Ortadoğu Gazetesi

Bahar Sarhoşluğu Bölünme Getirir!

Şükrü Alnıaçık / 2018-04-25 09:34:55

Karşıda süreç şöyle işliyor:

"Seküler yeni"ciler olan CHP, HDP ve İP, alabildiği en çok oyu alacak adaylarla seçime katılacak. 

Mesela Büyükerşen aday yapılacak ve CHP % 25 limitini zorlayacak. HDP 10'u korumaya çalışacak, SP ve DP desteğiyle İP de 5-10 puan alacak!.. Hesap böyle…

"Dindar yenici" SP'nin bir de "Vaftizci Yahya" misyonu var! 

Karamollaoğlu fazdan çok "toprak hattı"na bağlandığı için dokunduğu yeri adeta "teyemmüm"lüyor. 

Böylece bir ucunu HDP'nin, diğer ucunu CHP'nin tuttuğu müşterek sandığın gusül abdesti hususunda cami cemaatini ferahlatıyor! 

Muhtemelen: "İmam CHP'yi severse, cemaatin HDP'yiöpeceğini" düşünüyor. 

Bitti mi? 

Hayır bitmedi!.. En iyi ihtimalle "45" oldu. 

AKP'nin Kürtçü kanadını HÜDA-PAR'la birlikte konsolide etmek üzere, AKP'den oy koparacak bir "Yenici" daha lâzım. 

O da Abdullah Gül olacak!..

Ne için? AKP'yi ve Türkiye'yi "MHP'lişen" Erdoğan'dan kurtararak AKP'nin kodlarındaki "Atlantik Baharı"na geri döndürmek için… 

Yani FETÖ'lü "Türk Baharı"nı geri getirmek için…

Daha açık söyleyelim:

"Kürdistan'ı kurmak için!..."

Hamaset yapmıyorum, korku edebiyatı yapmıyorum. Klasik "bölünme sendromu"ndan da tamamen uzağım. 

Yakın olduğum tek gerçek, ABD-İngiltere-İsrail üçlüsünün "Kürdistan'ı kurabilmek için Erdoğan'ı devirmeye çalıştığı"dır.

***

 

HANGİ KIŞIN BAHARI?

Bahar, statükoyu karakış olmakla suçlamak için uydurulmuş bir soğuk savaş silahıdır!

Türkiye için "bahar" demek, bin yıllık kardeşlikten, Malazgirt ruhundanayrılmak ve "bölünmek" demektir. 

Kalem mesaimin ilk yıllarında: "Ölümüne Statükocuyuz!.." diye bir yazı yazmıştım. 

Makro siyasette "statü" = "state" yani devlet demekti.

O yazı, anayasanın ilk üç maddesinin, devletin statiğinin, cumhuriyetin temellerinin saldırı altında olduğu yıllarda yazılmıştı. 

"Statükoculuğun" dünyanın her yerinde her zaman ve her işte zararlı olmadığını anlatmaya çalışıyordum. 

Statüko, komşunun doyumsuz keçilerini rahatsız eden "bağ duvarı"ydı mesela…

Statüko, bir genç kızın öz muhafazası altındaki "bekâreti"ydi… 

Ulusal devletin hava sahası, milli sınırlardaki "mayın tarlası"ydı. 

Statüko bozulduğu zaman memleket yolgeçen hanıoluyordu!

Kılıçdaroğlu'nun, Onur Öymen'i harcamak pahasına "Dersim"cilik, Abdullah Gül'ün Malazgirt'i yemek pahasına "Norşin"cilik yaptığı günlerdi. 

Elden düşme vatansız Marksistler, FETÖ tarafından panel panel dolaştırılarak öttürülüyor, "Yeni Türkiye"yi anlatıyordu.

Bu yüzden 2010 referandumu adım adım yaklaşırken biz, "ölümüne statükocuyuz" diyorduk.

Aptal avcılarının, liberal kekliklerinden oluşan bahar korosuna katılmıyorduk.

***

 

BİR KEZ DAHA "ÖLÜMÜNE STATÜKOCU"YUZ!

Türk devlet felsefesinde "il tutmak" hem "barışı sağlamak" hem de "devlet kurmak" anlamına geliyordu. 

İl, hem devlet hem de barış demekti. 

Statükonun bozulması, "ilin bozulması" anlamına geliyordu.

Bilge Kağan'ın "üstte gök çökmedikçe, altta yer yarılmadıkça" kimsenin bozamayacağını ileri sürdüğü "il" işte bu siyasi "statüko"ydu.

"Statüko"nun Latince de de benzer felsefi zeminleri okşayan bir karşılığı vardı.

Kelimenin 14. yüzyıl Latincesindeki kullanımı "in statu quo res erant ante bellum" (olgunun savaştan önceki durumu) biçimindeydi. 

Yani statüko batıda da "barış" demekti. 

Berkeley ve Kaliforniya Üniversitelerinin ünlü rektörü Clark Kerr'ün "statüko"yla ilgili olarak literatüre geçen sözü de oldukçaanlamlıydı: 

 "Statüko, karşı çıkılamayacak tek çözümdür." (The status quo is the only solution that cannot be vetoed) 

Biz bu akademik ifadeyi: "Yeni Türkiye'nin mevcut Türkiye'yi mumla aratmayacağı ne malum?.." şeklinde sokağın diline çevirebilirdik. 

Nitekim 12 Eylül 2010 Anayasa Referandumunda statükonun ABD ve FETÖ lehine bozulmasından sonra ülkemizde yaşanan garip olaylar, bazı durumlarda "statükocu"luğunen büyük şerefolduğunuherkesegöstermişti. 

***

 

"BİLMEDİĞİN İÇİN, YANILDIĞIN İÇİN…" (BİLGE KAĞAN)

Kandırılamayan neferlerden olmak bizim için yeterli bir gurur kaynağıdır.

Ancak bugün yine keçinin inatla yeşile gittiği gibi ihtiras sahipleri bir alamete binmiş; kıyamete doğruyol almaktadır!

Recep Tayyip Erdoğan'ın:

a) Gezi olaylarında Yugoslavya'nın Miloseviç'ine… 

b)MİT TIR'ları ve 15 Temmuzsüreciyle, Irak'ın Saddam Hüseyin'ine, 

c) İkisinde de başarılı olmayınca Sudan'ın Hasan El Beşir'ine benzetilmesi çabaları da bizim akl-ı evvelleri uyandıramamıştır!

Oysa her üç ülkenin de akıbeti "bölünmek" olmuştur.

ABD'nin 1. Körfez Savaşındaki hedefi Irak Kürdistan'ı, 2. Körfez Savaşındaki vizyonu Türkiye Kürdistanı, Suriye İç Savaşındaki misyonu da Suriye Kürdistanı'nı kotararak, sonunda Büyük Kürdistan'ı kurmaktır. 

Bu yüzden, taşların, sınırların yerli yerinde durması için Türk Devletinin ölümüne statükocu olması, hem milli bir vecibe hem de ilahi bir farzdır!




 



Diğer Makaleleri

- "Atatürk Kimdi Dede?" / Tarih : 2018-07-16 09:58:05
- Ocak İçin Onurdur / Tarih : 2018-07-14 10:11:00
- "Su Uyur; Dolar Uyumaz!.." / Tarih : 2018-07-13 10:02:53
- Srebrenitsa Bize Neyi Anlatıyor? / Tarih : 2018-07-12 09:36:41
- Millî Eğitim + Millî Savunma = Millî Bekâ / Tarih : 2018-07-11 09:54:51
- Yargısı "Bağımsız" Civcivler!.. / Tarih : 2018-07-10 09:51:58
- "Siz Dışardan Biz İçerden!.." / Tarih : 2018-07-09 09:54:28
- Mistik Jakoben Tabuları! / Tarih : 2018-07-07 09:43:09
- Özür, Yerine ve Şekline Göre Erdemdir / Tarih : 2018-07-06 09:53:08
- 24 Haziran'da Millet Neyi Önledi? / Tarih : 2018-07-04 09:37:56
- Yurt Dışında 24 Haziran Kırılmaları!.. / Tarih : 2018-07-02 09:29:16
- İhanete Atılan Feraset Golü!.. / Tarih : 2018-06-30 09:33:57
- Muhasebe! / Tarih : 2018-06-29 10:29:36
- Gaflet, Dalâlet ve Hıyanet! / Tarih : 2018-06-28 09:19:28
- SEÇİM NOTLARI - II / Tarih : 2018-06-27 09:38:50
- SEÇİM NOTLARI… / Tarih : 2018-06-26 09:34:35
- Sahadan… / Tarih : 2018-05-25 09:37:30
- Sahanın En Kötüleri! / Tarih : 2018-05-24 09:00:08
- Gerçek Düşmanlar: Eyyamcılar!.. / Tarih : 2018-05-23 09:19:03
- Biz Ülkücüyüz! / Tarih : 2018-05-22 09:38:15

Diğer Şükrü Alnıaçık Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »