Ortadoğu Gazetesi

Orhan Çelebi'nin Ölümü...

İhsan Muslu / 2018-05-26 09:14:51

Osmanlı tahtının bir diğer adayı olan Şehzade Orhan, 
Konstantinopolis'te İmparator Konstantinos'un esiridir. 
Osmanlı'da iç karışıklığa sebep olma ihtimaline karşılık Osmanlı İmparatorluğu her sene Bizans'a yüklüce bir meblağ verip onu sınırları dışında tutmaktadır. 
Ancak Murad Han'ın ölmesi işleri değiştirir, 
tahta geçme sırasının kendisine geldiğini düşünür. 
Bu uğurda herkesle özellikle de Mehmed'le savaşmaya hazırdır.
Orhan Çelebi ya da Şehzade Orhan 1412'de doğmuş ve 29 Mayıs 1453, İstanbul'da ölmüştür. 
Beşinci Osmanlı padişahı I.Mehmet'in ''Çelebi Mehmet'' ağabeyi olan ve kız kardeşi Sultan Fatma Hanım ile birlikte Bizans'a rehin olarak yollanan Şehzade Kasım Çelebi'nin oğlu. 
Ali Şah, Cihan Şah, Vali Han ve Buğa Han isimlerinde Dört oğlu vardı.
Bizans İmparatorluğu sürekli Orhan Çelebi'yi Anadolu'ya gönderip ayaklanma çıkartma tehdidinde bulunuyor, 
bunun yapılmaması karşılığında Osmanlı'dan haraç alıyordu. 
Fatih Sultan Mehmed, bu parayı son iktidarı döneminde kesti.
Orhan Çelebi, İstanbul'un II.Mehmed tarafından kuşatılması sırasında 600 kadar adamı ile şehrin Osmanlıya karşı savunmasında yer aldı. 
Adamlarını Yedikule'nin deniz tarafındaki surları ile Yenikapı'ya doğru olan sur silsilesinde konuşlandırdı.
Ölümü:
Şehzade Orhan İstanbul düştükten sonra keşiş kılığında şehri terk etmeye çalışırken yakalanıp idam edildi.
Emir Süleyman Çelebi'nin oğlu olan ve 1420 yılında Bursa'da I.Mehmet tarafından gözlerine mil çektirilen Şehzade Orhan Çelebi ile karıştırılmamalıdır.
*** 
Şehzade Savcı'nın İsyanı:
Sultan Murad Hüdavendigar'ın şehzadelerinden Savcı Bey, 
1364 yılında dünyaya gelmiş ve babasına karşı saltanat iddiasına kalkışmış idi. 
Savcı Bey ve isyanı hakkında Türk, Bizans ve Latin kaynakları değişik hadiseler zikretmektedir. 
Ancak Türk kaynaklarının bu hususta ağır bastığı ve daha doğru bilgiler ihtiva ettiği görülmektedir.
Buna göre Murad Hüdavendigar, 1385 yılında Rumeli'de giriştiği askeri harekat için Edirne'ye gittiğinde, üç oğlunu da Anadolu vilayetlerinin muhafazasına bırakmıştı. 
Bayezid Kütahya'da, Yakub Çelebi Karesiili'nde, 
Savcı Bey ise, Bursa'da görevli bulunuyorlardı. 
Savcı Bey, hükümet merkezinde yalnız kalınca, 
hem gençliğinin hem de etrafını sarmış olan fesat erbabının tahrikleri ile yanlış yola sevk edilmiş ve nihayet babasına isyan ederek istiklal davasına kalkışmıştır. 
Rivayete göre, Rumeli'nin babasının idaresinde, 
Anadolu tarafının da kendi hakimiyetinde kalmasını istemişir. 
Böylece Bursa'da Osmanlı tahtına cülus eden Savcı Bey, 
hazineyi zabtederek adamlarına dağıtmış ve kendi adına hutbe okutmuş idi.
Murad Hüdavendigâr bu gelişmeler üzerine, 
ileri Rumeli harekatını keserek, vakit geçirmeden Gelibolu'dan Anadolu'ya geçti. Oğlunun isyanından ve istiklal davasından haberi yokmuş gibi davrandı. 
Savcı Bey'i, Biga taraflarında avlanmaya davet ederek, 
Bursa'dan çıkıp kendisini karşılamasını istedi. 
Babasının mektubunu alan Savcı Bey, asker toplayarak savaşa hazırlandı. Bursa'dan hareketle Kite ovasına geldi ve askerine harp nizamı aldırdı. 
Sultan Murad, Bursa'ya yaklaştığında, oğlunun Nilüfer Çayı'nın kenarında savaş tertibatı almış olduğunu gördü. 
Ancak Savcı Bey'in kuvvetleri, savaş ve cihad meydanında pişmiş olan Sultan Murad'ın gazileri önünde duramayarak perişan oldular. 
Ele geçirilen Savcı Bey babasının huzuruna getirildi. 
Kendisine yapılan nasihatlere küstahça cevaplar verdi; 
asi bir tavır takınarak, itaat ve inkıyat yolundan uzak kaldı. 
Padişaha karşı hoşa gitmeyen tavırlarda bulunmaya devam etmesi üzerine, merhamet olunmayarak gözlerine mil çekildi. 
Daha sonra da idam olundu. 

Bursa'da Osman Gazi türbesinde medfun bulunmaktadır.

Bu hadise Murad Hüdavendigar Hazretleri'ni son derece üzdü. 
Padişah, oğlunun bu tür hareketlerinden çok daha önceleri şüphelenmekte idi. Nitekim Nisan 1385'te Edirne'den oğlu Bayezid'e gönderdiği mektupta, 
Savcı Bey'in öteden beri Bizans imparatoru Andronikoş ile olan dostane münasebetlerinden haberdar olduğunu ve böyle bir isyan hareketine girişebileceğini tahmin eylemiş idi. 
Diğer taraftan Yıldırım Bayezid, bu mektuba gönderdiği cevapta 
Yakub Bey'in adalet dairesinde hareket ettiğini; 
ancak Savcı Bey'in durumu hakkında tahminlerinin yerinde olduğunu bildirmişti. Murad Hüdavendigar, savaştan sonra, 
Karamanoğlu'na yazdığı bir mektupta, 
Savcı Bey'in Bursa'da ''bazı ehli fesad ile ittifak edip'' dalalet yoluna saptığını, Nilüfer Çayı kenarında vukubulan savaşta mağlup ve perişan edildikten sonra, gözlerine mil çekildiğini bildirmiştir.




 


Diğer Makaleleri

- Altuncan Hatun'un Eşi Tuğrul Bey'e Vasiyeti... / Tarih : 2018-06-12 09:38:17
- Yetim Malı Yemenin Haramlılığı... / Tarih : 2018-06-11 09:21:35
- Anne babanın yüzüne sevgiyle bakmak ibadettir... / Tarih : 2018-06-07 09:39:55
- Zeyneb Hatun, Zeynünnisa... / Tarih : 2018-06-06 10:27:34
- Abı hayat nedir, nerededir... / Tarih : 2018-06-05 10:00:22
- Gönül İkliminden... / Tarih : 2018-06-04 09:55:41
- Sümbül Efendi Camisi'nde yatan üç sultan... / Tarih : 2018-06-03 09:50:22
- Ahmed Fergani... / Tarih : 2018-06-02 09:23:39
- İmam Serahsi... / Tarih : 2018-06-01 09:10:45
- Ahh Minel-Fırak... / Tarih : 2018-05-31 09:29:32
- Hakim Nisaburi... / Tarih : 2018-05-30 09:13:11
- Şah-ı Nakşibend Hz.leri... / Tarih : 2018-05-29 10:12:02
- İstanbul'un üç büyük evliyası... / Tarih : 2018-05-27 10:02:39
- Piri Baba... / Tarih : 2018-05-25 09:35:06
- Ebu'l-leys es-Semerkandi... / Tarih : 2018-05-20 09:43:00
- Üveysilik Yolu... / Tarih : 2018-05-04 09:12:31
- Nureddin Mahmud Zengi.... / Tarih : 2018-05-03 09:35:53
- Ebediyet Yolculuğu... / Tarih : 2018-05-02 09:18:57
- ''Halit Paşa...'' / Tarih : 2018-05-01 09:00:44
- Danişmentliler... / Tarih : 2018-04-30 09:31:09

Diğer İhsan Muslu Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »