Ortadoğu Gazetesi

Ege ve Doğu Akdeniz'de Fiili Durum Yaratma Hesapları Arttı

İsmail Özdemir / 2018-04-18 10:07:09

Türkiye'nin Suriye'de birbiri ardına kendisine yönelen milli güvenlik tehditlerini yerinde bertaraf etmeye yönelik attığı adımlar, kendisini bu topraklara ait olmamakla beraber bölgenin hamisi olarak kabul edenlerin hesaplarını ters yüz etmişti.

Görünen yüzünde Zeytin Dalı Harekâtı sadece Afrin'i terörist unsurlardan temizlemeyi ve bölgenin huzur iklimine kavuşmasını sağlamış olsa da, görünmeyen surette ise sınırların yeniden çizilmesine dayalı planların bir bakıma tam da kalbine saplanılan bir hançer oldu.

Çünkü Ortadoğu'da sınır değişikliği hesaplarının en mühim başlığı olan "Akdeniz'e uzanan koridor kurma" hayalinin bitirileceği yer Afrin'den uzanacak hatla tesis edilmiş olacaktı.

Dolayısıyla PKK/PYD terör örgütünü destekleyerek böylesi bir sonuca ulaşmak isteyenler açısından Afrin'in düşmesi demek, Menbiç'in de elde tutulamaması demekti.

Zaten Menbiç konusunda ABD'nin bir taraftan Türkiye ile anlaşma zemini arayıp, öbür yandan bölgeye yeni askerler sevk etmesi, Fransa'nın da Cumhurbaşkanlığı sarayında PKK/PYD'li teröristleri ağırladıktan hemen sonra aynı yerlere ve Suriye'nin kuzeyine asker göndereceğini duyurmasının ana gerekçesi de burada yatmaktadır.

Ancak PKK/PYD koç başılığında oluşturulmak istenilen terör koridoru anlamında hamle üstünlüğünü kaybeden ülkelerin, Doğu Guta bölgesindeki Duma kentinde kullanıldığı iddia edilen kimyasal silah bahanesiyle Suriye rejimine askeri saldırı düzenlemeleri, kayıpları telafi edebilmek adına kurgulanmak istenilen oyunun yeni senaryosu olarak görüldü.

Meşru bir zemin yaratma çabası Esad rejiminin kimyasal silah kullandığı yönündeki bilgilerle desteklenip, IŞİD sonrası açısından ABD, Fransa ve İngiltere'nin bölgeyle alakalı ortak çabaları için yaratılmış bir fırsat haline geldi.

Bütün bunlar olup biterken dikkat edilmesi gerek bir başka konu ise aynı ülkelerin giderek artan oranda sadece kara sınırlarımızda değil, batı ve güney deniz sınırlarımız boyunca da askeri varlıklarını artırmaya başlamasıdır.

Nitekim Suriye, Irak, Lübnan yahut Filistin gibi Ortadoğu'nun esas meselelerini oluşturan sorun alanlarının konuşulduğu bir gündemde Doğu Akdeniz'in yaşananlardan bağımsız olarak değerlendirilmesi özellikle de gelinen noktada söz konusu olamayacaktır.

Kaldı ki Suriye'de, Türkiye ne zaman bir adım atmak istediyse Kıbrıs, Doğu Akdeniz ve Ege'de Güney Kıbrıs ile Yunanistan'ın provakatif eylemlerinin görülerek tecrübe edilmesinin tesadüfi olmadığını ifade etmemiz gerekir.

Bununla bağlantılı olarak Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ın kendi kabulleriyle, Türkiye'ye tek başlarına güç yetirecek olmadıklarının farkında oldukları da ortada olduğundan özellikle AB ve ABD'nin perde gerisinden yürüttüğü planlarını uygulamaya koydukları dikkatlerden kaçırılmamalı.

Ana amaç Türkiye'yi Suriye'de yürütülecek hesapların dışında tutabilmek adına Yunanistan ve Güney Kıbrıs'la meşgul hale getirmek olsa da, diğer yandan Ege ve Akdeniz'deki egemenlik haklarımıza yönelik olarak giderek artan bir etkiyle yeni mütecaviz girişimlerin var olduğu açıktır.

Şimdiye kadar Ege Denizi'ndeki tartışmalı olarak kabul edilen, ada, adacık ve kayalıklarla ilgi Yunanistan'ın oldu-bitti amacı taşıyan eylemlerine tanık olsak bile, gelinen noktada AB'nin de sahaya inmeye başladığını gösteren gelişmeler vardır.

Bunların başında da Yunanistan'ın, bazı AB programları üzerinden Kardak başta olmak üzere, Ege Denizi'nde egemenliği kendisine devredilmemiş çok sayıdaki toprağı AB NATURA 2000 Çevre Koruma Programı kapsamına aldırması geliyor.

Böylelikle Yunanistan, malum bölgede bulunan ada, adacık ve kayalıkları sanki kendi yükümlülüğü altındaymış gibi göstererek, AB'den alacağı destekle beraber aynı sahalarda doğal yaşamın korunması görüntüsü vererek AB ile ortak denetimler gerçekleştirip, tesisler kurmayı amaçlıyor.

Bu durum aynı zamanda güvenlikle alakalı yaklaşımları da beraberinde getirecek, AB ile Yunanistan arasındaki ortaklık doğal yaşamın korunması bahanesiyle Türkiye'nin egemenlik haklarının elinden alınmasına varabilecektir.

Diğer yandan bu gelişmeye paralel olarak AB'nin geride bıraktığımız yıl kurduğu ve adına PESCO adı verilen Avrupa Ortak Ordusu'nun yakın bir süre içerisinde Ege Denizi'nde Yunanistan'a destek vermek üzere bölgeye savunma güçlerini göndereceği iddia edilmektedir.

Kuruluşundan bu yana PESCO'nun neredeyse ilk askeri eyleminin Ege Denizi'nde görülecek olması oldukça manidardır.

Benzer çabaların Yunanistan gibi AB'ye üye olan Güney Kıbrıs açısından da sergilenmesi kuvvetli bir ihtimal olarak görülmelidir.

Kaldı ki bununla alakalı Rumların yoğun bir gayret sarf ettikleri, Kıbrıs etrafında yapılmaya çalışılan hukuka aykırı sondaj faaliyetleriyle beraber gün yüzüne çıkmış, kendisini göstermiştir.

Türkiye güney sınırlarında oluşturulmaya çalışılan terör tehdidine paralel olarak batı ve güney deniz alanlarından da kıskaca alınmak istenmekte, bununla da kalmayıp, yaratılmak istenilen fiili durumlarla egemenlik haklarına açıkça saldırı düzenlenmektedir.

Tıpkı Suriye'de olduğu gibi Ege ve Akdeniz'de yaşanan gelişmelerin de dikkatle takip edilmesi ve aynı kararlılığın deniz sahalarımızda da makul vesilelerle dost ile düşman çevrelere gösterilmesi giderek artan bir zorunluluk haline geliyor.

Zannedilenin aksine Yunanistan yalnızca sözlü kışkırtma eylemlerinde bulunmuyor, kendisine biçilen rolü oynarmışçasına eylem düzeyinde de tahrik edici tutumuna ivme kazandırmayı ne yazık ki sürdürüyor.

Oysa aynı Yunanistan ciddi bir ekonomik krizle hala boğuşmaya devam ederken, alacağı kredi ve ekonomik yardımlar karşılığında kamu varlıklarını 100 yıllığına başka ülkelerin insafına terk etmişken, Türkiye'nin kuklaya değil, kuklanın iplerini elinde tutan asıl güce odaklanması gerektiği karşımızda bulunuyor.




 


Diğer Makaleleri

- FRANSA'NIN TÜRKİYE KARŞITI EYLEMLERİ ARTIYOR / Tarih : 2018-04-25 09:36:39
- BÖLGESEL HAMLELER VE TÜRKİYE'NİN KARARLILIĞI / Tarih : 2018-04-20 09:54:01
- SURİYE'DE OYUN YENİDEN KURULMAK İSTENİYOR / Tarih : 2018-04-16 09:05:55
- ORTADOĞU'DA YENİ HESAPLAR / Tarih : 2018-04-09 08:55:39
- ABD VE FRANSA'NIN TUTUMUNU NASIL OKUMALIYIZ? / Tarih : 2018-04-02 09:34:16
- RUSYA GERÇEKTE NEDEN HEDEFTE? / Tarih : 2018-03-30 09:10:50
- TERÖRLE MÜCADELEDE KANDİL VE SİNCAR'IN ÖNEMİ / Tarih : 2018-03-28 09:46:14
- AFRİN SONRASI ORTADOĞU'DAKİ YENİ DÖNEM / Tarih : 2018-03-23 08:18:25
- Dünya'da Güçlü Liderlik Dönemi Başladı / Tarih : 2018-03-21 08:03:36
- TÜRK MİLLETİ'NİN ŞAHLANIŞI / Tarih : 2018-03-18 09:01:19
- YUNANİSTAN SALDIRGANLIĞINI ARTIRIYOR / Tarih : 2018-03-16 08:08:45
- BU KEZ OYUNU TÜRKİYE KURUYOR / Tarih : 2018-03-12 08:21:03
- Dünyada Son Dönemde Yaşananlar Neyin İşareti? / Tarih : 2018-03-07 08:09:19

Diğer İsmail Özdemir Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »