Ortadoğu Gazetesi

Kudüs'ün gözyaşları

Orhan Karataş / 2017-12-05 08:55:35

          ABD yine Müslüman kanı üzerinden, yeni ve sonu kestirilemeyen kanlı bir oyunu sahneye koyuyor. Trump'ın başkanlıktan düşürülme ihtimalinin giderek arttığı bu süreçte Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımak belki biraz zaman kazanmasına yarayabilir, ama ne ABD'ye, ne kendisine, ne de bölgeye kan ve gözyaşından başka bir şey kazandırmaz.

                         

AKTÖRLER DEĞİŞİYOR HEDEF AYNI  

          Kudüs'te nasıl bir oyun oynandığını İsmail Özdemir kardeşim dünkü yazısında bütün ayrıntıları ile ortaya koydu. IŞİD üzerinden yürütülen kalleş planlar kaldığı yerden, ama başka versiyonları ile aynen devam ettiriliyor. Sadece aktörler değişiyor, hedef aynı kalıyor. Yıllardır oluk oluk Müslüman kanı akarken, İsrail tarihinin en rahat dönemini yaşadı. Ortadoğu'ya demokrasi getirme maskesiyle İsrail için tehdit olan bütün liderler ortadan kaldırıldı, ülkeler darmadağın edildi. Şimdi bu mukaddes şehri bir oldu-bitti ile tarihinden, özünden ve İslam aleminden koparmak istiyorlar. Böyle hazin bir dönemde özellikle Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır'ın tavırları ibret vericidir. Ne acıdır ki, Müslümanın Müslümana ettiğini hiç kimse yapamıyor. Bu dün böyleydi, bugün de böyledir ve korkarım bu gidişle yarın da böyle olacak.

                                  

MÜBAREK MEKAN

          Kudüs'ü sadece bir Filistin meselesi olarak görmek son derece yanlıştır. Kudüs, peygamberlerin tevhid mücadelesine ev sahipliği yapmış, 3 semavi dinin merkezi ve kıblesi olmuş, ismi ve çevresiyle mukaddes kılınmış bir mübarek şehirdir. İslam'ın sembol şehirlerindendir ve  Beytü'l-Makdis, Mukaddes, el-Kuds ve Kuds-i Şerif gibi adlarla da anılmıştır. Mescid-i-Aksa, Müslümanların uzun süre kıblesi olmuştur ve Hz. Süleyman tarafından yapılmış Beytu'l-Makdis'in yerinde yükselmektedir. Kur'an'da çevresi mübarek kıldığı açıklanan ve Peygamber efendimizin İsra gecesinde Mirac'a yükseldiği mübarek bir mekandır.

                                   

MESCİD-İ AKSA

         Hz. Ömer Kudüs'ü 638 yılında fethetti. Sonrasında Beytü'l Makdis'in yerinde bugün Mescid-i Aksa diye bilinen ve bütün Müslümanlar için özel bir önem taşıyan cami yapıldı.Şehir, birçok saldırıya uğradı. Haçlı seferleri sırasında Müslümanların kontrolünden çıktı ve 1099'da Kudüs Krallığı kuruldu. 1187'de Salahaddin Eyyubi bu Krallığı ortadan kaldırarak, bu mübarek şehri yeniden Müslümanlara emanet etti. 13. yüzyılın ortalarında Yahudiler yeniden Küdüs'e dönerek kendi mahallelerini kurdular ve bugünkü alt yapının temellerini attılar.1517'de Yavuz Sultan Selim Kudüs'ü Osmanlı topraklarına kattı. 400 yıl süreyle bir Osmanlı şehri olarak kalan Kudüs, Kanuni döneminde büyük bir gelişme gösterdi. Kentte yeni surlar, medreseler, imarethaneler yapıldı. 3 dinin mensupları büyük bir hoşgörü ve barış ortamı içerisinde oldular ve şehir altın dönemini yaşadı.       

                                            

İSRAİL İŞGALİ

         Kudüs'ün Siyonistler tarafından işgal edilme teşebbüsleri 19. yüzyılın sonlarında başladı. Dünyanın dört bir yanına dağılmış bulunan Yahudiler, kurulan Siyonist örgütler tarafından Filistin topraklarına göçe teşvik edildiler. 1917'de Kudüs ve Filistin topraklarını işgal ederek 1948'e kadar ellerinde tutan İngilizler, Yahudilerin yerleşmelerine büyük kolaylıklar sağladılar. Bu sıralarda İngiltere ve ABD desteğini arkasına alan Siyonist terör örgütleri Filistin'in Müslüman halkına karşı terör ve katliam hareketine başladılar. Uluslararası alanda yaptıkları çalışmalar sonunda, 1947'de Birleşmiş Milletler'den Filistin'de bir Arap-Yahudi devleti kurulması kararı çıktı. Filistin topraklarının büyük bir bölümü ile Kudüs'ün yarısını işgal eden Siyonistler, 1948 yılında İsrail devletinin kurulduğunu ilan ettiler. 1967'deki Altı Gün Savaşı'nın ardından Kudüs'ün tamamı İsrail tarafından işgal edildi.

                      

OLDU-BİTTİ OLUŞTURMA ÇABASI

          Kudüs'ün kısa hikayesi budur. Hiçbir Müslümanın böyle bir mübarek şehirden vazgeçmesi mümkün değildir. Eğer bu şehrin huzurlu olmak isteniyorsa, hoşgörünün esas alınması, toleranslı davranılması ve Müslümanlara tahammül edilmesi şarttır. ABD'nin bir oldu bitti ile Kudüs'ü İsrail'e teslim etme çabaları, gerçekleşmesi imkansız bir hayaldir ve kandan başka bir şey doğurmayacaktır. İsrail bugüne kadar sırtını dayadığı ABD'nin koruması sayesinde türlü alçaklıklarda bulunmuş, Müslümanlara zulmetmiş ve işgalini sürdürmüştür. Obama döneminde zaten zıvanadan çıkmışlardı ve soykırıma varan katliamlar yaptılar. Trump'la birlikte daha da azdılar. Trump'ın özellikle başkan olmadan önce yaptığı ve Kudüs'ün İsrail'in başkenti olmasını tanıyacakları yönündeki açıklamalar büyük tepki almıştı. Şimdi bunu hayata geçirme gayreti, yeni ve sonu kestirilemeyen çok kanlı bir sürecin fitilini ateşleyecektir.

                              

SAHİP ÇIKMA ZAMANI

           Yapılması gereken İsrail'in azdırılması değil kontrole alınmasıdır. Ortadoğu'daki bu kanlı tezgaha birilerinin dur demesinin zamanı çoktan gelmiştir. Birleşmiş Milletler'den çıkan kararlar mutlaka uygulanması gerekiyor. Bugüne kadar bu kararları İsrail dinlememiştir ve buna rağmen hiçbir yaptırım uygulanmamıştır. Bu şekilde devam edilmesi ve Kudüs'ün bir oldu-bittiye getirilmek istenmesi halinde bölgeye huzurun gelmesi imkansızdır. İslam İşbirliği Örgütü'nü büyük görev düşüyor. Bu örgüt bugüne kadar ciddi meselelerde bir ağırlık koyamamış ve sonuç alamamıştır. Her şeyi yeniden gözden geçirmek ve etkili mekanizmalar geliştirmek gerekiyor. İslam ülkeleri ABD'nin menfaatlerine göre hareket edip, sudan sebeplerle birbirlerini yemek yerine, Kudüs'e sahip çıkmak zorundadırlar. Bu bir mecburiyet haline gelmiştir ve en küçük bir olumsuzluk bütün İslam aleminin büyük ayıbı olacaktır. ABD'yi memnun etmek için Katar'a hücum edenlerin, şimdi de Kudüs'ü teslim etmek için çaba harcaması çok acı vericidir ve bunun vebalini her iki cihanda da ödeyeceklerdir.




 


Diğer Makaleleri

- Milliyetçilik / Tarih : 2017-12-12 08:47:27
- Her ülkücü bir Hasan Onbaşı'dır / Tarih : 2017-12-11 08:37:39
- Kudüs'ten Lozan'a / Tarih : 2017-12-09 08:30:26
- BOP'un ucu Kudüs'ten çıktı / Tarih : 2017-12-08 08:53:38
- Trump'ın şerri ve İslam alemi / Tarih : 2017-12-07 08:31:50
- Akıl ve vicdan / Tarih : 2017-12-06 09:16:43
- İttifak / Tarih : 2017-12-04 07:49:42
- Siyaset, ilke ve dürüstlük / Tarih : 2017-12-02 08:40:40
- Siyaset ve seviye / Tarih : 2017-12-01 08:43:59
- Biz değil onlar kaybediyor / Tarih : 2017-11-30 08:21:38
- Türkiye'ye aba altından sopa gösteriliyor / Tarih : 2017-11-29 08:54:43
- Ülkücünün yeri MHP'dir / Tarih : 2017-11-28 08:31:54
- Cumhuriyeti kuran ve koruyan irade / Tarih : 2017-11-27 08:33:16
- NATO'dan FETÖ'ye / Tarih : 2017-11-25 08:42:36
- SOÇİ SATRANCI / Tarih : 2017-11-24 08:33:33
- NATO'dan çıkmalı mıyız? / Tarih : 2017-11-23 08:33:14
- Bölge yeniden şekilleniyor / Tarih : 2017-11-22 08:54:16
- Suud-İsrail işbirliği ve İslam alemi / Tarih : 2017-11-21 08:36:44
- NATO kepazeliği tesadüf mü? / Tarih : 2017-11-20 08:32:27
- İftira ve isnat mangası neden rahatsız? / Tarih : 2017-11-17 08:28:28

Diğer Orhan Karataş Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »