Ortadoğu Gazetesi

Karun...

İhsan Muslu / 2017-12-04 07:45:49

Karun, Hazret-i Musa'nın amcası veya amcasının oğlu idi. 

Tevrat'ı, Musa'dan sonra en güzel o okurdu. 

Çok fakirdi. 

Hazret-i Musa'nın duası berekatıyla kendisine simya, 

yani kıymetli maddelerden altın yapma ilmi verildi.

Karun, Musa'ya iman etmeden evvel, 

Beni İsrail'in Firavun'un yanındaki temsilcisi idi. 

İdaresi altında bulunanlara eziyet ederdi. 

İman ettikten sonra, kendisini ilim, hikmet ve ibadete verdi.

Ancak mel'un şeytan, insan kılığında yanına geldi ve onunla arkadaş oldu. Sonra fırsatını bulduğu birgün, dostane bir tavırla;

''Ey Karun! Başkalarından gelenlerle geçineceğimize, 

gidip haftada bir gün çalışalım; 

altı gün de ibadet edelim!'' dedi.

Bu fikir, Karun'a uygun geldi. 

Şehre indiler ve bir gün çalıştılar. 

Bu bir günlük çalışmaları mukabilindeki ücretle de altı gün geçinip ibadet ettiler.

İlk tavizini koparmış olan şeytan bu sefer;

''Ey Karun! Bak; kimseye muhtaç olmadık! 

Gel; bundan sonra haftanın yarısında para kazanalım, 

yarısında ibadet edelim! 

Hem kazandığımız paranın fazlasını Allah yolunda fakirlere infak etme imkanımız da olur!'', dedi.

Artık taviz yoluna girmiş bulunan Karun'a, bu teklîf daha da cazip göründü ve bunu da kabul etti.

Şeytan, hilesini gerçekleştirmeye muvaffak olmuştu. 

Çalışma müddetini iyice artırdı.

''Daha fazla çalışıp daha çok para kazanalım! 

Bu parayla hem ibadet eder, hem de daha fazla fakiri sevindiririz!''dedi.

Ve yavaş yavaş Karun'un kalbine dünya meyli ve muhabbeti girdi. 

Hazret-i Musan'ın duasıyla kendisine verilen simya ilmi ile de çok zengin oldu. 

Kalbi, dünyevi ihtiraslarla doldu. 

Bu arada bütün güzel ve nezih hasletlerini de kaybetti. 

Gurur ve kibre kapıldı. 

Oysa zenginliği, Hazret-i Musa'nın öğretmiş olduğu ilim sayesinde idi.

Ayet-i kerimede şöyle buyrulur:

''Karun, Musa'nın kavminden idi de, onlara karşı azgınlık etmişti. 

Biz ona öyle hazîneler vermiştik ki, 

anahtarlarını güçlü kuvvetli bir topluluk zor taşırdı. 

Kavmi ona şöyle demişti; 

''Şımarma! Bil ki Allah, şımarıkları sevmez!'' 

(el-Kasas, 76)

Kalbi dünya meyli ile dolan Karun, artık Musan'ın nasihatlerinden sıkıldı; tavsiyelerine tahammül edemez oldu. 

Hz. Harun'a ve O'nun soyundan gelen Levililer'e kurban kesme vazifesi verilince de, kalbine yerleşmiş bulunan kötü hasletler, iyice gün yüzüne çıktı. 

Öfkeye kapıldı; dayanamadı ve Musay'a gelerek;

''Ey Musa! Kardeşin Harun'a hibirlik kurban kesme vazifesi verdin. 

Benim ise, böyle bir şeyim yok! 

Halbuki ben, Tevrat'ı gayet iyi okumaktayım. 

Bunun için ben, Harun'dan daha üstünüm! 

Bu haksızlığa nasıl dayanırım!'' dedi.

Musa ise cevaben;

''Harun'a bu vazife ve makamı ben değil, 

Cenab-ı Hak verdi!'' buyurdu.

Fakat Karun diretti:

''Bana bir alamet göstermedikçe, bunu tasdik etmem!'' dedi.

Hz. Musa, Beni İsrail'in reislerini topladı ve;

''Bastonlarınızı getirin! 

Hepsini belli bir yere koyalım. 

Kimin bastonu yeşillenirse, hibirliğe o lâyıktır!'' dedi.

Bastonlar getirildi; ibadet ettikleri mabede bırakıldı. 

İçlerinden yalnız Harunun'ın asası yeşillenip yapraklandı.

Bu açık mucize neticesinde Musa, Karun'a döndü;

''Ey Karun! Bunu ben mi yaptım'', dedi.

Karun şaşkındı. İşin hakikatini anladığı halde nefsine tabi oldu.

''Bu, sihirbazlıktan başka birşey değildir!'' dedi. 

Allah, Beni İsrail kavminin, elbiselerine mavi şerit takmasını emretmişti. 

Karun, buna da isyan edip;

''Bu, ancak efendileri kölelerinden ayırmak içindir!'' dedi ve takmadı.

Artık Karun'un, Musay'a hıncı iyice artmıştı. 

Nefsindeki hased ateşi, içini yakıp eritmekteydi. 

Etrafındakileri kendisine çekmek için ziyafetler vermeye ve kendisinin üstünlüğünü belirtici sohbetler yapmaya başladı.

Birgün Musa Allah'ın emrince onun zekatını hesab edip, 

vermesini taleb edince, Karun;

''Şimdi de malıma mı göz diktin.. dedi.

Karun'a hitaben şöyle buyruldu:

''Allah'ın sana verdiğinden O'nun yolunda harcayarak, ahiret yurdunu iste; 

ama dünyadan da nasibini unutma! 

Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de insanlara ihsanda bulun! 

Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama! 

Şüphesiz ki Allah, müfsitleri sevmez!'' (el-Kasas, 77)

Karun, ihtişamı içinde kavminin karşısına çıktı. 

Dünya hayatını arzulayanlar;

''Keşke Karun'a verilenin bir benzeri bize de verilseydi; doğrusu o çok şanslı!'' dediler.

Kendisine ilim verilmiş olanlar ise,

''Yazıklar olsun size! İman edip salih amel işleyenler için Allah'ın mükafatı daha üstündür. 

Ona da ancak sabredenler kavuşabilir,'' dediler.

(el-Kasas, 78-80)




 


Diğer Makaleleri

- Cemaliye Tarikatı... / Tarih : 2017-12-12 08:39:01
- Vehip Paşa... / Tarih : 2017-12-11 08:30:46
- Sultan Avcı Mehmet... / Tarih : 2017-12-10 08:58:24
- Ebu Ubeyde Cerrah... / Tarih : 2017-12-09 08:26:53
- Ebu Ubeyde Cerrah... / Tarih : 2017-12-09 08:26:32
- Talut... / Tarih : 2017-12-08 08:44:59
- Zülkarneyn As.... / Tarih : 2017-12-06 09:10:04
- İlk Müslüman Hanımlardan Hz. Esma.... / Tarih : 2017-12-05 08:50:46
- İbn'i Ebi Şeybe... / Tarih : 2017-12-02 08:36:38
- Mahmut Paşa... / Tarih : 2017-12-01 08:35:54
- Mevlid Kandili... / Tarih : 2017-11-29 08:47:52
- Hafız Sami Efendi... / Tarih : 2017-11-26 08:05:24
- Turabi Baba Türbesi... / Tarih : 2017-11-25 08:38:30
- Hakani Şirvani... / Tarih : 2017-11-23 08:17:00
- Hafız Hüsnü Efendi... / Tarih : 2017-11-21 08:30:58
- Nureddin Cerrahi Hz.leri... / Tarih : 2017-11-19 08:51:36
- Abdülmecid Han... / Tarih : 2017-11-18 08:28:38

Diğer İhsan Muslu Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »