Ortadoğu Gazetesi

Dinde Aşırılıktan Kaçınmak ve Orta Yolu Tutmak

Muharrem Günay SIDDIKOĞLU / 2011-09-07 10:22:31

Şüphesiz İslam dini, esas itibarıyla kolaylık prensibine dayanan son ilahi dindir. Dinde yaratılışa aykırı ve zor hiçbir teklif yoktur. Nitekim Cenab-ı Hakk, insanın taşıyamayacağı, altından kalkamayacağı hiçbir şeyi teklif etmemiş, bu durumu da ''Allah kimseye gücünün üstünde sorumluluk yüklemez'' (Bakara, 286) "Böylece biz sizi, insanlara şahit (ve örnek) olmanız için orta bir ümmet kıldık." (Bakara/143) ayetleriyle açıkça ifade buyurmuştur. Hz. Peygamber de her konuda olduğu gibi, ibadetleri de zorlaştırma cihetine gidenleri şiddetle tenkit etmiş, ''Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin'' demiştir.

Yüce kitabımız Kur'an'da aşağıdaki ayetlerde de aşırılıklardan uzak durmak ve orta yolu tutmak tavsiye edilmektedir:

"Yürüyüşünde orta bir yol tut, sesinden de (yüksek perdeleri) eksilt. Çünkü, seslerin en çirkin olanı gerçekten eşeklerin sesidir." (Lokman Suresi / 19)

"Onları kara gölgeler gibi dalgalar sarıverdiği zaman, dini yalnızca O'na 'halis kılan gönülden bağlılar' olarak Allah'a yalvarıp yakarırlar (dua ederler). Böylece onları karaya çıkarıp-kurtarınca, artık onlardan bir kısmı orta yolu tutuyor. Bizim ayetlerimizi gaddar, nankör olandan başkası inkar etmez." (Lokman Suresi / 32)

"Sonra Kitabı kullarımızdan seçtiklerimize miras kıldık. Artık onlardan kimi kendi nefsine zulmeder, kimi orta bir yoldadır, kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda yarışır öne geçer. İşte bu, büyük fazlın kendisidir." (Fatır Suresi / 32 )

Bir Müslüman'ın sağlıklı bir şekilde dini hayatını pratize edilebilmesi ve dini vecibelerini eksiksiz yerine getirebilmesi ancak Cenab-ı Hakk'ın insanlığa gönderdiği en son peygamber Hz. Muhammed'i iyi tanıması ve O'nu bu konuda yegáne örnek almasıyla mümkündür. Hz. Peygamber, ''İşlerin en hayırlısı orta olanıdır'' (Keşfü'l Hafa, C.1. S. 391) buyurarak bütün işlerde aşırılıktan sakınmamızı emretmektedir. Bu emir gerek din gerekse dünya işlerinin tamamı için geçerlidir. Dolayısıyla Müslümanlar ve onların meydana getirdiği toplum çok dengeli bir toplumdur.

Şüphesiz her işte ve özellikle ibadet alanında orta yolu takip etmek, aşırılığa kaçmamak konusunda bize en güzel örnek Hz. Muhammed (s.a.v.)'dir. Onun hayatı orta yolu temsil etmektedir. Hz. Peygamber (s.a.v.) iki iş arasında tercih yapmak durumunda kaldığı zaman mutlaka onlardan kolay olanı tercih etmiştir (Ebu Davud, Edeb, 4). Yine O, ashabından daima yapabilecekleri şeyleri istemiştir.

Din işlerinde aşırılığa kaçmanın nasıl olabileceğini aşağıdaki örnek en güzel şekilde gözler önüne sermektedir. Üç kişi Hz. Peygamber'in evine gelerek hanımlarına Peygamberimizin ibadetini sordular. Kendilerine haber verilince onu kendileri için az gördüler ve,

- Peygamberimizin yanında biz neyiz ki? Onun geçmiş ve gelecek günahları bağışlanmıştır, dediler. Onlardan birisi;

- Ben yaşadığım müddetçe bütün gece namaz kılacağım, dedi. Diğeri;

- Ömrüm boyunca oruç tutacağım, iftar etmeyeceğim (ara vermeyeceğim) dedi. Üçüncüsü;

- Kadınlardan uzak kalacağım ve hiçbir zaman evlenmeyeceğim, dedi. Sonra Hz. Peygamber bunların yanına geldi. Onlara;

- Şöyle şöyle diyenler siz misiniz? Dikkat ediniz! Allah'a yemin ederim ki, Allah'tan en ziyade korkanınız ve ona karşı gelmekten en fazla sakınanınız benim. Böyle iken ben bazen oruç tutuyorum, bazen de tutmuyorum. Namaz kılıyorum, uyuyorum ve evleniyorum. Eğer bir kimse benim sünnetimden yüz çevirirse o kimse benden değildir, buyurdu. (Buhari ''Nikáh'' 1)

Hz. Peygamber'in en önemli özelliklerinden birisi de, din ve dünya işleri arasında ideal bir uyum kurmasıdır. Bir Hıristiyan olan müşteşrik M.G. Demombynes, ''Muhammed'' isimli önemli eserinde, İslamiyet'in Hıristiyanlığa üstünlüğünü ve Hz. Peygamber'in başarısının sebeplerini şöyle anlatıyor: ''İsa'nın vaazında öbür dünya için hazırlık, bu dünyanın nimetlerinden vazgeçmekle başlar. İslam'da ise kesinlikle böyle bir şey yoktur. İslam'a göre, iyi bir şekilde kullanmak şartıyla hiçbir nimet kötü değildir.''Kur'an-ı Kerim ve Peygamber'in önerdiği dini hayat her yönüyle kolaylıktır. Dini ve ibadetleri zorlaştıran, dolayısıyla hem dini, hem de kendisini çıkmaza sokan Müslüman'ın kendisidir. Sahabe döneminde olduğu gibi bugün de bunun örneklerine rastlamak mümkündür. Şüphesiz ibadetten maksat nefsi öldürmek değil, terbiye etmek, bilakis ona canlılık kazandırmak ve onu Allah'ı görüyormuş gibi ibadet etmek anlamına gelen ''ihsan mertebesi''ne yükseltmek, kötü eğilimlerden koruyarak ona ''istikamet'' kazandırmaktır.




 



Diğer Makaleleri

- MUHSİN KİME DENİR? / Tarih : 2018-08-04 09:36:26
- 15 TEMMUZU ANLAMAK / Tarih : 2018-07-15 09:55:20
- İSLAM'DA KADIN VE AİLE / Tarih : 2018-07-14 10:11:31
- HER İŞE EÛZÜBESMELE İLE BAŞLAMAK / Tarih : 2018-07-12 09:37:29
- ALLAH'IN ÖVDÜĞÜ MİLLET / Tarih : 2018-07-09 09:55:57
- MHP GENEL MERKEZİ'NDE BİR GÜN / Tarih : 2018-07-06 09:54:06
- MİLLETLER ALLAH'IN ÂYETLERİDİR / Tarih : 2018-07-04 09:39:15
- BİR KAVMİ BOZMAZ ALLAH, ONLAR BOZULMADIKÇA / Tarih : 2018-06-30 09:34:51
- RAMAZAN AYI VE ORUÇ / Tarih : 2018-05-17 09:17:40
- YUNUS YÜREKLİ YAVUZ BİLEKLİ LİDER TÜRKEŞ / Tarih : 2018-04-04 09:39:53
- DOĞRU VE DÜRÜST OLMAYANIN DİNİ OLMAZ / Tarih : 2018-04-01 10:06:57
- İSLÂMİ KAYNAKLARDA HAK KAVRAMI / Tarih : 2018-03-25 10:12:43
- İSLAMDA İNSAN SEVGİSİ VE İNSAN HAKLARI / Tarih : 2018-03-11 08:34:25
- BEŞ ŞEYİN KIYMETİNİ BİL! / Tarih : 2018-03-08 08:01:17
- ALLAH ŞİRKTEN BAŞKA HER GÜNAHI BAĞIŞLAR / Tarih : 2018-02-19 07:40:31

Diğer Muharrem Günay SIDDIKOĞLU Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »