Ortadoğu Gazetesi

ALLAH'IN ÖVDÜĞÜ MİLLET

Muharrem Günay SIDDIKOĞLU / 2018-07-09 09:55:57

Kur'an-ı Kerim'de Arapların İslâm'a hizmetten yüz çevirmeleri, Allah yolunda cihatdan geri durmaları ve dinden dönmeleri üzerine Arapları uyaran beş adet "İnzar âyeti" vardır. İnzar kelimesi Arapça'da korkutmak ve uyarmak manalarına gelmektedir. Yüce Allah bu âyetlerde Arapları uyarmakta ve İslâm'a hizmetten yüz çevirmeleri durumunda yerlerine bir başka milleti getireceğini belirtmektedir. 

Cenâb-ı Allah'ın Kur'an-ı Kerim'de belirttiği gibi, gerçekten Araplar'ın İslâm'a hizmetten yüz çevirdikleri, sınırlarda sürekli geriledikleri, bir sürü sapık mezhep ve fırkanın ortaya çıktığı bir dönemde Türkler kitleler halinde Müslüman olmuş, Kur'an-ı Kerim'de adı geçen mucize gerçekleşmiş ve Türkler İslâm'ın bayraktarlığını üstlenmişlerdir. 

Kur'an'da inzar âyetleri olarak adlandırılan âyetler, Maide,  Fetih, Muhammed, Tövbe ve Mearic surelerinde geçmektedir.

Birçok Tefsir âlimine göre Maide suresi 54. âyet-i kerimede Allah tarafından geleceği müjdelenen ve övülen millet Türk milletidir. Başta Ömer Nasuhi Bilmen olmak üzere, Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Said Nursi, Osman Keskioğlu, Celal Yıldırım gibi İslâm alimleri Türk milletinin bu ayetin sırrına mahzar olmuş  ve Allah tarafından övülmüş bir millet olduğunu ifade ederler.

Mealen bu ayeti kerimede şöyle buyurulmaktadır:

"Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse Allah ta onların yerine öyle bir kavim getirir ki, Allah onları sever; onlar da Allah'ı severler. Onlar müminlere karşı boyunları bükük ve alçak gönüllüdürler. Kafirlere karşı başları dik vakarlı ve güçlüdürler. Allah yolunda (korkmadan) cihat ederler. Kınayıp ayıplayanların  ayıplamasından da endişe etmezler. İşte bu Allah'ın lûtfu ve ihsanı çok geniştir ve her şeyi bilen de O'dur." (Maide/54)

Maide suresi 54. âyetle ilgili olarak Said Nursi  şöyle der:

"İşte ey ehli Kur'an olan şu vatan evlatları, altı yüz sene değil belki Abbasiler zamanından beri bin senedir Kur'an-ı Hakim'in bayraktarı olarak bütün Cihana karşı meydan okuyup Kur'an-ı ilan etmişsiniz. Milliyetinizi Kur'an'a ve İslâmiyet'e kal'a yaptınız. Bütün dünyayı susturdunuz. Müthiş tehacümatı (toplu hücumları-Haçlı seferlerini) def ettiniz. Tâ 'Fe sehve ye'tillâhi bi kavmin' âyetine güzel bir masadak oldunuz. (Bu ayetin işaretine sadık kaldınız)" (S. Nursi, Risale-i Nur Külliyatı, c:1, s: 500)

Said-i Nursi hazretleri yine Emirdağ Lahikası sayfa 37'de Maide suresi 54. âyetin yorumunu yaparken şöyle demektedir.  "…daha sonra da Allah Türkleri göndermiş, Arapların, Farsların (İranlıların) kadrini bilmeyip zayi ettikleri Devlet-i İslâm'ı onlar eele alarak İstanbul'a ve ordan da kıtaat-ı arzın her tarafına yaymışlar, binaenaleyh ' Ebnayı Faris' hadisinin delaleti ve 'Fethi Kostantiniyye' hadisinin sarahatı ile ve yine 'Ola ki Allah (onlara) kendi katından bir zafer ihsan edecek (Maide/52) vaadi ilahisinin işareti ile Türkler de bir kavim ki Allah onları sever tebşirine dahil olmuşturlar."

Yine bu ayetle ilgili olarak Said-i Nursi: "Allah-ü Zülcelâl Hazretleri, Kur'an-ı Kerim'de; öyle bir kavim göndereceğim ki onlar Allah'ı Allah'ta onları sever buyurmuştur" (Maide 54) Bende bu beyân-ı ilâhi karşısında düşündüm. Bu kavim bin yıldan beri Âlem-i İslâm'ın bayraktarlığını yapan Türk milleti olduğunu anladım" der. 

 

HER MİLLETTEN DAHA ÇOK TÜRKLERİ SEVMEK GEREKİR Muharrem Günay Sıddıkoğlu

Biz Cenab-ı Hakk'ın yarattığı her varlığı ve her milleti severiz. Yaratılmışı yaratandan ötürü sevmek hem dinimizin hem de Türk töresinin gereğidir. Bunun yanında her milletten çok kendi milletimizi sever ve asırlardır İslama hizmet etmiş olan Türk milletinin de her milletten daha çok sevilmesi gerektiğine inanırız.

Türkleri sevmenin ve Türk taraftarı olmanın gereğine dikkat çeken Said-i Nursi söyle der:

"Ey Efendiler! İslâmiyet ordularının en kahramanı Türkler olduğudan Meslek-i Kurâniyem cihetiyle her milletten ziyâde Türkleri sevmek ve taraftar olmak kudsî hizmetimin muktezâsıdır." (Cemal Kutay, Bilinmeyen Tarihimiz, İstanbul 1974, s: 70'ten nakil Z.Kitapçı, s.61) Said-i Nursiye göre: "Türk milleti tarihte İslâm'ın reisliğini en iyi şekilde yapmıştır. Şimdiden sonra da İslâm'ın reisliğini yine onlar yapacaktır." (B.Berk, Türkiye'de Nurculuk davası, s. 261, İst. 1975) Ayrıca Said-i Nursi eserlerinin birçok yerinde Türklerle ilgili hadislerin varlığına dikkat çekmiş ve: "Türklerle ilgili Senâ-i Peygamberi (Peygammberin övgüsü)  muhakkaktır…" (Emirdağ Lahikası, s. 37) demiştir. 

Said Nursi'nin dışında Büyük İslam âlimlerinden Öner Nasuhi Bilmen (Ö.N.Bilmen Tefsiri cilt:2, s:784), Osman Keskioğlu(O.Keskioğlu, Kur'an Yolunda, s:260), Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır (Elmalılı Hamdi Yazır Tefsiri, c:2,s:1720) ve Celal Yıldırım gibi âlimlerde Maide suresi 54. Ayette Allah tarafından övülen milletin Türk milleti olduğunda birleşirler

Mâide suresi 54. Ayetin en gerçekçi tesitleri yapan tefsir âlimlerimizden birisi de Celal Yıldırım'dır.

Eski Afyonkarahisar müftülerinden Celal Yıldırım Hoca "Hutbe Müslümanlara Öğütler" adlı 1966 baskılı eserinin 21. sayfasında hazırlamış olduğu Cuma Hutbesi'ne Maide suresi 54. âyeti konu olarak ele almış ve Türk milletinin Allah'ın sevgisine ve övgüsüne nail olduğunu belirtmiştir.

Celal Yıldırım bu ayetin tefsirini yaparken şu görüşlere yer vermiştir:

"Dört Halife'den sonra Emeviler devri başladı. Arap olmayan milletleri mevali ( azaldı köle) diye, adlandırmaları daha doğrusu onlara bu gözle bakmaları, İslâm'ın evrenselliğine ters düşmüş ve bir asır geçmeden İslâm'ı temsil etme doğrultusundan saptıkları görülmüş, şırı ırkçılık onların ruhuna kadar işlediği için Allah İslâm emanetini omlardan çekip almış, bu defa Abbasilerin hizmeti küçümsenmeyecek kadar geniş olmuş ve iki asırdan fazla İslâm emanetine hizmet şerefini omuzlarında taşımışlardır. Zamanla onlar da bu doğrultudan sapmaya başlayınca -ilahi sünnet gereği--Allah bu defa onlardan sözü edilen emaneti alıp hiçbir tazyik altında kalmadan kendiliklerinden İslâm'ı benimseyen ve kitleler halinde bu dine giren Türklere vermiştir. Türkler, ırklarından tevarüs ettikleri cesaret, kahramanlık, civanmertlik, âlicenaplık ve cömertlik gibi mümeyyiz vasıflarını sözü edilen beş vasıfla birleştirip bütünleştirdi. Böylece Türkler canla başla İslâm'a hizmet ettiler. Onuncu asırdan beri Türkler bu hizmeti temsil kudretini basiretle sürdürmektedirler.  (C.Yıldırım, Hutbe Müslümanlara Öğütler, s:21, İlmin Işığında Asrın Kur'an Tefsiri c:4, s:1715)

Allah O Milleti (Türkleri) Sever! 

Maide suresi 54. ayetten anladığımıza göre Arapların yerine getirileceği ifade edilen milletin bir takım özellikleri vardır. Maide 54. ayette bu özellikler şöyle sıralanır:

1. Allah o milleti sever.

2. O millet te Allah'ı çok sever.

3. O millet Müslümanlara karşı alçak gönüllü ve merhametlidir.

4. O millet kâfirlere karşı şiddetli, onurlu ve zorludurlar.

5. O millet Allah yolunda savaşır.

6. O millet Allah yolunda savaşırken, kınayanın kınamasından, kötüleyenlerin kötülemesinden çekinmezler, onlara aldırış etmeden dine hizmet ederler.

Sanki bu ayeti kerime kitleler halinde İslâm'la şereflenmiş olan yüce Türk Milleti'nin tarihinin ve İslâm'a olan hizmetlerinin kısa bir özeti gibidir.

Tarihi kaynakları incelediğimizde Türklerin tarih sahnesinde görüldüğü andan itibaren her şeyi yoktan var eden yüce ve bir Allah'a inandığı ve Yüce Tanrı tarafından Dünya nizamını sağlamakla görevlendirilme inancına sahip olduğu ve bu amaçla dünyanın dört tarafına seferler düzenlendiği görülmektedir. Bu düşünce "Türk Cihan Hâkimiyeti Düşüncesi"ni doğurmuştur. Eski Türk Cihan Hâkimiyeti düşüncesinin hedefi eski Türk dini ve töresi ile dünyaya nizam vermek ve bütün insanlığı Türk töresinin ve Türk devletinin himayesine alarak mutlu kılmaktan ibaretti. Bu düşünce İslâmiyet'le birlikte "Nizâm-ı Âlem Ülküsü" ne dönüşmüştü. Nizâm-ı Âlem'in hedefi de Allah'ın dini ile âleme nizam vermek ve 'İ'lâ-yı Kelimetullah'tan yani Allah'ın adını yüceltmekten ibaretti. Bu yüce duygu ve düşünceler içerisinde Kaşgarlı Mahmud, Türk milletine "CUNDULLAH" (Allah'ın Ordusu) adını vermiştir. Osmanlı devleti ordularına "ASÂKİR-İ İSLÂM" (İslâm'ın askerleri) bu orduyu oluşturan askerlere de Peygamber Efendimizin adını vererek "MEHMETÇİK" denilmiştir.




 



Diğer Makaleleri

- MUHSİN KİME DENİR? / Tarih : 2018-08-04 09:36:26
- 15 TEMMUZU ANLAMAK / Tarih : 2018-07-15 09:55:20
- İSLAM'DA KADIN VE AİLE / Tarih : 2018-07-14 10:11:31
- HER İŞE EÛZÜBESMELE İLE BAŞLAMAK / Tarih : 2018-07-12 09:37:29
- MHP GENEL MERKEZİ'NDE BİR GÜN / Tarih : 2018-07-06 09:54:06
- MİLLETLER ALLAH'IN ÂYETLERİDİR / Tarih : 2018-07-04 09:39:15
- BİR KAVMİ BOZMAZ ALLAH, ONLAR BOZULMADIKÇA / Tarih : 2018-06-30 09:34:51
- RAMAZAN AYI VE ORUÇ / Tarih : 2018-05-17 09:17:40
- YUNUS YÜREKLİ YAVUZ BİLEKLİ LİDER TÜRKEŞ / Tarih : 2018-04-04 09:39:53
- DOĞRU VE DÜRÜST OLMAYANIN DİNİ OLMAZ / Tarih : 2018-04-01 10:06:57
- İSLÂMİ KAYNAKLARDA HAK KAVRAMI / Tarih : 2018-03-25 10:12:43
- İSLAMDA İNSAN SEVGİSİ VE İNSAN HAKLARI / Tarih : 2018-03-11 08:34:25
- BEŞ ŞEYİN KIYMETİNİ BİL! / Tarih : 2018-03-08 08:01:17
- ALLAH ŞİRKTEN BAŞKA HER GÜNAHI BAĞIŞLAR / Tarih : 2018-02-19 07:40:31
- Türk Adının Manası ve Türk Soyu / Tarih : 2018-02-18 08:31:10

Diğer Muharrem Günay SIDDIKOĞLU Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »