Ortadoğu Gazetesi

"Yürekler Kabarık…"

Şükrü Alnıaçık / 2017-11-29 08:51:38

Gündem hızlı değişiyor; ama benim aklım, Doğumunun Yüzüncü Yılında Başbuğ Alparslan Türkeş adına geçtiğimiz Pazar günü yapılan anma yürüyüşü ve onu takip eden muhteşem toplantıda kaldı. 

Ülkücü olup da yüreği kabarmayan, bu mehter tadındaki yürüyüş karşısında gözleri buğulanmayan olmamıştır. 

Ocak'taki bu alevli şahlanış için tabii ki Genel Başkan "Olcay Kılavuz"a teşekkür borçluyuz.

Ancak ondan önce şükranla yâd etmemiz gereken iki isim var…

Önce"Alparslan Türkeş…"

Ülkü Ocaklarını milletimize kazandıran, Milliyetçi gençlere ideal, ruh ve disiplin kazandıran Başbuğumuzu rahmetle anıyoruz. 

Ve tabii ki… Sayın "Devlet Bahçeli…"

Ülkü Ocaklarını yeniden bugünkü çağına uygun, saygın ve güçlü konumuna getiren Sayın Genel Başkanımızı saygıyla selamlıyoruz.

Olcay Kılavuz kardeşimizi seviyoruz; onunla gurur duyuyoruz.

Hani imanın dereceleri vardır. Korkudan iman edenler, cennet aşkıyla iman edenler, karşılık beklemeden iman edenler gibi…

Bizim zamanımızda kimin neden Ülkücü olduğu o kadar da net değildi. 

Gençlik hali bu… "Ülkücüler kavga ediyor" diye harekete katılanlar olmuştur mesela… 

Ben böyle gelip gidenleri sonra da Ülkücünün adını mafyaya çıkaranları hatırlıyorum.

Veya mahalleyi komünistler ele geçirirse babamın muhtarlığı elden gider korkusuyla güç arayışına girip de katılanlar da olmuştur. 

Kavga günlerinde Ülkücü olmak zordu, ama nedenler aldatıcı olabiliyordu. 

Şimdi ise Ülkücü, ya Ülkücüdür. Ya da değildir. Sebebi tektir ve bellidir.

Günümüzde Ülkücülük tamamen milli bir şuur, iradîseçim, feraset meselesidir. 

Bu yüzden de Pazar günkü herkesi hayran bırakan popüler iletişim dili önemlidir. 

Efendi efendi yürüyen, düzgün giyimli, bayrak gibi gürültü yapmadan hedefine doğru süzülen 140 bin Türk Milliyetçisi genç…

Tarihe geçmiştir.

Bu tarihi programdan ülke siyaseti adına çıkacak en iyi manşet de dünkü Ortadoğu'nun ilk sayfasına girmiştir:

 

"MHP Bitti Diyenlerin Bittiği Gün"

 

Bir kez daha gururlandık:

Yüzyıllarca geri kalmış ve cahil bırakılmış…

Sonra da içinekriptosu, haini, yalancısı - dolancısı, üç kağıtçısı karışmış…

Mektep marifetiyle kazanılmış cahil, müfteri, düzenbaz, arsız, yolsuz bulunan…

Ya başına seçeceği adamı tanıyamamış, ya da yanlış tanımış bir toplumlaiç içeyaşarken…

"Bu millet adam olmaz!.." deyip, küresel sosyeteden aferin alarak bir köşe başı kapmak yerine…

Karşılık beklemeden Milletini sevenÜlkücü gençliğin bir mensubu olmak, bu ülkede ulaşılabilecek en yüksek makamdır. 

İşte o Ülkücü gençlik, Pazar günü, "şu MHP bitse de kurtulsak" diyen, yukarıda tek tek adlarını saydığımız bütün çevreleri"140 Bin" tokatla uyandırmış; kendine getirmiştir.

Bu tekzip tokadını yiyenler arasında "5 Bin Ülkücü" sözüne burun kıvıran, dudak büken, uzanamadığı ciğere mundar diyen kediler de vardır…

Güne damgasını vuran bir başka söz: Genel Başkan Sayın Devlet Bahçeli'nin yaptığı; meşru çerçeve içinde kalmak kaydıyla… 

"Dalınızı kıranın ağacını sökün!.." motivasyonudur. 

Sayın Genel Başkan hiç şüphesiz, bunca eğitimli arsızın, acar hırsızın, katmerli uğursuzun karşısında Anadolu'nun bu efendi evlatlarına kararlılık ve medeni cesaret aşısı yapmaktadır. 

Çünkü karşılarında her çeşit hain vardır.

 

Ve…ZerrabOlayı…

 

Gündemde yine Rıza Zerrab var; çünkü mahkeme Zerrab davasının adını "Mehmet Hakan Atilla davası" olarak değiştirdi.

Yani Zerrab artık sanık değil. 

Önemli bir gelişme bu…

Zerrab AKP'nin aşığı değil ki "dava için" ömür boyu eşinden ve servetinden uzak yaşasın…

O'nun kurtulmak için kim varsa satacağı belliydi… Esas sorgulanması gereken şudur:  

Bu adamın,elinde dolar desteleriyle diyar diyar gezerek ambargo delen bir İranlı olarak "ABD'ye giderse tutuklanabileceğini" kendisine söyleyecek stajyer bir Avukatı dahi yok muydu?

Bence bilerek gitti. Çünkü buralarda"can güvenliği" yoktu! 

Çünkü arkasında bayrakla ekrana çıktığına göre "çok şey" biliyordu.

Hatta "itirafçılık" mevzuatı hakkında kendisine CIA tarafından brifing verilmiş olmalıydı.

22 Mart 2016'da tutuklandı. 

Muhtemelen Türkiye'ye "konuşmak zorundayım" diye haber yolladı. 

Bunun üzerine Türkiye de Halk Bankası Gen.Müd.Yard. Hakan Atilla'yı yolladı.

ABD, onu da içeri aldı. 

Zerrab itirafçı odu. Ne konuştuysa konuştu ve davanın adı dün "Hakan Atilla Davası" oldu. 

Anlaşılan o ki ABD alacağını aldı!..

Çünkü artık davada Cumhurbaşkanı Erdoğan'la birlikte "4 Bakan"ın da adı geçiyor.

Yargıç Berman,Bürokrat Hakan Atilla'ya 6 suçlama yöneltiyor:

Aslında bu suçlamanın ucu, doğrudan doğruya Türkiye'ye dokunuyor.

Amerikan mahkemesi,tabirimi mazur görün: "Atlantik YüceDivanı" gibi çalışıyor. 

Kör misali tuttuğunu içeri atıyor.

"Özgürlük" cenneti, ağır ağır bir yargı cehennemine dönüşüyor.

Amerikalılar, Erdoğan'la "aynı FETÖ gibi" savaşıyor!




 


Diğer Makaleleri

- Hendese! / Tarih : 2017-12-16 08:50:14
- Bir Deli - Kırk Akıllı! / Tarih : 2017-12-15 08:47:46
- Eş Zamanlı Okumalar / Tarih : 2017-12-14 08:49:09
- Gayri Ciddiyetçilik Akımı! / Tarih : 2017-12-13 09:10:01
- Bir Davanın Anatomisi / Tarih : 2017-12-12 08:42:10
- Alnımız da Açık; Ensemiz de... / Tarih : 2017-12-11 08:34:21
- Aslan(!) Yürekli Trump… / Tarih : 2017-12-09 08:28:33
- "Yüz Yıl" Mesajlı Kudüs Şoku! / Tarih : 2017-12-08 08:48:54
- Bî Zahmet!.. / Tarih : 2017-12-07 08:26:51
- İşimiz ve Gücümüz… / Tarih : 2017-12-06 09:14:00
- Gündemde Yine MHP Var… / Tarih : 2017-12-05 08:53:30
- Kavramlar, Elmalar ve Armutlar! / Tarih : 2017-12-04 07:46:53
- Uyum Çalışmaları / Tarih : 2017-12-02 08:38:44
- Parçalı Gündem! / Tarih : 2017-12-01 08:38:33
- Ülkücüler ve Atatürk Sevgisi / Tarih : 2017-11-30 08:17:54
- AKP'nin Milliyetçiliği Sahte midir? / Tarih : 2017-11-28 08:29:43
- Başbuğ Türkeş ve Elli Yıllık Pusu… / Tarih : 2017-11-27 08:29:23
- Hukuk Siyasetin Neyi Olur? / Tarih : 2017-11-25 08:40:04
- ABD Alternatifsiz Çalışmaz! / Tarih : 2017-11-24 08:28:04
- Derin Karmaşa ve Sakıncaları! / Tarih : 2017-11-23 08:18:18

Diğer Şükrü Alnıaçık Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »