Ortadoğu Gazetesi

Parçalı Gündem!

Şükrü Alnıaçık / 2017-12-01 08:38:33

Rıza Zerrab davası gündemin ön sıralarında; ama onu sona bırakıyorum. Önce birkaç farklı konuyu ele almak istiyorum.

Bu arada, yazının sıkıcı olma ihtimaline karşı bu yeni "parçalı" formatı deniyorum.

 

Mostar'ın İntikamı!

 

Eski Yugoslavya'nın dağılması esnasında işlenen savaş suçlarını inceleyen Lahey Ceza Mahkemesi, Bosnalı eski Hırvat General Slobodan Praljac'a 20 yıl hapis cezası verdi.

Sonra ilginç bir şey oldu.

General, mahkemede zehir dolu bir şişeyi tepesine dikti.

Bunu görünce tabii benim içimi bir merak duygusu ve sonra da umut kapladı…

"İnşallah odur…" dedim. Çünkü savunmasız mazlumların ahı farklı olurdu!..

Araştırdım. Dış basında ayrıntı vardı. Evet yanılmamışım bu adam oydu!..

Tahmin ettiğim gibi suçlama: "Mostar Köprüsünün yıkılması"ydı.

General mahkemeden hastaneye kaldırıldı.

Zehir önce muhtemelen alkol dolu karaciğerde bir süre takıldı.

Sonra bu rezil bedenden bir an önce çıkmak için dayanıklı bir antitoksin köprüsü aradı…

Bulamadı!..

O köprüler çoktan yıkılmıştı!

72 yaşındaki işkenceci general, dün öğlen saatlerinde aramızdan ayrıldı!

Praljac, günahlarıyla birlikte tepetaklak yıkıldı.

451 yaşındaki Mostar köprüsü ise dimdik ayakta duruyor...

Medeniyetin barbarlıktan aldığı intikam, işte böyle zehir tadında oluyor!

 

Klasörlerin Efendisi!

 

Kılıçdaroğlu'nun eski günlerine döndüğü görülüyor.

Deniz Baykal'a rakip olmadan önceki "klasörlü" günlerine…

O dönemde klasör hazırlarken kendisine "içerden" bilgi verenlerin hırlı mı hırsız mı olduğu pek bilinmiyor.

Ancak şimdiki uluslararası banka hesapları, şirket makbuzları filan…

Bu işte bir Atlantik parmağı olduğu gözden kaçmıyor.

"Bize bilgi versin de kim olursa olsun" anlayışı CHP'nin meşrebine uyuyor.

İki tarafı da tanıyoruz. Zaten bizim politikamız, bu "tanıma" üzerinden şekilleniyor.

Siyasette önce tarih, sonra coğrafya konuşur.

Coğrafya, nüfus ve seçmen bereketiyle sırasını bekliyor…

Siyasette kavga şiddetlendikçe…

Tarih MHP'yi öne çıkarıyor.

Talih Ülkücüye gülümsüyor.

 

"Uyanık" Tanık!

 

Zerrab, dün tanık sıfatıyla ilk mahkemesine çıktı.

Sanık Hakan Atilla, Zerrab önünden geçerken "yolun, yol değil" der gibi başını iki yana salladı.

Zerrab, ilk duruşmada içinde Bakan adı geçen şemalar filan, epeyce göz doldurdu.

Bana sorarsanız FBI bu acemiyi kandırdı!

Suça ortak olmuş sanıkların olduğu bir davada sanıklardan birisinin diğerini "satarak" tanık olması bana oldukça anlamsız geliyor.

Böyle bir yol, emniyette, soruşturma aşamasında adamın ağzından laf almak için bir polisiye yöntem olarak kullanılabilir.

Ama mahkemede çeteyi satanın adli olarak masum sayılması mantıksızdır.

 Üstelik Zerrab, bu oyunda figüran değil başrol oyuncusudur.

Yani eğer yıkıldıysa, ambargo duvarını o yarmıştır.

Diğerleri de iddiaya göre bu çatlaktan akan paradan nemalanmıştır.

Hâkim ayarlanmış olsa bile bu durum, jürideki herhangi bir uyanığın gözünden kaçmayacaktır.

Tahminim odur ki tamamen "öttükten" sonra Rıza Zerrab da ceza alacaktır.

Bana göre Zerrab'ın bu davada "iyi niyetli sanık" olduğu halde geveze bir "tanık" yapılması "adli" değil "siyasi"dir!

Hani demin tarihten ve talihten bahsettik ya…

Belki de "ilahî"dir!..

 

Suça değil Şerefine Sahip Çıkmak!..

 

Yunan işgali sırasında düşmana "hazır" esir vermemek için İzmir'deki hapishaneler, tek tek boşaltılmıştı.

Sanık bizimse onu biz yargılarız. Sanığa sahip çıkmak, milli hâkimiyetin ve milli bağımsızlığın bir gereğidir.

Bu durum, suçu affetmek, sanığı hoş görmek veya suçu sahiplenmek anlamına gelmez.

Burada sahip çıkılan, Türkiye'nin hükümranlık hakkıdır.

Bizim karşı çıktığımız husus, Türk vatandaşları üzerinden Türkiye'nin yargılanması ve siyasi açıdan zor durumda bırakılmasıdır.

ABD dahil, hiç bir ülkenin buna hakkı yoktur.

ABD'nin Ambargo uyguladığı İran'a 1986'da İsrail üzerinden silah sattığı unutulmamalıdır.

Sonuçta bir günah keçisi bulunmuş ve tanıkların peş peşe öldüğü o davada yargılanan Reagan'ın adamı Albay Oliver North, bir süre sonra gazeteci ve TV fenomeni olarak karşımıza çıkmıştır.

ABD'nin dünya jandarmalığından sonra dünya yargıçlığına da razıysanız "rüşvet alana sahip çıkılır mı?" diye düşünmeye devam edebilirsiniz.

Bizim sahip çıktığımız, şaşkın bir "vatandaşın namussuzluğu" değil, "Türk vatandaşlığının namusu"dur.

Benim herkese naçizane tavsiyem odur ki, ailenizden biri, çok ağır bir suç işlese bile onu hasım mahallelinin eline bırakmayın!..

Gücünüz yetiyorsa alın, yargıya siz teslim edin ve gerekirse cezasını siz verin.

Onunla birlikte ailenizin şerefini de yargılatmayın!..




 


Diğer Makaleleri

- Bir Davanın Anatomisi / Tarih : 2017-12-12 08:42:10
- Alnımız da Açık; Ensemiz de... / Tarih : 2017-12-11 08:34:21
- Aslan(!) Yürekli Trump… / Tarih : 2017-12-09 08:28:33
- "Yüz Yıl" Mesajlı Kudüs Şoku! / Tarih : 2017-12-08 08:48:54
- Bî Zahmet!.. / Tarih : 2017-12-07 08:26:51
- İşimiz ve Gücümüz… / Tarih : 2017-12-06 09:14:00
- Gündemde Yine MHP Var… / Tarih : 2017-12-05 08:53:30
- Kavramlar, Elmalar ve Armutlar! / Tarih : 2017-12-04 07:46:53
- Uyum Çalışmaları / Tarih : 2017-12-02 08:38:44
- Ülkücüler ve Atatürk Sevgisi / Tarih : 2017-11-30 08:17:54
- "Yürekler Kabarık…" / Tarih : 2017-11-29 08:51:38
- AKP'nin Milliyetçiliği Sahte midir? / Tarih : 2017-11-28 08:29:43
- Başbuğ Türkeş ve Elli Yıllık Pusu… / Tarih : 2017-11-27 08:29:23
- Hukuk Siyasetin Neyi Olur? / Tarih : 2017-11-25 08:40:04
- ABD Alternatifsiz Çalışmaz! / Tarih : 2017-11-24 08:28:04
- Derin Karmaşa ve Sakıncaları! / Tarih : 2017-11-23 08:18:18
- Dört Tarz-ı Siyaset -BirResm-i Rezalet! / Tarih : 2017-11-22 08:51:23
- 2019'a Doğru… Uyum Yazıları - II / Tarih : 2017-11-21 08:33:59
- "Uyum" Yazıları / Tarih : 2017-11-20 08:26:48
- Salı'yla Gelen… / Tarih : 2017-11-18 08:30:53

Diğer Şükrü Alnıaçık Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »