Ortadoğu Gazetesi

Dünyada Son Dönemde Yaşananlar Neyin İşareti?

İsmail Özdemir / 2018-03-07 08:09:19

Dünya giderek sorunlu bir iklime doğru girerken, ülkeler arası rekabet artış gösterip karşılıklı meydan okumaların arttığı, alışıla gelindik müttefiklik ilişkileri yerine hemen herkesin daha fazla korumacı ve milli güvenlik yaklaşımlarını yeniden revize ettikleri yeni politika geliştirmeleri çok uzak olmayan dönemde sorunlu bir küresel iklime girileceğinin işaretidir.

Yaşananlar dikkate alındığında böylesi bir zaman dilimiyle ilgili bizim yaklaşımımız "Küresel Buhran Dönemi" tabirini kullanmak oldu.

Kimilerine başlangıçta ağır gelmiş olsa da çatışma coğrafyalarının artması, küresel boyuta ulaşan terörizmin varlığı, giderek zayıflayan yahut yeni sınırlar çizmek üzere özellikle Ortadoğu'da zayıflatılan kimi devlet otoritelerinin mevcudiyeti, kendisini büyük güçlerden korumak üzere nükleer bomba ve balistik füze geliştirme çabalarını artırmaları ve ekonomiyi bir silah olarak kullanma gayretleri kaos, kargaşa ve dilimize en uygun ifadesiyle buhranın işaretidir.

Bu kapsamda BM'nin de giderek etkisini yitirdiği, dengeyi sağlaması gereken Güvenlik Konseyi üyesi büyük güçlerin sorumluluklarını yerine getiremeyip, aslında kendi içlerinde rekabete girişmeleri ise yaşanan bunca gelişmelerin vahametini artıran bir başka ana konudur.

Söz gelimi ABD yeni dönemle ilgili uygulamaya koyduğu güvenlik stratejisinde artık küresel üstünlüğünün Rusya ve Çin'in meydan okumaları karşısında yıprandığı kabulü ve bölgesel bazda ortaya çıkan diğer güçlerin de aynı şekilde bir yol izlediği inancıyla hareket etmeye başlaması bahse konu olan meseleyle ilgili bariz bir örnektir.

Böylesi bir zaman diliminde dikkat çeken konuların başında ise kuşku yok ki Rusya Devlet Başkanı Putin'in geleneksel meclis konuşmasında şimdiye kadar hiçbir ülkenin yapmayı başaramadığı ortada olan bazı ileri nesil ve dünyanın her yerini vurma kabiliyeti olan, menzili olmayan silah sistemlerini geliştirmeyi başardığını duyurması oldu.

Doğruluğu henüz ortada olmasa da Putin'in, siyasal değerlendirmesinde güvenlikle alakalı böylesine önemli konuları sadece ülkesiyle değil, tüm dünya ile paylaşması, Rusya'nın önümüzdeki dönemde küresel üstünlük mücadelesinde öne çıkma noktasında istekli ve gözü pek adımlar atacağını işaret ediyor.

Kimi çevreler Putin'in konuşmasını ülkesinde yaklaşan devlet başkanlığı seçimlerine bağlı olarak değerlendirse de, devlet başkanı olduğu günden bu yana izlediği küresel politikalara bakılırsa hiçte Rusya'nın iç kamuoyunu etkileyecek ve bu konuyu merkeze alan bir yaklaşım içerisinde olduğunu göstermiyor.

Kırım'ı gayri hukuki olsa da topraklarına katan, Suriye krizine dahil olarak bu ülkedeki varlığını kalıcı hale getirip Ortadoğu siyasetinde en önde gelen ve sözü geçen bir ülke haline gelmesine engel olunamayan Putin'li Rusya, yeni dönemde yeni ve daha büyük hedeflere ulaşmak amacıyla bir yol alabileceğini ortaya çıkarıyor.

Akla gelen ilk alanın ise Baltık Bölgesi olacağı konusunda  zannediyorum kimsenin bir kuşku olmayacakken, Putin'in yeni nesil silahlarla meydan okuyan görüntü vermesinin hemen ardından bazı Rus yetkililerin Çin ve Kuzey Kore'nin kendilerinin müttefikleri arasında saymaları ise Pasifik bölgesinde de çabalarını sıklaştırıp, ABD karşısında pozisyon almayı sürecekleri gerçeğini karşımıza getiriyor.

Böylesi bir dönemde ABD'nin 3 bin 300 mevcutlu, aralarında yüzlerce tank, zırhlı araç ve obüsü yakın bir zamanda Polonya merkezli olarak Baltık Bölgesi ile beraber Doğu Avrupa'ya NATO kapsamında icra edilecek faaliyetler çerçevesinde konuşlandırılacağını duyurması da bir bakıma Rusya'ya "restini gördüm" hamlesini içeriyor.

ABD geride bıraktığımız yıl içerisinde benzer bir şekilde Avrupa'ya Almanya üzerinden yeni kuvvetler göndermiş ve bunları aynı şekliyle Baltık ülkeleriyle, Karadeniz kıyısında bulunan ülkelerde konuşlandırmayı sürdürmüştü.

Romanya'da ileri nesil savaş uçaklarının bulunduğu bir hava üssünü kullanmaya başlayan ABD, Bulgaristan'a kadar genişleyen bir coğrafyada askeri varlığını artırırken Karadeniz'deki varlığını artırma arayışını sıklaştırmış, Asya'da ise Afganistan'dan çekilme kararını iptal ederek bu ülkeye yeni askeri takviyelerde bulunmuştu.

Bu iki restleşmeye Çin'in artan ve sadece kendi etrafındaki denizlerle kalmayıp küresel seviyeye ulaşan donanma faaliyetleri, Avrupa'nın NATO haricinde kendi ordusunu oluşturma girişimlerine koyulması, İsrail'in bölgede İran karşısında Suudi Arabistan'ın başını çektiği ülkelerle yeni askeri ittifaklar kurma çabaları, Pakistan-Hindistan arasında var olan restleşmelerin sıklaşması gibi konular eklendiğinde önümüzdeki yakın dönemin ne derecede büyük riskler barındırdığını tarife gerek kalmıyor.

Tam da bu dönem içerisinde ABD ekonomik olarak içe kapanmak istediğini gösterircesine kararlar alırken, geniş çaplı ekonomik anlaşmaları iptal ettiğini duyurmayı sürdürüyor ve son örneği ithal edilen çelik ve alüminyuma yüksek oranlarda ek vergi getirmek gibi kararlarla yeni sorunların ve restleşmelerin yaşanmasına da neden oluyor.

Trump yönetiminin aldığı kararın Avrupa ve Çin'i etkileyecek olmasının kesinleşmesinin hemen akabinde Avrupa ve Çin'in, ABD'ye karşı hamlelerde bulunacaklarını ilan etmeleri ise hemen herkes nazarında "ticaret savaşlarının başladığı ve buna ülkelerin hazır olması gerektiği" ikazına yol açtı.

Sonuç olarak içerisinden geçtiğimiz dönemin büyük ve sadece söylemlerle kalmayacak ülkeler arası bir restleşmeye doğru gittiği açıktır, bunun artık gizli kalmasının da imkanı bulunmamaktadır.

Bunun farkında olmak yaşanacak ağır koşullara her yönüyle hazırlıklı hale gelmenin zorunluluğunu da berinde getirirken, Türkiye kendisine yönelen terör tehdidini derhal sonlandırıp, ekonomik tedbirlerini de geliştirerek geleceğini ve milli bütünlüğünü koruma, akabinde bölgesel ve küresel perspektifleriyle hedeflerini geliştirme konularında öne çıkmalıdır.




 



Diğer Makaleleri

- FRANSA'NIN TÜRKİYE KARŞITI EYLEMLERİ ARTIYOR / Tarih : 2018-04-25 09:36:39
- BÖLGESEL HAMLELER VE TÜRKİYE'NİN KARARLILIĞI / Tarih : 2018-04-20 09:54:01
- SURİYE'DE OYUN YENİDEN KURULMAK İSTENİYOR / Tarih : 2018-04-16 09:05:55
- ORTADOĞU'DA YENİ HESAPLAR / Tarih : 2018-04-09 08:55:39
- ABD VE FRANSA'NIN TUTUMUNU NASIL OKUMALIYIZ? / Tarih : 2018-04-02 09:34:16
- RUSYA GERÇEKTE NEDEN HEDEFTE? / Tarih : 2018-03-30 09:10:50
- TERÖRLE MÜCADELEDE KANDİL VE SİNCAR'IN ÖNEMİ / Tarih : 2018-03-28 09:46:14
- AFRİN SONRASI ORTADOĞU'DAKİ YENİ DÖNEM / Tarih : 2018-03-23 08:18:25
- Dünya'da Güçlü Liderlik Dönemi Başladı / Tarih : 2018-03-21 08:03:36
- TÜRK MİLLETİ'NİN ŞAHLANIŞI / Tarih : 2018-03-18 09:01:19
- YUNANİSTAN SALDIRGANLIĞINI ARTIRIYOR / Tarih : 2018-03-16 08:08:45
- BU KEZ OYUNU TÜRKİYE KURUYOR / Tarih : 2018-03-12 08:21:03

Diğer İsmail Özdemir Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »