Ortadoğu Gazetesi

Sümbül Efendi Camisi'nde yatan üç sultan...

İhsan Muslu / 2018-06-03 09:50:22

Hz. Peygamber'in torunu Hz. Hüseyin'in kızları Hz. Fatıma ve Hz.Sakine'nin ve Bizans İmparatoru Konstantin'in Müslüman olan kızı, 

Prenses Katerina'nın türbeleri, Sümbül Efendi Camisi'nde bulunuyor. 

İstanbul'un birçok tarihi mekanında derin hikayeler gizli. 

Bir zincirin halkası gibi birbirine bağlı hikâyelerin yaşandığı İstanbul Fatih Kocamustafapaşa Mahallesi'nde bulunan Sümbül Efendi Camii'nin avlusunda yer alan üç kabir de buna bir örnek. 

Sümbül Efendi Camii, küçük ama şirin bir cami. 

Avlusunda korunmaya alınmış anıt bir selvi ağacı, 

kuşlar için bir su çeşmesi ve selvi ağacının dikili olduğu bir kabir ve yanyana yatan iki kız kardeşin kabri ve Sümbül Efendi'nin türbesi dışında başka kabirler de bulunuyor. 

Bu kabirlerde gömülü üç kadının hikayesi ise apayrı. 

Rivayete göre çok dindar bir Hıristiyan olan Konstantin'in kızı Prenses Katerina, İstanbul'un fethinden sonra eski bir manastırdan camiye çevrilen Sümbül Efendi Camii'nin yer aldığı Doğu Roma İmparatorluğu'ndan kalma Andreas Manastırı'na rahibe adayı olarak katılır. 

İmparator babası, kızının bu isteğine onay verir. 

Ama Bizans'ın eline esir olarak düşen Çifte Sultanlar yani Hz.Peygamber'in torunu Hz. Hüseyin'in kızları Hz. Fatıma'yla Hz.Sakine bu manastıra gönderilerek Hıristiyan olmaları için zorlanır. 

Hıristiyan olmaları için de iki kız kardeşe bir ay gibi bir mühlet tanınır. 

Katerina Sarı Sıdıka Adını Alır. 

Ama işler hiç de imparator Konstantin'in istediği gibi gitmez. 

Çünkü manastırda bulunan kızı Katerina, 

iki kız kardeşten o kadar çok etkilenir ki, kendisi Müslüman olmaya karar verir. Artık adı Sarı Sıdıka'dır. 

Prenses Katerina'nın Müslüman olmasına Konstantin büyük tepki gösterir; 

iki kız kardeşi mahzene kapattırır. 

Bir süre sonra, bir gece bulundukları mahzenden nurlu bir ışık yayılır. 

Mahzenin kapısı açıldığında görülür ki,Çifte Sultanlar son nefeslerini vermişlerdir. 

Prenses Katerina yani Sarı Sıdıka da bir süre sonra ölür. 

İstanbul'a geliş ve ölüm şekilleriyle ilgili birçok rivayet olsa da bu tarihi kişiliklerin ölümlerinin ardından manastırın bahçesine gömüldükleri söylenir. 

Aradan yüzyıllar geçer. İstanbul'un fethinden sonra 529 yılın ardından manastırdan camiye çevrilen bu yer ise, 

Halveti tarikatının Sümbüliye kolunun kurucusu olan Sümbül Efendi'nin dergahının bulunduğu yer olur aynı zamanda. 

Tarikatının temelleri attığı gibi gönülleri de fetheder bu zat. 

Gün gelir Sümbül Efendi, keşif yoluyla bulur kabirleri. 

Rüyasında gördüğü üzere Hz.Peygamber torunları Hz.Fatıma ile Hz. Sakine isimli iki kız kardeş Sümbül Efendi Camii'nin avlusunda mefdundur. 

Hemen bulunan mezar kabir olarak hazırlanır. 

Yıllar sonra II. Mahmud ise gördüğü rüya üzerine Çifte Sultanlar'ın etrafını ve üstünü zarif bir parmaklıkla çevirir. 

O gün bugündür Peygamber'in torunu Hz.Hüseyin'in kızları Hz.Fatıma ve 

Hz.Sakine yani Çifte Sultanlar bize emanetçidir. 

15. yüzyılda yaşamış olan Allah dostu Sümbül Efendi ise aslen Amasya Merzifon'un Borlu kasabasından. Küçük yaşlarında ilim peşinde koşan, 

14 yaşında İstanbul'a yine ilim uğruna gelen, 

devrin büyük alimlerinden dersler alıp kendini yetiştirdikçe yetiştirmiş bir zat o. Asıl adı Yusuf-u Sinan olan Sümbül Efendi'nin Sümbül ismini almasının ise, apayrı bir hikayesi var. 

Anlatılana göre devrin en büyük alimlerinden Efdalzade Hamimüddin Efendi'den ders almaya başlayan Sümbül Efendi, 

bir gün hocası Mehmet Cemalettin Efendi'nin öğrencilerinden çiçek getirmelerini isteyince diğer öğrenciler birbirinden güzel çiçeklerle hocalarının huzuruna çıkıverir. 

Yusuf-i Sinan ise hocasının karşısına solmuş bir sümbülle çıkagelir. 

Hocası bunun hikmetini sorduğunda ise "Hangi çiçeğe el attıysam hepsi Allah'ı zikir ve tespihle meşguldü. 

Onları dalından koparıp da Allah'a ülfetlerini kesmeye gönlüm elvermedi. 

Baktım bu zavallı sümbül dalından kopmuş, ben de bu çiçeği size getirdim deyiverir. 

Bu olaydan sonra hocası Sümbül lakabını takar ona. 

Kim Sümbül Efendi'yi görse elinde, sarığında ve dergahının çevresinde sümbüllerle haşir neşir olduğuna tanık olur. 

Böylece halk arasında da ismi nam salar. 

47 yaşında şeyhlik makamına çıkan, 33 yıl Sümbül Efendi Camii ve dergahında hizmet veren bu Allah aşığı, Çifte Sultanlar'ın ayakuçlarına gömülmeyi vasiyet ettiği için 80 yaşında vefat ettiğinde, 

Çifte Sultanlar'ın ayakuçlarına ve daha alçak bir seviyede defnedilir. 




 


Diğer Makaleleri

- Karamanoğlu Mehmet Bey... / Tarih : 2018-07-15 09:52:18
- Sultan I. Abdülhamid... / Tarih : 2018-07-14 10:08:58
- Bosnalı Abdullah-ı Rumi... / Tarih : 2018-07-13 10:00:39
- Ordu Şeyhliği Ve Asker İmamlar... / Tarih : 2018-07-12 09:35:36
- İmam Ebu Hanife'nin Talebesine Nasihati... / Tarih : 2018-07-11 09:53:34
- Şekerci Cemil Bey... / Tarih : 2018-07-10 09:50:22
- Hz. Mevlana'nın Gönül İkliminden... / Tarih : 2018-07-09 09:52:45
- Tatlı sözlü ve güler yüzlü olalım... / Tarih : 2018-07-08 10:21:15
- Altuncan Hatun'un Eşi Tuğrul Bey'e Vasiyeti... / Tarih : 2018-06-12 09:38:17
- Yetim Malı Yemenin Haramlılığı... / Tarih : 2018-06-11 09:21:35
- Anne babanın yüzüne sevgiyle bakmak ibadettir... / Tarih : 2018-06-07 09:39:55
- Zeyneb Hatun, Zeynünnisa... / Tarih : 2018-06-06 10:27:34
- Abı hayat nedir, nerededir... / Tarih : 2018-06-05 10:00:22
- Gönül İkliminden... / Tarih : 2018-06-04 09:55:41
- Ahmed Fergani... / Tarih : 2018-06-02 09:23:39
- İmam Serahsi... / Tarih : 2018-06-01 09:10:45
- Ahh Minel-Fırak... / Tarih : 2018-05-31 09:29:32
- Hakim Nisaburi... / Tarih : 2018-05-30 09:13:11
- Şah-ı Nakşibend Hz.leri... / Tarih : 2018-05-29 10:12:02
- İstanbul'un üç büyük evliyası... / Tarih : 2018-05-27 10:02:39

Diğer İhsan Muslu Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »