Ortadoğu Gazetesi

ABD Alternatifsiz Çalışmaz!

Şükrü Alnıaçık / 2017-11-24 08:28:04

ABD, bugüne kadar ulusal devletlerin onur süngüsünü genellikle Pentagonu değil "alternatifleri" kullanarak düşürmüştür. 

Bu da eski bir İngiliz taktiğidir. 

Alternatifler genellikle kendilerini diri ve vazgeçilmez tutan "kör dövüşü"nü siyaset zanneden muhalif siyasetçilerdir. 

Bir Kızılderili atasözü, "Eğer bir suda iki balık kavga ediyorsa…" diye başlar…

"Bilin ki oradan beş dakika önce, uzun bacaklı bir İngiliz geçmiştir;" diye biter...

İngilizlerin sömürgecilik deneyiminin bakir bir çalışma alanı olan Kuzey Amerika bu konuda yalnız değildir. 

"Atatürk İngilizleri yenene kadar Tanrı'yı İngiliz sanırdım!.." Sözü, Hindistan'ın kurucu lideri Gandi'ye aittir. 

Zaten Amerika Birleşik Devletleri de usulünce bağımsızlık elde etmiş bir İngiliz kolonisi değil midir?

ABD, sömürgeci sicili olan bir Avrupa Devlet olmadığı için önce kültür emperyalizmi sonra da yerel siyasi yakınlaşmalar konusunda avantajlı olmuştur. 

Uzun ve planlı uğraşlardan sonra Türkiye gibi ABD'yle birlikte yol yürümüş ülkelerde siyaset tam ortadan ikiye bölünmüştür. 

1- Milliyetçi bağımsızlar…

2- Amerikan küreselcileri…

Marjinalleri ve soğuk savaş mecburiyetlerini katmıyorum. Alıştıra alıştıra, sevdire sevdire, durum artık bu noktaya gelmiştir. 

II. Dünya Savaşından sonra başlayan, 50'lerde halka açılan, 12 Eylül'den sonra, özellikle Özal döneminde iyice yoğunlaşan Amerikan propagandasının etkilerini bugün daha net görebiliyoruz. 

Doktor Riçırt Kimbıl'dan, Kûliç'ten, Ceyar'dan Sue Elın'dan "bize bir şey olmaz" derdik.

Bu silahların, bizim kültür zırhımıza hafif geleceğini düşünürdük. 

Oysa memleketin alçak kesimlerine olan olmuştur!   

Artık sadece bir teknolojik yenilikler mankeni olan "007 James Bond" değil, Boğaziçilisinden  çapulcusuna kadar bütün fikirsizler ve ülküsüzler "Kraliçenin hizmetinde"dir!

Sovyet Rusya'nın dağılma dönemine denk gelen bu "tek kutuplu dünya" operasyonu o kadar sinsi ilerlemiştir ki siyasi partiler, ABD için güçlü bir "alternatif olma" yarışına girebilmişlerdir. 

Hatta siyasi partilerin içinde de bu yönde kırılmalar yaşandığı sır değildir. 

Son yıllarda partisinde paradigmayı "değiştirmek" veya vizyon "yenilemek" için yola çıkan bütün siyasetçilerin ortak özelliği, İslamcı, Milliyetçi veya Sol söylemleri terk ederek ABD'nin küresel politikalarına daha fazla anlayış göstermek olmuştur. 

AKP'nin 2001'deki kuruluşunda olduğu gibi partinin içindeki "yenilikçi" hizip, ABD'yle mutabakata varınca küresel sermaye hareketleri "negatif"ten "pozitif"e geçmektedir. 

Böyle olunca iş dünyası ellerini ovuşturmaya başlamakta ve yeni oluşumu desteklemektedir. 

Para babaları destek olunca, davası reklam gelirleri olan medya da destek olmaktadır. 

Ee, tabii patırtı gürültü istemeyen ve geleceğini devletine emanet ettiği için beka konularına fazla kafa yormayan vatandaş da desteklemektedir. 

Böyle olunca da mesela 2001'de "Milli Görüş"ten "Küresel"e kaçan AKP'lilerin iktidarı, 15 yıl sürmektedir. 

Muhalefet partilerinin içinden de bu tavrı başarılı bir siyaset modeli olarak görenlerin, benzer arayışlara girdiği görülmektedir. 

CHP'de Kılıçdaroğlu'nun gelişi ve Baykal -Önder Sav ekibinin tasfiye edilmesi,

MHP'de değişimci kurultay çabaları sonuca ulaşmayınca İyi Partinin kurulması,

HDP'de Marksist eylemciliği kamufle etmek üzere Demirtaş'ın Liberal Sol söylemlere yönelmesi…

Bu Amerikancı icazet arayışlarının güncel örnekleridir.  

Siyaset kurumunun iktisat kırbacıyla ıslahı neticesinde 1820'lerden beri dünya devleti için uğraşan misyonerlerin ve masonların yalnızlığı da sona ermiştir. 

Müslüman muhafazakar toplumlarda imaj sorunu olan Lions, Rotary gibi uluslararası zengin kulüplerinin siyasete doğrudan müdahalesine artık o kadar da ihtiyaç kalmamıştır.  

ABD, turuncuya boyamak istediği ülkelerde siyasi partilere hazır paket program uygulamakta, ılımlı ve uzlaşmacı bir lider bulması halinde önceki yıpranmış veya metal yorgunu partnerini anında satabilmektedir.

ABD'nin askerden çok siyasi alternatif kullandığını anlatmaya çalışırken yazının ortalarına doğru Ahmet Hakan'ın "Abdullah Gül, pasif beklemeden aktif beklemeye geçti" iddiası sosyal medyaya düştü. 

"Pusu"nun adı ne zamandır "aktif bekleme" olmuştu?..

Sanki Etna yanardağı yeniden lav püskürmeye başlıyordu!..

Ahmet Hakan'ın "aktif bekleme" dediği "şey"i biz Fethullah Gülen darbeden 15 gün sonra arkasında "4 ayaklı minare" figürüyle CNN kameralarının önüne çıktığı zaman anlatmıştık. 

Çünkü "Yurtta Sulh" bir tek AKP'yi ele geçirerek olmazdı! 

Dört partinin ABD için "işbirliği alternatifi" olabilecek unsurları bir araya getirilecek, Erdoğan düşürülecek ve Türkiye NATO'nun yine güvenilir bir müttefiki olacaktı. 

Plan buydu. 

ABD yedeksiz çalışmazdı!

Türkiye'yi kırıp dökerek uyguladığı Ortadoğu politikaları da aynı alışkanlıktan kaynaklanıyordu. 




 


Diğer Makaleleri

- Bir Deli - Kırk Akıllı! / Tarih : 2017-12-15 08:47:46
- Eş Zamanlı Okumalar / Tarih : 2017-12-14 08:49:09
- Gayri Ciddiyetçilik Akımı! / Tarih : 2017-12-13 09:10:01
- Bir Davanın Anatomisi / Tarih : 2017-12-12 08:42:10
- Alnımız da Açık; Ensemiz de... / Tarih : 2017-12-11 08:34:21
- Aslan(!) Yürekli Trump… / Tarih : 2017-12-09 08:28:33
- "Yüz Yıl" Mesajlı Kudüs Şoku! / Tarih : 2017-12-08 08:48:54
- Bî Zahmet!.. / Tarih : 2017-12-07 08:26:51
- İşimiz ve Gücümüz… / Tarih : 2017-12-06 09:14:00
- Gündemde Yine MHP Var… / Tarih : 2017-12-05 08:53:30
- Kavramlar, Elmalar ve Armutlar! / Tarih : 2017-12-04 07:46:53
- Uyum Çalışmaları / Tarih : 2017-12-02 08:38:44
- Parçalı Gündem! / Tarih : 2017-12-01 08:38:33
- Ülkücüler ve Atatürk Sevgisi / Tarih : 2017-11-30 08:17:54
- "Yürekler Kabarık…" / Tarih : 2017-11-29 08:51:38
- AKP'nin Milliyetçiliği Sahte midir? / Tarih : 2017-11-28 08:29:43
- Başbuğ Türkeş ve Elli Yıllık Pusu… / Tarih : 2017-11-27 08:29:23
- Hukuk Siyasetin Neyi Olur? / Tarih : 2017-11-25 08:40:04
- Derin Karmaşa ve Sakıncaları! / Tarih : 2017-11-23 08:18:18
- Dört Tarz-ı Siyaset -BirResm-i Rezalet! / Tarih : 2017-11-22 08:51:23

Diğer Şükrü Alnıaçık Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »