Ortadoğu Gazetesi

Türk'ün Tarihi Misyonu Ve Mazi Ati Köprüsü

Cafer KARDAŞ / 2018-05-03 09:37:22

Maziden aldığımızı atiye temel dinamikleriyle birlikte aktarmak!.

Sadece geçmişe takılıp kalmamak!.

Geçmişten ders çıkarmak ve geleceği yeniden inşa etme gayreti içerisinde bulunmak !.

İşte Türk milliyetçilerinin ve Türk İslam Ülkücülerinin temel vazifesi!.

Tabiki kutlayacağız!

Yapılan ihanetleri, yaşanan gelişmeleri unutmayacağız!!!

Lakin ders çıkararak biz neler yapabilir neleri yeniden inşa edebiliriz asıl gayemiz bu olmalıdır!

Evet 3 Mayıs!..

Türk'ün şanlı bayramı!.

Maziyi ele alacağız ve elde ettiklerimizle atiye yol alacağız!.

3 Mayıs 1944, gönülleri Türklük ve Türkçülük ülküsünde birleşenlerin büyük acılara, dayanılmaz işkencelere ve bunalımlara, akıl almaz suçlamalarla, boynu bükük Bozkurtların maruz bırakıldığı kâra bir gündür!.

Kendi vatanında, milletine olan bağlılığı en açık ve berrak şekilde ifade eden insanlar maalesef bu sevgisinin bedelini en ağır şekilde ödemişlerdir:

"Öz yurtlarında garip öz vatanın da paryaca..!"

Türkçülerin verdikleri mücadele bugün bariz bir şekilde anlaşılmaktadır.

Dün Türkçüleri ve Türk milliyetçilerini en ağır şekilde yerden yere vuranlar, şimdilerde ise onlara hak vermenin zorunluluğunu yaşamaktadırlar.

- 3 Mayıs 1944; Türk milliyetçiliği hareketinin kendini aksiyon ve muhteva olarak ortaya koyduğu önemli bir çıkış ve dönüm noktasıdır.

- 3 Mayıs 1944; Türk milletine aşık olan, Türkçüler tarafından haykırışın en gür şekilde ortaya konduğu anlamlı bir günüdür.

- 3 Mayıs1944; Türk milliyetçilerine acımasızlığı yaşatanların karşısında "Çileler bizim rütbemizdir, bizim nişanımızdır" diyerek, her türlü olumsuzluk ve zorluk karşısında Türk milletine en derin sevginin tüm dünyaya ilan edildiği tarihi bir gündür.

- 3 Mayıs 1944; Türk'ün değer yargılarını, bizi biz yapan değerleri savunanları hapislere, tabutluklara hapsederek, beyinlerinin körleştiğini ispat edenlerin Türk milliyetçileri tarafından tescillendiği gündür.

- 3 Mayıs1944; Türk milliyetçiliği ülküsünü en sert haykıran H. Nihal Atsız'ın önderliğinde başlatılan kutlu savaşın, kutlu bir seslenişi ile haykırışı, zafer naralarıyla Türk'ün makus talihinin değiştiği gündür

Peki genel değerlendirme ile üzerimize düşen nedir?

Sadece Türk alemini değil ruhi hayat kaynağı olan bütün insanlığa bakış açımız nasıl olmalıdır?

 

 

Geçmişte iz sürülen ve hakimiyet serdedilen bütün coğrafya, Türk medeniyetinin çekilmesi ile kaosa sürüklenmiş ve o topraklara belirsizlik hakim olmuştur. Aynı zamanda kadim coğrafyanın müdavimleri de kan, göz yaşı, açlık, sefalet ve esarete mahkum olmuştur.

Türkiye'nin kendi iradesini hüküm sürdüğü topraklarda tamamlayacağı milli bir dönüşüm aynı zamanda bulunduğu coğrafyada Türk medeniyetinin de inşasını başlatacaktır.

Cemil Meriç'in daha geniş bir kavramla, "umran" sözü ile dillendirdiği geniş ülkünün gerekliliği "Umrandan Uygarlığa" adlı kitabındaki, küresel akımın temelini oluşturan Yunan/Helenizm yaklaşımının ihtiyar dev olarak tanımladığı ve zaafları olarak "ahde vefa, civanmertlik, merhamet" belirttiği hasletler, aslında Türk medeniyetinin esaslarını ifade etmektedir.

İşte Türk Medeniyeti, en çok da seciyesinde barındırdığı bu hasletlerden doğmuş, tarihe kök salmış ve ebediyete taşınması gereken bir ülküye dönüşmüştür.

Ahde vefa

Civanmertlik

Merhamet

Evet, Türk'ü Türk yapan, Türk'ün neden tarihte büyük bir medeniyet inşa ettiğini ortaya koyan esaslar bu özelliklerde gizlidir.

Türk medeniyetinin temeline baktığımızda bunun bir karakter ve şahsiyet bütünlüğü ile oluşturulduğuna şahitlik ederiz.

Yüksek bir onura sahip olmak, bağımsızlığa olan düşkünlük, adaleti anlayışın merkezine koymak, insana ve bütün canlılara değer vermek gibi hasletler Türk medeniyetinin asli unsurları arasında göze çarpar.

Tabi Türk medeniyeti tezinin, Türk toplumunun bütünü tarafından günümüzde yeterli ilgiyi görmemesinin temelinde insanımızın birbirini iyi tanımadığının olduğunu söylemek hiç de yanlış olmaz.

 

Türk medeniyetinin yarınlara taşınması gerektiğini net bir şekilde milli esaslarla anlamlandırabiliriz.

Anlamlandırmanın temelini ise yine Cemil Meriç'in Bu Ülke kitabında sunduğu pusulada buluyoruz.

Şuur pusulasında Cemil Meriç şu üç unsuru sıralar.

"Tarih şuuru

Milliyet şuuru

Kişilik şuuru"

İşte bu şuurlu yaklaşım neticesinde Türk medeniyeti yeniden ve daha kuvvetli bir şekilde inşa edilebilecektir.

 

Netice olarak diyebiliriz ki Türk Medeniyeti, Türk'ün tarihi misyonunu, atiye ait adalet temelli medeniyet tasavvurunu ve karakterinden taşıdığı ilmi, ahlaki tutumu ifade eden bir anlayışı ihtiva etmektedir!.

Bu itibarla 3 Mayıs ruhunun bizlere mazi ati köprüsünü kurabilecek hasletleri ve tarihi misyonumuzu faaliyete geçirecek bir adım olabilme vasfını hatırlatmasını canı gönülden arzu ediyorum!.

Selam saygı ve dua ile!.

 




 


Diğer Makaleleri

- NEDEN DEVLET BAHÇELİ?.. / Tarih : 2018-07-10 09:53:08
- SÖZ BİTTİ!. / Tarih : 2018-07-04 09:59:26
- AFFET BİZİ EYLÜL BEBEK!. / Tarih : 2018-07-02 09:30:06
- BOZKURTLARIN AHDE VEFASI / Tarih : 2018-06-27 09:37:18
- KUDÜS'TE KATLİAM VAR / Tarih : 2018-05-16 09:48:44
- TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİN YOL HARİTASI / Tarih : 2018-05-10 09:07:28
- DEİZM'İ UYANDIRAN FİTNELER / Tarih : 2018-04-27 08:59:29
- TÜRK MİLLETİ KENDİNE DÖN!.. / Tarih : 2018-04-17 09:23:00
- Bir Destandır Başbuğ Alparslan Türkeş / Tarih : 2018-04-04 09:42:10
- İMAN VE İMKANIN SAVAŞI / Tarih : 2018-03-19 07:55:42
- HİLAL'İN BİR UCU KANDİL'E DOĞRU / Tarih : 2018-02-28 09:01:58
- ŞEHİT FIRAT YILMAZ ÇAKIROĞLU / Tarih : 2018-02-20 07:57:47
- KÜFÜR VE TEVHİD'İN SAVAŞI / Tarih : 2018-02-13 07:43:16
- VATAN / Tarih : 2018-02-12 07:59:15

Diğer Cafer KARDAŞ Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9  İleri »