ÜYE OL | Üye Girisi | E-GAZETE | Sitene Ekle | Sık Kulanılanlara Ekle | KÜNYE | İletişim 
  ORTADOĞU  Şeker ve çikolatada merdiven altı üretime dikkat    ORTADOĞU  Bahçeli'nin bayram mesajı    ORTADOĞU  Erdoğan çıldırdı    ORTADOĞU  Karta sarıldık    ORTADOĞU  YARSAV duvarında telekulak    ORTADOĞU  Reçetede patlama    ORTADOĞU  Erdoğan'ı MHP korkusu sardı    ORTADOĞU  Anayasa paketi, Türkiye için bir yıkım projesidir    ORTADOĞU  Özbek: Kabine üyeleri torpil istedi    ORTADOĞU  Ülkücüler 'Hayır' oyu verecek   
 ANA SAYFA
 GÜNCEL
 SİYASET
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SPOR
 YAŞAM
 BİLİM VE TEKNOLOJİ
 DİN
 ARAŞTIRMA
 KÜLTÜR SANAT
 RÖPORTAJ
 OTOMOBİL
 SAĞLIK
 EĞİTİM
 ARSIV





 E-Gazete

 Arama


 Çok Okunanlar
Erdoğan, Türkeş'e tuzak kurdu
TÜSİAD'dan 'konsomatris' yanıtı
Ülkücüler 'Hayır' oyu verecek
Refarandumda korsan broşürle 'Evet' yalanı
Ülkücü şehitler kabirleri başında anıldı
Erdoğan çıldırdı
Valiler ''evet'' için vatandaşa baskı yapıyor
Erdoğan'ı MHP korkusu sardı
Hükümet kurumları baskı altına alıyor
Ödenek bir tek O'na yok

    Bağlantılar
  • Acil Telefonlar
  • Belediyeler
  • Konsolosluk
  • Depremler
  • Eczaneler
  • Program indir
  • oyun indir
  • Sınav Sonuçları
  • Igdas Fatura
  • Iski Fatura
  • Önemli Tel.
  • Sivil Toplum
  • Tatil Yerleri
  • Oyun
  • program indir
  • Download
  • T.C. Kimlik No
  • Tel. Faturasi
  • Tel. Rehberi
  • Uçak Seferleri
  • Valilikler
  • oyun indir
  • Vergi No

  • Kamuran Özbir


    Dış Politikada Tutarlılık



    Yokluğunu her gün biraz daha fazla hissettiğimiz büyük devlet adamı rahmetli İsmet İnönü, Demokrat Parti'nin iktidarda olduğu dönemlerde muhaleftet partisi CHP'nin lideri iken, biz gazetecilerle zaman zaman sohbet ederdik. TBMM'nin eski binasının gazinosunda cereyan eden bu görüşmeler, gerçekten çok ilginç ve aydınlatıcı olurdu. Yine böyle bir sohbetimizde, komşularımızla olan ilişkilerimizin bir değerlendirmesini yaparken İnönü bizlere, aynen şunları söyledi: "Biz memleketimizin haklı, haysiyetli ve kuvvetli vaziyetine inanmışızdır. Türk Milletinin haysiyetini tabii ve meşru bir hak kabul edenle gayet iyiyiz."

    O yıllarda, dönemin en güçlü ve en büyük tirajlı gazetesi olan Yeni Sabah gazetesinin gencecik bir muhabiri olarak, bu mesajı galiba iyi anlayamamışım. Şimdi bakıyorum da, bu sözler gerçekten çok önemlidir. Fakat haysiyetimizi tabii ve meşru addetmeyenler ile de gayet iyi olarak, bu sözler elbette ki anlamsızlaşır. İlke konusunda önemli olan slogan olarak kullanılmaları değil, kararlılıkla uygulanmalarıdır.

    AZİMLİ OLDUĞUMUZ DÖNEMLER

    Hak çıkarlarımızdan farksız bir şekilde onurumuzu da korumaya azimli olduğumuzu, sözlerimizle ve davranışlarımızla açıkça belli olduğu sürece, Türkiye'nin dış ilişkileri hep olumlu şekilde gelişmiştir. Kimse, meselâ Ege Denizi adalarının silahlandırılmasından bir hak olarak söz etmemiştir. Tersine, bu arzulansa ve hatta bu yolda bazı girişimler olsa bile, "böyle bir şey yok" denmiştir. Özellikle hiç bir dost ülkede, hükümet sorumluları veya parlamentolar, Türkiye'yi soykırım yapmakla suçlamamışlar ve bir bölüm topraklarımızdan "2500 yıllık Ermeni vatanı" diye söz etmemişlerdir. Bu duyarlılığa dönmemiz şarttır. Onur ve çıkar birbirlerini tamamlarlar. Zaten, taviz hırçınlıkları yatıştırmaz, aksine kamçılar. Bunu hatırdan çıkarmamak lazımdır.

    ESKİ YILLARIN POLİTİKALARI

    Türkiye Cumhuriyeti 1930'lu yıllardan itibaren uzlaşmacı ve insancıl bir politika izleyerek, bunun meyvelerini almıştır. Balkan ve Sadabat Paktları bu dönemde imzalanmıştır. Türkiye'nin çevresi bir "barış gölü" haline gelmiştir. Ne yazık ki İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, özellikle son dönemlerde bazı komşu ülkelerin yöneticileri, bu barış ortamının değerini anlayamaz hale gelmişler ve Türkiye, bu dünya boyutunda barıştan yana insancıl tutumu ile ne İslam ne de Arap alemini terk etmiştir. Bunları da içine alarak, milli esasa dayalı ve laik bir devlet düzeni içinde, uluslararası ilişkilerde ortak bağ olarak çağdaş uygarlığı kabul edip, tüm ülkelerle eşit şartlar altında, dünya boyutunda bir işbirliğine yönelmek istemiştir sadece... Bu yeni uluslararası ilişkiler anlayışında ırk, renk ve mezhep ayırımına da yer yoktur artık. Bu anlayış zaten, Birleşmiş Milletler temel ilkelerine tamamen uygun bir anlayıştır.

    Dış politika alanında hareketli bir dönemin içinde bulunuyoruz. Türkiye'nin, Sovyetler Birliği ve Yugoslavya'nın dağılmalarından sonra Adriyatik'ten Çin sınırına kadar uzanan coğrafi alanda, tarihi sorumluluklar üstlenmek durumunda olduğu, apaçık ortadadır. Bunun için tutarlı bir dış politikaya ihtiyaç vardır. Dış ilişkilerde dinsel gruplaşmalara yönelmenin sakıncaları sayılmayacak kadar çok olacaktır. Unutmamak gerekir ki, dış politkada yapılacak bir hata, iç politikada yapılabilecekten çok daha fazla zararlıdır. Çünkü gideni geri almak zor, hem de çok zordur.



     Diğer Kamuran Özbir Makaleleri
    Hala Hamas Diyoruz
    Stratejik Dengeler
    Batı, Türkiye'ye İkiyüzlü Davranıyor
    Karadeniz'de Etnik Kozlar
    ABD Askerleri Irak'tan Çekilirken
    Türkiye - ABD İlişkileri Bugün Masaya Yatırılacak
    Yeni Bir Ambargo mu?...
    İran'a giderek Artan Baskı
    Tatil Dönüşü
    Giderek Yalnızlaşan Türkiye
    Türkiye'nin İstediği
    Açılım Bozgunu
    Türkiye - İran İşbirliğinin Nedeni?
    ABD ve Terör
    Bu mu "Sıfır Sorun" Diplomasisi?
    İsrail Kendini İzole Ediyor
    Kıbrıs Bölünmenin Eşiğinde
    Netenyahu Yanlış Yolda
    Ankara Aşırı Tepkiden Kaçınmalı
    Dönüşü Olmayan Yol

    Diğer Kamuran Özbir Makaleleri : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10  İleri »


     

    Haber, İstek, Şikayet ve Önerileriniz İçin; haber@ortadogugazetesi.net

    TURK TASARIM yapımıdır.
    Her Hakkı Saklıdır.