Ortadoğu Gazetesi

Afrin'e Müdahale Zamanı Geldi

İsmail Özdemir / 2017-11-22 08:53:17

Suriye'de iç savaş başladığından beri sıkıntısını her manada en çok çeken ülkelerin en başında kuşkusuz ki Türkiye geliyor.

Sığınmacı krizi, terör sorunu, ekonomik problemler derken bu sorunların tümü nihai aşamada Türkiye'nin bölgeye, dünyaya ve hatta kendisine bakış açısını değiştirmesi zorunluluğunu doğurdu.

Çünkü krizin başlangıcında var olan alışılageldik bakış açısının sorunları aşmada yarar sağlamadığı gibi zarar getirdiğini her yönüyle ortaya koyarken, ittifak ilişkilerimiz olan ülkelerin özellikle PKK/PYD terör örgütü konusunda takındıkları tavır nihai aşamada Türkiye'yi daha fazla bağımsız hareket etme zorunluluğunu ortaya çıkardı.

Zira aksi bir anlayışın benimsenmesi ülkenin çoklu terör tehdidi ve diğer sorunlar karşısında kendi milli bütünlüğünü korumada çok büyük zafiyetler yaratabileceği sonucunu doğurmuştu.

Bu çerçevede Irak ve Suriye'nin kuzeyi boyunca uzanan alanda kurulması hedeflenen, PKK/PYD yönetimindeki bir terör kuşağının önüne geçebilmek, pozisyonumuzu ve potansiyelimizi her yönüyle bu tehdidi ortadan kaldırabilmeye odaklamak IŞİD sonrasındaki süreç açısından Türkiye'nin en öncelikli gündemi olmuştur.

Şimdiye kadar aynı tehdidi ortadan kaldırmaya yönelik olarak ABD ile var olan ilişkilerin kırılması ve dönüşmeye başlaması paralelinde, Suriye konusunda Rusya ve İran ile makul bir anlaşma zemini yakalayan Türkiye, bunun bir benzerini de Irak konusunda sergileyebilmeyi başarmıştır.

Suriye bahsinin katkısı Fırat Kalkanı Harekatı ile kendisini gösterirken, Irak konusunda ise Barzani'nin korsan referandumunun hayata geçirilemeden tedavülden kalkması ve Irak merkezi hükümetinin Kerkük başta olmak üzere, Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı tartışmalı bölgelerin tamamında kontrolü ele alması girişimleri olumlu neticeler getirmiştir.

Astana sürecinden doğan çatışmasızlık bölgeleri oluşturma seçeneği ile de Suriye'nin Hatay ile sınır konumunda bulunan vilayeti İdlip'te gözlem noktaları oluşturulmak üzere TSK'nın operasyon başlatmasıyla bu sürecin ilerleme kaydettiği görülmektedir.

Böylelikle Irak ve Suriye kuzeyi boyunca kurulması hedeflenen alanın iki bölgede (Azez-Cerablus ve İdlip) kesilmesi sağlanırken, henüz aynı hedefin tam manasıyla ortadan kaldırılabildiğini söylemek mümkün değildir.

Irak'a açılacak yeni bir sınır kapısıyla Kandil-Sincar bağlantısını kesmek üzere hazırlıklar sürerken, mevcut durumda karşımızda en öncelikli tehdit alanı olarak bulunan bölge ise kuşkusuz Suriye'nin Afrin sahasıdır.

Suriye'den gelen son haberlere bakılırsa, PKK'nın da bu alanda hakimiyetini daha fazla tesis ederek, özellikle Kilis-Kahramanmaraş-Osmaniye hattı üzerinden yeni bir asayişsizlik alanı oluşturma ve bu sahada (Amanos Dağları başta olmak üzere) terör faaliyetlerini artırmak üzere ciddi hazırlıklarının olduğunu görüyoruz.

PKK'nın uzun süreden beridir bu alana olan ilgisi ve eylemlerini aynı bölgede sıklaştırma çabalarının kendi stratejisine bakıldığında ise karşımıza çıkan ana konu Akdeniz'e açılması hedeflenen koridorun hayat bulması için ele geçirilmesi amaçlanan ve Türkiye'nin meşgul edilmeye çalışıldığı alan olarak karşımıza çıkıyor.

Elbette aynı düzlemde Hatay'ın stratejik konumuna bakıldığında, terör koridorunun bir hedefinin de Hatay'ı kapsadığı sonucu her hali ile karşımızda bulunuyor.

Rakka'da PKK/PYD ile IŞİD arasında yapılan kirli anlaşma ile hakimiyetini Suriye'nin neredeyse dörtte birinde tesis eden PKK terör örgütünün, gerek Suriye'nin diğer bölgelerinden, gerekse Kandil'den getirdiği yeni teröristlerle Afrin'i takviye etmeye başlaması ise sorunun aciliyetini bir başka yönden daha Türkiye'nin karşısına getiriyor.

Şuanda Afrin'de bulunan terörist sayısının ise 7 ila 8 bin gibi ciddi bir sayıya ulaştığı ise güvenlik güçlerinin basına yansıyan tespitlerinden anlaşılıyor.

Aynı tespitlerde Kandil'den gelen çok sayıdaki lider kadronun da bulunduğu, ayrıca bölgeye ABD'den IŞİD'le mücadele bahanesiyle alınan çok sayıda ağır silahların sevk edildiği bilgileri de mevcuttur.

Görünüşe göre PKK terör örgütü Afrin'e büyük önem verirken, bölgenin kontrolünü elinden çıkarmamak için yoğun bir çaba içerisinde bulunduğunu gösteriyor.

Hatta aynı amaç için PKK terör örgütünün ABD'den de destek gördüğüne dair somut bazı gelişmeler mevcuttur ki, geride bıraktığımız hafta ABD'li üst düzey bir asker, Afrin'e müdahale edilmemesi yönünde açıktan bir beyanda dahi bulunmuştur.

Bu şartlar altında Afrin'e askeri bir müdahale seçeneğinin bizim açımızdan vukuu bulan zorunluluğu her yönüyle karşımızda bulunuyor.

Üstelik akıp giden zamansa aleyhimize işlemeye başlamış durumda.

Son günlerde Türkiye ile Rusya ve İran arasında yaşanan siyasi ve askeri diplomasi trafiğinde de Afrin konusunun önemli bir yer kaplaması kayda değer bir gelişme olmuş olsa da, Türkiye'nin hassasiyetlerinin bu iki ülke tarafından kabul edilmesi, kabullendirilmesi gereklidir.

Türkiye'nin her yönüyle haklı olan gerekçeleri mevcuttur ki, geride bıraktığımız gün Afrin'den, İdlip'te TKS'nın çatışmasızlık bölgelerinin tesisi amacıyla oluşturduğu askeri bir gözlem noktasına havan toplarıyla PKK/PYD'li teröristlerce saldırı düzenlenmesi bunun açık bir göstergesidir.

Dahası Afrin'den gerek Fırat Kalkanı Harekatı ile terörden arındırılarak Suriyeli sivillerin yaşam alanı haline gelen bölgeye, gerekse ve zaman zaman kendi topraklarımıza yönelik gerçekleştirilen benzer tarzda havan toplarıyla yapılan saldırılar işin bir başka mühim boyutudur.

Gelişen şartlar ve olaylar altında vakit kaybetmeksizin Afrin'in, PKK/PYD'li teröristlerden arındırılması Türkiye'nin milli bekasını koruyabilmek açısından çok büyük öneme ve önceliğe sahiptir.

Bu yönde sergilenen kararlı duruşun mutlaka hayata geçirilmesi ve sınırlarımızın güvenliğinin tesis edilmesi önemli olduğu kadar, hayati bir mesele haline gelmiştir.




 


Diğer Makaleleri

- TRUMP'IN KUDÜS KARARININ NEDENLERİ / Tarih : 2017-12-11 08:35:57
- ABD'nin Kudüs Kararı Nasıl Bir Etki Yaratacak? / Tarih : 2017-12-08 08:52:00
- Kudüs'ü İsrail'in Başkenti Yapma Tezgâhı / Tarih : 2017-12-04 07:48:35
- Türkiye'ye Baskı ve Şantaj Politikası Sökmez / Tarih : 2017-12-01 08:41:02
- ABD BAşkanı Yalan mı Söyledi? / Tarih : 2017-11-29 08:52:41
- SURİYE KONUSUNDA TÜRKİYE'NİN ARTAN ETKİSİ / Tarih : 2017-11-27 08:31:36
- SURİYE'DEKİ SİYASAL SÜRECİN ZORLUKLARI / Tarih : 2017-11-24 08:30:04
- LÜBNAN NEDEN HEDEFTE? / Tarih : 2017-11-13 08:41:50
- Petrole Dayalı Sistem Çökerken / Tarih : 2017-11-10 08:40:35
- SUUDİ ARABİSTAN'DA GERÇEKTE NELER OLUYOR? / Tarih : 2017-11-08 07:49:20
- TÜRKİYE YÜKSELİRKEN SORUMLULUKLARIMIZ / Tarih : 2017-11-03 08:39:43
- BARZANİ SONRASI PKK/PYD’Yİ KULLANMA ÇABALARI / Tarih : 2017-11-01 17:07:21
- IRAK'A AÇILACAK YENİ SINIR KAPISININ ÖNEMİ / Tarih : 2017-10-30 09:24:31

Diğer İsmail Özdemir Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »