Ortadoğu Gazetesi

BIST
93,616
%0,34
USD
5,3323
%-0,22
EUR
6,0906
%0,42
Altın
209,3750
%0,38
SON DAKİKA

Gül'ün Solcu Danışmanı Zeynep Damla

Ramazan K. Kurt / 2008-04-26 12:54:34

CUMHURBAŞKANI GÜL'ÜN SOLCU DANIŞMANI ZEYNEP DAMLA GÜREL EKŞİOĞLU'NUN İRONİSİ TÜRKİYE'NİN TRAJEDİSİ

Zeynep Damla Gürel-Ekşioğlu 1964 doğumlu. Koç Holding şirketlerinden Bekoteknik A.Ş. elektronik fabrikası eski genel müdürü, tüccar Ragıp Ekşioğlu'nun kızı.

Ragıp Bey Zeynep kızı ile iki oğlunu büyütürken bir yandan da Dolapdere'deki Cantaş İç ve Dış Ticaret A.Ş'yi büyütmüş, oldukça başarılı bir tüccar. Ragıp Bey "asi kızı" Zeynep'i iki oğlundan daha fazla sever. Zeynep Damla Hanım'ın kendi evinde "evin patronu" olduğu yolundaki yorum komşularına ait.

Saint George Avusturya kız Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümü mezunu olan Zeynep Hanım'ın 19 ve 17 yaşında iki çocuğu var.

Zeynep Damla Gürel-Ekşioğlu, Visitur Seyahat Acentesi'nde grup koordinatörü ve İstanbul Sheraton otelde satış müdürü olarak görev yaptıktan sonra iki erkek kardeşi ve babası Ragıp Bey'in yönettiği aile şirketi Cantaş A.Ş'de yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyor.

İngilizce ve Almanca bilen Zeynep Hanım 3 Kasım 2002'de Kemal Derviş kontenjanından CHP İstanbul milletvekili seçildi. Sayın Deniz Baykal'a muhalif olmasıyla tanındı.

Ancak Zeynep Damla Gürel-Ekşioğlu'nun asıl şöhreti için biraz daha yakından bakalım.

Şöhretin magazin boyutu: Magazin deyip hafife almayınız. Magazin konusu haberler siyaset, ticaret ve bürokrasi dünyasında olanların, olacakların yansımasıdır ülkemizde. Türkiye'nin içinde bulunduğu vahameti anlamak için Zeynep Damla Hanım ironisine yakından bakmak gerekir. Zeynep Hanım Koç Holding Eski Başkan Yardımcısı Uğur Ekşioğlu'nun öz yeğenidir. Zeynep Damla Hanım her ne kadar Hürriyet gazetesi başyazarı ve Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi'nin yeğeni olduğunu söylese de (Milliyet gazetesi, 7 Nisan 2008) doğru değildir. Yani Oktay Ekşi Zeynep Hanım'ın amcası veya dayısı değildir. Sebebi nedir bilemem ama Zeynep Hanım bu konuda doğruyu söylemiyor.

Ekşioğlu ailesi Amerikan hayranlığı ile tanınır. Ancak bir Amerikan bankası Uğur Ekşioğlu'nun mahdumunu hayal kırıklığına uğrattı. Yani Amerika'da çalışan oğul Ekşioğlu terfi beklerken Türk olduğu için beklediği pozisyona atanmadı.

Bir şanssızlık da baba Uğur Ekşioğlu yaşamıştı. Söylentiye göre, Vehbi Koç öldükten sonra Rahmi Koç-kızlar (Semahat Arsel, Sevgi Gönül, Suna Kıraç) kavgasında (Doğrumudur bilmiyorum ama kamuoyunda Rahmi Koç ile kız kardeşlerinin annelerinin ayrı olduğu söylenir.) Koç Holding'in gelişmesinde büyük emeği geçen Uğur Bey'in harcandığı ifade edilir.

Tansa Mermerci ile Uğur Ekşioğlu'nun oğlu, yani Zeynep Damla Gürel-Ekşioğlu'nun amcasının oğlu evlendi.

Kimdir Tansa Mermerci?

Koç Holding'in kurucusu Vehbi Koç'un hanımı Sadberk Koç ile Tansa Mermerci Ekşioğlu'nun anneannesi Adile Mermerci kardeştirler.

Tansa Mermerci Ekşioğlu'nun annesi "Ender Mermerci ve kızları, Türkiye sosyetesinin "en esnek birliktelik" örneklerini verdiler.

Bu örnek; inanca saygılı olduğunu iddia ederek, yerli fikir kaynakları karşısında duyarsız kalan sağ birikime iyi örnek olmalıdır. Eski hostes Ender Mermerci'nin Akfil'in ortağı Mehmet Ata Mermerci ile yaptığı evlilikten üç kızı olur: Tansa, Yosun, Derin" (Mahmut Çetin, X İlişkiler, Fuhuş-İletişim-İktidar, s.309, Emre Yayınları, 1. Baskı, Kasım 2006 İstanbul)

Vehbi Koç'un kızı ANAP üyesi Sevgi Gönül, üniversitede başörtüsünün serbest bırakılması gereğini ifade eden devrin Başbakanı Mesut Yılmaz'a karşı parti üyelerine açık bir mektup gönderir. Sevgi Gönül mektubunda "oy avcılığı için yobazlara taviz vermeyin" der. (Yeni Yüzyıl, 6 Mayıs 1998)

"Ender mermerci New York'a yerleşti. İstanbul'a da sadece büyük davetler ya da eşinden kalan mahkemelik mirasın davaları için geldi." (Posta, 18 Mayıs 1999-Ayhan Kimsesizcan)

Ender Mermerci, eski basketbolcu Ali Akatlı (Viva, Mart 1998, Y.5, Sy.3, s.61), eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in yeğeni Yahya Demirel (Posta, 6 Kasım 1998 ), Fransız aktör Michael Nouri (Posta, 18 Eylül 1999) ve ünlü tek parti cuntasının ordünaryüs Profesörü Hıfzı Veldet Velidedeoğlu'nun oğlu, Cem Boyner'in kurduğu Yeni Demokrasi Hareketi'ne kurucu üye olan reklamcı Ali Nur Velidedeoğlu ile birlikte olur. Ali Nur Velidedeoğlu Çorumlu Alevi dede ailesi Velidedeoğulları'nın torunudur.

Zeynep Damla Hanım'ın kuzeni ile evlenen Tansa Mermerci Ekşioğlu, Ender Mermerci'nin büyük kızıdır. Yaşadığı ilişkilerle magazin basınının gündeminden hiç düşmez. (Posta, 10 Mayıs 1998)

Sosyete basınından Tansa Hanım'ın "sert bir cazibeye sahip" olduğunu öğreniriz. (Âlem, Sosyetede 2000'li yılların güzelleri, 11 Ağustos 1999)

Tansa Mermerci Ekşioğlu ABD'de Brown Üniversitesi'ni bitirmiş. Ressam İsmail Acar'ın Çırağan Sarayı'ndaki sergisine katılan Tansa Hanım, sergilenen eserlerden bir "NÜ" tabloyu 5 milyara satın alır. (Posta, 8 Kasım 1999)

Tansa Hanım'ın kiminle evleneceği sosyete dünyasının hep gündemindeydi. Avusturya'dan bir prens, Hubertus Von Hohenlohe gönlünü Tansa'ya kaptırmış, soluğu İstanbul'da almıştı. (Klips, Mart 1998)

Tansa Hanım Avusturyalı prensten sonra Koç Holding'in patronu Rahmi Koç'un oğlu Ali Koç ile bir ara flört etti. (Şamdan 6 Haziran 1999) Ali Koç daha önce de Tansa Hanım'ın kız kardeşi Derin Mermerci ile flört etmişti. (Posta, 17 Şubat 1999) Derken Tansa Hanım, Tansu Çiller'in gelin adayı manken Begüm Özbek'in eski sevgilisi İzmirli tekstilci Ali Dinçer (Tansa'nın Bahar Aşkı, Bekir Saçar, Posta, 10 Mayıs 1998) Ve Demet Şener'den ayrılan Alican Ulusoy ile birliktelik yaşar. (Star, 5 Ağustos 1999)

Sonuçta Tansa Hanım ile Zeynep Damla Hanım'ın amcasının oğlu evlenirler.

Yaratıcılığını burcuna (Kova) bağlayan Tansa Mermerci Ekşioğlu "sıra dışı bir içki olan Campari'ye takmak için cesaret isteyen bir koleksiyon yarattı. "Campari Catwalk by Tansa" tasarımları Tophane-i Amire'de ünlü mankenler tarafından sunuldu. Tansa Hanım'ın dediğine göre bu iş "psikolojik olarak down" olduğu bir anda başladı ve aldı başını gitti. Beymen ve Roman'la anlaştı. (Tempo 876-Eylül 2004) Tansa Hanım'ın ifadesiyle, takılar konusunda keşke şu isimle çalışsam diyebileceği biri yok. (Milliyet, 30 Ekim 2004)

Küçük bir dipnot bilgisiyle işin magazin kısmını kapatalım. Tansa Hanım ve kız kardeşi Derin Hanım'ın farklı zamanlarda flört ettikleri Koç Holding'in veliahtlarından Ali Koç, Ahu Tuğbay ve Turgut Demirağ'ın kızı, Tarkan'ın eski sevgilisi Nevbahar Demirağ ile evlendi.

Demirağ soydını Türkiye'nin ilk uçak yapımcısı olarak herkes hatırlar. Turgut Demirağ Nuri Demirağ'ın yeğenidir. Demirağ ailesinin bir diğer kızı Mesude Nursuna Memecan - Demirağ New York'ta yaşayan karikatürist Salih Memecan ile evlidir ve AKP'den Abdullah Gül kontenjanından İstanbul milletvekilidir. Abdullah Gül New York'ta Salih Memecan'ın evinde kalır. İki ailenin çocukları arkadaştırlar.

İşin magazin boyutunu niçin bu kadar uzun uzun yazdım?

Türkiye'de bu ilişkileri bilmeden siyasette, ticarette bürokrasinin üst kademelerindeki atamaları-terfileri anlamak mümkün değildir.

Bu konu ile ilgili olarak şu kitapları mutlaka okuyunuz.

· Boğazdaki Aşiret, Mahmut Çetin

· Erguvaniler-Türkiye'de İktidar Doğanlar, Tayfun Er

· X İlişkiler, Mahmut Çetin, Genetik İhanet, Mahmut Çetin

· Türk Toplumunda Aydın Sınıfın Anatomisi, Prof. Orhan Türkdoğan

· Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi, Prof. Abdurrahman Küçük.

Zeynep Damla Gürel-Ekşioğlu'nun sivil toplum ve siyasi şöhretinin kaynağı: Bu hususta iki isim öne çıkıyor. Kemal Derviş ve Arı Harekâtı.

Ecevit-Bahçeli-Yılmaz koalisyon hükümetinin Bush liderliğindeki Yahudi-Evanjelist neoconların Irak'ı işgal politikasının Türkiye ayağına hayır demesi bardağı taşıran damla oldu.

1978 yılında Dünya Bankası adına Kemal Derviş ve Shelma Robinson tarafından hazırlanan ve Türkiye'ye dayatılan "The Foreign Exchange GAP, Growth and Industrial Stratege in Turkey, 1973-1983" raporunun gereği 24 Ocak 1980 kararları, 12 Eylül "our boys" cuntası ile Karanlıklar Prensi Amerikan Yahudisi Richard Perle destekli Turgut Özal iktidarı tarafından yapılmıştı. Solcu Kemal Derviş'in 1978 raporu solu kızdırmıştı (Faruk Bildirici, Hürriyet, 25 Haziran 2001)

1989 yılına kadar bütün hukuki düzenlemeler tamamlanarak Türk sermaye piyasası dünyanın en liberal mevzuatıyla küresel sermayenin talan oyunlarına açılmıştı.

Para oyunlarıyla Şubat 2001 krizi tezgâhlandı. Kemal Derviş kurtarıcı "Mesih" olarak Türkiye'ye gönderildi. Sonrasını o günden bugüne biliyorsunuz.

Kimdir Sabatayist Kemal Derviş?

Mahmut Çetin'in "Dededen Toruna Genetik İhanet-Tepedelenli Ali Paşa ve Halil Hamit Paşa'dan Kemal Derviş'e…" (Emre Yayınları, Mayıs 2006, İstanbul) adlı kitaptan Bay Derviş'i yakından tanıyoruz.

"Derviş ailesi, Selanikli Yahudi dönmeleri-Sabataycılar içindeki üç koldan Kapancı cemaatinin lideri olan ailedir. Ailenin kökeni Derviş Efendi adıyla bilinen ve gerçek adı Junah Levi Toba olan Kabalist din adamına dayanıyor." (M.Çetin, a.g.e, s.9)

Derviş Efendi'nin cinsellikle ilgili oldukça aykırı fikirleri var. İlgilenenler için okunacak kaynak: Gershom Le Scholem, Mistik Mesih Sabatay Sevi, Princeton Üniversitesi Yayınları, 1973, Türkçesi: Burak Yayınları, İstanbul 2001)

Kemal Derviş'in büyük dedesi Tepedelenli Ali Paşa (1744-24 Ocak 1822) Osmanlı Türkiye'sine karşı bağımsızlık derdine düşmüş, Avrupalılarla işbirliğine girmişti, Rum keşişi Kosmos ile ilişki içindeydi… Sonunda vatana ihanetten 78 yaşında idam edildi.

Kemal Derviş'in diğer büyük dedesi Sadrazam Halil Hamit Paşa (1736-1785) 1. Abdülhamit zamanında Fransa'dan sağlanacak borçlarla "kalkınma" sevdasına düşmüştü. Buna karşı çıkan Padişah 1. Abdülhamit'i devirerek yerine 3. Selim'i tahta çıkarmak istedi. Sonunda mal varlığı ve bunu elde etme yolları ile din ve devlet haini yaftası boynuna asılarak idam edildi.

Murat Bardakçı, Kemal Derviş'in programıyla dedesi Halil Hamit Paşa'nın programı arasındaki benzerliği şöyle yorumlar: "Ben, paşanın aldığı kararlarla neslinden gelen Kemal Derviş'in programını yan yana koyup özellikle mali alanlardaki benzerliklerini fark edince kendi kendime "Acaba ortada genetik bakımdan bir soya çekim mi söz konusu, yoksa Türkiye'de yüzyıllardan beri hiçbir şey değişmedi mi diye sormadan edemedim." Murat Bardakçı, Hürriyet 11 Mart 2001 ve 15 Nisan 2001 tarihli makaleler)

Evet, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün AB danışmanlığına atadığı solcu Zeynep Damla Gürel-Ekşioğlu'nun siyaseten işbirliği yaptığı solcu Kemal Derviş böyle.

Gelelim Zeynep Damla Hanım'ın Arı Hareketi macerasına. Arı Grubu ve Zeynep Hanım hakkında detaylı bilgi edinebileceğiniz kitap, (Mustafa Yıldırım, Sivil Örümceğin Ağında, ulus Dağı Yayınları, 13. Basım Ankara, Haziran 2006, telefon ve faks: 0312-418 08 73 - 418 08 74)

ARI Hareketi 1994'de oluşturuldu. 1997'de Arı Grubu (derneği) ve 1999'da Arı Hareketi (derneği) ortaya çıktı. Zeynep Damla Gürel-Ekşioğlu sayman olarak kurucu heyet içinde yer aldı.

Arıcılar 1999 başlarına kadar Turgut Özal-ANAP çizgisinde faaliyet göstermişken, bu tarihten itibaren ANAP yönetimiyle araları açıldı. (Milliyet, 28 Temmuz 1999)

Arı Genel Başkanı Kemal Köprülü, 12 Mayıs 2001 tarihinde Maslak Princess Otel'i IRI-ARI-AKŞAM gazetesi ortak platformunca tertiplenen gençlik kongresinde yaptığı konuşmada Cumhuriyet Türkiye'sinin devlet düzeninin iflas ettiğini şu sözlerle bildiriyordu:

"Siz gençler Ankara'yı tamamen unutun. Bu sistem iflas etti… Ankara'dakilerin sizden korkmalarının bir sebebi de eğer siz meydanlarda yürürseniz hükümet üç günde düşer…"

Toplantıda Avrupa Birliği fonlarından beslenen vakıf ÇYDD'nin annesi İngiliz ve hakkında Protestan misyoner olduğuna dair MİT raporu olduğu gazetelere intikal eden Prof. Türkan Saylan da bir konuşma yapmıştı.

Türkan Saylan Kanal Türk'ün sahibi Tuncay Özkan'la birlikte cumhuriyet mitinglerini düzenleyen Atatürkçülük ve sözüm ona ulusalcılıkta herkese "nal toplatan" bir hanımefendi şimdilerde.

ARI'nın işbirliği yaptığı "IRI" Amerikan Cumhuriyetçi Parti'nin gençlik örgütüdür.

Konferansı IRI ve Almanya'dan FNS (Friedrich Naumann Stiftung)un finansman desteği ile düzenlemişlerdi.

ARI'nın davetine katılan bazı ünlülerden seçme isimler şunlardı: Rahmi Koç, Mustafa Koç, Ali Koç, Ahmet Özal, Bülent Akarcalı, Can Kıraç, Cem Boyner, Cem Duna, Said Nursi'ye övgüler kitabı ve Türkçe ibadet kitaplarını aynı anda yazan Kürtçü Bedirhan aşiretinden Yahudi damadının olmasından övgüyle bahseden Cemal Kutay, İhlâs Holding patronu Enver Ören ve oğlu Amerikalı bir hanımla evli Mücahit Ören, Hüsamettin Kavi, İlhan Kesici, Abdurrahman Dilipak ve diğerleri.

ARI'cılar 1-8 Kasım 1997'de Amerika'ya Renaissance Foundatin (Rönesans Vakfı)in misafiri olarak gittiler. ABD senatörleri ve Temsilciler Meclisi üyeleriyle, IMF Amerikan Hazine Bakanlığı temsilcileriyle lobi grupları ve sivil toplum örgütleriyle (NGO) görüştüler.

ARI'cılar 30-31 Mart 1998 tarihlerinde Kuzey Yunanistan Endüstri Federasyonu ve Amerikan Yunan Odası tarafından tertiplenen "Balkanlar" konulu "5. Selanik Formu"na katıldılar.

Hemen ardından ARI'cılar Amerika'daki en büyük İsrail lobi kuruluşu olan AIPAC'ın (American Israel Public Affairs Committee - Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi) davetlisi olarak ABD'ye gittiler ve bu örgütün konferansına katıldılar.

1951'de kurulan, 55 bin üyeli AIPAC destekçisi Religious Action Center of reform Judaism Direktörü Haham David Saperstein, Başkan William Clinton tarafından 22 Haziran 1999'da Milletlerarası Din Hürriyeti komisyonu başkanlığına atandı.

Diğer bir İsrail lobi örgütü AJC(Amerikan Jewish Committee) ise Başbakan R.T.Erdoğan'a Ocak 2004 tarihinde "Profiles in Courage" (Cesaret Karakteri) ödülü verdi. Aynı ödül 28 Şubat sürecinin kudretli Generali Çevik Bir'e de verilmişti.

ARI'cılar İsrail Dışişleri Bakanlığı'ndan alınan davetle 5 Ocak-8 Şubat 1999 tarihleri arasında MASHAV (İsrail Dışişleri Bakanlığı Milletlerarası İşbirliği Merkezi)nin düzenlediği "Hükümet Dışı Örgütler (NGO)in Yönetimi ve Demokrasi Eğitimi" kursuna üyelerinden Mehmet Dönmez'i yolladılar.

ARI mensupları 13 Şubat 1999'da Amerika'dan IRI, Almanya'dan FNS ile bir toplantı düzenlediler… ARI Hareketi Derneği yöneticileri ABD'de kendi ifadeleriyle "Üç gün içerisinde 19 toplantı" yaptılar.4 Mayıs-8 Mayıs 1999 tarihleri arasındaki görüşmelerde ARI'cılar bir başka İsrail lobi kuruluşu, 1985'de kurulan WINEP (Washington Institute for Near Policy) PPI (Progressive Policy Institute-İleri politika Enstitüsü), Nazi sempatizanlarıyla kurdukları ilişkileriyle tanınan aşırı sağcı Herigate Foundation, yolsuzlukları ve Kızılderililere attığı kazıkla tanınan aşırı sağcı petrolcü Koch ailesinin kurduğu CATO Institute ile bir araya geldiler.

Türk subaylarının başına çuval geçirilmesinin birinci sorumlusu Yahudi Paul Wolfowitz, 2001 yılında WINEP'de yapılan "Turgut Özal'ı anma toplantısı"nda Kemal Derviş'le yakın arkadaşlıklarını ve Derviş'in "iyi bir memur olduğunu" ilan etmişti.

ARI'cılardan etkilenmiş olacaklar ki, TÜSİAD 2002 yılında Türk gençlerinin ABD senatörlerinin yanında staj görmesi için burs vereceğini ilan etti.

Arı Hareketi'nin yöneticileri daha sonra Washington D.C'deki Georgetown Üniversitesi'nde toplanmaya başladılar.

CIA Türkiye masası eski şefi Graham Edmund Fuller'in yakın dostu eski Boğaziçili Prof. Sabri Sayar'ı "Turkish Studies" merkezini bu üniversitede kurmuştu. Yönetim kurulunda F.Gülen 'e yakın olduğu söylenen Washington Büyükelçisi Baki İlkin ile ünlü Paul Wolfowitz'de vardır.

Ayrıca bu üniversitede "Türkiye'nin devlet-din ilişkisini ÇATIŞMA boyutunda inceleyen, yönlendiren john Lee Esposito'nun kurduğu CMCU da yer almaktaydı.

Esposito'nun Georgetown Üniversitesi'nde düzenlediği konferanslarda Merve Kavakçı, Türkiye ve Atatürk düşmanı Wilfred Murad Hoffman, Nurcu camiadan önde gelenler ve nihayet Nisan 2001'de F. Gülen için özel ve özgün bir konferansta CIA'nın tecrübeli din uzmanlarının yanı sıra Fransa ve Amerika'dan Nurculuk ve Gülen harekâtı "uzmanı" akademisyenler konuşmacı olarak katıldılar.

ARI'cılar, WINEP uzmanı, Irak'ın işgali ve Kürt devleti kurma projesinin mimarlarından Amerikan Yahudi'si Alan Makowsky'yi 8 Haziran 1999'da İstanbul'da misafir ettiler.

WINEP Türkiye Araştırmaları Bölümü'nün başına 2003 yılında Türk vatandaşı Alevi-Kürt Soner Çağaptay getirildi.

Alan Makowsky'nin dostu İstanbullu Yahudi istihbarat görevlisi, Kürt destekçisi Henry Barkey (G. Fuller ile Apo'yu görmek için İtalya'ya gitmişti) evinde hem siyasal İslamcıları hem de ARI'cıları ağırlamıştı.

ARI'cılar, İsrail derin devlet kuruluşu BESA (Begin Sedat Stratejik Araştırmalar Merkezi) ve Almanya'dan FNS ile birlikte The Marmara otelinde "Doğu Akdeniz'de Güvenlik ve İşbirliği Konferansı"nı düzenlediler. (Zehra Güngör, Milliyet 15 Haziran 1999)

Zeynep Damla Gürel-Ekşioğlu'nun yönetici olduğu ARI Derneği'nin Koordinatörü Kemal Köprülü konferansta yaptığı konuşmada; "Batı ile, özellikle ABD ile bağlantılı istikrar sağlayıcı faktörler olarak Türkiye ve İsrail'in bölgedeki rolü gerçekten büyük önem taşımaktadır" dedi.

WINEP'den Alan Makowsky ise yaptığı konferans konuşmasında; Türkiye'nin her zaman her daim ABD ve İsrail'in yandaşı olması gerektiğini söyledi. Makowsky'ye göre Türkiye'nin kimi komşularında kitle imha silahları vardır ve bunlar Türkiye için tehdittir.

Elbette ne ARI'cılar ne de bir başka konuşmacı Makowsky'e "İsrail"in elindeki nükleer silahlar Türkiye için tehdit değil mi" sorusunu yöneltmediler.

ARI ve İsrail destekçisi örgütlerin ortak konferansında oturum başkanlığını Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İshak Alaton'un yaptığı "Stratejik konular" başlıklı bölümün konuşmacısı ise Karanlıklar Prensi lakaplı Rus asıllı Amerikan Yahudi'si Richard Perle idi.

ARI'cılar arı gibi uçarlar. ABD'den sonra Almanya'ya yönelirler.

ARI Koordinatörü Kemal Köprülü başkanlığındaki heyette, Can Fuat Gürlesel, Elif Kırımlı, Zeynep Damla Gürel-Ekşioğlu ve Pınar Eczacıbaşı yer alır. Bonn, Köln, Dortmund, Hamburg ve Berlin gezilir.

21 Şubat 2001'de suni olarak patlatılan sermaye piyasası tabanlı krizden sonra TESEV, TÜSİAD ve ARI'lar yüksek sesle vızıldıyorlardı: "Siyasette yeniden yapılanma olmazsa batacağız" … Neticede Kemal Derviş Türkiye'ye kurtarıcı olarak gönderilir.

ARI'cılar arı gibi çalıştılar ve sonunda Kemal Derviş ile yapılan görüşmeler sonunda genç ARI'dan Zeynep Damla Gürel-Ekşioğlu, Cem Boner'in Yeni Demokrasi Hareketi'nden Memduh Hacıoğlu, Tuğrul Erkin, Kemal Derviş CHP listesinden milletvekili oldu.

Böylelikle Özalcılıktan İkinci cumhuriyetçiliğe ARI hareketi Kemal Derviş'le beraber Cumhuriyet Halk Partisi'ne taşındı.

ARI Derneği 2004 yazında, CHP'ye verdiği dernek kurucusu milletvekili Zeynep Damla Gürel-Ekşioğlu hakkında, CHP kurultayına doğru Irak'taki ABD kaynaklarından Deniz Baykal'la ilgili suçlayıcı rapor aldığı savları ileri sürüldü. Bazı köşe yazarları bu kaynağın CIA olduğunu bile ileri sürdüler. (Güler Kömürcü, CHP ve CIA temasları ve de ARI Grubu, Akşam gazetesi, 13 Temmuz 2004)

ARI'lar Kıbrıs konusunda da çalıştılar. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti "Annan Planı" adı altında ABD ve AB tarafından Yunanistan'a bağlı bir azınlık konumuna indirgenirken ARI'lar da gerekeni yaptılar ve Amerikan Genç Politik Liderler Konseyi'ni yanlarına alarak Doğu Akdeniz Üniversitesi'ne girdiler. Yeni rektör Halil Güven, ARI çalışmalarına destek verdi. Bu arada 2004 yılında 42 ve 2005 Eylül'üne dek de 21 öğretim üyesi üniversiteden ayrılarak Türkiye'ye dönmek mecburiyetinde kaldı.

Bale uzmanı Zeynep Damla Gürel-Ekşioğlu ve ARI'cıların "mucizelerinin" devamını Mustafa Yıldırım'ın "Sivil Örümceğin Ağında" kitabının 184-246 sayfaları arasında okuyabilirsiniz.

Usta gazeteci Necati Doğru "Laikler Damla Kızı Dincilere Kaptırdı!" başlıklı makalesinde: "Gül gibi kız! En iyi okullarda okudu. Seçkinci ortamlarda yetişti… Laikler gül gibi kızları Zeynep Damla Gürel'i dincilere kaptırdı. Kaptırdılar mı? Gönüllü mü verdiler? Bence gönüllü gitti kız…" diye yazdı. (Vatan gazetesi, 28 Mart 2008)

"… Zeynep Damla Gürel'in olası bir sonraki Derviş'li hükümet senaryosu için beklemekten başka çaresi kalmamıştı. Damla Gürel siyaset ve bürokrasiden tam umudunu kaybetmişti ki, 20 Ocak 2007 günü Ak Partili milletvekili Ömer Çelik'le yaşamını değiştirecek bir görüşme yaptı. Ak Partili Ömer Çelik eski CHP'li milletvekili Gürel'e "Cumhurbaşkanı Abdullah Gül seni danışman yapmak istiyor, ne diyorsun" dedi… Gürel, "Size evet ya da hayır demeden önce Kemal'e danışmak istiyorum" deyiverdi. Gürel'in bahsettiği Kemal, hepimizin yakından tanıdığı Kemal Derviş'ten başkası değildi. Gürel hemen Kemal Derviş'in telefonunu çevirdi ve kendisine gelen teklifi söyledi. Derviş de, "Bu teklif reddedilir mi, hemen kabul et" dedi. (Aydın Ayaydın, Vatan gazetesi, 26 Mart 2008)

"… Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül acaba AB konusunda "Damla kız" Zeynep'e ne danışacak çok merak ediyorum.

Cumhurbaşkanlığı AB danışmanlığına getirilen Zeynep Damla Gürel, Edebiyat Fakültesi İngilizce Öğretmenliği bölümü mezunudur. AB konusunda hiçbir uzmanlığı ve çalışması yok. Milletvekili iken de İngilizce bildiği için NATO parlamenter Asamblesi Türk grubu Üyeliği yapmıştır.

Pardon!...Unuttum Damla kızın özgeçmişinde yaptığı bir iş daha var. Cantaş İç ve Dış Ticaret Soğutma Sistemleri Sanayi A.Ş. yönetim kurulu üyeliği. Sanırım bunu dikkate alan Cumhurbaşkanımız Sayın Gül, AB konusunda gerektiğinde Zeynep Damla Gürel'e danışarak AB ülkelerinde iç ve dış ticaret soğutma sistemlerini nasıl devreye sokacağını gösterecek. Atatürk'ün oturduğu Çankaya Köşkü'nde eskiden bu tür görevlendirmeler için uzmanlığa önem verilirdi. Şimdi görüyoruz ki bu tür görevler eşe dosta ulufe olarak dağıtılıyor." (Aydın Ayaydın, Vatan gazetesi, 1 Nisan 2008)

Gazeteci Devrim Sevimay'ın "soru-cevap" misafiri, Gül'ün AB'den sorumlu danışmanı Zeynep Damla Gürel-Ekşioğlu, AB'nin yargı organı Avrupa Adalet Divanı'nın PKK'yla ilgili aldığı kararla ilgili soruya şu cevabı veriyor.

"Bunun arkasında siyasi bir amaç aramamak lazım. Avrupa Konseyi'nin yapmış olduğu bir usul hatası sonucunda bu durumla karşılaşıldı. PKK AB'nin terör listesinden çıkmayacak…" (Milliyet gazetesi, 7 Nisan 2008)

Zeynep Damla Gürel-Ekşioğlu'nun incilerinin devamını internetten ibreti âlem için okuyunuz.

Normaldir! Zeynep Hanım'ın önceki "patronu" Kemal Derviş PKK'lı Yaşar Kaya'nın arkadaşıydı. Yeni patronu Cumhurbaşkanı Gül de Çankaya'da "siyaset fahişesi" unvanlı Talabani'yi ağırladı.

Zeynep Damla kızın ilk patronu Kemal Derviş'in siyaset hülyalarını MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli Türkiye'yi 3 Kasım 2002'de seçime götürerek bozmuştu. Öyle görünüyor ki, yeni patronunun ve eski partisi AKP'nin hesaplarını da Devlet Bey çoktan bozdu.

Mahmut Çetin'in "Üst seçkin yabancılaşmanın sosyolojisi üzerine bir deneme" adlı çalışmasında aynen şöyle der.

"Osmanlı-cumhuriyet, Vahdettin-Atatürk, dindarlık-laiklik, milli kültür-yabancılaşma ve benzeri ayırımlar üst seçkinler için yapay ayrımlardır.

Nevzat Tandoğan'ın söylediği gibi "Bu ülkeye komünizm gelecekse onu da biz getiririz" cümlesi anahtar sözlerden biridir ve itiraf niteliğindedir."

"Üç seçkinlerin üç "değil" kuralı: Türk değil, Sünni İslam değil, Osmanlı değil." (Mahmut Çetin, Genetik İhanet, s.185) Osmanlı'dan cumhuriyete Türkiye'de genellikle geçer akçe.

Türkiye siyasi, toplumsal, dini, iktisadi, cinsi velhasıl her bağlamda derin bir yozlaşma içine sürüklendi.

Oxford Üniversitesi'nden olağanüstü derece ile mezun olan Sosyal Politika Profesörü Bill Jordan tarafından yazılan "Seks Para ve İktidar-Kollektif Yaşamın Dönüşümü" adlı kitap Türkiye gerçeğini anlayabilmek için mutlaka okunmalı.

"Bill Jordan çok anlaşılır bir kitap yazmış. Jordan, refah içindeki dünyada özel ve kamusal alanı birbirine iliştiren işlevselci zincirlerin işleyiş tarzına-cinsel ve duygusal mahremiyet, para ve maddi ödüller ve siyasal iktidar kullanımı etrafında dönen anlamlardan oluşan bir örümcek ağına-ışık tutan formüller yerine, seks, para ve iktidar arasındaki işlevselci bağlantılardan kurtulmamız için ahlaki ve siyasal bir çerçeve sağlayacak başka bir formül sunuyor." (Rosalinda Edwars, London South Bank University)

Evet, yozlaşma. Türkiye'de siyasetten-cinsel ahlaka her sahada yozlaşma hüküm sürüyor.

"Tarih, yozlaşmanın tek bir ilacı olduğunu göstermektedir: Kan!

Evet, yozlaşmanın ilacı kandır. Kan, ya depremle gelir, ya savaşla, ya da kaosla. Ama yozlaşmadan sonra kan mutlaka gelir. Türkiye bugün evlatlarını emperyalizme kurban ediyor, onları Amerika'nın emrine veriyor. Bu yozlaşmayı durduramazsak, Türkiye, yarın da kadınlarını kurban verecektir. "Nataşa" bir büyük çöküşün sonucudur. Türkiye büyük kaosa koşar adım gidiyor." (Mahmut Çetin, X İlişkiler, s.317)

Bir cumhurbaşkanı eşi, başı örtülü olduğu için üniversiteye gidemiyor. Türkiye Cumhuriyeti devletini Avrupa Adalet Divanı'nda mahkemeye veriyor… Bir cumhurbaşkanı, İslamcı kökenden geliyor ve 1995'te AB için; "Türkiye'nin AB'ye giremeyeceği kesindir… Çünkü Avrupa Birliği bir Hıristiyan birliğidir. Sizi o zenginler köşkünün bahçesindeki bir kulübeye böyle koyarlar işte…" derken. 2008'de, "Türkiye içindeki ve Avrupa kamuoyundaki bütün tartışmalara rağmen Türk halkı AB standartlarını benimseme yönünde sessiz ama devamlı biçimde mesafe almaktadır" diyor.

1992'de laiklik, moral değerleri açısından yine Türkiye'nin bütünlüğünü tehdit eden, en ziyade tahribatı vermiş olan, sistemin ilkelerinin biri de laiklik ilkesidir" diyen cumhurbaşkanı 2008'de "Türk halkı, anayasanın, devleti, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olarak niteleyen temel ilkeleri konusunda mutabakat içindedir. Bunda hiç şüphe yoktur" diyebiliyor.

Üstüne üstlük, Attila İlhan'ın "ceberut laikler" diye tanımladığı tarife uygun seçkinci çevreden Zeynep Damla Gürel-Ekşioğlu 'nu danışman tayin ediyor.

Bale uzmanı Zeynep Hanım da okyanus ötesindeki Sabatayist "kurtarıcımız" "Kemal"e telefonla sorarak göreve balıklama dalıyor.

Pardon! Bir de "Oktay amcasına" sormuş.

Allah aşkına bütün bu olanların adına ne denir? Batı'da bu kadar zıt unsurlar ne yapar?

Bu makalede anlatılanlar her ne kadar Zeynep Damla Güler-Ekşioğlu'nun ironisi gibi görünse de Türkiye'nin trajedisidir.

Her şey zihniyette biter. Ya da bütün olup bitenler zihniyetin sonucudur. George Berkeley "İnsan Bilgisinin Prensipleri Üzerine" de şöyle der: "Zihnin düşünce sürecine tabi olan görünür, temel duyu izlenimlerinin ötesinde fiziksel bir dünya mevcut değildir."




 



Diğer Makaleleri

- Türk milliyetçiliğine karşı, "Siyasal İslam" / Tarih : 2010-01-23 13:59:52
- TÜRKİYE'DE SİYASAL PÜRİTENİZM... / Tarih : 2009-10-13 10:06:54
- Erdoğan ve "Etnisiye İle Katolik Nikâh" / Tarih : 2009-08-26 11:49:59
- Dün Bugündür Ama…" / Tarih : 2009-07-21 15:08:14
- "SIFIRCI" DIŞİŞLERİ BAKANININ VE ERDOĞAN... / Tarih : 2009-07-13 11:32:42

Diğer Ramazan K. Kurt Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7  İleri »