Ortadoğu Gazetesi

BIST
97 099
%-0,36
USD
5,6194
%-0,30
EUR
6,4487
%-0,29
Altın
221,8584
%0,18

Türkiye'nin En Büyük Çıkmazı: Ekonomi

Ali YETGİN / 2018-06-12 09:39:46

Tarih 14 Ekim 1973,

Türkiye seçime gidiyor.

Oy çoğunluğunu CHP,MSP ve AP almıştı.Bülent Ecevit, Erbakan ile hükümet kurdu ve 26 Ocak 1974'te Başbakan oldu.

 

1974 yılında dünyaya baktığımızdaArap-İsrail savaşları başlamış,Kıbrıs'ta Türklere zulüm ediyor,adeta soykırım yapılıyordu.

 

Türkiye Cumhuriyeti,bu dönemde Ada'ya iki kere Barış Harekâtı düzenledi.Birincisi (20 Temmuz 1974)-İkincisi (16 Ağustos 1974). ABD ve AB ülkelerine rağmen Adada bağımsız KKTC kuruldu.

 

Başta Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkeler Türkiye'ye Kıbrıs nedeniyle ekonomik ambargo uyguladılar. Tüp kuyrukları, yokluk, yoksulluk ve sefalet dolu yıllar birbirini kovaladı. 

 

Sağlam bir zeminde olmayan ekonominin böyle bir krizde Türkiye'ye maliyeti on yıllar kaybetmek oldu.

 

1990'lı yıllar

Balkanlarda ve Azerbaycan'da kan ve gözyaşının dinmediği yıllar. Türkiye'yi yakından ilgilendiren, Bosna ve Karabağ faciaları vardı. Demir perde yıkılmış SSCB dağılmıştı.

 

Türkiye bağımsızlığını kazanan Orta Asya Türk Cumhuriyetleriyle dilde, fikirde, işte birliğini sağlayabilirdi. Ekonomik ve iktisadi ortaklıklar kurabilirdi.

 

Hükümet değişti ve Tansu Çiller başbakan oldu.Çiller iktidara gelir gelmez ekonomi kurmaylarını yeniledi.

 

Bu dönemde finans piyasaları kısa vadeli spekülatif yabancı sermaye hareketlerinin denetimi altına girmişti. Cumhuriyet tarihinin en büyük krizlerinden biri yaşandı. 

 

Türkiye içerde ekonomik krizin ve terörün kıskacında ne işgal edilen, soykırım yaşanan Karabağ'ın acılarını sarabildi ne de Balkanlarda yaşanan drama, kan ve gözyaşına engel olabildi.

 

 

Tarih 18 Nisan 1998

DSP-MHP-ANAP seçim sonucu hükümet kurdular.

 

Hükümet dışarıda ve içeride oluşan olumlu havayla,sosyal ve ekonomik yenilikler yapmak için harekete geçti.

 

Bankacılık özel bir yapıya kavuşturuldu ve BDDK kuruldu.Uluslararası Tahkime olanak sağlayan kanun kabul edildi.

 

Olumlu hava kısa sürdü.17 Ağustos 1999 tarihinde,Marmara Bölgesinde 7.4 şiddetinde meydana gelen deprem yuvaları yıktığı gibi ekonomiyi de yıktı.Çünkü bu bölge ülke sanayisinin merkeziydi. 

 

DPT verilerine göre bu depremin ekonomik ve sosyal zararı 10 milyar düzeyinde oldu.

 

Kasım 2000'de Bankacılık sektöründe ki yolsuzlukların ortaya çıkması,bankacılık sektörüne olan güveni azalttı.

 

ABD Irak'ı işgal için hazırlıklarını tamamlamıştı. Hükümet Irak savaşına hayır dedikten sonra Ecevit'e karşı komplo oluşturuldu sivil bir darbeyle iktidardan uzaklaştırıldı.

 

Sıcak para biranda ülkeden çekildi, Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden biri de bu dönemde yaşandı.

 

2000'li yıllarda 'Biz sizi parayla terbiye etmesini biliriz.' Diyen batı Türkiye'yi ekonomiyle terbiye ediyordu. İktidarları değiştiren bu etki bir türlü kırılamadı. Türk ekonomisi Türk siyasetini belirlemeye devam etti.

 

Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Afrin, Kandil harekâtları, hendek operasyonlar, PKK ve FETÖ operasyonları Türkiye'nin safralarını temizlediği operasyonlardı.

 

Bugün de aynı şey yapılmakta, yarın da aynı şeyi yapmaya devam edecekler. Türkiye ne zaman milli bir zeminde siyaset yapsa, ne zaman özgün ağırlığını kullanarak özgür adımlar atsa ekonominin kılıcı tepemize iniyor.

 

Türkiye'yi hiçbir şekilde bölemeyen batı ekonomi kılıcıyla Türkiye'yi kontrol altında tutuyor. Bugün dış güçlerin tek silahı ekonomidir.

 

Türkiye batar diye kamuoyunda algı oluşturmak ekonomiyi zora sokar, sermayeyi ülkemizden uzaklaştırır.

 

Türkiye Ekonomik olarak bir darboğazın içinde olabilir lakin bu batacağımız anlamına gelmez. Bugün sadece Türkiye'de değil dünyada da bütün para birimleri değer kaybediyor. En küçük ekonomik sallantıda 'biz batıyoruz, bu memleketi terk edelim' demek ne vatanperverlikle ne de cumhuriyetçilikle bağdaşır. 

 

15 Temmuzda başlayan hain darbe girişimiyle başlayan asimetrik savaş ekonomideki sarsılmalarla devam ediyor. 

 

Bu Asimetrik savaşı ekonomide de kaybetmeyeceğimizi göstermek zorundayız. 

 

Türkiye kuşatılacak kadar küçük bir ülke değildir. 

Hinterlandı Adriyatik'ten Çin seddine, Kırım içlerinden Afrika çöllerine kadardır. 

 

Türkiye bugün milli birlik ve beraberliğini sağlamak zorundadır. Siyasi bağımsızlığını, ekonomik bağımsızlığını kazanmak zorundadır.

 

Türkiye üzerinde emelleri olanların ürettiği bir zaman diliminde tüketen toplum olursak hiçbir zaman bağımsız bir siyasete, bağımsız bir ekonomiye sahip olamayız.

 

 

Ne Mutlu Türküm Diyene!

En içten saygılarımla.




 



Diğer Makaleleri

- Masum Değiliz / Tarih : 2018-07-02 09:27:28
- MHP'siz Meclis, MHP'siz Hükümet Hezimeti / Tarih : 2018-06-29 10:31:50
- Milli Ülkü / Tarih : 2018-06-22 09:50:16
- Milli Devlet Güçlü İktidar Güçlü MHP / Tarih : 2018-06-19 08:48:37
- Kandil Yıkılsın.. / Tarih : 2018-06-05 10:02:26
- Kanayan Yara Doğu Türkistan / Tarih : 2018-06-03 09:52:43
- Çözüm ihanetinin Yeni Ortakları / Tarih : 2018-06-01 09:12:26
- Diren Kerkük / Tarih : 2018-05-30 09:14:51

Diğer Ali YETGİN Makaleleri :