Ortadoğu Gazetesi

Çöl kaplanı Ömer Muhtarın esir edilmesi ve şehadeti...

İhsan Muslu / 2018-04-05 09:16:28

11 Eylül 1931...

Ömer Muhtar ve yanındaki bir kısım mücahidin Sılanta mevkiinde bulunan 

Hz. Muhammed (S.A.V.)'ın sahabelerinden ''Sidi Rafi'' hazretlerinin kabrini ziyaret etmeye karar verdikleri zaman İtalyanların tuttuğu bölgenin içersine girmişlerdi. 

İtalyan istihbaratı onun varlığını haber almıştı. 

Vadiyi her yönden saran kuvvetlerin oluşturduğu çemberi yarmanın imkanı yoktu. Mücahidler son nefeslerine kadar çarpıştılar. 

Son anda Seydi Ömer'in de atı vurulup yıkıldı ve onu yere düşürdü. 

Ama bu yetmişini geçkin ihtiyar aslan yılmadı, 

kendini toparlayıp tüfeğini ateşlemeye devam etti. 

Elinden yaralananınca tüfeği diğer eline aldı. 

Artık yapacak bir şey kalmayınca, askerler üzerine çullandılar ve onu esir ettiler. 

Önce Suse'ye sonra Bingazi'ye 60 km uzaklıktaki Suluk'a götürüldü. 

Burada İtalyan birliklerinin genel kumandanı Graziani'nin karşısına çıkartıldı. 

Bu görüşmedeki tavırlarından etkilenen general onun hakkında şunları yazacaktır; 

''Odama girdiği andan çıkıp gittiği ana kadar onun vakar ve haysiyetine son derece hayranlıkla bakıp durdum. 

Onun tavır ve davranışlarını çok beğendim ve hayran kaldım.''

Graziani, hatıralarında Ömer Muhtar hakkında şunları demekten kendini alamaz. ''Ömer Muhtar inancına, akidesine son derece bağlı bir adamdı. 

Onun bu inancına saldırmaya kalkışana kim olursa olsun büyük bir heyecan ve azimle karşı koyardı. 

O, vatanına saldıranlara karşı da korkusuzca savaşıyordu. 

Vatanına yapılacak herhangi bir saldırıyı karşılıksız bırakmayı kabullenecek bir şahsiyet değildi.'' 

''O karşısındakine anında cevap verecek üstün bir zekaya sahipti. 

Aynı zamanda Ömer Muhtar ileri seviyede dini kültüre sahipti. 

Onun kesin tavırlı bir huyu vardı. 

O, dinine ait hiçbir şeyi ihmal etmeyecek ve dinini herhangi bir maddi menfaat karşılığında satmayacak üstün bir kişiliğe sahipti. 

Dünyevi hiçbir çıkar peşinde olmayan bir kişiydi. 

Üstelik hayli fakir bir adamdı. 

Din ve vatan sevgisinden başka hiçbir dünyevi şeye de malik değildi.'' 

''Ona canlı ve hazır bir zeka bahşedilmişti. 

Dini konularda iyi bir eğitim görmüş, hareketli,mütevazı ama tavizsiz...''

Mücahidlerin teslim olması teklifini red eden Ömer Muhtar, 

15 Eylül 1931 günü İtalyan sıkıyönetim mahkemesi tarafından göstermelik bir duruşmaya çıkarıldı ve Graziani'nin daha önceden emrettiği gibi idam kararı veren mahkemenin yüzüne şu tokadı savurdu; 

''Hüküm ve karar yalnız Allah'ındır. 

Sizin bu sahte ve uydurma hükmünüzün hiçbir geçerliliği yoktur. 

İnna lillah ve inna ileyhi raciun. 

''Biz Allah'ın kullarıyız ve sonunda ona dönücüleriz''.

Aynı gün, toplama kamplarından getirilen binlerce Libyalının gözleri önünde gayet sakin ve korkusuzca idam sehpasına çıktı. 

Fecr suresinin son ayetlerinden; 

''Ey huzura ermiş nefis! 

Razı edici ve razı edilmiş olarak Rabbine dön'' ayetleri dilinde virdi zebandı... Özgürlüğü için her şeyi göze aldığı yeşil dağlarına son bir kere daha baktı ve bir milleti yetim bırakarak ebed alemine doğru kanatlandı. 

Yer Suluk çarşısı idi.

Son olarak Muhammed Esed'in 1932'de Medine'de onun şehadetini haber aldığında ağzından dökülenleri nakledelim; 

''Ömer el Muhtar öldü ha...Şu Sireneyka aslanı, yetmiş şu kadar yaşına rağmen halkının özgürlüğü için yılmadan sonuna kadar savaşan Ömer el Muhtar öldü demek...

On uzun yıl boyunca, on uzun ve çileli yıl boyunca en modern silahlarla donatılmış mekanize birliklerle, uçaklarla, topçu bataryalarıyla takviye edilmiş düşman ordularına, kendinden en az on kat daha kalabalık İtalyan kuvvetlerine karşı halkın umutsuz direnişine bayrak olan Ömer el Muhtar...

Piyade tüfeklerinden ve birkaç attan başka bir şeyleri olmayan, 

yarı aç mücahidlerinin başında kocaman bir esir kampına dönüştürülen bir ülkede son kurşununu sıkıncaya kadar umutsuz bir gerilla savaşı sürdüren koca Ömer el Muhtar...''

***

Ömer Muhtar'ın son sözleri:

Bana gelince ben cellatlarımdan daha uzun yaşayacağım.

Biz asla teslim olmayız ya kazanırız ya ölürüz.

Çocuklarınıza sütle birlikte Kurandan öğütler verin boyları büyürken 

kalplari ve bakış açılarıda büyüsün.

İmanımız için savaşmalıyız bunun için başka bir yolu yok.

Bir kişinin dışında bütün insanların cehenneme gireceğini bilsem o bir kişinin kendimin olmasından korkarım bir kişinin dışında tüm insanların cennete gireceğini bilsem cennete gidecek o bir kişinin kendim olmasını arzu ederim.

''Kim abdestli olduğu halde abdest tazelerse, 

Allah bu sebeple kendisine on misli sevap yazar.'' 

(Tirmizi)

-----------




 


Diğer Makaleleri

- Orhan Çelebi'nin Ölümü... / Tarih : 2018-05-26 09:14:51
- Piri Baba... / Tarih : 2018-05-25 09:35:06
- Ebu'l-leys es-Semerkandi... / Tarih : 2018-05-20 09:43:00
- Üveysilik Yolu... / Tarih : 2018-05-04 09:12:31
- Nureddin Mahmud Zengi.... / Tarih : 2018-05-03 09:35:53
- Ebediyet Yolculuğu... / Tarih : 2018-05-02 09:18:57
- ''Halit Paşa...'' / Tarih : 2018-05-01 09:00:44
- Danişmentliler... / Tarih : 2018-04-30 09:31:09
- İbn-i Mace... / Tarih : 2018-04-29 09:50:02
- Hocazade... / Tarih : 2018-04-28 09:41:01
- Ragıb Efendi... / Tarih : 2018-04-27 08:58:01
- İbnu'l Heysem... / Tarih : 2018-04-26 09:15:47
- Ketencizade Mehmet Rüşdi Efendi... / Tarih : 2018-04-25 09:32:42
- Kalb İncitmekten Sakın... / Tarih : 2018-04-24 09:48:30
- Fedek.... / Tarih : 2018-04-24 09:47:58
- Müstekim zade Süleyman Sadeddin Efendi... / Tarih : 2018-04-22 09:57:57
- Müstekim zade Süleyman Sadeddin Efendi... / Tarih : 2018-04-22 09:57:54
- Müstekim zade Süleyman Sadeddin Efendi... / Tarih : 2018-04-22 09:57:50
- Ebü'l-Hasan Büşenci... / Tarih : 2018-04-21 09:06:16
- Dinimizde istişarenin önemi... / Tarih : 2018-04-20 09:51:01

Diğer İhsan Muslu Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »