Ortadoğu Gazetesi

Ülkücüler ve Atatürk Sevgisi

Şükrü Alnıaçık / 2017-11-30 08:17:54

Yıllar boyu, Türkiye'de hem inançlar hem de Atatürk, siyasi istismar konusu yapılmıştır. 

Türk Milliyetçileri, İslam'ı sağa, Atatürk'ü sola bıraktıkça da; bu kör dövüşü asla son bulmayacaktır! 

Bu konuları, bir an önce Ülkücü ellerle kavramalı ve onları bu kör dövüşüne malzeme olmaktan kurtarmalıyız. 

Dertten çileden, şahsi ihtiraslardan kavgadan, yumruktan, fiziki silahlardan, beşeri ilahlardan erken yaşta yüz çevirmiş Ülkücü insan tipi "kişiyi tanrılaştırma" belasından uzaktır. 

Bu yüzden de Ülkücülerdeki Atatürk sevgi ve saygısının yaygın mübalağanın aksine samimi bir sükûnet içinde yaşandığı temel bir hakikattir.

Atatürkçülük perdesi ardında yapılan 12 Eylül'ün üzerimizde bıraktığı olumsuz etkinin farkındayız. 

Ancak Ülkücülerin,ucu memlekete dokunan meseleleri hep birlikte, disiplin içinde aşmasından yanayız. 

Ülkücülerin Allah sevgisi de Peygamber sevgisi de Tarihe ve Milli kahramanlara olan sevgisi de siyasi istismardan uzaktır.

Türk birliğini sağlama ülküsüyle siyaset yapan akıl ve fikir sahiplerinin Türk milletini bölen ve birbirine düşüren bütün ideolojik hastalıkları sabırla tedavi etmesi lazımdır. 

Cumhuriyet devrindeki bazı uygulama hatalarına bakarak  "Laiklikle kavga etmeyi" İslam'ın bir şartı haline getirenlerin çıkardığı gürültüye aldanmamalıyız. 

Günümüzdeki siyasi kırılmaların da Atatürkçülüğün de Atatürk karşıtlığının da en önemli sebebi, Laiklik olmuştur. 

Atatürk, okuyan, tefekkür eden, çözüm üreten, doğuyu ve batıyı yakından tanıyan, hemen her konuda vecize niteliğinde sözleri olan, nutku ve hitabeti sağlam, entelektüel bir münevverdir. 

Atatürk, İstanbul'daki Halifenin "hadimi" olduğu Mekke ve Medine'nin düşman çizmesiyle kirletilmesine mani olmak için çekirge unundan yapılmış ekmek yiyerek sipere tutunmak zorunda kalan Fahrettin Paşa'nın, Dolmabahçe sarayındaki İtalyan aşçı kadar maaş alamadığını bilerek bu çelişkiye itiraz edebilen milliyetperver bir Türk aydınıdır. 

Atatürk, Halifenin itibarını Yemen çöllerinde korurken aç bırakılan ve "Tarlalarda biter kamış, uzar gider vermez yemiş, şu Yemen'de can verenler, biri Mehmet biri Memiş" diyen Anadolu çocuklarının, kursağında yıllarca biriken isyan çığlığıdır! 

Atatürk, kendisi doğmadan beş yıl önce Selanik limanına demirleyen Fransız donanmasının rıhtımda astığı 6 Türk gencinin Bab-ı Ali'den hakkını almasıdır.

O Türkler ki; düğün basarak, mühtedi gelini geri götürmeye kalkışan Amerikan Konsolosunu yaralamışlardı. Çıkan arbedede Fransız Konsolosu da cehennemi boylamıştı. 

Bir Bulgar kızının Türk gencine aşık olarak din değiştirmesi Kırk yılda bir görülen olaylardandı.

Birisi damat olmak üzere 6 Türk'ün bedeni, Selanik rıhtımında saatlerce sallanmış; Bab-ı Ali bu uzun can çekişmeye bile kayıtsız kalmıştı! 

Atatürk Osmanlı'yı yıkmıştı!.. Ama hangi Osmanlı'yı yıkmıştı?..

Düğün evine gâvur donanması giren Osmanlıyı mı?..

Yoksa, Akdeniz'i Türk gölü haline getiren Osmanlı'yı  mı?..

Başında Düyun-u Umumiye müfettişi duran Osmanlı'yı mı?..

Yoksa,  Mohaç'ta, iki saat içinde Macaristan'ı teslim alan Osmanlı'yı mı?..

Sarayından Sevr'i imzalayan Osmanlı'yı mı? 

Yoksa 2 yıl at üstünde kalarak; Şam'ı, Halep'i, Kudüs'ü, Beyrut'u, Mısır'ı, Mekke'yi ve Medine'yi ülkesine katan Osmanlı'yı mı?..

Üç Hilal'in gölgesinde siyaset yapan, Osmanlı medeniyetine ve üç kıtadaki zaferlerine iftiharla sahip çıkan, mehter marşıyla yüreği coşan Ülkücülerin, milli mefahir Osmanlısı ile sarayına inkılap yapılan Osmanlı'yı kalın bir irfan çizgisiyle birbirinden ayırmaları, tefekküre kuvvet, hükümlere isabet kazandıracaktır. 

Ülkücü siyaset çizgisi, Mason Celal Bayar'ın Demokrat Partisinden de Jakoben İnönü'nün CHP'sinden de ayrı üçüncü bir yolu ifade etmektedir. 

Bu yol, ömürleri boyunca Atatürk'ün çizgisinden ve çağdaş uygarlık ülküsünden asla ayrılmayan Mareşal Fevzi Çakmak'la 1948'de başlayıp; 1969'da Alparslan Türkeş'le ve bugün Devlet Bahçeli'yle istikrar bulan Milliyetçi Hareket Partisi yoludur. 

Ülkücüler, Ege'de Efeler ve Zeybekler, Ankara'da Ahiler ve Seğmenler, İstanbul'da Müdafaa-i Milliyeciler, Karadeniz'de Topal Osmanlar, Adana'da, Antep'te, Maraş'ta Çeteler, Hatay'da Türkmenler, Kıbrıs'ta Mücahitlerdir. 

Hiç kimse Atatürk'ün fikirlerini bizim kadar anlamamış, ülkülerine sahip çıkmamış, 57. Alay disipliniyle emirlerine uymamıştır. 

Hiçbir siyasi mahfil veya merkez Atatürk'ü bizim gibi milli perspektiften görmemiştir.

Atatürk'ü bizim kadar sevmemiştir.

Bu yüzden, 26 Kasım 2017'de Ülkü Ocaklarının düzenlediği büyük yürüyüşte, 140 bin kişiyle yapılan Anıtkabir ziyareti önemlidir. 

Ülkücüler, Atatürk'ün Türk'e yakışan bir vakar içinde, ifrata ve tefrite düşmedennasıl sevilip ve sayılabileceğini tüm dünyaya göstermiştir.

Ülkücülerin bütün işleri ve hisleri gibi Atatürk sevgisi de gösterişten uzaktır; samimidir.




 


Diğer Makaleleri

- Bir Davanın Anatomisi / Tarih : 2017-12-12 08:42:10
- Alnımız da Açık; Ensemiz de... / Tarih : 2017-12-11 08:34:21
- Aslan(!) Yürekli Trump… / Tarih : 2017-12-09 08:28:33
- "Yüz Yıl" Mesajlı Kudüs Şoku! / Tarih : 2017-12-08 08:48:54
- Bî Zahmet!.. / Tarih : 2017-12-07 08:26:51
- İşimiz ve Gücümüz… / Tarih : 2017-12-06 09:14:00
- Gündemde Yine MHP Var… / Tarih : 2017-12-05 08:53:30
- Kavramlar, Elmalar ve Armutlar! / Tarih : 2017-12-04 07:46:53
- Uyum Çalışmaları / Tarih : 2017-12-02 08:38:44
- Parçalı Gündem! / Tarih : 2017-12-01 08:38:33
- "Yürekler Kabarık…" / Tarih : 2017-11-29 08:51:38
- AKP'nin Milliyetçiliği Sahte midir? / Tarih : 2017-11-28 08:29:43
- Başbuğ Türkeş ve Elli Yıllık Pusu… / Tarih : 2017-11-27 08:29:23
- Hukuk Siyasetin Neyi Olur? / Tarih : 2017-11-25 08:40:04
- ABD Alternatifsiz Çalışmaz! / Tarih : 2017-11-24 08:28:04
- Derin Karmaşa ve Sakıncaları! / Tarih : 2017-11-23 08:18:18
- Dört Tarz-ı Siyaset -BirResm-i Rezalet! / Tarih : 2017-11-22 08:51:23
- 2019'a Doğru… Uyum Yazıları - II / Tarih : 2017-11-21 08:33:59
- "Uyum" Yazıları / Tarih : 2017-11-20 08:26:48
- Salı'yla Gelen… / Tarih : 2017-11-18 08:30:53

Diğer Şükrü Alnıaçık Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »