tehdit altında hisseden İsrail, zaman zaman düzenlediği hava operasyonlarıyla İran destekli silahlı grupları hedef almayı sürdürüyor. İsrail gerek ABD, gerekse Rusya nezdinde yürüttüğü temaslarında İran'ın Suriye'deki hiçbir faaliyetine onay vermeyeceğini, bunun doğrudan kendi güvenliğini tehdit ettiğini öne sürüyor. İsrail'e göre İran, Suriye'de kurmaya başladığı bazı üslerde füze imalatına yönelik çabalar içerisinde bulunuyor. İsrail bunun uzak olmayan süre içerisinde kendisini hedef alacağını belirtiyor. Hizbullah'ın da böylelikle mevcut durumdaki potansiyelinin artacağı endişesiyle Lübnan üzerindeki baskısını da artırmaya koyuluyor.

Suriye krizine taraf olmuş bulunan ülkelerin gelinen nihai noktadaki tutumlarına bakıldığında bundan sonraki dönemin düşünülenden çok daha zorlu geçeceğini söylemek gerekir.

Zira gelinen süreç bir bakıma aynı ülkelerin olmazsa olmaz olarak ifade ettikleri önceliklerinin ve çıkarlarının çatıştığı bir durumu her yönüyle ortaya koyuyor.

Türkiye, Rusya ve İran üçlüsünün başlattığı Astana görüşmeleri ile arkasından şekillenen Soçi zirvesi, ülkede yaşanan sorunlar karşısında makul bir çözüm arayışına fırsat olarak görülebilecek bazı neticeleri ortaya çıkarmış olsa da, açık ki bu sürecin provoke edilerek yolundan sapmasına yönelik karşı çabaların hızını artıracağı bellidir.

Rusya'nın Hmeymim ve Tartus Üsleri'ne İHA'lar ile yapılan saldırının ardından, bu kez İdlip bölgesinde bir Rus savaş uçağının füze ile düşürülmesi bir bakıma bunun göstergesidir.

Diğer yandan Türkiye'nin meşru ve hukuki eylemleri çerçevesinde PKK/PYD terör örgütüne karşı başlattığı askeri operasyonlara yönelik olarak ABD'nin izlemeyi sürdürdüğü terör örgütünü koruyucu tutumun da sorun teşkil edebilecek yönlerinin olduğu açıktır.

Ancak önümüzdeki dönemde ABD'nin özellikle İran destekli gruplarla Esad rejiminin, Fırat'ın doğu yakasında -özellikle Deyr Ez Zor- PKK/PYD'li teröristleri hedef almasıyla çok güç durumda kalabileceği şimdiden anlaşılmaktadır.

Çıkarların bu derecede birbiriyle çatıştığı, politikalar arasındaki uyumsuzlukların arttığı bir dönemde siyasi çözüm bulma girişimlerinin makul bir sonuca evrilmesinin önüne her yönden engel koyulmak istenecektir.

Dahası Suriye sorununa dâhil olan aktörlerden bazılarının Suriye'den çekilmek zorunda kalmadıkları müddetçe de ülkenin toprak bütünlüğünün korunması kolay olmayan bir hale getirilmeye çalışılacaktır.

Hiç şüphe yok ki bu durum istenen bir netice olmamakla beraber, zaten Suriye'nin geleceği noktasında var olan tezlerin çatıştığı ana durumu bir kez daha ortaya çıkarıyor.

Böylesine sorunlu bir dönem içerisinde Türkiye'nin Afrin'e yönelik düzenlediği askeri harekatın Suriye'nin toprak bütünlüğünü koruma hedefi taşıması, bölgesel bölünme tezlerini savunanların çabalarına vurulan bir darbe oldu.

Elbette ilerleyecek olan zaman içerisinde ortaya çıkacak bazı koşullar Türkiye'nin, Suriye'nin kuzeyi boyunca uzanan alandaki terör odaklarının temizlenmesi kararlılığına katkı yapacak ve şimdiki gündemle kıyaslandığında değişkenlik gösterebilecek neticeleri de ortaya çıkarabilecektir.




 


Diğer Makaleleri

- FRANSA'NIN TÜRKİYE KARŞITI EYLEMLERİ ARTIYOR / Tarih : 2018-04-25 09:36:39
- BÖLGESEL HAMLELER VE TÜRKİYE'NİN KARARLILIĞI / Tarih : 2018-04-20 09:54:01
- SURİYE'DE OYUN YENİDEN KURULMAK İSTENİYOR / Tarih : 2018-04-16 09:05:55
- ORTADOĞU'DA YENİ HESAPLAR / Tarih : 2018-04-09 08:55:39
- ABD VE FRANSA'NIN TUTUMUNU NASIL OKUMALIYIZ? / Tarih : 2018-04-02 09:34:16
- RUSYA GERÇEKTE NEDEN HEDEFTE? / Tarih : 2018-03-30 09:10:50
- TERÖRLE MÜCADELEDE KANDİL VE SİNCAR'IN ÖNEMİ / Tarih : 2018-03-28 09:46:14
- AFRİN SONRASI ORTADOĞU'DAKİ YENİ DÖNEM / Tarih : 2018-03-23 08:18:25
- Dünya'da Güçlü Liderlik Dönemi Başladı / Tarih : 2018-03-21 08:03:36
- TÜRK MİLLETİ'NİN ŞAHLANIŞI / Tarih : 2018-03-18 09:01:19
- YUNANİSTAN SALDIRGANLIĞINI ARTIRIYOR / Tarih : 2018-03-16 08:08:45
- BU KEZ OYUNU TÜRKİYE KURUYOR / Tarih : 2018-03-12 08:21:03

Diğer İsmail Özdemir Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »