Ortadoğu Gazetesi

Tillerson ümitsiz vaka

Orhan Karataş / 2018-02-17 06:55:02

         ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'ın Ankara ziyareti sırasında yapılan açıklamalarda iyi niyet öne çıkmış olsa da, Türkiye'nin beklentilerinin karşılanacağı yönünde hiçbir somut göstergeye rastlayamadık. Yapılan uzun görüşmeler sonrasındaki değerlendirmelerde, tarafların kendi pozisyonlarını koruduklarını gördük.

                                   

HER ŞEY MASAYA KONULDU

         Özellikle sayın Cumhurbaşkanı ile 3 saati aşan görüşmenin bir hayli zorlu geçtiği anlaşılıyor. Kuvvetle muhtemeldir ki, ABD'nin tutarsızlıkları, ikiyüzlülüğü, terör örgütü PKK uzantısı PYD ile yaptığı kirli işbirliği ve bunun Türkiye'ye bedelleri, karşı karşıya kaldığımız tehdit ve tehlike, Afrin operasyonu ile ne yapılmak istendiği, Menbiç'in neden bizim için hayati öneme haiz olduğu, Tillerson'a ayrıntılı biçimde anlatılmış. Türkiye, varlığına yönelik ağır bir tehdidi ortadan kaldırmak için uğraşırken, ABD'nin bu hainleri nasıl cesaretlendirdiği, verdiği silah ve mühimmatın hangi felaketlere yol açtığı, bu kalleşlere yardım edilerek bölgenin hangi tehlikelere maruz bırakıldığı belgeleriyle, görüntüleriyle, sonuçlarıyla birlikte Tillerson'un önüne konulmuş. Görüşmeye tercüman alınmaması çok anlamlıdır. Belli ki, mesajlar bürokrasinin labirentlerine, diplomasinin kurallarına takılmadan hiç dolandırılmadan ve doğrudan verilmek istenmiş.

                                   

MENBİÇ BOŞALTILMALI

         Türkiye'nin ABD'den beklentileri bellidir ve çok nettir. Daha önce defalarca söz verildiği gibi, Menbiç'ten terör örgütü PYD'nin tamamen çıkarılması ve buranın asıl sahiplerine verilmesi asla taviz verilmeyecek önceliğimizdir.Bu konuda bir de teklifin yapıldığı medyaya yansımıştır. ABD'nin Menbiç'de PYD yerine Türkiye ile işbirliği yapması için açık çek verilmiştir. Tıpkı Rakka meselesinde olduğu gibi, eğer sorun DEAŞ'la mücadeleyse Türkiye bunu zaten yapmaktadır ve bundan sonra da bu konuda işbirliğine açıktır. Kısacası ABD'nin Menbiç'deki teröristleri barındırması için hiçbir makul ve mantıklı sebep kalmamıştır.

                               

SİLAHLAR BİZE DÖNÜYOR

 PYD'ye silah yardımının derhal kesilmesi ve verilen silahların hızla ve eksiksiz biçimde geri toplanması Türkiye'nin ABD'den bir başka önemli ve hayati talebidir. Bu silahlar doğrudan bize karşı kullanılmaktadır ve bunun kabul edilmesi, böyle devam etmesi mümkün değildir. Hatta açık bir düşmanlık olduğunu söylemek gerekiyor. PYD'nin PKK ile beraber terör örgütü sayılması, Suriye Demokratik Güçleri içinden çıkarılması başka bir beklentimizdir. FETÖ unsurları ve özellikle Elebaşı ABD'de barınmakta ve korunmaktadır. Bu hainlerin biran önce Türkiye iade edilmesi ve oradaki faaliyetlerinin durdurulması gerekmektedir ve bu konuda ABD'nin mutlaka adım atması bekleniyor.

                               

DURUMU İDARE

            Tillerson'un beyanlarından da, yapılan ortak açıklamalardan da bu beklentilerimizin karşılanacağı yönünde hiçbir işaret gelmemiştir. Klasik diplomasinin katı kuralları içinde dolaşılmıştır. Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu'nun, "ya ilişkileri tekrar yoluna koyacaktık ya da daha kötüye gidecekti. Ortaya koyduğumuz iradeyle ilişkilerimizi tekrar normalleştirme konusunda bir anlayışa vardık" sözleri, durumu idare etmekten ibarettir. Basın toplantısında her iki bakanın da gerginliği ve hatta kızgınlığı gözlerden kaçmamıştır.

                                           

HANGİ ABD?

         Tillerson'un ne kadar ciddiye alınacağı, ciddiye alınsa dahi verdiği sözleri ne kadar yerine getirebileceği de ayrı bir konudur. Zira, ABD özellikle Trump sonrasında kendi içinde ciddi çelişkiler, hatta bunalımlar yaşamaktadır. Kurumlar arasında birlik ve koordinasyon yoktur. Birinin dediğini diğeri yalanlamakta, bir açıklama ardından gelen yeni bir değerlendirmeyle yok sayılmaktadır. Tillerson'un temsil ettiği Dışişlerinden çok, aklımızla alay eden, "PYD'yi PKK ile savaştırabiliriz" açıklamasını yapan Milli Savunma Bakanlığı'nın yani Pentegon'un daha etkin olduğu bilinmektedir.Nitekim, Tillerson Türkiye yolunda PYD'ye verilen silahlar için, "ağır silah vermedik ki geri toplayalım. Hangi silahı toplayacağız?" gibi, komik bir değerlendirmede bulunurken, Milli Savunma Bakanı James Mattis, Brüksel'deki NATO toplantısı sırasında, Milli Savunma Bakanımız Nurettin Canikli'ye terör örgütü PYD'ye verdikleri silahları toplayabilmek için plan yaptıklarını söylemiştir. Sadece bu kadarı dahi, ABD'nin tutarsızlığının, ikiyüzlülüğünün yanında, kendi içindeki açmazların da anlaşılması için fazlasıyla yeterlidir.    

                                     

KOMİSYONA HAVALE

         Yapılan ortak açıklamada, "Suriye içinde oldu-bitti ve demografik değişim yaratacak tüm girişimlere yönelik kararlı bir duruş sergileyeceğiz. İki ülke arasındaki sorunların çözümü için en geç Mart ortasına kadar ortak mekanizma kurulması kararlaştırıldı. Türkiye ve ABD, Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve ulusal birliğinin muhafazasına olan bağlılıklarını teyit ederler" denilmiştir. İki ülke arasındaki sorunların çözümü için en geç Mart ortasına kadar ortak mekanizma kurulması kararlaştırıldığı duyurulmuştur. Bürokrasinin ve diplomasinin bir başka klasiği ile karşı karşıyayız. Eğer bir mesele komisyona havale edilmişse, çıkmaza girilmiş ve o mesele rafa kaldırılmış demektir. Umarız ve dileriz bu defa böyle olmaz. Trump ve Erdoğan'ın Dışişleri Milli Savunma Bakanlarının, yani doğrudan siyasi iradenin çözemediği meseleleri komisyonların halletmesini beklemek beyhudedir.

                         

İŞİMİZE BAKALIM

         Her şey kaldığı yerden devam edecektir. Biz kendi işimize bakalım. Kararlılığımızı sürdürmemiz, sözlerimizin gereğini yerine getirmemiz durumunda bizim başkalarına uymamız gerekmeyeceği gibi, başkaları bizim yanımıza gelmek zorunda kalacaklardır. ABD bir çıkmaza girmiştir ve buradan Türkiye'nin yardım ve desteği olmadan kurtulabilmesi mümkün değildir. Yardım ve desteğimiz, önceliklerimizin, itirazlarımızın, tekliflerimizin ve beklentilerimizin ne kadar dikkate alınıp karşılandığına bağlıdır. Bu kadar net, bu kadar kesin ve bu kadar açıktır. Gerisi ABD'nin bileceği iştir.




 


Diğer Makaleleri

- Yanlış yapma lüksümüz yok / Tarih : 2018-06-23 09:28:14
- Bu seçim hayati önemdedir / Tarih : 2018-06-22 09:52:45
- Bu seçim hayati önemdedir / Tarih : 2018-06-22 09:52:39
- HDP'nin etrafında kümelendiler / Tarih : 2018-06-21 09:36:03
- Vatan giderse telafisi yoktur / Tarih : 2018-06-20 09:37:58
- Ya şok olacaklar ya yok olacaklar / Tarih : 2018-06-19 08:51:28
- Başarmak zorundayız, başka ihtimal yok / Tarih : 2018-06-18 09:56:05
- Bayram havası / Tarih : 2018-06-15 11:27:34
- MHP'siz Türkiye yönetilemez / Tarih : 2018-06-14 09:40:49
- Kandile Türk bayrağı / Tarih : 2018-06-13 09:48:37
- Bay İnce "3 B" ile neyi kastediyor. / Tarih : 2018-06-11 09:28:00
- 5 benzemezde sıra HDP'ye oy taşımaya geldi / Tarih : 2018-06-09 09:45:18
- Konu vatandır, siyasi hesap yapmayız / Tarih : 2018-06-08 09:43:33
- 5 Benzemez kıvırmaya başladı / Tarih : 2018-06-07 09:45:44
- 24 Haziran'da ne olacak? / Tarih : 2018-06-06 10:31:01
- 5 Benzemezin çaresizliği / Tarih : 2018-06-05 10:04:07
- Af çıkmalı / Tarih : 2018-06-04 09:59:14
- Bu oyunu bozmak boynumuzun borcudur / Tarih : 2018-06-02 09:27:08
- Fitnenin yeni taktiği / Tarih : 2018-06-01 09:14:18
- Fazla İnce'lince iflas etti / Tarih : 2018-05-31 09:32:43

Diğer Orhan Karataş Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »