Ortadoğu Gazetesi

SON DAKİKA

Şeyh Mustafa Devati...

İhsan Muslu / 2018-03-15 07:53:22

Aziz Mahmud-ı Hüdai hazretlerinin kamil bir tarikat haline getirdiği 

Celveti tarikatının önemli isimlerinden biri olan Devati Mustafa Efendi'nin ne zaman ve nerede doğduğu hakkında bir bilgi yoktur. 

Ancak Üsküdar'da doğduğu ve burada gençliğini geçirdiği tahmin edilmektedir. Babasının adı Resul'dür.

Gençliğinde divit sanatıyla uğraştığı için ''divitçi'' anlamında kendisine 

''devati'' lakabı verilmiştir. 

Mustafa Efendi'nin tasavvuf Şeyh Mustafa Devati yoluna girmesinde gördüğü bir rüya etkili olmuştur. 

Rüyasında kendisini yanar iken gören Mustafa Efendi uyandığı vakit 

''alemde bir mürşid-i kamil bulamadım ki, 

benim derdime derman olsun'' diye üzüldüğünü beyan etmektedir. 

Bu ifadeden onun uzunca bir müddet dervişlik yolunun özlemini çektiği anlaşılmaktadır. 

Daha sonra kendisinin elinden tutulduğu ve Resulullah Efendimiz'in imamlığında gece namazı kıldığı ve Efendimizin ona; 

''Senin derdine derman ve ulu Mevla'ya vuslatına çare Üsküdarlı Ahmed Efendi Muk'at dendir'' demiştir.

Bu rüya üzerine Muk'ad Ahmed Efendi'ye intisab eden Devati Mustafa Efendi dervişlik yolunda seyr ü sülükunü tamamlamak için çaba göstermiş. 

Tasavvuf eğitiminin önemli bir safhasında Efendimiz'in manevi işareti ve şeyhinin de arzusu ile Kastamonu'ya gitmiştir.

Bu durumu kendisi şu sözlerle açıklamaktadır: 

''…Gördüm ki Sultan-ı Kevneyn (s.a.v.) orada oturuyor. 

Mübarek yüzlerinin nuru şimşek gibi çakıyor. 

Efendime hürmet edip yer gösterdi. 

Efendim de oturdu. 

Nebi-i Muhterem; ''Bu yanındaki kimdir'' buyurdu. 

Efendim de; ''Sultanımın yetimi Mustafa kulundur'' dediler. 

Efendimiz; ''Bunu Kastamonu'ya gönderin, sonra Üsküdar'a gelir. 

Emr-i Hak bunun üzerine cari olmuştur'' buyurdular. 

Devati Mustafa Efendi bu manevi işaret ile Kastamonu'ya gitmiş belli bir müddet orada ikamet etmiştir. 

Müşahedelerinden bahsederken Kastamonu ile ilgili birkaç hatırasını da nakleden Mustafa Efendi'nin bu beyanlarından Kastamonu'ya ilk gidişi sırasında şeyhlik vazifesini almadığı anlaşılmaktadır. 

Kastamonu'dan birkaç kez Üsküdar'a şeyhini ziyaret etme arzusu ile gitmek istemişse de her defasmda izin verilmediğini, 

ancak son gitme arzusunda olumlu bir netice aldığını beyan eden Mustafa Efendi bu şekilde Kastamonu'dan şeyhinin yanına gelmiştir. 

Bundan sonra Devati Mustafa Efendi'nin Kastamonu'ya tekrar dönüp dönmediği hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. 

Ancak Osmanlı Arşiv kayıtlarına göre Kastamonu Kırkçeşme mahallesinde bulunan Celveti dergahı Devati hazretlerinin ihya ettiği bir yer olduğu anlaşılmaktadır. 

Bu Kastamonu'da şeyh olarak bulunmuş olma ihtimali kuvvetlendirmektedir.

Buna göre Mustafa Efendi şeyhlik icazetini aldıktan sonra tekrar Kastamonu'ya dönmüş ve orada bir tekke kurarak irşad faaliyetlerine başlamıştır. 

Nitekim 1875 tarihine kadar kayıtlarda tekkenin şeyhlik görevinin devam ettiği bildirilmektedir. 

Bu bağlamda Mustafa Efendi'nin şeyhinin vefatından yani 1639 yılından önce burada bir tekke kurduğu anlaşılmaktadır.

Üsküdar'a döndükten sonra Devati hazretlerinin ilme yöneldiği ve ulemadan birinin yanında mülazım olarak bulunduğu nakledilmektedir. 

Mülazımlıktan sonra imtihanda başarı sağlayıp Kırklı bir medreseye müderris olarak tayin edilmiştir. 

1067 yılları arasında Molla Kesret Medresesi ile Valide Sultan Daru'l hadis'inde müderris olarak görev yapmıştır.

1656 tarihinden itibaren müderrislik hayatına son veren Devatİ Mustafa Efendi, bu tarihten sonra Üsküdar Selmanağa mahallesinde bulunan Şeyh camiinde irşad faaliyetlerinde bulundu. 

1650 tarihinde Arslan Ağazade Mustafa Bey tarafından yaptırılan bu camiye Devati Mustafa Efendi de bir meşruta ve aşevi ilave ettirmiştir.

Bu camide 1656 tarihinden sonra üç yıl irşad vezifesinde bulunan Mustafa Efendi 1659 tarihinde vefat etmiş ve tekkenin bahçesine defnedilmiştir.

Mustafa Efendi'nin aile hayatı ile ilgili bilgiler son derece azdır. 

Oğlu Devatizade Mehmet Efendi hemen hemen ailesinden bilinen tek kişidir. Mehmet Efendi Hudai asitanesi Şeyhlerinden Mehmet Fenayi Efendi'ye intisab etmiştir. 

Bir süre müderrislik yapan Devatizade Mehmet Efendi, 

babasının vefatından sonra Şeyh camiine Postnişin olarak tayin edilmiştir. 

Gafuri Mehmet Efendi'nin vefatı ile Hudai asitanesine şeyh olarak tayin edilmiştir. Mehmed Efendi Şeyh Camiinde yaklaşık sekiz yıl, Hüdai asitanesinde ise on iki yıl kadar görev yapmış ve 1679 yılında vefat etmiştir. 

Kabri Şeyh camiinde babasının kabrinin yaninda yer almaktadır.




 



Diğer Makaleleri

- Karamanoğlu Mehmet Bey... / Tarih : 2018-07-15 09:52:18
- Sultan I. Abdülhamid... / Tarih : 2018-07-14 10:08:58
- Bosnalı Abdullah-ı Rumi... / Tarih : 2018-07-13 10:00:39
- Ordu Şeyhliği Ve Asker İmamlar... / Tarih : 2018-07-12 09:35:36
- İmam Ebu Hanife'nin Talebesine Nasihati... / Tarih : 2018-07-11 09:53:34
- Şekerci Cemil Bey... / Tarih : 2018-07-10 09:50:22
- Hz. Mevlana'nın Gönül İkliminden... / Tarih : 2018-07-09 09:52:45
- Tatlı sözlü ve güler yüzlü olalım... / Tarih : 2018-07-08 10:21:15
- Altuncan Hatun'un Eşi Tuğrul Bey'e Vasiyeti... / Tarih : 2018-06-12 09:38:17
- Yetim Malı Yemenin Haramlılığı... / Tarih : 2018-06-11 09:21:35
- Anne babanın yüzüne sevgiyle bakmak ibadettir... / Tarih : 2018-06-07 09:39:55
- Zeyneb Hatun, Zeynünnisa... / Tarih : 2018-06-06 10:27:34
- Abı hayat nedir, nerededir... / Tarih : 2018-06-05 10:00:22
- Gönül İkliminden... / Tarih : 2018-06-04 09:55:41
- Sümbül Efendi Camisi'nde yatan üç sultan... / Tarih : 2018-06-03 09:50:22
- Ahmed Fergani... / Tarih : 2018-06-02 09:23:39
- İmam Serahsi... / Tarih : 2018-06-01 09:10:45
- Ahh Minel-Fırak... / Tarih : 2018-05-31 09:29:32
- Hakim Nisaburi... / Tarih : 2018-05-30 09:13:11
- Şah-ı Nakşibend Hz.leri... / Tarih : 2018-05-29 10:12:02

Diğer İhsan Muslu Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »