Ortadoğu Gazetesi

Dünya'da saflar değişiyor…

Mustafa Ertekin / 2018-04-14 10:17:23

Dünya iletişim ve ticaret alanında küreselleşirken, egemen olma ve güç yarışında safların ayrışmaya başladığını görüyoruz.

Böyle bir ayrışmayla gelecek nesillerinde bizler gibi soğuk savaş dönemlerini görebileceğini düşündürüyor.

***

İki kutuplu dünya'dan uzaklaştığımız düşünülürken, son dönemde hızlanarak artan enerji kaynaklarının kontrolü ve askeri üstünlük konusundaki egemen olma yarışı sıcak çatışmalara sahne olmaktadır.

***

Mesele, şimdilik ABD-Rusya ekseninde değerlendirilse de, Arka planda işleyen ekonomik güç dengelerinin aktörleri Çin ve Hindistan'ı göz ardı etmemek lazım.

Başkan Trump'ın denizlere hâkim olma manevralarına karşı duran Çin'in Suriye meselesinde denizlerde tatbikata katılması güç yarışında yeni aktörlerin rol aldığını gösteriyor.

***

ABD Başkanı Trump'ın kalorisi düşük twiter diplomasisi karşısında Rusya-Çin-İran'ın yaptığı çıkışlar ile ABD'nin yanında saf tutan Fransa-İngiltere gibi oyun kurucu ülkeler konunun Suriye'yi aşan küresel bir güç yarışı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

***    

Ortadoğu'da kurulan sahneden dünyaya mesaj veren aktörlerin asıl amacı ülkelerin topraklarını değil, stratejik konumlarını, enerji havzalarını ve zenginliklerini kontrol etmektir. 

Amerika'nın okyanus ötesinden gelip Esad'ı terbiye etmek veya halkının sosyal seviyesini yükseltmek gibi bir hedefi yoktur. ABD o bölgedeki petrollerin Akdeniz'e kolay ulaşabilmesi ve ülkelerin kaynaklarının Amerikan çıkarlarına y-uygun işlemesi için oradadır.

***

Rusya ise Akdeniz'e çıkış hayalinin gerçeğe dönüşmesiyle o bölgede kalıcı olmasının teminatı gördüğü Esad'a destek vermektedir.

Bölgede PYD gibi "teröre bulaşan Kürt grupların" bu ülkeler tarafından desteklenmesi rezaletinin arka planında Emperyal güçlerin hizmet ve bekçi görevi verecekleri uşak arayışlarından kaynaklanmaktadır.

*** 

Suriye düellosuna gelince; Guta'da yaşanan insanlık dramının ve kimyasal silah kullanıldığı yöndeki iddialara iki açıdan bakmakta fayda var.

Şam rejimi gaddar hatta varil bombalarıyla halkına teröristçe saldırılarda bulundu.

Ülkenin üçe beşe parçalanmasında Esad'ın elbette ağır kuruları var.

***

Ancak, ABD'nin Suriye'ye müdahale için ifade ettiğim gerekçeleri kullanmayıp, sadece "kimyasal silah" kullanıldığı iddialarından yola çıkması şüphelidir.

***

Çünkü ABD bir taraftan kimyasal silah konusunda "delil araştırıyoruz" derken, diğer taraftan Trump'ın Kimyasal silah gerekçesiyle "füzeler yolda geliyor" açıklaması insan aklıyla alay etmektir.

Bu yöntem Irak'ta Saddam'a karşı da kullanılmıştı. Saddam'ın ölümünden sonra "kimyasal ize rastlanmadı" açıklamaları garip gelmiyor mu?

***

Öte yandan ABD'nin kankası Fransa, Macron'un ağzından "kimyasal deliller" elimizde açıklaması yaptı. Eğer deliller Fransa'nın elindeyse BM'ye ve ABD'ye neden vermiyor?

Suriye serüveninde İngilizlerin Proje mimarı olarak sahaya çıkması ve İsrail'in Lübnan üzerinden tacizleri meselenin Suriye halkına özgürlük getirmek değil, bölgede işleyen planın uygulama aşamasına geçildiğinin işaretleri değil mi?

*** 

Uluslararası kurallar ve insanlık etiği elbette kimyasal silah kullanımını ve eziyeti suç sayıyor.

Ancak, Suriye'nin kirli sicilinin önyargıları ile hareket edip Ortadoğu'da gizli hayallerin sahneye koyulması konusunda dikkatli olmak gerekir.

***

Amerikalıların meşhur bir sözü var;

"Amerika'nın dostu da, düşmanı da olmaz, sadece Amerikan çıkarları olur" derler.

ABD Suriye'de tamda bu sözün gereğini yapmaktadır. 

***

Amerika, İngiliz, Fransız ve İsrail yapımı "büyük planın" konusu Ortadoğu'da özgürlük alanlarının genişletilmesi değil, "Büyük hayallerin" gerçekleşmesi senaryosudur. 

Zaten izah etmek istediğim özet budur. 

***

Bu sebeple Türkiye Suriye derinliklerine indikçe senaristlerin sahneleyeceği film değişecektir. Çünkü amaçları filmin sonundaki çıkarlardır.

Önemli olan senaryonun Türkiye bölümünde kurulan hayallere karşı "milli ve yerli" bir dik duruşun sergilenmesi olacaktır.

Türkiye ve Türk milleti bu karalılığı mutlak ortaya koyacaktır.

Dünya'da saflar değişirken, Türkiye'nin tercihi "tarihi hakikat ve Milli duruş" esaslı olmalıdır…

***

Amerika ve İttifakı Ortadoğu'da tehlikeli bir oyun oynarken, Başkan Trump'ın kendini çekiç, dünyayı da çakılacak çivi gibi görmekten vaz geçmediği sürece; ya Başkan çekici kendi eline vuracak, ya da savaş naraları ile çakılan çiviler dünyayı kana boğacak…

Bu hamlenin insanlık için ne yararı olacak merak ediyor insan? 

  




 


Diğer Makaleleri

- Alın Teri… / Tarih : 2018-05-20 09:45:36
- YENİKAPI RUHU... / Tarih : 2018-05-19 09:46:27
- Gizli plan ve Irak seçimleri … / Tarih : 2018-05-18 09:31:33
- Kanlı Oyun... / Tarih : 2018-05-17 09:16:24
- Türkiye'nin seçimi… / Tarih : 2018-05-15 10:23:01
- Bu Akıl, Kimin Aklı? / Tarih : 2018-05-14 09:42:48
- ABD ve Amerika… / Tarih : 2018-05-12 09:24:47
- Ekonomi ve "karanlık" siyaset… / Tarih : 2018-05-11 08:42:43
- Şer üçgeni… / Tarih : 2018-05-10 09:08:02
- KİMİN SÖZCÜ'SÜN? / Tarih : 2018-05-09 09:33:17
- İnce Formül... / Tarih : 2018-05-08 09:18:20
- Cumhur ittifakı, millet aklı… / Tarih : 2018-05-07 09:41:32
- CUMHUR'UN SEÇİMİ... / Tarih : 2018-05-06 10:30:47
- MİLLİ MİLAT… / Tarih : 2018-05-02 09:21:19
- ÇATI ÇÖKTÜ… / Tarih : 2018-04-30 09:32:51
- İyi maskelenen "kötü" işler… / Tarih : 2018-04-29 09:51:40
- "Abidik gubidik" işler… / Tarih : 2018-04-26 09:18:15
- Dört benzemez ittifakı… / Tarih : 2018-04-25 09:34:26
- CHP'nin "Güneş motel" taktiği… / Tarih : 2018-04-24 09:50:00
- SÖZ MİLLETİNDİR… / Tarih : 2018-04-20 09:52:32

Diğer Mustafa Ertekin Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »