Ortadoğu Gazetesi

Siyaset, ilke ve dürüstlük

Orhan Karataş / 2017-12-02 08:40:40

         Kemal Kılıçdaroğlu'nun gündeme getirdiği belgelerin bir siyasi sonucunun olup olmayacağını, hep birlikte göreceğiz. Karşılıklı restleşmeler yaşanmış ve taraflar kendilerini bağlayacak şeyler söylemişlerdir. Bu şartlarda hiçbir şey olmamış gibi devam etmeleri çok zordur. Bu kadar hakaret, bu kadar söz söyleniyor, sonra da dönüp dürüstlükten dem vuruyorlar. Dürüstlük, Türk siyasetinin her zaman ciddi sorunu olmuştur. Çok kullanılır, ama ne kadar karşılık bulduğu tartışmalıdır. Parti liderlerinin dürüstlük konusunda verdikleri görüntü, siyasete ve siyasetçiye duyulan güveni doğrudan etkileyen unsurların başında gelir. Türk siyaseti ne yazık ki dürüstlük konusunda özürlüdür. İsimlerle özdeşleşmiş sabıkalar vardır. Bu sabıkalar genelleştirilmiş ve siyaseti vatandaşın gözünde bir rant sektörü haline getirmiştir. Dürüstlük, parti üyeliğinden tutun da genel başkanlığa varıncaya kadar siyasetle ilgili herkeste bulunması gereken asgari özellik olması gerekirken, bir erdem, bir farklılık, bir özellik olarak değerlendirilmiş ve kimi zaman da övünme vesilesi yapılmıştır.

                               

İSTİSNA ÖRNEK

Uzun yıllar siyasetin içinde ve önemli makamlarda olmasına rağmen, açıklanan mal varlığında artış olmayan liderler dürüst ve güvenilir kabul edilir. Dürüstlük için bu ölçü, hiçbir zaman yeterli değildir. 'Ekmek elden, su gölden' yaşayıp, bir ihtiyaç duymadıkları için mal varlığı edinmeyenleri dürüst mü sayacağız? Yada tam tersine alın teri ile kazanılmış, babadan intikal etmiş mal varlıklarına şaibe mi bulaştıracağız? Hayır. Dürüstlük bir yaşam şeklidir. Aldığınız nefesten başlar, bütün hayatınız boyunca devam eder. Bu yönüyle mevcut siyaset adamları içinde numune bir örnek varsa, bu isim hiç şüphesiz MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli'dir.

                                   

YAŞAM ŞEKLİ

 Bahçeli'yi diğerlerinden ayıran ve numune kılan şey, kuruşuna kadar hesabını her defasında verdiği mal varlığı değildir. Genel Başkan olduğu ilk gün mal varlığını açıklayan ve bunun her an, herkes tarafından kontrol edilebileceğini duyuran Dr. Bahçeli, aslında her parti genel başkanının uyması gereken bir kuralı işler hale getirmiştir. Nitekim, bu açık ve şeffaf hesap, sayın Bahçeli Genel Başkan olduktan sonra mal varlığının bırakın yerinde saymasını, ciddi biçimde geriye gittiğini gösteriyor. Dürüstlük, Devlet Bahçeli için bir imaj değil, bir hayat anlayışı, bir yaşam şeklidir. Asıl ayırıcı özellik de budur.

                                       

ÖNCE KENDİSİ YAŞAR

             Bu öyle bir anlayış, öyle bir yaşamdır ki, hesabı kuruşuna kadar önce kendi vicdanında verir. En küçük bir ayrıntı, en küçük bir belirsizlik gözden kaçmaz. 3,5 yıl süren Başbakan Yardımcılığı döneminde yediği yemekten, içtiği suya; bindiği arabadan, kabul ettiği misafire kadar yaptığı her harcamada, sebep olduğu her masrafta özel ve kamu ayrımını titizlikle yapmıştır. Görevi gereği gittiği yere resmi, özel bir iş için gittiği yere mülkiyeti kendisine ait arabayı kullanıp, misafirlerinin ziyaret sebebine göre içirdiği çayı cebinden ödeyecek kadar dikkatli ve özenlidir. MHP Genel Başkanlığı görevi sırasında da bu özeni aynen muhafaza eder. Bundan çok daha önemlisi bunu asla bir farklılık olarak algılamaması ve hiçbir zaman öne çıkarmamasıdır. Çünkü her devlet adamının, her siyasetçinin aynı şekilde hareket etmesi gerektiğine inanır. Kısacası savunduğunu önce kendisi yaşar. Nitekim, parti liderleri arasında dürüstlüğü konusunda en küçük bir şüphe bulunmayan tek lider, sayın Devlet Bahçeli'dir. Sayın Bahçeli, Fransız Filozof Pascal'ın "Düşünceler" isimli eserinde sözünü ettiği, "Dünyanın en büyük gücüne hükmedip, yalnız kendi maaşı ile yetinen tek kimse, Büyük Türk Hükümdarıdır" tespitine uygun siyaset adamının çağımızdaki en istisna örneğidir.

                                       

İLKE VE SORUMLULUK

          Katıldığımız televizyon programlarında sayın Bahçeli'nin her söylediğinde haklı çıkmayı nasıl başardığını bana soranlar oldu. Yıllar önce söylediklerinin, zamanı ve yeri gelince nasıl gerçeğe dönüştüğünün örnekleri sosyal paylaşım sitelerinde dolaşıyor. Söylediklerinde, tavsiyelerinde, eleştirilerinde haklı çıkmış olması, bunların dikkate alınması ve siyasetin buna göre şekillenmesi bazılarını rahatsız ediyor. Dürüstlüğün ve ilkenin bir sonucu olan durumu çarpıtıp, iktidarla yakınlaşma eleştirisine dönüştürenleri ibretle izliyoruz. Oysa, ülkeyi yöneteme sorumluluğu taşıyanların MHP'nin yıllardır söyledikleri çizgiye gelmiş olmaları kendileri adına da, milletimiz adına da büyük bir kazançtır.

                               

ORTADOĞU ÖRNEĞİ

Ortadoğu Gazetesi, Türk milliyetçiliğinin yaşayan efsanesi olmanın gururunu ve onurunu yaşarken, dürüstlüğü, ilkeleri ve üstelendiği misyonla da bir numunedir. Medya dünyasında hiçbir kirli ilişkiye bulaşmamış, ilkeli, dürüst, samimi, seçkin, farklı, birikimli ve iddialı gazetelerin en başında Ortadoğu Gazetesi gelir. Hatta belki bütün bu özellikleri bünyesinde toplayan tek gazetedir. 45 yıllık geçmişinde en küçük bir kırığı bulunmayan bu gazete, her zaman Türk milliyetçiliğinin sesi, gözü, kulağı olmuştur.

           Çok zor şartlarda bile yılmadan, usanmadan ve zikzak yapmadan davanın hizmetinde bulunmuştur. Saldırılara uğramış, şehitler vermiş ama vazgeçmemiştir. Türk milliyetçiliğinin bilinen isimlerinin, usta kalemlerinin, aksakallarının neredeyse tamamı bu sütunlarda yazı yazmıştır. Kuruluşu bizzat Başbuğ Alpaslan Türkeş'in talimatıyla olmuş ve adı da yine rahmetli tarafından konulmuştur.

             Çizgimiz bellidir. Yerimiz bellidir. Duruşumuz bellidir. Biz neysek ortaya koyduğumuz da odur. Dönmeyiz, dolaştırmayız, kıvırmayız, vazgeçmeyiz. Türk milliyetçiğinin yılmaz ve yorulmaz savunucusu, ülkücülerin, milliyetçilerin, vatanseverlerin, haklıların sesi, hainlerin, satılmışların, düzenbazların, amansız takipçisi olmaya devam edeceğiz.




 


Diğer Makaleleri

- Milliyetçilik / Tarih : 2017-12-12 08:47:27
- Her ülkücü bir Hasan Onbaşı'dır / Tarih : 2017-12-11 08:37:39
- Kudüs'ten Lozan'a / Tarih : 2017-12-09 08:30:26
- BOP'un ucu Kudüs'ten çıktı / Tarih : 2017-12-08 08:53:38
- Trump'ın şerri ve İslam alemi / Tarih : 2017-12-07 08:31:50
- Akıl ve vicdan / Tarih : 2017-12-06 09:16:43
- Kudüs'ün gözyaşları / Tarih : 2017-12-05 08:55:35
- İttifak / Tarih : 2017-12-04 07:49:42
- Siyaset ve seviye / Tarih : 2017-12-01 08:43:59
- Biz değil onlar kaybediyor / Tarih : 2017-11-30 08:21:38
- Türkiye'ye aba altından sopa gösteriliyor / Tarih : 2017-11-29 08:54:43
- Ülkücünün yeri MHP'dir / Tarih : 2017-11-28 08:31:54
- Cumhuriyeti kuran ve koruyan irade / Tarih : 2017-11-27 08:33:16
- NATO'dan FETÖ'ye / Tarih : 2017-11-25 08:42:36
- SOÇİ SATRANCI / Tarih : 2017-11-24 08:33:33
- NATO'dan çıkmalı mıyız? / Tarih : 2017-11-23 08:33:14
- Bölge yeniden şekilleniyor / Tarih : 2017-11-22 08:54:16
- Suud-İsrail işbirliği ve İslam alemi / Tarih : 2017-11-21 08:36:44
- NATO kepazeliği tesadüf mü? / Tarih : 2017-11-20 08:32:27
- İftira ve isnat mangası neden rahatsız? / Tarih : 2017-11-17 08:28:28

Diğer Orhan Karataş Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »