Ortadoğu Gazetesi

RAKKA TİYATROSUNU DEŞİFRE EDEN İNGİLTERE NEYİ AMAÇLIYOR?

İsmail Özdemir / 2017-11-17 08:26:12

Suriye'de aradan geçen her gün gerek iç savaşın bitirilmesi, gerekse IŞİD sonrasındaki sürecin nasıl şekilleneceği ile ilgili yaklaşımlar çoğalmışken, birden bire ortaya saçılan bazı gerçekler sanılanın aksine bundan sonraki dönemin kolay olmayacağını gösteriyor.

Zira geride bıraktığımız günlerde İngiliz yayın kuruluşu olan BBC tarafından yayınlanan ve PKK/PYD ile IŞİD'in, Rakka konusundaki uzlaşmasını konu alan haberi Suriye meselesinde her yönden tüm ilişkileri, gelişmeleri ve politikaları sorgulatır hale gelmiştir.

Ama en önemli PKK/PYD ile ilgili öne sürülen tüm bahaneleri ortadan kaldırmış, dahası Suriye'deki IŞİD'le mücadeleye ve hatta IŞİD'in kendisine varıncaya kadar çok sayıda şüpheyi beraberinde doğurmuştur.

Rakka konusunda görülen mesele yani IŞİD ve PKK/PYD ortaklığı aslında şimdiye kadar Suriye'de çok sayıda yerleşim yerinde de kendisini göstermiş, IŞİD'in vahşet görüntüleri altında ele geçirdiği bölgeler, kısa bir süre sonra herhangi bir mukavemet gösterilmeden PKK/PYD'ye devredilmişti.

Örneğin bugünlerde ABD ile aramızda sorun olan ve Türkiye'ye verdikleri sözlere rağmen PKK/PYD'li teröristleri uzaklaştırmadığı Menbiç'te buna benzer bir olay yaşanmış, IŞİD bu bölgeyi PKK/PYD'ye "anlaşma yoluyla" bırakırken, bunun karşılığında IŞİD'li teröristlerin El Bab'a doğru çekilmelerine müdahale edilmemişti.

Sonrasındaysa nelerin yaşandığını hepimiz biliyoruz. Menbiç'te PKK/PYD karşısında "anlaştırılan" IŞİD'li teröristler, El Bab ve çevresindeyse yoğun ve geniş bir direnme göstermiş, buradaki eylemlerinin benzerini ise daha önce hiçbir bölgede yapmamıştı.

Rakka'da gerçekleştirilen faaliyetlerin işte tam da bu nedenle bir operasyon olarak görülmesi mümkün değildir.

Nitekim bizlerde bu duruma işaret ederek olan bitenin bir tiyatrodan ibare olduğunu ve asıl amacın IŞİD bahanesiyle PKK/PYD'ye alan açıp, ileriki dönemler açısından meşruiyet kazandırmayı amaçladığını ifade etmiştik.

Rakka'da ortaya çıkan görüntüleri önemli kılan bir başka konu ise şimdiye kadar Suriye'de yaşananların rejim ile muhalefet kavgasından öte amaçlarının olduğunun açık şekliyle ve bir kez daha görülmüş olmasıdır.

Dahası bu şüpheli meseleyi daha şüpheli kılan husus ise IŞİD'in de tıpkı PKK/PYD gibi bazı ülkeler, örneğin eylemlerdeki neticeler ve Rakka'daki gelişmeler paralelinde söylersek ABD tarafından desteklenip yönlendirildiğidir.

Normal şartlar altında PKK/PYD'nin Suriye'de böylesine geniş bir sahada kontrolü alması, ülkenin neredeyse dörtte birlik kısmında hâkim olması, yine Suriye'nin en zengin iki petrol yataklarıyla doğalgaz sahasını ele geçirmesi ve ayrıca sadece Suriye için değil tüm Ortadoğu bölgesi açısından gelecekte önemi çok daha artacak olan Fırat Nehri üzerindeki barajların hâkimi olması asla mümkün değildi.

Ancak IŞİD'in Suriye'de ortaya çıkışından sonra şekillendirilen gündeme bakıldığında, bugün bunların hepsinin mümkün hale geldiği ve dahası gerek ABD gerekse de Rusya tarafından bu bölgelerdeki PKK/PYD varlığının artık meşru ve hukuki hale getirilmeye çalışıldığı anlaşılıyor.

Suriye'de siyasi çözüm bulma çabaları çerçevesinde Cenevre müzakerelerinin yeniden canlandırılmak istenirken, bir yandan Rusya nezdinde diğer yandan da Suudi Arabistan tarafından uygulanmaya çalışılan ve yer yer Suriye krizindeki yerel taraflara baskı oluşturma şeklinde yürütülen gündemin ana gayesi de budur.

"IŞİD'e kaç, PYD'ye tut" denilen böylesi bir sürecin neticesi en başından belli iken, somut delillerin bugünlerde ortalığa saçılması ise dikkat edilmesi gerek bir başka konu olmalıdır.

Bölgede sözde Kürdistan'ın kurulması hedefinde örtülü halde sürdürülen ortaklık içeriden çatırdamamış olsa ya da bu projenin paydaşlarından bir tanesi fikrini değiştirmemiş olsa, belki de tüm dünya bugünlerde gördüğü somut gerçekliği yani PKK/PYD ile IŞİD arasındaki ortaklığı ve dolayısıyla yalnızca "yerel soruna yerel bir çözüm bulma" bahanesiyle açıklanamayacak kadar karanlık ve kirli olan bir senaryoyu tüm çıplaklığıyla göremeyebilirdi.

Dolayısıyla Suriye meselesinde IŞİD sonrasındaki sürece dair bazı önemli hazırlıkların yürütüldüğü bir ortamda İngiltere neden ve niçin ABD'nin örtülü hesaplarını deşifre eden, açıkça görülmese de ABD ve Rusya arasındaki anlaşmaları açığa vurarak BBC aracılığı ile bir operasyon yürütmeye başlamıştır?

Bu soru üzerinde kafa yormak oldukça mühimdir.

Bölgedeki faaliyetleri ABD ve Rusya'dan çok daha eski olan İngiltere'nin, şimdilik sadece Suriye meselesini ilgilendirdiği görülen deşifreye dayalı operasyonunun aslında tüm Ortadoğu ile ilgili önemli amaçlarının olduğu açıktır.

İngiltere destek olduğu PKK/PYD terör örgütü ile IŞİD arasındaki böylesi bir süreci açığa vurarak sadece oyunda ben de varım demiyor, aksine tüm oyunu yeniden ve kendisinin kurmak istediği bir kulvara sokmak istediğini göstermiş oluyor.

AB'den ayrılışının akabinde kendi politikalarını üretmeye daha fazla odaklanan İngiltere'nin ABD'ye neden böylesi bir kazık attığı sorusu da elbette mühim olan bir başka sorudur.

Diğer yandan İngiltere, medya yoluyla deşifre ettiği gelişmelerle sadece ABD'yi değil, aynı zamanda Rusya'yı da şaibe altında bırakan bir gündemi oluşturmuş bulunuyor.

Ortaya çıkan görüntüler sonrasında hemen herkes ABD'nin neden Rakka'yı boşaltan ve diğer ülkelere yayılmaya başlayan IŞİD'li teröristleri göz göre göre vurmadığı ile beraber, Rusya'nı da yaşananlara niçin müdahale etmediğini sorgulaması bunun açık bir göstergesidir.

İngiltere'nin, Rusya'dan kaynaklanan rahatsızlığı malumdur ve bunu en son İngiliz Başbakan May'in, Rusya'nın tüm batılı ülkelerdeki seçimlere müdahale ettiğini söylemesi ve buna engel olacaklarını duyurmasıyla bir kez daha görmüş olduk.

En son İsrail'in kuruluşuna vesile olan Balfour Deklarasyonu'nun 100. yıldönümünü büyük bir tanıtımla duyuran İngiltere açık ki bundan sonraki süreçte yoluna kendi bildiği şekliyle devam edecekken, yeni koşullar yaratmanın da arayışı içerisinde olacakmışçasına bir izlenim vermektedir.

Acaba yaşananların Pekin'den başlayıp, Londra'da son bulacak Yeni İpek Yolu Projesi ile ilgili bir bağı veya bağlantısı da varmıdır?

Bu projede Rusya'nın almak istediği pozisyonu İngiltere zayıflatmak istiyorsa mutlaka vardır.

Toparlarsak, Suriye meselesi sanıldığının aksine siyasi çözüm oluşturma çabalarında da büyük gelişmelere kapı aralayacak ve bu süreç hiçte kolay bir şekilde yürümeyecektir.

Türkiye'nin PKK/PYD terör örgütü konusundaki hassasiyetlerini sürdürürken elini çabuk tutması, terör tehdidini ortadan kaldırırken, meşhur deyimle büyük resmi görerek hareket etmesi ve diğer tarafların tüm eylemlerinden haberdar olması son derece önemlidir.




 


Diğer Makaleleri

- TRUMP'IN KUDÜS KARARININ NEDENLERİ / Tarih : 2017-12-11 08:35:57
- ABD'nin Kudüs Kararı Nasıl Bir Etki Yaratacak? / Tarih : 2017-12-08 08:52:00
- Kudüs'ü İsrail'in Başkenti Yapma Tezgâhı / Tarih : 2017-12-04 07:48:35
- Türkiye'ye Baskı ve Şantaj Politikası Sökmez / Tarih : 2017-12-01 08:41:02
- ABD BAşkanı Yalan mı Söyledi? / Tarih : 2017-11-29 08:52:41
- SURİYE KONUSUNDA TÜRKİYE'NİN ARTAN ETKİSİ / Tarih : 2017-11-27 08:31:36
- SURİYE'DEKİ SİYASAL SÜRECİN ZORLUKLARI / Tarih : 2017-11-24 08:30:04
- Afrin'e Müdahale Zamanı Geldi / Tarih : 2017-11-22 08:53:17
- LÜBNAN NEDEN HEDEFTE? / Tarih : 2017-11-13 08:41:50
- Petrole Dayalı Sistem Çökerken / Tarih : 2017-11-10 08:40:35
- SUUDİ ARABİSTAN'DA GERÇEKTE NELER OLUYOR? / Tarih : 2017-11-08 07:49:20
- TÜRKİYE YÜKSELİRKEN SORUMLULUKLARIMIZ / Tarih : 2017-11-03 08:39:43
- BARZANİ SONRASI PKK/PYD’Yİ KULLANMA ÇABALARI / Tarih : 2017-11-01 17:07:21
- IRAK'A AÇILACAK YENİ SINIR KAPISININ ÖNEMİ / Tarih : 2017-10-30 09:24:31

Diğer İsmail Özdemir Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »