Ortadoğu Gazetesi

Deprem

Orhan Karataş / 2017-11-14 08:47:36

          Merkez üssü Suudi Arabistan olan ve sonunun nasıl geleceği kestirilemeyen siyasi depremi anlamaya çalışırken, Irak'tan yeni ve yıkıcı bir depremin haberi geldi. İran'ı da etkileyen bu depremin sayısı binleri bulan can kayıplarına sebep olacağı anlaşılıyor.

          Gerek siyasi deprem, gerek felaket olarak yaşanan 7,3 büyüklüğündeki gerçek deprem, hiç şüphesiz meydana geldiği ülkelerden sonra en çok Türkiye'yi etkiliyor. Bu büyük yıkımda da ilk koşan ülke Türkiye olmuştur. Dileğimiz can kaybının fazla olmamışıdır. Siyasi depremler çok daha ağır hasarlar bırakıyor. Suudi Arabistan'da prenslerin tutuklanması bir iç mesele olarak değerlendirilemez. Bu tutuklanmaların Katar krizi, Yemen'le çatışmaya varan gerginlik, İran'la büyük restleşme, İsrail'le yakınlaşma dışında değerlendirilmesi mümkün değildir.Lübnan Başbakanı Hariri'nin Suudi Arabistan ziyareti sırasında tehdit edildiğini ileri sürerek istifa etmesi ve sonrasında kısa süreliğine de olsa kayıplara karışması ayrı bir tuhaflıktır. Trump'ın Suud Kralı ile kılıç dansı yaptığı Riyad ziyareti sonrasında düğmeye basılmış ve Ortadoğu coğrafyasının tamamını etkileyecek bir rüzgar esmeye başlamıştır. Herkes gibi biz de ne olup bittiğini anlamaya çalışıyoruz. Bugüne kadar olup biteni makul ve mantıklı bir biçimde izah edebilene rastlamadık.Kesin olan, BOP'un bu kadim coğrafyayı giderek artan bir hızla kirlettiğidir ve bu kirliliğin hangi boyutlara ulaşacağını kimse bilemiyor.

                                       

TRUMP'IN GELECEĞİ

          Kaynayan ve olağanüstülüklerin yaşandığı coğrafya sadece Ortadoğu değildir. ABD'nin kendi içindeki sarsıntılar henüz bir deprem seviyesine gelmiş olmasa da, yarın ne olacağı meçhuldür.Trump'ın siyasi varlığını doğrudan endekslediği vergi düzenlemeleri bıçak sırtındadır. Seçildiği günden itibaren ABD derinliklerinde bir türlü hazmedilemeyen Trump'ı hiç de parlak bir geleceğin beklemediğini anlamak için kahin olmak gerekmiyor. Kaldı ki, ABD'nin içinde başka ciddi sosyal ve siyasi sorunlar da yaşanıyor. Neresinden bakılırsa bakılsın ABD gerilemektedir ve dünya jandarmalığı artık o kadar da kolay değildir. BOP'u köpürterek bu durumu saklamaya uğraşıyorlar, ama nafile. BOP yolunda bugüne kadar istedikleri hiçbir şey yolunda gitmedi. Sanal da olsa bir düşman oluşturarak milli birliğini sağlamaya çalışma gayretleri ise son derece bayat bir hal aldı ve en ilgisiz Amerikalı bile artık yemiyor.

                           

GÜCÜMÜZÜ DOĞRU KULLANALIM

          Biz kendi işimize bakalım. Suudi Arabistan'la ters düşmek bizim için isabetli olmayacaktır. Ancak, burnumuzun dibinde yaşananlara da kayıtsız kalamayız. ABD ile ilişkilerimizi düzeltmek ideal olanıdır, ancak asla ve asla teslim olamayız. ABD-Suudi Arabistan ve İsrail'in yanlarına Mısır'ı da alarak yeni bir blok oluşturmaları hayra alamet değildir, ama böyle oldu diye, kimseye savaş ilan etmemiz de gerekmiyor. Gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek askeri bakımdan bu bölgenin en güçlü ve belirleyici ülkesi Türkiye'dir. Yeter ki, bu gücü ve imkanı doğru kullanalım ve sonuç alalım. Saplantılardan kurtulup, reel politikalar geliştirelim.

                             

İRAN VE HAŞDİ ŞABİ

           Bugünkü şartlarda İran'la yakınlaşmak elimizi kolaylaştırıyor. Barzani'nin Irak'daki kalleşliğini durdurmak için İran'la işbirliği çok etkili bir sonuç vermiştir. PKK ve genel olarak terörle mücadelede de İran'la ortak menfaatlerimizin olduğu muhakkaktır. Ancak, İran'ın mezhep ağırlıklı ve yayılmacı siyasetini de görmezden gelemeyiz. İran kontrolünde oluşan ve hareket eden Haşdi Şabi denilen yapıya asla sırtımızı dönemeyiz. Dolayısı ile sınırları iyi belirlemeli, ilişkileri karşılıklı menfaat üzerinden götürmeliyiz. Ebedi düşmanlık olamayacağı gibi, sınırsız dostluk da yoktur. Bunu yakın tarihimizde yaşayarak bir defa daha ve acı biçimde gördük. "Kardeşim" diyerek ortak bakanlar kurulu toplayıp, tatillere gittiğimiz liderlerle bir anda azılı düşman mesafesine geldik.

                           

RUSYA ALTERNATİFTİR

          Bölgeyi dengeleyen, Türkiye için de bir alternatif oluşturan Rusya'ya elbette ilgisiz kalamayız. Uçak düşürme olayı ile gerilen, hatta kopma noktasına gelen ilişkilerimizin tam olarak düzeldiğini söyleyemeyiz. Sayın Cumhurbaşkanının ziyareti ilişkilerin normelleşmesi ve daha da ileri götürülmesi için bir fırsat oluşturacaktır. Rusya gerçekten de ABD ve oluşturduğu bloka karşı bir alternatiftir. Ancak, tıpkı İran'la olduğu gibi Rusya ile ilişkilerimizde de dikkatli olmak durumundayız. Rusya'nın kendi menfaatleri söz konusu olduğu zaman hiçbir kural tanımadığını defalarca test ettik gördük. Şu anda İdlib ve Afrin için ortak hareket ediyor gibiyiz, ama diğer taraftan Rusya'nın Suriye'nin ulusal toplulukları için kendi ülkesinde bir kongre tertiplediğini ve buraya PKK uzantısı PYD'yi de davet ettiğini unutmayalım. Bu toplantının ertelendiği bizim tarafımızdan açıklanmıştır, fakat Rusya bunu doğrulamadığı gibi, böyle bir kongrenin toplanmayacağı taahhüdünde de bulunmamıştır.

                           

MİLLİ MUTABAKAT ŞART

          Dünyanın dengeleri yeniden oluşuyor. Özellikle bölgemizde çok hızlı ve çarpıcı değişimler meydana geliyor. Yarın neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Bütün bunlara bir de yıkıcı bir deprem eklenmiştir. Akan Müslüman kanı, giden Müslüman canıdır. Hiçbir meseleye ilgisiz kalamayacağımız gibi, yanlış yapma, fevri hareket etme hakkımız da yoktur. Bir milli mutabakat sağlanması çok isabetli olacaktır. Ancak, bu CHP ile ve ipi başkalarının elinde olanlarla bunun nasıl olacağını soranlara verecek cevabımız ne yazık ki yoktur. MHP yine bu ülkenin ve milletin tek ve son ümidi olmuştur. Hükümeti doğruya teşvik ettiği gibi, milli meselelerde yalnız olmadığını da gösteriyor. Bu kritik süreçte sayın Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin vereceği mesajlar çok belirleyici olmaktadır. Bu anlayışın bundan sonrada devam edeceği muhakkaktır. Söz konusu ülkenin menfaatleri ise gerisi teferruattır.




 


Diğer Makaleleri

- İslam Âlemi dik durmalı / Tarih : 2017-12-13 09:12:15
- Milliyetçilik / Tarih : 2017-12-12 08:47:27
- Her ülkücü bir Hasan Onbaşı'dır / Tarih : 2017-12-11 08:37:39
- Kudüs'ten Lozan'a / Tarih : 2017-12-09 08:30:26
- BOP'un ucu Kudüs'ten çıktı / Tarih : 2017-12-08 08:53:38
- Trump'ın şerri ve İslam alemi / Tarih : 2017-12-07 08:31:50
- Akıl ve vicdan / Tarih : 2017-12-06 09:16:43
- Kudüs'ün gözyaşları / Tarih : 2017-12-05 08:55:35
- İttifak / Tarih : 2017-12-04 07:49:42
- Siyaset, ilke ve dürüstlük / Tarih : 2017-12-02 08:40:40
- Siyaset ve seviye / Tarih : 2017-12-01 08:43:59
- Biz değil onlar kaybediyor / Tarih : 2017-11-30 08:21:38
- Türkiye'ye aba altından sopa gösteriliyor / Tarih : 2017-11-29 08:54:43
- Ülkücünün yeri MHP'dir / Tarih : 2017-11-28 08:31:54
- Cumhuriyeti kuran ve koruyan irade / Tarih : 2017-11-27 08:33:16
- NATO'dan FETÖ'ye / Tarih : 2017-11-25 08:42:36
- SOÇİ SATRANCI / Tarih : 2017-11-24 08:33:33
- NATO'dan çıkmalı mıyız? / Tarih : 2017-11-23 08:33:14
- Bölge yeniden şekilleniyor / Tarih : 2017-11-22 08:54:16
- Suud-İsrail işbirliği ve İslam alemi / Tarih : 2017-11-21 08:36:44

Diğer Orhan Karataş Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »