Ortadoğu Gazetesi

TERÖRLE MÜCADELEDE KANDİL VE SİNCAR'IN ÖNEMİ

İsmail Özdemir / 2018-03-28 09:46:14

Afrin'e yönelik Zeytin Dalı Harekâtı, geride bıraktığımız yıl nihayete eren Fırat Kalkanı Harekâtı'nın devamı niteliğinde olsa da aslında daha büyük bir stratejinin ve mücadele anlayışının parçasıdır.

Buna göre Afrin'de icra edilen harekat bir son değildir.

Nitekim operasyonun Afrin merkezine girilmesi ve şimdiki günlerde Tel Rifat beldesi üzerine yoğunlaşmasına paralel olarak yapılan resmi açıklamalarda Menbiç ile devam edip, İran sınırına kadar uzanacak sahada hiçbir terör unsurunun varlığına izin verilmeyeceği duyuruluyor.

Bu çerçevede Menbiç'te askeri güçleri bulunan ABD ile müzakereler sürerken, bu ülke yaşanan Dışişleri Bakanlığı değişikliği ılımlı bir zeminde ilerlemiş görüntüsü verse de ABD henüz kesin kararını açıklamış değil.

Ancak eskisine göre Menbiç konusunda PKK/PYD'li teröristlerin alanı terk etmesi noktasında daha evvel Türkiye'ye verdikleri sözü tutma ve bunun sonucunda ne gibi koşullara erişileceğini hesap etme uğraşında oldukları anlaşılıyor.

Zira ortada Türkiye'nin kesin ve kararlı duruşu bulunuyor, yani ABD Menbiç konusunda Türkiye'nin tezlerini kabul etme noktasına mecbur kalmış görüntüsünü her hali ile veriyor.

Bu çerçevede geride kalan günlerde bazı ABD'li askeri ve diplomat görevliler Menbiç'in merkezinde bulunan halk ile temas ettiler.

Aslına bu temasın ana nedeni Menbiç halkının PKK/PYD terör örgütünün varlığıyla alakalı duydukları rahatsızlık ve yerinde gözlem yapma konusuna hizmet ediyordu.

Zaman zaman Menbiçliler, PKK/PYD terör örgütü aleyhinde açıktan ve net duruş sergileyerek ilçede gösteriler yapıyor, tepkilerini mümkün olan her seviyeden gösteriyordu.

Afrin'e yönelik olarak icra edilen Zeytin Dalı Hareketı'nın başarıya ulaşmasıyla beraber Menbiçliler cesaretlerini daha da artırarak Türkiye'ye duydukları güven paralelinde seslerini giderek yükseltmeye başlamışken, yakın bir zaman içerisinde ABD'nin PKK/PYD'lileri Fırat Nehri'nin doğusuna çekmek durumunda kalacakları şimdiden bellidir.

Asıl önemli olansa Menbiç üzerinde varılacak mutabakatın ve erişilecek sonucun başarısıdır.

Çünkü anlaşıldığı kadarıyla Menbiç hususunda Türkiye ile ABD arasında varılacak anlaşma, Fırat Nehri'nin doğu yakasında kalan bölgeler açısından da model olarak kabul edilecektir.

Bu aşamada Türkiye'nin Irak'taki PKK terör örgütünü sonlandırmasıysa, terörle mücadeledeki genel stratejinin belki de en önemli ayağını oluşturuyor.

Çünkü PKK ile Suriye uzantısı PYD arasındaki ikmal hattının kesilmesi ve PKK'lı teröristlerin Kandil, Mahmur ve özellikle de Sincar'daki varlıklarının sonlandırılması PKK'yı büyük ölçüde ortadan kaldıracağı gibi PYD'nin de imkânlarını en alt düzeye indirmesine neden olacaktır.

Böylelikle Fırat'ın doğusunda dar bir alanda sıkışan terör örgütünde çözülmenin daha kolay yaşanabileceğini söyleyebilmek mümkün olacaktır.

Kandil'den lider kadrosu takviyesi yapamayan örgüt, lojistik olanaklarından da mahrum kalacağından Türkiye açısından oluşturduğu tehdidin boyutunda da kayda değer bir azalma olacaktır.

Hele bir de PKK'nın lider kadrosundaki teröristlerinin ölü ya da sağ olarak ele geçirilmesi temin edilebilirse, bu aşamadan sonra çözülmenin somut boyutları açık bir şekilde görülebilecektir.

Böylelikle sonraki aşamalar açısından Türkiye risk faktörü giderek azalmış, Fırat Nehri'nin doğu yakası açısından atmak istediği adımların atılması kolaylaşmış olacaktır.

Son günlerde Irak'ın Sincar bölgesindeki PKK varlığının sonlandırılmasına yönelik olarak Irak ve Türkiye'nin yaptığı ortak çabaların sonuç vererek, PKK'lı teröristlerin bu bölgeden çekildiklerini duyurmaları önemli bir göstergedir.

Ancak çekilen teröristlerin nereye ve hangi alana gittiklerinin dikkat ve titizlikle takip edilmesi elzemdir.

Bir kısım iddialara göre bu teröristleri Sincar'dan çekilerek Hakkâri ve Şırnak sınır hattına doğru kaymaya başlamıştır.

Bu esnada TSK'nın Irak'taki terör odaklarına yönelik başlattığı operasyonlar hızlandırılmış ve sınırlarımızdan 15 kilometre içeriye kadar girilerek, Irak topraklarında geçici bazı üs bölgeleri kurulmaya başlanmıştır.

Bu adım şüphe yok ki olumlu ve doğrudur ancak yeterli değildir.

PKK açısından sadece üslenme için değil, psikolojik ve imaj açısından da merkez konumunda olan Kandil'e kadar gidilmesi ve Türk Bayrağı'nın burada da dalgalandırılması mutlaka gerçekleştirilmelidir.

Aynı zamanda Sincar'da yaşanan süreç yakından takip edilmeli, PKK buradaki varlığını sonlandırdığını iddia etse de kendi ideolojisi ve yaklaşımları çerçevesinde kurdukları sözde yerel yapılanmalara karşı da uyanık olunmalıdır.

Irak hükümetinin özellikle bu konuda uyarılmalarında fayda vardır, zira Sincar bölgesi Irak anayasasına göre tartışmalı olarak adlandırılan sınırlar içerisindedir ve Barzani'nin yaptığı sözde referandum sonrasında Irak merkezi hükümeti tartışmalı bölgelerin kontrolünü kendisi sağlamaya koyulmuştur.

Dolayısıyla Sincar'da sadece Irak merkezi hükümetine ait güçlerin varlığının kabul edilebileceği beyanı kararlı bir şekilde Iraklı yetkililerle paylaşılmalıdır.




 


Diğer Makaleleri

- FRANSA'NIN TÜRKİYE KARŞITI EYLEMLERİ ARTIYOR / Tarih : 2018-04-25 09:36:39
- BÖLGESEL HAMLELER VE TÜRKİYE'NİN KARARLILIĞI / Tarih : 2018-04-20 09:54:01
- SURİYE'DE OYUN YENİDEN KURULMAK İSTENİYOR / Tarih : 2018-04-16 09:05:55
- ORTADOĞU'DA YENİ HESAPLAR / Tarih : 2018-04-09 08:55:39
- ABD VE FRANSA'NIN TUTUMUNU NASIL OKUMALIYIZ? / Tarih : 2018-04-02 09:34:16
- RUSYA GERÇEKTE NEDEN HEDEFTE? / Tarih : 2018-03-30 09:10:50
- AFRİN SONRASI ORTADOĞU'DAKİ YENİ DÖNEM / Tarih : 2018-03-23 08:18:25
- Dünya'da Güçlü Liderlik Dönemi Başladı / Tarih : 2018-03-21 08:03:36
- TÜRK MİLLETİ'NİN ŞAHLANIŞI / Tarih : 2018-03-18 09:01:19
- YUNANİSTAN SALDIRGANLIĞINI ARTIRIYOR / Tarih : 2018-03-16 08:08:45
- BU KEZ OYUNU TÜRKİYE KURUYOR / Tarih : 2018-03-12 08:21:03
- Dünyada Son Dönemde Yaşananlar Neyin İşareti? / Tarih : 2018-03-07 08:09:19

Diğer İsmail Özdemir Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »